
2. ÇIKIŞ YOLU / Prof.Dr.Metin FEYZİOĞLU
Tarih bizi yargılarken, yaptıklarımız kadar yapmadıklarımızdan da sorumlu tutacak.
Biz hep aynı yerdeyiz; yargı öç alma mekanizması olarak kullanılamaz diyoruz, hukukun üstünlüğünü savunuyoruz.
Toplum olarak, belki de yüz elli yıl kadar önce mücadelesini vererek bileğimizin hakkıyla kazanmış olmamız gereken temel haklarımızın varlığından, onları kaybettikçe haberdar olduk.
Temel haklar, referandumlarla karara bağlanmaz. Referandumlar, ilk bakışta çok demokratik gözükse de o gün itibarıyla çoğunluğun azınlığa baskı kurmasını sonuçlar. Zaten bütün faşist rejimlerde de referandum, meşrutiyeti sağlayacak araç olarak hep topluma tanıtılmıştır.Oysa demokrasi uzlaşma ve tartışma kültürüdür.
Özgürlüğümüzü kaybedersek, yeniden kazanmamız çok zor olur.Çocuklarımız için geleceğimize sahip çıkalım.
Haksızlığın kimden geldiğine, haksızlığa kimin uğradığına bakmaksızın demokrasiye , hukuk devletine, insan haklarına adil yargılanma hakkına ve savunma hakkına sahip çıkalım.
Halkı tanırsanız, halka inmeyi değil, halkın seviyesine çıkmaya uğraşırsınız.isanlara değer vermeyen, insanlardan öğrenmeye açık olmayan bir kişi, topluma hizmet etmeye kalkışmasın.İnsanı seven, halka hizmet etmek isteyen kişi, kendisiyle birlikte, çalışalarla topluca hedefe kitlenmek zorundadır.Hedefine kitlenen başarır.Ekip çalışması, herkesin birbirini desteklemesini gerekir.Birbirimizi aşağı çekerek hiçbir yere varamayız.
Çağdaş toplum; isanı merkeze alan, onu önemseyen, onun eğitimine, biliçlenmesine, özgür düşünmesine, araştırmasına, sorgulamasına olanak tanıyan büyük, güçlü ve örğütlü bir yapıdır. Çağdaşlık, tüketimi değil, üretimi teşvik eder ki, bu da ancak evresel değerleri benimsemiş, kaliteli bir eğitim sistemiyle mümkündür.Bunu başaran toplumların refah düzeyleride yükselir.
Bir toplumun en önemli değeri, insandır. En zengin madenlere, enerji kaynaklarına bile sahip olsanız, insanlarınız bunları değerlendirecek eğitimden yoksunsa; başka devletlerin sömürüsüden kurtulamazsınız. Çağdaşlık; parasını verip, en yeni, en pahalı cep telefonunu kullanmak, otomobile binmek veya televizyonu seyretmek değil, bunları üretebilmektir. Çünkü üretmeden tüketen toplumlar, harcadıkları parayı farkında bile olmadan borç alırlar. Aslında bu borcu, gelecek nesillerden almaktadırlar.