Beni Hatırlayınız / Naim Babüroğlu

Milletler ve kurumlar kendi liderleriyle birlikte ya gelişir ya da hastalanıp ölürler. Ayrıca, hiçbir iş, başında bulunan kişinin seviyesinden daha yukarı çıkamaz. Gerçek lider de, aslanı kediye boğdurtmaz.^^ Hamurda maya ne ise, stratejide lider odur^^ Stratejide tek bir saatin kaybettirdiğini, yıllar geri getirmez.

&&&&&

^^Tanrı, iradesini hakim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır, yeryüzüdeki kötü isanlar ise kendi iradelerini hakim kılmak için Allah’ı kullanırlar.^^ (Giordano Bruno)

&&&&&

1978'de birinci sınıftayken, Atatürk ve Cumhuriyet’le problemi olan öğrencilere Harp Okulu camisinde sınav sorularının dağıtılmasını büyük bir şaşkınlık ve çaresizlikle izliyorduk.^^Tarih tekerrürdür^^ derler.

&&&&&

Mustafa Kemal daha yarbay rütbesinde iken 1914 yılında, ^^Subay ve Komutanla Konuşmalar^^ kitabında ^^Subaylık canını feda etmeyi mutlaka göze almış olmak demektir. Bir subay sanatı adına hayatına, varlığına hiç önem vermeyecektir. Subay hayatın ve rahatın hiç düşünülmemesi gerektiğinde, rahatını ve hayatını feda etmeyi şeref bilecektir. Namusun icap ettirdiği budur.^^

&&&&&

Türkiye’nin talihsizliği tarihten ders almamaktı. Tarih, geçmişi geleceğa taşır; ibret alınmadığı sürece tekerrür eder.Tarih; stratejik körlük ve kişisel ihtiras uçurumlarıyla, stratejik öngörü ve diplomatik olgunluk zirveleri arasına dolaşan kanlı savaşların öyküsüdür.

Bir yanda, kimseyi dinlemeyen ve yaklaşık 60 milyon insanın ölümüne nede olan Hitler, öte yanda 1683'te Viyana’da başlayan çekilmeyi 1921 yılında Sakarya’da durduran Mustafa Kemal Atatürk. Birinde aşırı kişisel ihtiras ve macera; diğerinde tarih bilgisi, vatan, millet sevgisi, stratejik öngörü ve diplomatik olgunluk…

&&&&&

Devleti yönetenlerin vizyon sahibi olması önemlidir. Vizyon sahibi olmak, gelecekle ilgili net bir tabloya, bir resme sahip olmak demektir. Öngörü ise, bir işin ilerisini kestirme ya da bir işin nasıl bir yol alacağını önceden anlayabilme ve ona göre davranma anlamındadır.

&&&&&

Mustafa Kemal Atatürk, Dünya Harp Tarihi’ne geçen şu sözleri söylemeye devam eder:^^ Komutanlar, emir vermiş olmak için emir vermezler. Gerekli, uygulanabilir olan hususları emrederler ve emir verirken, kendini, o emri yerine getirecek olanın yerine koymak ve emrin nasıl yerine getirip uygulanacağını düşünmek ve bilmek gerekir… ^^

&&&&&

^^Komutanlar, askerlik görev ve gereklerini düşünürken ve uygularken beynini siyasal düşüncelerin etkisi altında buludurmaktan sakımalıdırlar. Siyasal yönün gereklerini düşünen başka görevliler olduğunu unutmamalıdırlar^^(Mustafa Kemal Atatürk)

&&&&&

^^Sorumluluktan korkan komutanların hiçbir zaman gereken kararları veremediklerini, bunun sonucunda ise, acı felaketler meydana geldiğini şahsen ben de çeşitli zamanlarda görmüşümdür.^^

^^Sorumluluktan korkmak, kalbin gizli bir halidir. Halbuki bir komutan ancak sorumluluğu üstlenmek cesareti sayasinde büyük işler görebilir… Sorumluluğu üstlenmek cesareti, komutana bir soyluluk veren yüksel kalplilikten doğar^^(Mustafa Kemal Atatürk)

&&&&&

^^… Milletimiz, ordusudan yoksun bırakılma girişimi ile karşı karşıyadır. Orduyu imha etmek için mutlaka subayını mahvetmek, aşağılamak lazımdır. Komutanlarımıza ve subaylarımıza tecavüz ve taarruza başladılar. Askerlik izzeti nefsini yok etmeye gayret ettiler. Millet, bağımsızlığının korunmasını ordudan, ordunun ruhunu oluşturan subaylardan ister. İşte, subayların yüce olan vazifesi budur. Milletin bağımsızlığı ihlal edilirse, bunun vebali subaylara ait olacaktır. Subaylar, fedakarlar sınıflarının en önünde bulunmak zorudadırlar; çünkü düşmanlarımız herkesten önce onları öldürürler, onları aşağılarlar ve hor görürler.^^(Mustafa Kemal Atatürk 1920)

&&&&&

Bir pilotun maliyeti yaklaşık sekiz milyon dolar; değeri ölçülemeyecek savaş, uçuş ve eğitim tecrübesi hariç…

&&&&&

^^Komutanlık, pek önemlidir. Bir ordu, gerçek komutanın emri altında, kendinden büyük kuvvetleri mağlup edebilir. Aynı ordu herhangi bir komutanın emri altında, sebepsiz mağlup olabilir. Mağlup bir ordu, güçlü bir komutanın emri altında muzaffer ve galip olabilir. Büyük komutanlar pek çok defa, başkasının egemenliği altına geçmiş ve dağılmaya yüz tutmuş milletlerin silahlı kuvvetlerine yeniden bir canlılık vermeyi başarmışlardır. Çoğu kez bir büyük komutanın ölmesiyle veya ordu üzerinden çekilmesiyle, milletlerin askeri şerefinin de yavaş yavaş ortadan kalktığı görülmüştür… Vatadaş bilmelidir ki, ordu ne kadar önemli ise, onu başına geçirilecek olan milli başkomutan da başarı için, en aşağı o kadar önemlidir.^^(Atatürk 1930)

&&&&&

13 Eylül 1683'te Osmanlı ordusunda başlayan geri çekilmeyi, Mustafa Kemal Atatürk 238 yıl sonra 13 Eylül 1921'de Sakarya Meydan Muharebesi’nde durdurulmuştur.

&&&&&

Atatürk, orduyu siayasetten uzak tutmak ilkesini bakın nasıl açıklamıştı:^^Bir ordunun cevheri ne olursa olsun siyasete karışırsa, birlikte hareket ve savaşma yeteneğini esasından kaybeder ve vatanın savunma gücünü hiçe indirir. Siyasete karışmış bir ordunun, karışmadan önceki disiplinini ve savaşma yeteneğini yeniden kazanabilmesi için çok zaman ister.^^

Balkan savaşı yenilgisi, siyasete bulaşmış ve dini hükümlerin etkili olduğu bir ordunun ibret verici bir öyküsüdür.

&&&&&