2015 | Turumcu Bir Değerlendirme

Şimdi sakince geçtiğimiz seneye bir göz atalım.

Yazmayı seven ama sürekli erteleyen biri olarak, hayata geçiremediğim pek çok yazı fikrinde olduğu gibi, 2015 değerlendirmesi için bir haftadır bir sürü cümleyi kafamda evirip çeviriyorum. Madem yeni yıl kararlarım arasında daha sık ve düzenli yazmak var, artık kendi kendime konuşmak yok, o zaman dans!


Kurumsal hayatta yoğun çalışmayla geçen, değişen organizasyon şemaları ve seyahatler dışında pek de birbirinden ayrışmayan yılların ardından, 2015 hayatımda önemli ve büyük bir değişiklik yaşadığım yıl oldu. İstanbul’da geçen 14 seneden sonra, yaşadığım şehri kalıcı olarak değiştirdim. Şimdilik verdiğim karardan ve yeni (aynı zamanda eski) şehrimden memnunum. Bununla birlikte, kendi evinin sorumluluğunu taşıyan bir yetişkin olarak yeni bir şehre adapte olmanın zorluklarını hafife almışım. Yakın zamanda İzmir’e yerleşmek isteyen varsa, detaylı şekilde yardımcı olabilirim.

Geçtiğimiz senenin en büyük kazancı, ehliyet almam ve araba kullanmaya başlamam oldu. Pek çok kişi için oldukça kolay ve sıradan olan ehliyet alma süreci, benim için bir ıstırap kaynağına dönüştü. Hayatımda ilk defa bir sınavda başarısızlık yaşadım, hem de üst üste birkaç defa. Ama başarısızlık çok güçlü bir öğretmen. Ne kadar inat etsem de bana kendimle ilgili bir sürü ders verdi, en başta da bilgim ve ilgim olmayan konuları hafife almayıp fikir yürütmemeyi.

Geçtiğimiz senenin en büyük eylemi, çok koldan başlattığım gönüllü çalışmalarım oldu. Uzun süredir gönlümden geçen ama sürekli oyalanmaktan bir türlü başlayamadığım pek çok gönüllü projeye bu sene dahil oldum. Bir kısmının doğrudan çıktısını görüp mutlu oluyorum, bir kısmı ise yeni ve güzel insanlarla tanışmama vesile olduğu için müteşekkirim. Bunun önümüzdeki senelerde artarak devam etmesini sağlayacağım.

Geçtiğimiz senenin en büyük farkındalığı, hayatıma giren kişilerin benim hakkımdaki his ve düşüncelerinin, benim onlara dair his ve düşüncelerimden daha önemli olmadığını kabul etmem oldu. Bazen insanları hayatımda tutmak için fazla çabaladığımı ve bunun beni mutlu etmediğini fark ettim. İyi arkadaşlıklar zaten kalıcı oluyor.

Her sene daha önce görmediğim en az bir yere gitme hedefimi, bu senenin sonunda yaptığımız Iğdır-Ağrı-Kars yolculuğu ile gerçekleştirdim. Taşınırken verdiğim alış veriş kararlarıma uydum (bir şey eksiltmeden yeni bir şey almak yok), daha minimalist yaşadım. Kullanmadığım ama işe yarar şeyleri çöpe atmadım, ikinci sahipleriyle buluşturdum (freecycle sağolsun). Ailemle daha fazla zaman geçirmeye başladım. İstanbul yolculuklarımı kültür sanat etkinlikleriyle donattım, güzel sergiler gezdim, oyunlar gördüm. Bu sene festivallerde ve evde izlediklerim dahil toplam 50 yeni film izledim, aralarında çok sevdiklerim de var, hiç fena sayılmaz. Davet edildiğim tüm düğünlere katıldım, doğum günümde bana sürpriz parti yapıldığını ise mekanda arkadaşlarımı görene kadar anlayamadım (:


2016'da kendimden beklentilerime gelirsek, geçen senenin benim için en yüz kızartıcı konusu kitap okumak oldu sanırım. Bu sene toplam 50 kitap okumayı hedefliyorum, kararlıyım. Daha fazla şarkı söylemek, el işi üretime başlamak, doğa yürüyüşlerine çıkmak ve evde daha çok yemek yapmak hedeflerim arasında (bu seneki hedeflerimin tümünü SMART belirlemeye kararlıydım, ama bir yerlerde yanlış bir yola saptım sanırım).