Karaman’da yaşananlarla ilgili farkında olmamız gerekenler

Yaşananlarla ilgili çukur o kadar derin ve karanlık ki, Pandora’nın Kutusu misali içinden çıkan kötülüklerin ardı ardası kesilmiyor. Öncelikle, farkında olmamız gerekenleri belirtelim.

Olayın ortaya çıkışı

Dün mecliste çocuk istismarı ile ilgili araştırma komisyonu kurulması için yapılan görüşmelerden öğrendiğim şekliyle, okula gitmek istemeyen bir çocuğu ablası Konya’da bir psikiyatriste götürüyor. Burada çocuk kendisine hayvan pornoları izletildiğini söylüyor. Bunun üzerine psikiyatr durumu savcılığa beyan ediyor. Bu şikayetin üzerine cumhuriyet başsavcısı olayın takibini yapıyor, aileler ve çocuklar savcılığa çağrılıyor ve savcının beyanına göre ilk defa aileler burada olayın gerçeğini anlıyor.

Olayın kapsamı

Spotlight filmini izleyenler hatırlayacaktır, Boston’daki kiliselerde yaşanan çocuk istismarı vakalarının yıllardır pek çok kişi tarafından bilinip sümenaltı edilmesine istinaden şöyle bir replik geçer: “If it takes a village to raise a child, it takes a village to abuse one.” Anladığımız kadarıyla Karaman’da da durum farklı değil aslında. En az 3 yıl süren ve onlarca çocuğun mağdur olduğu bir olaylar zinciri var ortada. Bu sürecin bir bölümünde istismarcı 6 aylığına bir ilçeye tayin ediliyor. Bu tayin, zamanında olayın unutturulması için mi yapıldı? İstismarcının katıldığı ve bahsi geçen evlerin düzenlediği kutlamaların görüntüleri var, il milli eğitim müdürlüğünden yetkililerin de bu kutlamalara katıldığı iddia ediliyor. Ama şu an yetkililer bu evlerin varlığından habersiz olduklarını belirtiyor. İstismarcı 4 Mart’ta göz altına alınıp tutuklandığında yerel bir gazete olayı internet sitelerinde haber yapıyor, ama hemen ardından adliyeden gelen bir telefonla haber yayından kaldırılıyor. Birgün gazetesi bu durumun haberini yapmasa belki de hiçbirimizin olaydan haberi olmayacak.

Özetle bu suç bir kişinin değil, buna fırsat veren, ortaya çıkmasını engelleyen ve örtbas eden herkesin ortak suçu.

Ev ve yurtların yapısı

“Tüzel kişilikler ve şahıslar ilkokul ve ortaokul seviyesinde yurtlar ya da bu tür evler açamazlar.” (5661 sayılı Yasa ve 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ilgili maddesi)

Kaimder, Ensar Vakfı veya her kime aitse, Karaman’daki cinsel istismarların yaşandığı ev/yurtların tümü yukarıdaki maddeden ötürü yasa dışı, bu nedenle de hiçbir denetime tabi değil. Devlet tüm kademeleriyle (bakandan, ilçe milli eğitim müdürüne kadar) bu evleri/yurtları görmezden geliyor. Hani Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı diyor ya “Buna bir kere rastlanmış olması hizmetleri ile ön plana çıkmış bir kurumumuzu karalamak için gerekçe olamaz.”, buna verilebilecek cevaplardan biri de, denetlemiyorsunuz ki, tüm bu yasa dışı oluşuma göz yumuyorsunuz, bir kere olduğunu nasıl bilebiyorsunuz?

Bu evler nasıl öğrenci toplayabiliyor?

Bir üst maddede belirttiğim ev/yurtların öğrenci toplayabilme sebeplerinden biri, taşımalı eğitimin getirilmesiyle birlikte köy okullarının kapatılması ve yatılı ilköğretim bölge okulları azaltılması sonucu yoksul ailelerin çocuklarını okutmak için bu tür ev/yurt çözümüne başvuruyor.

Tüm bu verilerin ışında yapmamız gerekenler de var muhakkak. Bu konudaki düşüncelerimi de toparlayabilirsem yazacağım.