İnsanın en büyük imtihanı
İnsan en çok kendini kandırıyor. Önce kendi başlıyor inanmaya. Yaşadığı acıları yok saydığında gerçekten yok olabileceğine öyle bir inanıyor ki. Sahte dünyalar kurmaya başlıyor. Kaçmak için her türlü yolu deniyor.
Mesela camdan duvarlar örüyor etrafına. Etkisini sadece yanına gerçekten yaklaşan insanların hissettiği. Onlar da duvarlara çarptıklarını fark etmedikleri için egoları zedelenmiş bir şekilde öfkeyle uzaklaşıyor.
Ya da etrafındaki birine aşık olmak yerine tutuyor okuduğu kitaptan birine aşık oluyor. Bir dizi veya film karakterine bağlanıyor. Yeter ki ulaşılmaz olsun.
Kariyer yapıyorum diye gece gündüz çalışanlar var. Yemek yemeye zor vakit bulan. Bitirmesi gereken işlerle bedenini ve zihnini oyalayan.
Sonu gelmek bitmeyen bahaneler listelerinde insan türü prof olduğundan burda bırakıyorum. Zaten hepsinin de amacı aynı olduğu için bu kadar örnek yeter.
Çözüme gelince. Sanırım tek çare kendimizi karşımıza alıp konuşmak. Evet her an tekrar kanamaya hazır yaralarımız var. Ve bazı şeylerle yüzleşmek zordur. Fakat kaçtığımızda gerçekler değişmiyor. Üstelik akıntıya kürek çekmek insanı yoruyor…
