hashtag: ülkemdesuriyeliistemiyorum

alabora olmak üzere olan bir göçmen botunda kendinizi, evladınıza sıkıca sarılmış bir şekilde, eşinizin o sıcacık elini son kez tutarken hayal edin.

Aylan Kurdi

zengin züppelerinden görmemişlerinden bahsetmiyorum. ülkelerinde savaş yokmuş gibi burada sadece alışveriş yapıp gezip tozanlardan bahsetmiyorum. onlar zaten bu göç olayı olmasa da buralardaydılar, buralardalar, buralarda olacaklar.

benim bahsettiğim ailesini alıp, varını yoğunu arkada bırakıp, boğulmayı, dilenmeyi, ölmeyi, kaybetmeyi göze alıp gelenler. en büyük acı bu. ananın evladını kaybetme acısı. babanın ailesini kaybetmesi acısı. dünyadaki tarif edilemeyecek en kötü acı. annenin babanın, sırf şu şerefsizler yüzünden ülkende çıkan savaştan dolayı ölüyor olması. senin boğulup karaya cesedinin vuruyor olması. en kötüsü işte.

kabul ediyorum. kültür farklılıkları var arada. kabul ediyorum karşılıklı toplumsal sorunlar yaşıyoruz. belkide anlaşamıyoruz. tüm bunları kabul ediyorum. lan ama şunu bir anlayın. insanlar ölüyorlar lan. insanlar ölüyor.

şu an göçmen sorununun sorun olmasının en büyük kaynağı aslında bizleriz. istemiyoruz diyenler. köşeye itenler. ev vermeyenler. yiyecek vermeyenler. insanların yüzüne küçücük bir gülümseme bile göstermeyenler. merhaba, günaydın demeyenler.

şu an göçmen sorununun sorun olmasının en büyük sebebi bizleriz. kültür ve eğitim farklılıklarından dolayı, o ölümden kaçmış olanları aralarına almayanlar. acaba bu insanları nasıl bizimle uyumlu yaşamaya alıştırırız diye düşünmeyip, sadece onlardan kazanacakları rantı düşünenler.

en büyük suçlu bizleriz! bizler! anlayın artık. sadece sorunlardan bahsedip şikayet eden, pembe götlerimizin rahatının bozulmamasını isteyenler. sınırları kontrol edemeyip, ihtiyacı olanı değil de herkesi hiç süzmeden alan devlet, savaşı destekleyen, yardım kampanyası altında silah gönderenler en büyük suçlu.

yani mızmızlanmak yerine, istemiyorum ben onları demek yerine, tüm bu şikayet edilen sorunların çözümünü düşünmek bizleri olduğumuz berbat bok çukurundan yukarılara çıkaracaktır eminim ki.

benim bu hayattaki nadir dileklerimden birisidir. düşmanımın başına bile böyle acılar yaşatmasın. ama bu öyle zor bir dilek ki, şu yaşadığımız şerefsiz dünyada, çok değil bir iki sene sonra bırakın düşmanımın başına gelmemesini, kendi ülkemde, ailemin dostlarımın başına gelecek kötülükleri bile önleyemeyecek gibi duruyor.

alabora olmak üzere olan bir göçmen botunda kendinizi, evladınıza sıkıca sarılmış bir şekilde, eşinizin o sıcacık elini son kez tutarken hayal edin.

lütfen sadece hayal edin.