İlk maç ilk heyecan

fenerbahçe advocaat ile ligde çıktığı ilk maçta başakşehir’e 1–0 mağlup oldu. namağlup şampiyonluk hayalden ötesi olmadığı için bu yenilginin hem eksikleri görme hem de hocanın ligi tanıması açısından çok faydalı olduğuna inanıyorum. ikincisinden başlayalım, hoca maçtan sonra 10 kişiyle kapanan bir takıma karşı oynadık demiş. fenerbahçe ligde kendisini bekleyen 33 maçın 30'unu böyle oynayacak zaten bunun erken fark edilmesi güzel. ikinci mesele bu kadronun mevcut oyuncularla 4–3–3 oynayamayacak olması. hoca bunu da fark etmiş olacak ki maçtan sonra, “salı günü başkanla transferi konuşup 4–3–3 mü yoksa 4–4–2 mi oynayacağımıza karar vereceğiz” demiş.

fenerbahçe kadrosuyla ilgili değinmek istediğim bi iki şey var. ilki bugün gazetedeki haberimde de paylaştığım şu mevzu tekrar yazmakla uğraşmayayım…

fenerbahçe’nin geçen sezonu rvp mi fernandao mu diye geçti ama bu iki oyuncu merkez forvetten gelmesi gereken skor katkısını 29 golle yapmıştı zaten . şampiyon olan beşiktaş da gomez-cenk ikilisinden 34 gol bulmuş toplamda çok bi fark yok yani. fenerbahçe’nin geçen sezonki problemi önceki yıllarda sow ve kuyt gibi kenar oyuncularından, daha öncesinde ise alex’ten gelen sezonluk 25 gollük katkıyı geçen sene nani, markovic ve volkan şen gibi oyunculardan üretememesiydi. bu sene nani, markovic gitti aatif ve stoch geldi. gelenler daha düşük profil oyuncular olsalar da daha skorer isimler ama kesinlikle şampiyonluk için güvenip 4–3–3 oynayabileceğiniz oyuncular değil her ikisi de. volki şen’i çok seviyorum ve takımda olmasından da çok memnunum inşallah futbolu da fenerbahçe’de bırakır ama 10 golü geçtiği tek sezon var sadece zaten. dolayısıyla toplam 25 gol atacak bi kenar oyuncusu rotasyonun yoksa 4–3–3 oynamanın hiçbir manası yok. özetle sezonda 28 gol atcak 10 numara yokken 4–2–3–1, toplam 25 gol atcak iki kanat yokken de 4–3–3 oynamak saçmalık.

başakşehir maçı özelinde daha da detaya inelim mesela. van persie’nin oyuna dahil olduğu 58. dakikaya kadar fenerbahçe, başakşehir ceza sahasında sadece 6 defa topla buluşmuş.

van persie girdikten sonra yani 58'den başlayıp maç sonuna kadar olan 32 dakikalık çift forvetli bölümde ise 15 defa.

emenike: tek forvet oynarken 58. dakika boyunca ceza sahasında topla buluşamamış. maçı 72 dakikada bir defa ceza sahasında topla buluşarak tamamladı.

van persie: 58'de girdi, 32 dakikada 2 defa ceza sahasında topla buluştu.

fernandao: 72'de girdi, 18 dakikada 6 defa ceza sahasında topla buluştu.

dolayısıyla mevcut kanat oyuncularıyla ve hücum gücü sınırlı üç merkez oyuncusuyla rakip kalede baskı kurmakta zorlandığımız ortadayken transfer olmayacaksa en mantıklı çözüm advocaat’ın 4–4–2, pereira’nın da 3–5–2'yle tercih ettiği çift forvetli düzen.

ayrıca takımda hoşuma gitmeyen bi diğer mevzu da mehmet topal. tamam ön libero futbolda önemli mevki kabul ama fenerbahçe kenar oyuncularından düzenli skor katkısı alamayan ve tek forvetle oynayan bi takım. dolayısıyla merkezdeki oyuncuların skora katkı yapması şart. mesela barcelona’da busquets de geçen sene 50 maçı golsüz tamamlamış ama orda msn çılgınlar gibi gol atıyor dolayısıyla ona gerek kalmıyor zaten ama bizde durum böyle değil. biz eğer mevcut kenar oyuncuları ve tek forvetle devam edeceksek mehmet topal’la oynayamayız. ayrıca bu takım alexle geçen sekiz sezonda 4–4–1–1 oynadı ve önde alex gibi mücadele gücü düşük bi oyuncu oynamasına rağmen mehmet topal gibi üçüncü stoper olarak savunmanın içine gömülen bi oyuncu hiç tercih edilmedi. yani önde alex, anelka/tümer, tuncay varken yapılan aurelio tercihini anlarım ama alper, salih, ozan zaten mücadele gücü yüksek oyuncular. ortada böyle oyuncular varken bi de mehmet topal’ı eklemek gerçekten çok gereksiz. ayrıca yaptığı pas hataları da sürekli takımın temposunu düşürüyor. beş sene boyunca emre&cristian ile oynayan takım salih&alper&ozan&josef dörtlüsünden ikisiyle de oynayabilmeli. zaten önümüzdeki iki maçını sahamızda oynuyoruz ortada bu dörtlüden ikisinin oynayacağı bi 4–4–2 ile her iki maçı da kazanırsak hem çocuklara güven gelir hem de takım sağlıklı bi şablona kavuşur.

ha denilebilir ki salih, alper, ozan, josef yeterli mi? yeterli mi yetersiz mi bilmiyorum ama bu oyuncular zaten bu roller için transfer edildi. josef geçen sene 4–4–2 oynayacağız diye alınan ve 4–4–2 oynadığımız tek maç olan eskişehir maçında gayet iyi oynayan biri. zaten brezilya milli takımı’na kadar yükselmiş bi oyuncu doğru rolde kullanıldığında mutlaka önemli katkı verir. alper potuk da fenerbahçe’ye geldiğinde ligin en göze çarpan orta saha oyuncusuydu. eğer eskişehir’de senede 3–4 gol atan bi kanat oyuncusu olarak oynasaydı zaten fenerbahçe’ye transfer olamazdı. alper’i orta saha olarak aldık ama kanat olarak kullanıyoruz. şimdi orta saha oynaması gündeme geldiğinde ise yeterli mi yetersiz mi diye tartışıyoruz. kanatta yeterli mi ki alper orda da yeterli değil zaten. olcay’dan çok daha iyi oyuncu olmasına rağmen şu tabloda olcay > alper… ve bu durumun sorumlusu alper değil kesinlikle. ersun yanal’la birlikte fenerbahçe’ye geldiği ilk sene orta saha olarak oynuyordu ve performansı bugün yapılan, “pas yüzdesi düşük” şeklindeki ezberlerin çok ötesindeydi. hatta ben o dönem eurosport’taydım ve şöyle bi haber yapmıştım örnek vermesi açısından dursun burda…

Ligin ilk 11 haftası itibariyla Alper Potuk’lu Fenerbahçe’nin Selçuk İnan’lı Galatasaray’ın dokuz puan önünde olması ve son olarak her ne kadar Alper forma giymese de Fenerbahçe’nin Galatasaray’ı 2–0'la geçmesi sonrası gözler bir kez daha bu iki isme çevrilmişti. Eurosport.com Türkiye olarak iki milli futbolcunun geride kalan 11 haftadaki performanslarını sizler için mercek altına aldık.
Pas yüzdesi şaşırtıyor 
İlk bakışta Alper’in oyunu top sürmeye dayalı dikine bir anlayış, Selçuk’un oyun tarzı ise daha çok pasa dayalı gibi dururken buradan yola çıkanlar Selçuk’un pas yüzdesinin daha yüksek olduğunu sanabilirler ancak bu büyük bir yanılgı. Sezon başından bu yana Alper’in pas yüzdesi %87'iken, Selçuk İnan’ın isabetli pas yüzdesi %84.
Alper gole daha yakın 
Selçuk İnan’ın Alper’e oranla 220 dakika yani yaklaşık 2.5 maç fazla oynamasına karşın Alper’in girdiği üç gol pozisyonuna karşılık sadece bir gol pozisyona girdiği sezonda, Alper’in 1 gol 2 asistlik performansına karşılık Selçuk’un sadece 1 asistte kalması bu alanda da genç futbolcuyu önde kılıyor.
Top kapmada da Alper önde 
Her iki futbolcunun top kapma ve top kaybı istatistiklerinde de ön planda olan isim gene Alper Potuk. Geride kalan 11 haftada 781 dakikada sahada kalan Selçuk İnan ortalama 16 dakikada bir top kaparak rakiplerinden 48 top çalarken, Alper Potuk ortalama 10 dakikada bir top kazanarak 45 top çaldı.
Selçuk’tan şaşırtan istatistik 
Pasa dayalı oyunuyla geçtiğimiz iki yılda Galatasaray’ın en az top kaybeden isimlerinden biri olan Selçuk bu yıl geçtiğimiz yılki performansını aratırken, yaptığı 75 top kaybıyla oyunda kaldığı her 10 dakikada bir top kaybediyor görünüyor. Fenerbahçe’nin genç yıldızı Alper Potuk’ta ise bu oran sahada kaldığı 561 dakikada 32 top kaybıyla her 17 dakikada bir top kaybı şeklinde.
Alper mücadele gücüyle ön planda 
İkili mücadele sonrası kazanılan toplara bakıldığındaysa Selçuk İnan’ın 14 top çalmasına karşın Alper Potuk 13 top çalmayla göze çarpıyor. İki futbolcunun sahada kaldığı süreler göz önünde bulundurulduğunda Alper’in bu istatistikte de daha önde olduğu görülüyor. Gene ikili mücadelelerde Selçuk İnan’ın rakiplerine yaptığı faul sayısı 15'iken, Alper Potuk’un daha az süre almasına karşın yaptığı 18 faul ikili mücadeleye çok daha fazla sevdiğini gösteriyor.

keza salih ve ozan da fenerbahçe’nin orta saha yükünü çekmesi için yapılan transferler. bugün bu dörtlü 4–4–2'nin merkezindeki ikiliyi oluşturmak için yetersiz rotasyonsa dördü de kötü transfer bence. ben oynayabileceklerine inanıyorum ama. zaten paramız yok ama bi şekilde yaratıp da 10 numara aldığımızı varsayalım… minimum 3 sene gelip oynayacak ve hem salih’in, hem salih’i oynatmak istediğimiz zamanlarda da ozan tufan’ın süresinden çalacak dolayısıyla bu iki çocuk hiçbi zaman asıl potansiyellerine ulaşamayacak. pereira ile ilgili yazdığım yazıda fenerbahçe’nin çok zor bi kadrosu var derken bunları kastetmiştim zaten. hoca da çıkışı transferde bulmuş gibi şimdilik hayırlısı bakalım.

bu arada salih demişken, sözlükte eleştirilere istinaden ekleme yapmak istiyorum başakşehir maçında takımın en çok top kapan, en çok ikili mücadeleye giren ve en çok ikili mücadele kazanan oyuncusuydu ezbere konuşmamak lazım.

genel hatlarıyla böyle gereksiz uzun olmuştur belki ama bissürü tweet atmaktansa hepsini bi yerde toplamak daha iyi oldu sıkıcı olmamıştır inş. advocaat’ın ve gençlerin geleceği, bu sorunlara nasıl bi çözüm bulunacağını şeklindeki sorulara kafa yormak çok keyifli. sezon bugün başladı ama bütün sene böyle keyifli geçer umarım.

hayırlara vesile olsun…

Show your support

Clapping shows how much you appreciated uğur aktan’s story.