Garson VS Yazılımcı

Asmalı Mescit’te bir restoranda kahvaltı ederken bir olaya tanık oldum ve şuan bir işte yaşadığım sıkıntı ile ne kadar benzediğini farkettim.

11:30'a kadar sınırsız açık büfe kahvaltı veren bu restorandaki garsonlar şeflerinden gelen “toplayın” talimatıyla tam 11:30'da büfedeki malzemeleri hızlıca toplamaya koyuldu. Garsonlardan biri(Garson#1) toplarken içinde sıvı olan bir malzemeyi yere döktü, farketmesine rağmen umursamadı. İç ses:

“Neyse bizimkilerden birisi onu temizleyecektir.”

Kısa bir süre sonra beklendiği gibi garsonlardan birisi(Garson#2) yerdeki bu sıvıyı farketti ve temizlemek için ilk gördüğü temizlik aparatı olan fırçayı(?) kaptığı gibi sıvıyı güzelce yere yaydı. Ardından bu sıvının yapışan bir sıvı olduğunu farketti. Toz almak için kullanılan fırça ise yapışkan sıvılı bir toz yumağı haline gelmişti. Önce sola sonra sağa bakarak etrafı süzdü ve iç ses yine devreye girdi.

“Gören yoksa, sıkıntı da yoktur.”

Sadece birkaç dakika sonra bir müşteri kurumak üzere olan ama yapışkan bu bölgeye basınca ayakkabılarını gözden geçirdi. Müşterinin yaşadığı sıkıntıyı farkeden şef, ilk gördüğü garsonu(Garson#3) “oğlum şu yerleri güzelce bir paspaslayın” şeklinde azarladı.

Peki bu anlattığım olayın yazılımcı ile alakası nedir?

Eğer o ilk garson (garson#1) döktüğünü doğru yöntemle (ne döktüğünü biliyor) temizlemiş olsaydı veya garson#2 fırça yerine paspas kullansaydı, garson#3 azar yememiş, şef gerilmemiş, müşteri de kötü bir deneyim yaşamamış olacaktı.

Kısa bir süre önce bilindik bir markanın bir web projesini şirket olarak farkında olmadan “garson#3” rolünde devraldım. Yazılımcı olanlar bilir, bazı projelerdeki başarımız aynı proje üzerinde çalışmış “önceki yazılımcı”nın ortaya çıkardığı işin kalitesi ile doğru orantılıdır.

“Önceki yazılımcı” olarak güzel anılmanız dileğiyle…

Uğur Çelenk
http://ugurcelenk.com