Bize kendinizi tanıtır mısın?

Bu soruyu başvurduğunuz herhangi bir pozisyonda çok farklı şekillerde duyabilirsiniz! Düşünün, belki annenizin kızlık soyadına kadar bütün bilgilerinizi verdiğiniz insanlar hala sizden kendinizi tanıtmanızı istiyor. Peki mülakatta jüri sizden ne bekliyor? Eminim ki iyi bir pozisyon için çok fazla belge toplamışsınızdır; fakat karşınızdaki jüriye, ki sizinle görüşmek istediklerini söylememe gerek yok sanırım, o işi yapabileceğinizi hissettirmeniz gerekiyor.

Öncelikle mülakatlar birçok farklı şekilde yapılabiliyor ama sizden beklenen başvurduğunuz pozisyon için yeterli olduğunuzu hissettirmektir. Bunu hissetirebilminiz için hazırlık yapmanız elzemdir! Gireceğiniz mülakat

türü size sorulacak soruları belirler. Akademik bir mülakata giriyorsanız, sizden akademik kimliğinizi öne çıkarmanız beklenir. Bu yüzden mülakatlarda genelde sizden geçmişte yaptığınız ve gelecekte yapmayı istediğiniz şeylerle ilgili sorular gelir. Bir doktora ya da yüksek lisans pozisyonu için bir yere başvurdunuz ve mülakata çağrıldınız. Sorulacak sorular, size klişe sorular gibi gelebilir ama bu sorular kadar sizin vereceğiniz cevaplar önemli! Örneğin, ‘5 yıl sonra kendinizi nerde görüyorsunuz?’. Bu soruyu mülakata girmediyseniz bile günlük hayatta şaka amaçlı bir yerde kullanmış olabilirsiniz.

Peki bu sorular niçin önemli? Neden bu klişeler size soruluyor? Hep sizi mi buluyor bu klişeler? Belki evet! Ama bilmeniz gereken, bu soruların hepsi düşünülmüş ve hazırlanmış sorulardır. İnternette bu sorulara ne tür cevaplar vermeniz gerektiği dahi yazılmıştır. Mesela, akademik mülakattasınız (doktora pozisyonu için) ve şöyle bir soru geldi: ‘Neden bu pozisyonu seçtiniz?’. Cevabınız ne peki? Doktora yapmak istiyorum mu? İlginç! Doktora pozisyonu öneriliyor ve doktora yapmak istiyorum diyorsunuz. Peki başka bişey yok mu? O zaman yakında ararlar sizi! Bu soru aslında belirleyici sorulardan biridir. Bu aslında sizin pozisyon hakkında ne kadar bilginiz olduğunun bir ölçütü olan bir sorudur. O yüzden başvurduğunuz pozisyonla ilgili çalışmalarınız varsa bunları ön plana çıkarmanız gerekli. Ama daha öncesinde bir çalışmanız yok. Bu da pozisyon için direkt red alacağınız anlamına gelmez tabi ki. Daha önce de dediğim gibi ‘hazırlık’ kesinlikle olması gerekiyor. Ama tecrübeniz olması her zaman lehinize olan bir durumdur. Bu yüzden geçmiş çalışmalarınızla ilgili bir pozisyonu elde etmek daha kolaydır ama bu hazırlık yapmamınız demek değil! Ne olursa olsun hazırlık şart!!

Bu hazırlık dediğim şey ne? Neye hazırlanacağım? Kendim yaşadığım bir örnekten yola çıkmak istiyorum. Doktora mülakatına katılacaksınız. Jürideki kişiler, sizin yüksek lisans çalışmanızla ilgili bir sunum görmek ister. Buradaki sunum 10 dakika olması istenmişse, 11 dakika daha sürmemesi gerekir. Sunumlar her bir sayfa için 1 dakika ayırmak en faydalı seçenektir. Her bir slayta anahtar cümleler eklersiniz, bu 1 dk içinde vermek istediğiniz mesajı verir ve bir sonraki slayta geçersiniz. 1 yıl boyunca hazırladığınız çalışmayı 10 dakikada anlatmak zor gibi gelebilir ama bu da sizin konunuza ne kadar hakim olduğunuzu gösterecektir. Hakim olduğunuzu göstermenin en güvenli yolu konunuza çalışmış olmak ve sunumda çok doğal olmanız! Doğal dediğim, söyleyeceğiniz cümleleri hazırlayıp, vurgu ve tonlamalara dikkat etmenizdir. İkna edici gelmedi mi? 10 dakikalığına bir konuda sunum hazırlayın ve o sunumu yapabiliyorsanız, video olarak kaydedin. Sonra acı gerçekle yüzleşin! Bu konuşan kim, ne diyor bu arkadaş diye kendinizle konuştuğunuzu görür gibiyim. Steve Jobs’un sunumunda kullanacağı bir cümle için bir saat hazırlık yaptığını biliyor muydunuz? Sunum sizin bakıp birşeyler okuduğunuz yerse, kusura bakmayın, sunum yapmıyorsunuzdur! Bir sunumda fikrinizi, düşüncelerinizi paylaşmanız beklenir. İnsanlara birşeyler okutmak yerine sizi dinlemelerini sağlamalısınız! Bu tekrarları yaptıktan sonra (her sayfa için 10 kez kadar) sunuma bakmadan bütün sayfa geçişlerini yaptığınız an, sunum vermeye hazırsınız demektir. Bu kıvama gelene kadar tekrar etmeyi bırakmayın, sonra söylediklerinizle beden dilinizin uyumlu hareket ettiğine dikkat edin! Bu söylediklerimin bir dili bilmekle ilgisi yok. Biliyorsanız bile (bkz. Steve Jobs) tekrar şart!

Sunum aşamasını çok iyi bir şekilde bitirdikten sonra, insanlar sizi dinlemeyi bırakır ve soru sormaya başlar. Şu unutulmamalıdır ki mülakatta olduğunuz süre boyunca sınavdasınız. Kurduğunuz cümleler, hazırladığınız sunum, gönderdiğiniz belgeler hepsinden soru gelebilir. Örneğin, mülakatta size gelebilecek bir soru: ‘CV’inizde bir yaz okuluna katıldığınızı gördüm, neden bu okula katıldığınızı açıklar mısınız?’ Bu tarz sorular gelebiliyor ve bunlara hazırlıklı olmanız gerekiyor ama sorulmayadabilir! Bir okula katılma nedenleriniz neler olabilir ki zaten! Bu sorular için en az bir kabul edilebilir bir nedeniniz olması gerekir.

Unutmadan jürinizde 1 kişi de olabilir, 5 kişi de! Bir kişi ise, sohbet havasında geçecektir ama sayı artıkça verdiğiniz cevapların da uyumlu olması gerekiyor. Bir soruda programlama seviyorum diyip, sonra bilgisayarla aram yoktur derseniz. İnsanlar acaba hala punch kart mı kullanıyor diye düşünür. Burada yine vereceğiniz cevapların ve hazırlığın önemi çıkıyor ortaya. Tekrar şart yani!

Son olarak, bunların önemini farklı mülakatlara girip anlamış biri olarak söyleyebilirim ki hazırlığınız çok önemli. Hem o pozisyon için ne kadar ciddi olduğunuzu gösterirsiniz, hem de ne kadar hazırlık yapabildiğinizi!

Umit Kavak

Not: Bu yazıdaki düşünceler tamamen şahsıma ait kişisel görüşlerim ve paylaşımdır.