Büyük Şirkeler Büyük Fikirleri Nasıl Öldürür ?

Bazen büyük şirketlerde çalışan arkadaşlarımla bir araya geldiğimizde, onların iş problemlerini konuşuruz. Ara sıra da beni dışarıdan bir göz olarak şirket içi beyin fırtınası/ strateji toplantılarına çağırırlar. Bu toplantılarda yeni fikirler ve iş modelleri tartışılır. Dışarıdan bakan biri olarak bana göre bazen yapılması gereken şey o kadar açıktır ki ‘’Neden bunu denemiyorsunuz?’’ diye sorduğumda, masada oturanlardan biri biz senden on adım öndeyiz edasıyla ‘’Biz onu denedik, maalesef olmadı’’ der. Gerçekten mi?

Kendimi aptal gibi hissedip susmak yerine, önerdiğim modelin nasıl uygulandığı konusunda detaylı sorular sormaya başladığım bir kaç durumda, şaşırtıcı bir şekilde, başarısızlığın nedeninin fikrin yanlışlığından değil, uygulamanın eksik ve zayıf yapılmasından kaynaklandığı sonucuna vardık. Yanlış anlamayın burada start up’lardan söz etmiyoruz. Bu şirketler büyük, kurumsal, geniş kaynaklara sahip ve iyi eğitimli ve yetenekli insanlar tarafından yönetilen organizasyonlar. Peki neden basit yeni fikirleri bile uygulamada hata yapıyorlar? Diyelim ki söz ettiğimiz proje farklı bir modelle yeni gelir kanalı yaratacak bir bölüm kurmak olsun. Proje X miktarda yatırım gerektirirken uygulamaya geçildiğinde bunun yarısı ayrılıyor. İşin yapılabilmesi için on kişi gerekirken, dört kişi ile idare edilmeye çalışılıyor. Sonunda da proje başarısız oluyor. Peki neden? Bizim gördüğümüzü bu yöneticiler göremiyor mu?

Bu durumu biraz daha açmak için bir örnek vereyim. Amerika’da dev bebek maması üreticisi Gerber, 1974 yılında yavaşlayan gelirlerini artırmak içi yeni bir ürün grubu fikri geliştirdi. Bu ürünler genç profesyonelleri ve üniversite öğrencilerini hedefleyen hazır yemeklerden oluşuyordu. Mama üretiminden dolayı yiyecek tedariki ve işlemesi konusunda geniş kaynaklara ve tecrübeye sahip Gerber için, hızla büyüyen yeni bir tüketici grubunu hedeflemek oldukça mantıklı görünüyordu. Genç bekarları hedeflediği için ‘Gerber Singles’ adı verilen ürün projesi kısa sürede hayata geçirildi. Ürünler market raflarında yerini aldı. Ancak üç ay içinde, berbat satış rakamları sonucu bütün ürünler piyasadan geri toplandı. Şirket tarihinin en büyük fiyaskosunu yaşıyordu. Bu büyük başarısızlığın sebebi akıl almayacak derecede basitti; Gerber’in yetişkinler için ürettiği ürünler, bebek maması olarak hazırlanan yiyeceklerin ambalajı değiştirilip üzerine ‘Gerber Singles’ etiketi yapıştırılmış haliydi. Şirket, püre sebzeleri ve etleri bebekler kadar yetişkinlerin de seveceğini düşünmüştü.

Doğru uygulanamadığı için ‘Gerber Singles’ ürün grubunu oluşturmanın iyi bir fikir olup olmadığını hiç bir zaman bilemeyeceğiz. Ancak bu kurumsal şirketlerin bazen yeni fikirleri hayata geçirmedeki başarısızlığına iyi bir örnek. Muhtemelen şirket doğru uygulama için, o ürün grubuna özel üretim hattı kurmalı, piyasa araştırması yapmalı ve bu süreci planlayıp uygulayacak bir ekip oluşturmalıydı. Onun yerine, yine muhtemelen, yeni fikri hali hazırdaki yapının içine sokup daha az maliyet ve çabayla hayata geçirebileceklerini düşündüler.

Büyük şirketler büyük ‘cruise’ gemilerine benzerler. Onlar geniş, oturaklı ve dev organizasyonlardır. Bu şirketlerin yöneticilerinden beklenen, gemiyi sarsmadan güvenli ve verimli bir şekilde yürütmeleridir. Bu nedenle, yenilikçi fikirler yerine maliyet ve çalışan sayısı kontrolü gibi konular yönetimde öncelik alır. Yeni iş modellerini deneyip risk almak yerine, operasyonu daha verimli kılmak önemsenir. Bu unsurlar büyük şirketlerde korumacı ve muhafazakar şirket kültürü oluşmasına yol açar. Böylelikle en parlak fikirler bile ya toplantı masalarında ölür ya da yanlış uygulamalardan dolayı başarısızlığa mahkum olur. O fikir öldükten sonra, hayati bir stratejik çözüm bulduklarının farkına varmadan aramaya devam ederler.

Büyük şirketlerde ancak güçlü ve vizyon sahibi liderler yeni fikirleri hayata geçirmekte başarılı olurlar. Fikre bir kez inandıklarında uygulamayı hali hazırda ki yapıdan ayırırlar. İşin niteliğine uygun yeni başarı kriterleri belirler, şirket çalışan profilinden farklı o işe uygun profesyonelleri işe alırlar. Gelişmeyi yakından takip ederken sabırla onların yenilikleri denemelerine izin verirler. En önemlisi başarısızlıktan korkmayıp, yeniliklerin ancak deneyerek ortaya çıkacağına inanırlar.