Değişen İnşaat Sektörü

Büyük bir inşaat firmasının proje satış müdürlüğünü yapıyorum. Bunun sonucunda inşaat sektöründeki gelişmeleri ve değişen kafa yapılarını yaşayarak görüyorum. İnşaat sektörünü 2010 yılı öncesi ve sonrası olarak ikiye ayırabiliriz. 2010 sonrası gerek mimari, gerekse proje bazında geleceğe yönelik işler ortaya çıkmaya başladı. Böyle olunca mahallede ki Kasap Erdal Abinin de ek iş olarak müteahhitlik yapması zorlaştı. Müşteriyi koruyan sert kanunların çıkması, sabah uyandığında “şu köşedeki ufacık araziye apartman yapayım” düşüncesinde olan yüzlerce iş bilmez kişiye bir nebze olsun set çekti. Tabi bu konunun bitmesini hemen beklemek hayalcilik olur. Ancak inşaat sektörünün kanunları arkasına alarak gelişmeye başlaması en çok son kullanıcıların işine yarayacak bir ayrıntı.
Gerçekçi olmamız gerekirse bu ülkede kanunlar özel sektörün keyfine göre şekillenen maddeler olmanın ötesinde değil. İnşaat sektöründe şimdiye kadar olan ölümler, kaçak çalıştırılan işçiler, ödenmeyen paralar, tutulmayan sözler, uyulmayan sözleşmeler ve daha nice kanun dışı olaylar karşısında şimdiye kadar kanun hiç “ben buradayım” demedi. Zaten bu ülkenin genlerinde kendi kanununu kendi uygulama gibi bir geleneği var hamdolsun! Değişen dünya konjonktürü insan hayatını daha değerli kılmayı ön plana çıkarırken, kanun yapıcıların ortaya çıkardıkları yasaları daha sert ve seri şekilde herkese adil olarak uygulaması gerekli.
İnşaat sektörünün içinde bulunduğu durum kar marjlarının düşüşüne ve arazi bulma sıkıntılarına doğru ilerliyor. Şirketler bu tip zorlukları aşmak için kafa yorarken ortaya çıkan tablo Türk halkı arasında maddi uçurumun giderek açılmasına yol açtığını ortaya koyuyor. Her şehirde A Plus projeler yükselmeye devam ederken, özellikle İstanbul’da Arap iş adamları için mantık sınırlarını zorlayan yapılar hayata geçmeye başladı. Metrekare fiyatları 4 bin ve üzeri olan konutlarda oluşan stok fazlalığı, daha çok orta sınıfa yönelik projelerin önünü açmışa benziyor. Satış rakamları ise her şirket için geçmişi aratır nitelikte.
Proje geliştirmeye ve müşteri memnuniyetine odaklanan şirketler önümüzdeki 10 yıl da bu sektörün baş rolünde olmaya devam edecekler. Bunları göz ardı eden firmalarla ise vedalaşmamız çok uzak değil. İnşaat yapmak eskisi gibi dört tuğla koyup, yetersiz teknik ve idari kişilerle müteahhitlik adı altında açılan 20 m2’lik ofislerin ötesine çıkalı çok oldu. Kendini geliştirmeyen, günümüz modern toplum kurallarına ayak uydurmayan, insanların ihtiyaçlarını anlamayan her müteahhit için geri sayım başlayalı oldukça uzun zaman oldu.