İnşaat Sektörü Verileri Bize Ne Diyor?

Geçen yılın Eylül ayında Türkiye genelinde satılan konut sayısı 116 binlik bir rakamı gösterirken, bu yıl Eylül ayında el değiştiren konut sayısı %20 azalma ile 92 binlerde kaldı. Eylül’de ki bu sert düşüşe rağmen yıl genelinde %13’lük bir artış söz konusu. Tabi 7 Haziran seçimlerinden sonra ortaya çıkan karamsar ekonomik tablo önümüzdeki aylarda %13’lük artışın aşağıya doğru bir ivme kazanacağı bize söylüyor.

Banka faizlerinin hızlı yükselişi ipotekli konut satışlarının düşüşünde önemli bir yere sahip. Siyasi ve ekonomik belirsizlik sonrası insanlar yatırım düşüncelerini 6 aylık periyotlara yaymaya, 1 Kasım seçimlerinden çıkacak siyasi sonuçlara odaklanmaya başladılar. Yakın gelecekte ekonomik verilerin istenilen düzeye gelmeyeceği açık şekilde ortada. Bu yüzden inşaat sektöründe genel kanı firmaları zor günlerin beklediği yönünde.

Sektör olarak, Haziran seçimleri inşaat şirketlerinin -beklenen- mali tabloları için bir milat oldu. 2015 yılında Ocak ayı hariç diğer bütün aylarda ki satışlar geçen yılın aynı dönemlerinin üstüne çıkmıştı. Şubat’ta %15, Mart’ta % 32 ve yılın rekor artış seviyesi Nisan’da %43 ile olmuştu. Nisan sonrası rakamlar kademeli olarak aşağıya doğru bir ivme kazandı. Mayıs ve Haziran aylarında %19, Temmuz’da %13 ve Ağustos’ta %6 ile devam etti.

Eylül ayı ise satış olarak en sert düşüşün yaşandığı ay oldu. Bu rakamların satışlara negatif olarak yansıyışını şirketlerin satış departmanları çok daha net olarak hissediyorlar. Bu da personelin motivasyonunu olumsuz etkileyen bir durum. Kendi şirketim ve çevremdeki benzer ölçekteki şirketler bu durgunluk dönemini yurt dışı satışlara ağırlık vererek aşmaya çalışırken, küçük bütçeli şirketlerin elinde ki tek seçeneği kişisel dostluklar olarak kaldı. Hatır, gönül ilişkileri ile bu işlerin uzun süre gidebileceğini düşünmek polyannacılıktan başka bir şey değil.

Konut stok fazlasının yılın son aylarında -az da olsa- erimesi bekleniyor. Kasım ve Aralık ayları konut satışının en fazla olduğu aylar. Beklenti, yılsonuna doğru kurulacak bir koalisyon hükümeti sonrası ekonomik verilerin biraz daha istenilen seviyelere yaklaşması. Yazıda elimden geldiğince pozitif kelimelere ağırlık vermek istesem de satış ve muhasebe departmanımdan aldığım raporlar bunu mümkün kılmıyor. Gerçekçi olursak, önümüzdeki dönem kimsenin borçlanmamasına ve gereksiz harcamaları sonlandırmamız gerektiğine işaret ediyor. Kısacası herkes için 2016 zor bir yıl olacak.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.