Teselli Edemem

Başımın ağrısıyla gözlerimi açtığımda , hastanenin loş ışığında, ameliyat masasında uzanırken bulmak istemezdim kendimi..

Ya da. neşterin soğukluğunu bedenimde hissettiğim anda koridorda yükselen acı çığlığını…

Emin ol duymak istemezdim.

Ünite ünite kan verilirken damarlarıma , kapının önünde çaresiz bir şekilde, çıkan ilk kişinin yakasına yapışacağını düşünmek istemezdim.

‘Ameliyat hâla devam ediyor.’ diyecektir muhtemelen sana. Dizilerde hep öyle olurdu ya…

Aldığın cevapla gözlerinden yaşların süzüleceğini bilmek istemezdim.

Ağlama demez miydim ben hep sana ?

Ağlama , teselli edemem demez miydi her defasında ?

Ağlama..

Yanında ‘Sil göz yaşlarını.’ Diyecek bir ben olmayınca.

Ağlama..

İnsanlar teselli etmek için koşacaklar yanına..

Duymamak için ağlama.

Ağlama , teselli edemem.

Bilirsin , tesellileri sevmem.

Ama yine bilirsin ,

‘Göz yaşları ile ıslanan dudakların tek ihtiyacı semaya ellerini açmaktır.’

Aç ellerini Yaradan’a.

Ne isteyeceksen onu dile duanda.

Aman diyeyim ,

Tesellilere fırsat bırakma.