Vefa diyorum

|’Bana hep yaz demişti.’ genç kız , uzaklara giden arkadaşına. Arkadaşı söz vermişti daima yazacağına. Sarılıp ağlamışlardı bir fasıl. Sonra sözler vermişlerdi birbirlerine. ‘Yer ve zaman fark etmez’ demişlerdi. ‘Biz hep biz kalacağız.’|

Hepimizin hayatında bu sözleri verdiği bazıları vardı.

Kimisi sözünü tuttu kimisi de kime ne sözü verdiğini dahi unuttu.

Misal ,ben.

Önümde bir oyuncak , gözlerimde yaş , ‘Hatıra kalsın.’ Diyen arkadaşımı düşünüyorum.

Ne yapıyor acaba şimdilerde ? Aklına düşüyor muyum dersin ?

Sonra bir şarkı sözü çınlıyor kulaklarımda :

‘Vefasız olanı kim arar?’

Böyle böyle gün yüzüne çıkıyor vefasızlık ; ben buradayım dercesine.

Ve verilen sözler , kurulan hayaller yalan oluyor.

Ayrılırken söylenen ‘daimalar’ yerini ‘aslalara’ bırakıyor ; kimsenin ruhu duymuyor.

‘Seni unutmak mı ? Saçmalama lütfen.! Sen unutulur musun hiç ?’ denen dostların belki şimdi kim olduğu dahi hatırlanmıyor.

Birkaç yıl öncesine kadar avucunun içi gibi bildiğin insandan geriye sadece birkaç anı ve adı kalıyor.

Yazık , vallahi yazık.!

Vefa diyorum yahu , vefa sadece bir semt adı mı ?!

Bedenleri değil , dostlukları ölmüş insanlar.!

Hani yeryüzündeki her dostluğun bir meleği vardı.?

Hani sonlanan her dostluk için bir melek ağlardı ?

Sahi merak ediyorum da ağlamayan kaç melek kaldı.?