Bilmiyorum

Kar yağmış şehre. Bütün masumluğu gözler önünde. ‘Bu şehir böyle de olabiliyormuş ha.!’ Diyorum kendi kendime. Ama bu saflığa şahit olmasaydım keşke. Gördüm ya şimdi gitmek daha da zorlar beni. Hâl böyle olunca gözden nasıl yaş akmaz? Kalp nasıl göğüs kafesini zorlamaz ?,

Duydun işte ; sorma. Gidiyorum. Bir otobüs camından yolları seyretmeye gidiyorum. Bavulumu bagaja vermek için sabırsızlanıyorum. Otobüs harekete geçince yolcularına el sallayacak aileleri görmek istiyorum bir an önce.Kar yolları kapamamıştır değil mi ? Hiç bekleyecek gücüm kalmadı. Ne kadar erken o kadar iyi. Ne kadar çabuk çıkarsam bu şehirden , her şey o kadar hızlı düzelecek sanki. Neden diye sorma. Bilmiyorum çünkü. Sanırım artık dayanamıyorum. Bu hava boğuyor beni. Gitme deme sakın. Gideceğim çünkü. Nereye diye sorma. Gönlümün götürdüğü yere galiba ; emin değilim. Ne kadar uzak diye sorarsan ; sorma. Gidebildiğim kadar uzağa işte. Halâ bir sebep istiyorsun değil mi ? Oysa sana sunacak bir sebebim dahi yok benim. Varsa da yok işte. Belki bir teyzenin ‘Geldik.’ Demesini duymak için gidiyorum. belki de uzun zamandır yolculuk yapmadığım için.. Şairin de dediğin gibi. sadece ‘Eve varmak istiyorum diyecek vakti bulamayacağım yolculuklar yapmak istiyorum.’. Kimle diye soracaksın. Tahmin edebiliyorum. Belki yalnızlığı yoldaş edinirim kendime belki de hiç tanımadığım birini. Bilmiyorum. Hele bir yola çıkalım , bakarız. Ne zaman gider , ne zaman dönersin diyeceksin. Bu sefer sorma demeyeceğim. Sor. Kalmasın içinde. Muavin ne vakit ‘Falan yerin otobüsü kalkıyor. Yolcusu kalmasın.’ Derse o vakit gideceğim. Elbet döneceğim. Her gidişin bir dönüşü vardır muhakkak. Ama benim dönüşüm ne zaman bilmiyorum. ‘Bu kadar bilinmezlikle gitme , kaybolursun.’ Dedi annem. Kaybolduğumu bile bilmem ki. Sahi, kaybolur muyum dersin ?

Belki bilinmezliği yaren kabul ediyorumdur bu yolda kendime. Olmaz mı ?

Belkilerle yaşayan bir insan bilinmezlikle başa çıkamaz mı ? Bilmiyorum.

Show your support

Clapping shows how much you appreciated Sumeyra.’s story.