Sign in

Sanal yerel alan ağlarının oluşturulmasının, düşünce olarak ilk ortaya çıkışından bu yana çok zaman geçmemesine rağmen, o zamandan bu zamana kurumsal ağların yapısı çok değişmiştir. İlk yıllarda bilgisayar ağlarında şu anda konuşulan problemlerden çok daha farklı problemler vardı. Örneğin bilgisayarlar, yerel alan ağlarına arada cihaz kullanmadan sadece bir koaksiyel kablo ile ya da daha sonraları hub adı verilen cihazlar kullanılarak bağlanmaktaydı. Bu ağlarda bütün paketler yayımlanarak gönderiliyordu, bunu yönetmek için ise Ethernet ile birlikte gelen CSMA/CD protokolü kullanılıyorlardı. Ağlarda bilgisayar sayısı arttıkça çarpışma (collision) adı verilen, aynı anda gönderilen ve çarpışmaya uğrayan paket sayısı arttı. Bazı yerel ağlar bu çarpışma…


Cookie ler http nin bazı eksik taraflarını tamamlamak için üretilmiştir. Bu nedenle Cookie yi anlamanın yolu biraz da ona neden ihtiyaç duyulduğunun anlaşılmasından geçiyor. http protokolü stateless bir protokoldür. Yani kullanıcının state ini/durumunu tutmaz. Bir kullanıcı bir sunucudan http ile web sayfasını her çağırışında sunucu kullanıcıya sanki yeni gelmiş gibi muamele yapar. Çünkü http protokolü üzerinde kullanıcıyı tanımlayan bir ID alanı yoktur.

Ama günümüzde hemen hemen her web sayfası kullanıcıya özel arayüzler çıkarmak istiyor ve bu durum bir ihtiyaç olmuş halde. Örneğin bir alışveriş sitesine kullanıcı adı ve şifre ile giriş yaptığınızda size ilgili sepet ve kullanıcı arayüzünüzü getirmesini istersiniz…


HTTP in açılımı (hiper text transfer protocol) dur.

!!!!! Buradaki hiper text in hiper liği nereden geliyor acaba?

http cern projesi içinde Tim Berners-Lee tarafından geliştirilmeye başlayan bir projedir. Tim bernes in ilk amacı CERN projesinde çalışan üretilen dokümanların bir birini refere edebilmesini sağlamaktı. Tez yazanlar bilir refere etme mantığı akademi ve bilim dünyasında vazgeçilmez bir yere sahiptir. Bir bilim adamı bir makale yazacak bu makaleyi okuyan kişiler bu bilim adamının kaynaklar başlığı altında yazdığı kaynaklara bir tık ile erişebilecekler. Tek tek o kaynakları arama zorunda kalmayacaklar. Wikipedia da sayfanın sonundaki refere edilen linkler gibi. İşte bu hyper text dir…


İnternetin ilk kullanıldığı dönemden günümüze kişilerin aradığı bir dosyayı veya bilgiyi internet üzerinden bulup ona erişimi büyük bir problem olmuştur.!!!!!!!!!

Biraz düşünün bilgisayarları bir birine bağladınız. Altyapı tamam.

Peki?

· Ne aradığınızı nasıl ifade edeceksiniz

· Nereye söyleyeceksiniz

· Veriler veya dosyalar nerede duracak

· Veri veya dosyayı nasıl çekip okuyacaksınız.

İşte bu işleri çöze bilen protokol minesota üniversitesinde Mark P. mcCahill önderliğindeki bir gurup tarafından 1991 yılında geliştirildi. 1991–1996 yılları arasında internet üzerinde yaygın olarak kullanılıyordu.

gopher ismi minesota üniversitesinin maskotu olan sincap gopher dan gelir.

Peki gopher protokolü nasıl çalışıyordu.

O dönemdeki insanlar bilgiye kütüphaneden erişiyorlardı. Üniversitelerde Kütüphanecilik…


Şimdi internete birazda mantıksal ve mali katmanlar olarak bakalım.

Aşağıda internetin mantıksal olarak bir topolojisini görmektesiniz. Bu mantıksal topolojide IXP ler tier 1, 2 ve 3 olarak sınıflandırılmış. Tier Türkçe tabaka, katman anlamına gelmektedir.


Bu başlık altında sizlere daha önce defalarca kez duyduğunuz internetin tarihçesini uzun uzun anlatma niyetinde değilim. Herkesin bildiği gibi Amerika savunma bakanlığının nükleer savaşta ayakta kalabilecek veri paketlerinin ağ üzerinde aktif olan hatları dinamik olarak yönlendirildiği bir iletişim ağına ihtiyacı vardı. Bu ağı daha sonra üniversitelere bağışladılar. Bu ağ zamanla genişleyerek internet oldu.

Peki en temelde fiziksel seviyede internet ne demek?!!

İnternet denizler ve okyanuslar üzerinden tüm ülkeleri bir birine fiziksel olarak fiber kablolar üzerinden bağlayan devasa bir insan yapısıdır. Ben internet deyince bu devasa yapıyı anlıyorum.

Bu devasa yapının haritasını https://www.submarinecablemap.com/#/ adresinden güncel olarak görebilirsiniz.

Bu bağlantıları yapan birçok…


IBM uyumlu mimariye ( bu ne demek araştırın) sahip bir bilgisayara elektrik verdiğinizde ilk çalışan kod bios üzerindeki kod dur. Bu kod öncelikle donanımla ilgili “power on self test” dediğimiz testleri yapar. Daha sonar işletim sistemini bizim üzerinde belirttiğimiz kurallara göre CD, den veya harddisk ten boot etmeye çalışır.

Tam bu noktada; BİOS bir problem aşmak zorundadır. Boot etmeye çalışır diyoruz. Çünkü; ortada bios üzerine yazılmış küçük bir kod yapısından başka bir şey yoktur. Bios un çalıştırabileceği komutlar sınırlıdır. Bios üzerinde ext3, Fat32, NTFS gibi bir disk formatlarını okuyacak sürücü programları için yeterli yer olmadığı için bios harddiski control edemez.


https://www.redscan.com/news/a-history-of-hacking/

Bu bölümde, ilk olarak hacker meselesini bir açıklığa kavuşturmak istiyorum. Bunun için geçmişten günümüze Türkiyede hacker lığın geçtiği yolu hatırlamak istiyorum.

Bilgisayarların ülkemizde yaygınlaştığı ilk dönem olan 95–2000 lı yılları arasında bilgisayar korsanlarına gıpta ile bakılan ve hacker olmanın çok havalı olduğu bir dönemi yaşadık. İnsanlar çok heyecanlı oldukları ve öğrenmek için can attıkları (bu arada bazıları öğrenmek için geç kalmışlardı, yaşlılardı J) bu alanda bilgi sahibi olan hacker lara yaptıkları suç veya ahlaksızlık bile olsa saygı duyuyorlardı. Tarihte de açık deniz korsanları açık denizde hayatta kalma becerileri ile aynı hayranlığı ve saygıyı elde etmişlerdi. …


Eğer hacking in Türkiye değilde dünya üzerindeki tarihçesini araştırıyorsanız önce hacking ing ne olduğuna kafanızda kesin bir karar vermeniz gerekmekte. Hacking in ne olduğunu araştırdığınızda ise insanların kafasındaki hacking algısının zaman içinde değiştiğini görürsünüz. Hacking ilk başlarda bilgisayar uzmanları tarafından mevcutta bulunan çok yüksek maliyetlere sahip donanımları çok daha ucuza kullanmayı sağlayan geliştirmeler yapmak iken (Örn: Unix işletim sisteminin yazılması, C dilinin geliştirilmesi) daha sonra bilgisayar korsanlarının yaptıkları yıkıcı eylemlere verilen bir ad olmuş ve artık yakın zamanda özellikle batı kültüründe anlamı değişmeye ve değiştirilmeye başlamıştırdı. Özellikle devletlerin internet güvenliği işini sıkıya almaları ve hacker ların devlet desteği olmadan hareket…


Güvenlik üzerine düşünmeye başlarken sorulması gereken ilk ve en doğru soru güvenlik nedir sorusudur.

Bir saniye durun ve düşünün ve kendi kendinize güvenliğin ne olduğunun tanımını yapmaya çalışın. Aslında güvenliğin ne olduğu ile alakalı bir bilginizin olmadığını fark edeceksiniz. Evet, Türkçe de güven kelimesini ” güvende olmak” “güvenilir olmak” “çevre güvenliği almak ” gibi kalıplar içerisinde kullanıyoruz ve bunların anlamını biliyoruz. Fakat güvenlik nedir? Sorusunun tam bir cevabına sahip değiliz. Şimdi güvenlik teriminin tanımını yapacağız ve tanımından yola çıkarak onu anlamaya çalışacağız. Fakat bundan önce söylemek istediğim bazı şeyler var.

Değerli arkadaşlar. Bize öğretilen en büyük yanlışlardan biri okuduğumuz bir…

ustam

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store