
“Etrafımız dış düşmanlarla dolu. Herkes bizim karşımızda. Avrupa Birliği, ABD, NATO bize zarar vermeyi, parçalayıp bölmeyi kafaya takmış”. Bu anlatı esasında kökleri Osmanlı (hatta İslam) tarihine kadar uzanan bir tür derin kompleksin (işin sosyal psikolojik boyutu) ve yansıtma mekanizmasının, iktidarı konsolide etmek için kullanılmasından ibarettir. ABD dış düşmansa neden Türkiye’de bir ABD üssü var, neden ABD silahları kullanıyoruz, neden ABD’nin lideri olduğu bir savunma ittifakı üyesiyiz? AB bizim karşımızdaysa neden AB’ye girmek için bu kurumun müktesebatını benimsemek için on yıllarca reformlar yapıldı? Neden AB bize maddi kaynaklar sunuyor? Neden AB’den milyarlarca Avroluk fonlar kullanıyoruz? Neden öğrencilerimizi ERASMUS değişim programı çerçevesinde Avrupa’ya gönderiyoruz? Neden çocuklarımıza Batı dillerini öğretiyoruz? Neden sıkışınca bugünkü iktidar sahipleri bile haklarını aramak adına Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gittiler? NATO bize zarar vermeye ve bizi parçalamaya çalışıyorsa neden üyelikten çekilmiyoruz? Neden başımız her sıkıştığında NATO’dan Patriot sistemleri talep ediyoruz? Etrafımız bu düşmanlarla çevriliyse, bu işbirlikleri nasıl açıklanacak?