Yavaş yaşam akımlarını anlatmaya başladığımız bu süreçte kimimizin keyifle takip ettiği kimimizin ise sadece bir ihtiyaç olarak baktığı bir konuya değineceğiz bu hafta: Moda ve Tekstil. Aslında hepimizin aşina olduğu, logolarını görünce direkt bildiğimiz dünyaca ünlü markalardan küçük işletmelere kadar etik açıdan ne kadar doğru hareket ettiğimizi hem üretici hem de tüketici olarak kendimizi sorgulatacak bir akıma el atıyoruz. ‘’Modanın yavaşı/hızlısı mı olur?’’ diyebilirsiniz. Fakat unutmayalım ki tekstil, dünyada üretim yaparken aslında kaynakların ‘çöp’e dönüşmesinde en büyük neden olan sektörlerden birisi haline gelmiş durumda. Peki biz tüketime değil üretime yönelmekten bahsederken bir ürün nasıl hiç kullanılmadan veya oldukça az kullanımdan…

Yavaş Şehir nedir? Dünyada ve Türkiye’de kaç yavaş kent var? Kentlerin yavaşlaması bize ne ifade ediyor? Kentlerin yavaşlaması, yavaşlık akımının başka kentlere, yaşamlara geçmesi şimdiki zamana ve geleceğe nasıl faydaları var? Bunların cevaplarını ve daha fazlasını öğrenmek için yazımızı okumaya devam edin.

Cittaslow/Yavaş Şehir Oluşumu

Her kentin bir ruhu vardır: Geçmişten bugüne, bugünden yarınlara aktarılabilecek oldukça anısı, hikayesi, ritüelleri, dostlukları, tarihi, onu anlatan şarkıları, şiirleri, gelenekleri, bakınca onu anımsatan nesneleri vardır. Bastığımız toprakların her adımında bir yaşanmışlığı vardır. Bu yaşanmışlıklara bizim de hikayelerimiz eklenmekte, kentlerimizin ruhunu yeni dokunuşlarla süslemekteyiz. Tüm bunları göz önüne aldığımızda, ‘’kent ruhu’’nun kolaylıkla ortaya çıkmayacağını, hazır…

Virüs sebebiyle içinde bulunduğumuz duruma dayalı olarak evlerimizde zaman geçirmeye başladık. Bu süreçte dernek ofisimizi 16 Mart itibariyle kapattık ve işimizi evlere taşıdık. Hayat yavaşlamış durumda iken evde neler yapabileceğimizi ve virüsten korunmak için neler yapmamız gerektiğinden sizlere bahsettik. Alışık olmadığımız yavaş yaşama geçerken, hızlı bir hayat temposundan kopmak birçok kişinin bocalamasına neden oldu. Zorunlu olarak girdiğimiz bu hayat biçimi bize çok şey öğretti: En başta, zamanın hızına kapılırken kendimizden, sağlığımızdan ve bilinçsiz tüketimden doğan kaosların bize dönüşünün ne kadar ağır olacağı.

Bir mahalle, şehir veya ülkede meydana gelen problemin aslında bütün dünyaya yayılabileceğini gördük. ‘’Beni ilgilendirmez’’ mantalitesini çürüten bu…

Sosyal izolasyona devam ederken evde günlerimizi geçiriyoruz. Çoğumuz bu kadar hızlı bir yaşamdan sakin bir yaşama geçtiği için bocalamakta. Hızlı yaşamın ardından yavaşlamak bir kriz gibi gözükse de sizlere zamanınızın değerini de ölçebileceğiniz bir sürece girdiğimizi söylemek isteriz. Aslında kendimizle baş başa kaldığımız, daha duyarlı ve sosyal sorumluluğumuzu güçlendiren bu günlerde bir robot gibi yaşamaktan ziyade, kendi yeteneklerimizi, ilgi alanlarımızı, bilincimizi ve edindiğimiz bilgileri gözden geçirip kendimizi geliştirmeye yönelebiliriz.

Maalesef tüm çalışanlar, işçiler aynı şartlara sahip değiller: Bunu, sosyal izolasyon günlerinde hala işe gitmek zorunda kalan yüzlerce vatandaşın paylaştıkları görsellerle tanıklık ediyoruz. Bu yüzden, evde çalışma fırsatı olan kişilerin bu…

Kendi çapımızda yaptığımız şeyler başkalarını etkileyebilir mi? Başkalarına ulaşmak için ünlü olmamıza veya tahmin edemeyeceğimiz kadar büyük bir maddi gelire sahip olmamız mı gerekir? Hak temelli çalışmalar sadece insanlar için midir? Bu gibi soruları yanıtladığımız bir projeyle karşınızdayız!

Bu hafta sizlere Yavaş Yaşayanlar projemiz hakkında bir yazı hazırladık. ‘’Yavaş Yaşayanlar’’ nedir? Bu proje fikri nasıl aklımıza geldi? Amacımız neydi? Bu soruların cevaplarını öğrenmek için okumaya devam edin!

‘’Yavaş Yaşayanlar’’ Projesinin Amacı Nedir ?

“Yavaş Yaşayanlar — Medyada Görünürlük” projesi, Türkiye’nin kentlerinde kendi meşrebince, usulca yaşayan ve bir yandan da toplumsal hayata kendilerince mutluluk ve iyilik katan sıradan/normal insanların, yüksek…

Hep bir telaş içinde sürdürdüğümüz bu hayatta ne kadar mutluyuz? Günlerimiz ne kadar verimli geçiyor? Başka bir deyişle, dün ne yediğinizi dahi unutuyorsunuz değil mi? Bir önceki öğününüzü yiyip yemediğinizi dahi unuttuğunuz zamanlar da olmuştur muhtemelen. Bu kadar panik ve hız içinde yaşarken kendi içinize, benliğinize dönüp rahatlama ihtiyacı duymuyor musunuz? Cevaplar evet ise, yavaşlamanın zamanı geldi demektir. Böylece “an”ı yaşamak, yaptığımız işten verim almak, enerjimizi tüketmeden hareket etmek hepimize daha iyi bir bugün ve gelecek sunacaktır.

Yavaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin blog sayfasına hoş geldiniz. İlk yazımızda sizlere kendimizi tanıtmak istedik. ‘’Biz kimiz, kuruluş amacımız ve faaliyetlerimiz nelerdir?’’ …

Yavaş Yaşamı Destekleme Derneği

Sadece tüketmek yerine üretmeyi teşvik edecek girişimlerin olduğu, doğayla barışık, sakin ve huzurlu bir toplumsal yaşam sürmek mümkün

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store