LOKMAN UZEL ADLI TÜRKÇÜ GEÇİNEN SAHTEKÂRIN İÇ YÜZÜ

Lokman Uzel adlı çakal çıkarları için hertürlü dalda oynuyor,hatta Hollanda^da tutunmak için misyonerlerin gözüne girmek için İslamı karalıyor.
 Konumuz, Amsterdam’da “Türkçü Dernek” adı altında faaliyet göstererek “işçi ticareti” yapan Lokman Uzel adlı bir sahtekâr.
 Isparta doğumlu Lokman Uzel, 1970′li yıllarda henüz gençken İstanbul’un Fındıkzade, Kocamustafapaşa bölgesindeki ülkü ocaklarına gidip gelen ve kendisini Türk-islam ülkücüsü diye tanımlayan bir kişi… Fakat güven telkin etmeyen kişiliği ve çeşitli yalanları yüzünden ülkücüler arasında pek sevilmiyor ve sürekli aşağılanıyor. Öyle ki, bir kitap mevzusu yüzünden meşhur ülkücü Velican Oduncu’dan tokat bile yiyor. (Velican Oduncu hayatını kaybettikten sonra arkasından iftiralarda bulunarak, Velican’ın “kürtlerden aldığı emir üzerine iki tane Türkçüyü öldüren bir hain” olduğunu iddia etmesinin sebebi, vaktiyle yemiş olduğu bu tokadı unutamamasından kaynaklanıyor olsa gerek.)
 Türkiye’de iş bulamadığı için geçim sıkıntısı çeken Lokman 1980′lerde Hollanda’ya yerleşiyor. Avrupa ülkelerinde tutunabilmenin en kolay yolunun islam karşıtlığı olduğunu keşfetmesiyle birlikte müslümanlıktan çıkarak islam düşmanlığına başlıyor ve bu sayede tanıştığı bir hıristiyan oluşum aracılığıyla iş buluyor.
 Zamanla çevresini genişleten Lokman bir ilkokulda Türkçe öğretmeni olarak çalışmaya başlıyor fakat oradan aldığı maaşı içkiye yatırdığı için zorlukla geçinebiliyor. Daha fazla para kazanabilmek için çareler arıyor ve sonunda en iyi yolu buluyor: Bir dernek kurmak!…
 Hollanda’da yasal bir dernek kurup yasadışı işler yapmak kolay değil… Bunun üzerine Lokman hayali bir dernek kuruyor, yani birkaç kişi toplanarak kendilerini “Türkeli Uyumu Derneği” diye adlandırıyorlar. Ortada resmi bir kayıt yok, yasal statü yok… Amsterdam’daki bir postaneye ait olan “Shackletonstraat 3, 1056 RL Amsterdam” adresini derneğin irtibat adresi, Lokman’ın hergün gidip geldiği bir kafeye ait olan “0031206895662″ numaralı telefonu da irtibat telefonu olarak ayarlayıp faaliyete geçiyorlar.
 Faaliyetleri, Hollanda’ya gelen Türklere iş bularak bir aylık maaşının yarısı kadar komisyon almak. Bu “mesleği” icraa etmek için “Türkçülük” çok uygun bir araç oluyor tabii… “Türk için, Türk’e göre, Türk tarafından” söylemleriyle yanaşıp “dernek tarafından korunma güvencesi” verdikleri garibanları, tanıdıkları islam karşıtı hıristiyanlar aracılığıyla çeşitli fabrika ve tesislere yerleştiriyorlar. Bu kişilerin çoğu kaçak işçi konumunda oldukları için Lokman’ın başı ağrımıyor, düzeni gayet iyi işliyor.
 Bu arada hiç hesapta olmayan bir olay meydana geliyor. Bir okulda öğretmen olarak çalışan Lokman, 12 yaşındaki bir erkek çocuğa cinsel taciz suçlamasıyla karşı karşıya kalıyor. İşinden kovulup yargıya sevkediliyor fakat bu Türk çocuğunun babası Hollanda’da zor şartlar altında yaşadığı ve çeşitli yasal sorunları olduğu için konuyu fazla uzatamıyor. Aile ile anlaşan Lokman bir miktar para vererek olayın kapanmasını sağlıyor, dava düşüyor.
 Yasal işinden kovulan Lokman, “dernek” faaliyetlerine hız veriyor fakat Hollanda’da sınırsız insan kaynağı olmadığı için mecburen dışa açılmak zorunda kalıyor. Nasıl mı? Senede birkaç kez Kazakistan, Kırgızistan gibi Doğu Türk Elleri’ne gidip oradaki yoksul Türklere kısa bir Türkçülük nutku çektikten sonra Hollanda’ya göçe ikna ederek… Bin türlü vaadle kandırdığı bu kişiler Hollanda’ya geldiklerinde onları işe yerleştiriyor ve karşılığında komisyonunu alıyor.
 Lokman bu işleri “Türklüğe hizmet” ve “Avrupa ile Doğu Türk Elleri’nde Türkçülüğü yaymak, Türkçüleri örgütlendirmek” adı altında yapıyor. “İdealist insan” havası yaratıp vitrin oluşturabilmek için ara sıra Türkçülüğü konu alan yazılar da yazıyor fakat her yazısının içine mutlaka islam karşıtlığını da katıyor ki kendisine destek olan Hollandalı hıristiyan oluşuma “Bakın işte ben sizin çıkarlarınız doğrultusunda mücadele ediyorum” diyebilsin. Yani bir taşla iki kuş vuruyor, hem sözde Türkçülük yaparak muhattap olduğu Türklerin gözünü boyuyor, hem de hıristiyan misyoneri dostlarına hizmet ediyor.
 Türkçülükle uzaktan yakından alakası olmayan Lokman’ın gerçek faaliyetlerinin farkına varanlar elbette oluyor ama onları sindirmenin yolunu da bulmuş. Böyle kişileri “fethullahçı veya MİT ajanı” ilan edip, Türkçülüğe zarar vermek, bölmek, yok etmek için kendisini hedef aldıklarını iddia ediyor… “Reklamın iyisi kötüsü olmaz” mantığıyla hareket ettiği için, adını sürekli gündemde tutabilmek amacıyla belli zaman aralıklarında Türkçü kişi ve kurumlara saldırmayı da ihmal etmiyor tabii. Çağımızın en önemli kitle iletişim aracı haline geldiği ve masrafsız olduğu için bu tür saldırıları arkadaşlarıyla birlikte genellikle internet üzerinden yapıyor.
 Bu konuya değinmemizin sebebi, Amsterdam’da Lokman tarafından komisyon karşılığında sokulduğu ayakkabı fabrikasında birçok sorun yaşayan ve sol terör örgütü DHKP-C sempatizanı ustabaşı tarafından örgütün Avrupa kadrosuna katılması için ikna edilmeye çalışılan 21 yaşındaki Türk gencinin dramına şahit olan Türkçülerin bizimle temas kurup bilgi vererek, bu sahtekârın gerçek yüzünü gözler önüne sermemizi rica etmeleridir… “Türkçülük” adı altında “işçi ticareti” yapıp Türk evlatlarını tehlikenin kucağına atan bu şahısın yeni “avlar” bulmasını, yazdığımız bu yazı sayesinde belki önleyemeyiz ama en azından bize düşen görevi yerine getirmiş oluruz…
 Türklerin aklını bulandırmaya çalışan bu fitne fesat tohumlarıyla mücadele etmek her Türk’ün görevidir. Aşağıdaki adres ve telefonlar Lokman Uzel’e ve işbirlikçi akrabalarına aittir.
 Lokman Uzel’in ev adresi: Zafer Mahallesi, Toplu Konutlar C Blok, nu: 4, Yalvaç, Isparta.
 Lokman Uzel’in ev telefonu: 0246 441 75 95
 Hasan Uzel’in ev telefonu: 0246 441 38 68
 Hasan Uzel’in cep telefonu: 0544 878 56 02

Lokman Uzel diyor ki;

Adım Lokman Uzel… Çevremde Çerkez Luko adıyla tanınırım… Uzun yıllar önce TC vatandaşlığından çıkıp Avrupa’ya kapağı attım. Eskiden aktif faaliyetlerde bulunan bir Nurcu idim fakat cemaate bağışlanan paraların bir kısmını zimmetime geçirdiğim anlaşıldığı için komalık olana kadar dövüldüm ve kovuldum. Çok kindarımdır, hemen 180 derece dönüp Nurculara düşman oldum tabii.
 Herhangi bir işim, mesleğim yoktur. Sabahtan akşama, akşamdan sabaha kadar bilgisayarın başında oturup fitne-fesat üretirim. Her fırsatta Türk devletine, Türk ordusuna, Türk polisine olan düşmanlığımı kusarım. Nurculuk günlerimden kalma bazı alışkanlıklarımdan hâlâ vazgeçemedim; Ergenekon davasından yargılanan Atatürkçü, cumhuriyetçi, vatansever insanları Fethullahçı üslubuyla kötülemeye, karalamaya çalışırım.
 Boyum çok kısadır, cüceden biraz hâlliceyim. Anadolu’da “Götü yere yakın olandan korkacaksın”, “Nerde bodur, işte bela odur” gibi sözler vardır; ben de bacak kadar boyumla sürekli mikropluk yaparım. Başlıca taktiğim kadın adları kullanarak düşmanlarıma iftira atmaktır. Kadın kimliğine bürünerek her türlü yalanı ve iftirayı üretirim.
 Hayatta başarılı olamamış, sönük ve ezik bir kişiyim. İnternet ortamında bile bir arpa boyu yol ilerleyemedim, 10 yıldır uyduruk yahoo mail gruplarından kurtulamadım. “Yapamayan yıkar” misali; kendi acizliğimi ve zavallılığımı gizleyebilmek amacıyla, başarıyla ulaşmış, sevilen, sayılan kişilere çamur atıp durdum. İçimden söküp atamadığım kıskançlık ve çekememezlik duygularının etkisiyle onlara her türlü iftirayı attım. Ama bu olayda bile başarılı olamadım, yaptıklarım hiçbir işe yaramadı. Çok salak ve dangalak bir tip olduğum için kendimi hep ele verdim.
 Bana Çerkez Luko derler. Göttenbacaklı, pisliğin mikrobun biriyim. Bir gram delikanlılığım yoktur; sadece bilgisayarın arkasından kahramanlık yapabilen sinsi, kahpe, korkak, sahtekar bir kişiyim. Beni iyi tanıyın.
 Temmuz 25, 2010–11:09 pm Kategoriler: Lokman Uzel | Lokman Uzel diyor ki; için yorumlar kapalı
 Lokman Uzel’in Kullandığı Sahte Adların Listesi!

Lokman Uzel adlı sahtekarın klasik bir taktiği vardır. Düşman olduğu bir kişinin ismini kullanarak düşman olduğu bir başka kişiye iftira atar, böylece iki düşmanını birbirine düşürebileceğini zanneder. Ama bu taktik bugüne dek hiç işe yaramamıştır çünkü kimse keriz değil.
 Tipik bir ruh hastası olan Lokman Uzel bildiğim kadarıyla 20 civarında sahte isim ve e-posta adresi kullanıyor. Azerbaycanlıların kurdukları yahoo e-posta gruplarında bile bazı Azerbaycan vatandaşlarının isimlerini kullanarak kışkırtıcılık yapmaya çalışıyor. Türkçülere saldırmak için kullandığı sahte isimler ise Cevriye Ataman, Ertuğrul Alaca, Hüseyin Boylaş ve Mohammed Ali’dir.