BAŞIMIZA İCAT ÇIKARIN

Türkiye son yıllarda orta gelir tuzağı kavramı ile karşı karşıya. 2008’den itibaren kişi başı milli gelir seviyesinin artışı, gelişmiş ülkelere göre istenen seviyelerde değil. Amerika’da kişi başı milli gelir 2008’de 46.901 dolar iken, 2014’de 53 bin doların üzerine çıkmışken. Türkiye’de 2008’de 10.272 dolar olan kişi başı milli gelir 2014 ‘te sadece10.404 dolara yükseldi. Koç holding yönetim kurulu üyesi Sayın Ali Koç, gelişmiş ülkelerle Türkiye arasındaki gelir farklarının hızlı bir şekilde kapatılması için teknoloji ve inovasyonun anahtar unsurlar olduğunu görüşünde. Bu anlamda Koç holding ve Koç Üniversitesinin ortaklaşa kurdukları İnventram yatırım şirketi, sorununu çözmesi açısından önem teşkil ettiğini belirtiyor.

İnventram

İsmini İngilizce invent yani icat etmek ve ram yani koç anlamına gelen iki kelimeden alan İnventram, 2010 yılının nisan ayında faaliyete geçmiştir. Bünyesinde 62 kişilik danışma kurulu bulunduran şirket, yüksek mühendislik gerektiren buluşlara yatırım yaparak onların ticarileştirilmesine yardımcı oluyor. Şuana kadar 4400’den fazla proje inceledin ve değerlendirildi. Bunlardan 46’sı patent, 15’i teknoloji ticarileştirme iş ortaklığı, 3’ü de şirket yatırımı olmak üzere toplamda 64 proje yatırım yapıldı. Ağırlıklı olarak elektronik ürünler, savunma sanayi, otomotiv, biyoteknoloji ve sağlık gibi 9 farklı alanda projeleri inceleyen İnventram, buluşlara maddi imkânların dışında birçok konuda destek oluyor. İnventram genel müdürü Sayın Cem Soysal, genellikle icat sahiplerinin ürünü geliştirme yönüne odaklandıklarını, bundan dolayı ürünün ticarileştirilmesi için gereken birçok unsurun atlandığını belirtiyor. İnventram tamda bu alanda ürünün patentleştirilmesi, şirket kurulumu, hedef marketin belirlenmesi, pazarlaması, hukuki sorumlulukları ve markalaşması konusunda sektöründe öncü ekibi ile girişimcilere destek oluyor. Sayın Ali Koç, Türkiye’de fikirleri ticari iş modellerine taşıyan, başlangıç ve erken aşama desteklerinde boşluklar olduğunu belirtiyor. Ürün, hedef pazar, müşteri segmentleri ve finansallar olgunlaştığında şirket ile ilgilenen büyük yatırımcıların her alanda mevcut olduğunu ancak işi bu seviyeye taşıyacak kaldıraç mekanizmalarının mevcut olmadığını dile getiriyor. Sayın Koç bu anlamda İnventram’ın hedefinin bu boşluğu doldurmak olduğunu dile getiriyor.
Koç Holding’in güçlü desteği ve Koç Üniversitesi’nin işbirliği ile kurulan bir erken aşama teknoloji yatırım şirketi olan İnventram, sanayi ve üniversite iş ortaklığının Türkiye’de bulunan ilk ve tek örneği olmasının yanı sıra erken aşama yüksek mühendislik alanında yatırım yapan da tek şirkettir. Koç Topluluğu’nun sanayi alanındaki liderlik tecrübesini, iş kültürünü, eşsiz AR-GE gücünü ve rakipsiz kanal yapısını, Koç Üniversitesi’nin bilim kapasitesi ve dünya standartlarındaki kadrosuyla bir araya getiren şirket. Koç Üniversitesi’nin Mühendislik ve Fen Fakülteleri’nde yer alan teknolojik yönü son derece kuvvetli projeleri İnventram Ekibi değerlendirip teknoloji ticarileştirme, patentlenme ve şirketleşme modelleri altında ilgili akademisyenler ile araştırmaları geliştirmekte. Koç Üniversitesi sadece Türkiye’deki en güçlü Mühendislik Fakültesi kadrolarından birine sahip değil, aynı zamanda Amerika’nın konusundaki en rekabetçi üniversitelerinden gelmiş, ürün ve ticarileştirme odaklı profesörlere sahip bir üniversite. Bundan dolayıdır ki; patentlerin ve kurulan start-up şirketlerin ağırlığı Koç Üniversitesi bilim adamları işbirliğinde gerçekleşmektedir. Üniversite sanayi işbirliği meyvelerini de birçok başarılı proje ile vermektedir. Yrd. Doç. Dr. Deniz U. Erbulut ve Prof. Dr. Ali Fahir Özer tarafından geliştirilen ve İnventram olarak 2012 yılında patent başvurusu yapılan, Türkiye’nin ilk yapay omurga disk implantı ile Türkiye’nin sağlık teknolojileri alanında bugüne kadarki en büyük adımlarından birinin atılmasını sağlanmıştır. Boyun omurları ile ilgili sorunlara çözüm olacak ameliyatlarda kullanılan implant, daha kolay uygulama imkânı sunarken, hastalara da daha fazla hareket kabiliyeti sağlıyor. Bugüne kadar ameliyatlarda hastalara uygulanan iki veya üç parçalı protezlerin yarattığı sıkıntıları ortadan kaldırmak için üretilen yapay omurga disk implantı, hastaların günlük hayatlarına hiçbir engel yaşamadan devam etmelerini sağlıyor. 2015 yılı ameliyatlarda kullanılmaya başlanan bu ürünün satışı rakamları ise giderek artmakta.

Peki, İnventram İle İlgili Girişimciler Ne Düşünüyor ?

Prof. Dr. Hakan Ürey, araştırmasına European Research Council tarafından 2,5 milyon Euro destekte bulunulmuş, Tübitak ve Tüba tarafından ödüllendirilmiş, 30’dan fazla patentte imzası bulunan,160 tanede uluslararası yayınlanmış yazısı bulunan önemli bir Koç üniversitesi mühendislik bölümü öğretim üyesidir. 1992 yılında ODTÜ’de lisans derecesini, 1997 yılında Georgia Institute of Technology’nin Elektrik Mühendisliği bölümünde doktorasını tamamladıktan sonra 2001 de Koç üniversitesine katılmıştır. Önemli buluş ve başarılara sahip olan Sayın Ürey, İnventram’ın projelerin hayata geçirilmesinde önemli bir yere sahip olduğunu belirtiyor. İnventram’dan önce yaptıkları buluşların potansiyel müşterilerini bulmakta zorlandıklarını, kendi çevre ve imkânları sayesinde projelerine yatırımcı bulduklarını vurgulayan Ürey. Bu durumun ne yazık ki birçok araştırmanın makalelere konu olmaktan daha ileriye gidememesi sebep olduğunu, ayrıca bulunan yatırımcılarında genelde ortaklık yapısında profesyonel yaklaşımları bulunmadıkları için projeden gelir elde edemediklerini dile getiriyor. İnventram’ın hayata geçirilmesi ile özellikle projelerinin patentleştirilmesi ve gelişimi konusunda hız kazandıklarını belirten Hakan Ürey, örnek olarak projede çalışan mühendislerin fonlanması ve patentleştirmede gereken maddi desteğin hızı sayesinde projelerin makale yazısından hayata geçişinin sağlandığını vurguluyor. Samimi bir diyalog içerisinde düşüncelerini İnventram danışma kurulu üyeleri ile tartışabildiklerini ve bunun ürünlerin gelişimi yönünde önemli katkı sağladığını da belirten Sayın Ürey’in içinde bulunduğu birçok ta proje var. Tarabios adında kurulan şirkette, patentle korunan özgün ve ileri teknoloji kan teşhis sistemleri geliştirmektedir. Biyosensör MEMS Tabanlı Hastalık Teşhis Sistemleri olarak geçen proje aynı zamanda Tübitak destekli. Bir damla kandan elde edilen değerlerle belirli hastalıkların teşhisini sağlıyor. Taşınabilir ve küçük boyuta sahip olan cihaz, uygulanabilirliği ile de birçok pazara hitap ediyor. Bir diğer başarılı örnek ise Kontak Lens Bazlı 3 Boyutlu Görüntüleme Teknolojisi. Süper çoklu görüntü oluşturan üç boyutlu bir görüntüleme sistemi. Göz ile birlikte hareket edebilmesi sayesinde optik avantajlar sunmakta. Sistemde gözün doğal açısal dönme ve odak uzağı ayarlama hareketlerini yapabilmesiyle de benzer sistemlerdeki beyinin alışık olmadığı durumlar meydana gelmemekte ve bu projede patent başvuruları ile koruma altında. Sayın Ürey, projelerinin başarıya ulaşmasında, Koç üniversitesi öğrencilerinin önemli katkı sağladıklarını da dile getiriyor. Laboratuvarlarında doktorası bulunan, doktora ve master yapan, ayrıca lisans öğrenimi sürdüren öğrencileri bulunduğunu ve bu öğrencilerin 20 adet patentte buluş sahibi olduklarını belirtiyor.

Peki, Dünyada AR-GE’ ye Ne Kadar Önem Veriliyor ?

Ar-Ge insanlığın bilgi dağarcığının artırılmasına ve bu dağarcığın yeni uygulamalar tasarlamak üzere kullanılmasına ilişkin sistematik ve yaratıcı çalışmalardır. Sayın Cem Soysal, 3 ağustos 2015 yılında Bloomberg kanalında Ar-ge konusunda Türkiye’nin istenilen seviyede olmadığını vurgulamıştır. Gelişmiş ülkelerde Ar-ge endeksi yani gayrisafi yurtiçi hasılanın Ar-ge harcamalarına oranı yüzde 2,5’ten 4’e kadar değişirken, Türkiye 2014’te 16 milyar Türk lirası harcama gerçekleştirerek bu oran yüzde 1’e yaklaştırmıştır. Amerika’da 400 milyar doları bulan Ar-ge harcamaları ise ülkede bulunan şirketlere başarı olarak geri geliyor. Sadece Apple şirketinin 2014 yılında satışlardan kazancı 180 milyar doların üzerinde. Şirket 2014 yılında araştırma ve geliştirme için 6 milyar dolar harcama gerçekleştirmiş. Bir diğer başarılı ülke Almanya ise 55 milyar Euro’nun üzerinde Ar-Ge çalışmaları için kaynak oluşturmuş ve önemli şirketlerinde biri olan Siemens bu harcamalara 4,4 milyar Euro katkı sağlayarak satış rakamlarında 71 milyar Euro gelir elde etmiş bulunuyor. Türkiye’de ise Ar-ge çalışmaları ile ön plana çıkan Aselsan şirketinin 2014 harcaması 376 milyon dolar iken bakiye satışı 3,9 milyar dolar olmuştur. Sayın Soysal ve Koç ‘un bu tablonun değişebilmesi için ortak düşüncesi ise İnventram gibi kuruluşların desteği ile araştırmaların ticarileştirilmesi.

Peki, Genç Girişimci ve Mucitler Ne Yapmalım ?

Sayın Soysal’ın bu konuda düşünceleri ise şöyle; Genç mucit ve girişimcilerin iki alanda kendilerini geliştirmeleri çok önemli. Şirketlere bakacak olursak temel 2 tane fonksiyon var; bunlardan bir tanesi üretmek, diğeri satmak. Bunun çevresinde gelişen fonksiyonlar var ama gerçekten üniversitede okuyup da gelecekle ilgili kariyer planı yapan insanlara şunu öneriyorum; ya bir ürün veya servisin geliştirilmesi konusunda uzmanlaşın ya da kendinize yatırım yapın bilginizi derinleştirin. Şirketlerin en çok inovatif olan inovasyon yapan ve bunu müşteriye taşıyan insanlara çok fazla ihtiyacı var. Bir diğer konuda benim özellikle önerdiğim 2 yol var, biri profesyonel kariyer yolu diğeri girişimcilik yolu. Gençlerin %20 si gibi kendi şirketimi kuracağım diyor, rakamın %50’lere taşınabilmesi çok önemli.

Rekabet İçin Yeni Düşünceler Şart !

Globalleşen dünya ekonomisinde, Sayın Koç, Soysal ve Üreyin hedefleri ve düşünceleri ortak. Günümüzde başarı özel şirketlerin rekabet ortamında farklılaşması ile mümkün oluyor. Üründe farklılaşmak ise kısa zamanda şirketleri başarıya taşıyabiliyor. Örneklerde verildiği gibi Apple ve Siemens gibi şirketler neredeyse tek başlarına Türkiye harcanan kadar araştırma ve geliştirme departmanlarına kaynak ayırıyorlar. Üründe farklılaşmak ise üniversite sanayi ortaklığı ile daha sağlam ve verimli oluyor. Projeye teknik bilgi kısmında üniversitelerin artıları yansırken, ticarileştirme konusu ise firmaların katkıları ortaya çıkıyor. İnventram kuruluşu tamda bu iş birliğinin kurulmasında köprü olarak Türkiye’nin yakın zamanda karşılaştığı orta gelir tuzağı ve kişi başı milli gelir sıkıntısına çözüm olma hedefinde. Büyük resme bakıldığında, Türkiye başımıza icat çıkarma denilen gençlerin, icatlarına ve araştırmalarına ihtiyaç duymaktadır.

1. Kaynak

http://www.tr-ch.org/wp-content/uploads/2015/07/Ali-Ko%C3%A7.pdf
İnventram Genel Müdürü Cem Soysal’ın görüşleri
http://www.inventram.com/icerik/2/sirket-profili
Sayın Hakan Ürey ile Röportaj
https://www.youtube.com/watch?v=BxlcWwG5iGI

2. Kaynak
http://www.siemens.com/press/pool/de/homepage/siemens-company-presentation.pdf
http://www.odd.org.tr/web_2837_1/entitialfocus.aspx?primary_id=923&target=categorial1&type=31&detail=single
http://onedio.com/haber/dunyanin-en-iyi-10-ekonomisi-364938
http://www.bugun.com.tr/ekonomi/turkiyenin-milli-geliri-dolar-bazinda-1566491.html
http://www.statista.com/statistics/273006/apple-expenses-for-research-and-development/
http://www.aselsan.com.tr/tr-tr/yatirimci-iliskileri/finansal-veriler/Documents/Yatirimci%20Sunumlari/Aselsan_Yatirimci_Sunumu_20150819.pdf

A single golf clap? Or a long standing ovation?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.