Koç Üniversitesi Nükleer Enerji Hakkında Ne Düşünüyor?

Dünya üzerinde 439 adet nükleer enerji santrali bulunmakta ve 15 ülke 61 yeni santral çalışması sürmektedir. Dünyanın toplam elektrik ihtiyacının %15’i nükleer enerjiden karşılanıyor fakat ülkeler arası nükleer kapasite artırımı konusunda farklılıklar var. 2010–2035 yılları karşılaştırıldığında Avrupa’da nükleer kapasitenin %32 seviyelerinde düşeceği öngörülmekte iken Cinde %20, Rusya’da %50, ABD de is %5 düzeylerinde artış beklenmekte. Şuan için nükleer enerji ile ilgili en çarpıcı verilere ise Fransa ve ABD sahip. Fransa enerji tüketiminin %74 nükleer enerjiden sağlamakta, ABD is 104 reaktör sayısı ile dünyada ki en fazla santrale sayısına sahip. Türkiye ise enerji tüketiminin %46,2 sini doğalgazdan %25,9 unu da kömürden karşılamaktadır. Son aldığı karar ile Türkiye, inşaatı tamamlandığında 80 milyar kwh kurulu güce sahip biri Akkuyu Mersin’de diğeri ise Sinop ta olmak üzere iki nükleer santrale sahip olacak. Bu yatırım yeni tartışmalara ortam oluşturdu ve bu konular hakkında Koç Üniversitesi öğrencileri ile anket ve röportajlar yapıldı. 63 kişinin katıldığı ankette farklı görüşler ortaya çıktı. Bu görüşler hakkında eski siyaset kulübü başkanı, hukuk son sınıf öğrencisi Yavuz Çakır ve Genç Tema Başkanı, psikoloji öğrencisi Candan Çetin ile röportaj gerçekleştirildi.

  1. Soru
    Hangi enerji kaynağı en az karbondioksit emisyonuna sahiptir?
    -Doğalgaz –Güneş –Nükleer –Rüzgâr
    Anket sonuçları %46,03 rüzgâr ve %41,27 güneş çıkmıştır.
    Candan; Güneş veya rüzgâr olduğunu düşünüyorum.
    Yiğitcan; Aslında doğru cevap nükleer. Şuana kadarda nükleer santraller yerine fosil yakıtları kullanılıyor olsa idi yıllık %17 daha fazla karbon salınımı olacaktı. Bu bilgi senin nükleer enerjiye bakışını değiştirir mi?
    Candan; Açıkçası hiç değiştirmez çünkü nükleerde yaşanan kazaları ve faciaları biliyoruz. Karbondioksit salınım az olması onun zararsız olduğu anlamına gelmez. Nükleer atıklar hiçbir şekilde etkisiz hale getirilemiyor ve radyasyon gibi ayrıca bir faktör daha var. Karbondioksitten dolaylı yoldan etkilenilmesine rağmen radyasyon insan sağlığını direk etkiliyor. Günümüzde yaygınlaşan kanser vakaları, türlerin yok olması ve toprak kirliliği gibi birçok ta görülmeyen zararları var.
    Yavuz; Tabi ki de nükleer enerji diyor(gülüyor). Senin ile röportaj yapacağım bildiğim için baktım ve ilginç bir detayda öğrendim termik santrallerden de5 kat daha az salınım yapıyormuş.
    Yiğitcan; Peki, Dünyada nükleer santraller olmasa idi yıllık %17 daha fazla karbon salınımı olacaktı bunun ile ilgili ne düşünüyorsun seni nükleer enerji ile ilgili olumlu mu etkiliyor?
    Yavuz; Tabi ki de, karbondioksit salınımı düşük olan enerji kaynaklarının kullanımı dünya, insanlık ve gelecek kuşaklar için daha avantajlı.
  2. Soru
    Türkiye hangi enerji kaynağını kullanmalı?
    -Nükleer –HES –Rüzgâr — Güneş
    Anket sonuçlarında güneş %33,33, rüzgâr%24,40, HES %20,63 ve nükleer ise %17,46 pay almıştır. Yorum kısmında ise bir kişi jeotermal enerjiyi tercih etmiş.
    Candan; Açıkçası HES’ler kurulmadan önce onlarında zararlarını bilmiyorduk ama daha sonra öğrendik ki birçok zararları var. Türkiye güneş ve rüzgâr enerjisi bakımında çok zengin ve oluşturdukları bir atık yok. Karbondioksit salınımı bakımından da iyi durumdalar. Maliyet bakımından da nükleer enerjiye nazaran daha uygun. Ayrıca şuan yapılan nükleer enerji sözleşmesi ile Rus şirket yatırdığı paradan çok daha fazlasını bu ülkeden kazanmış olacak.
    Yavuz; Hepsinin ayrı ayrı avantajları ve dezavantajları var ama günümüzde teknoloji gelişti. İnşaatlarında son derece dikkatli olunarak nükleer enerjinin kullanılmasından yanayım. Kısa sürede az yer kaplayarak çok fazla enerji üretilmesini sağlıyor. Mesela Akkuyu’da üretilecek enerjinin değeri 8 tane Atatürk barajına denk geliyor. Tabi ki de Çernobil felaketi gibi riskler taşıyor ama teknolojiyi iyi kullanarak sağlam temellerle bu enerji kaynağının kullanılmasından yanayım. Ayrıca bu konuda Türkiye’nin geride kaldığı kanaatindeyim.
  3. Soru
    Akkuyu ve Sinop’ta kurulacak olan nükleer santrallerin çevresinde yaşayan canlılara(İnsan, hayvan, bitki) sağlık sorunu yaratacağından endişe ediyor musunuz?
    Anket sonuçlarında %84,13 evet %15,87 ile ise hayır cevabı verilmiş.
    Candan; Evet endişe ediyorum. Nükleer enerji santrallerinde toprağa direk olarak radyasyon salınımı yapılıyor ve ülkemizde yapılması planlanan yer Mersin Akkuyu. Burası milli park ve dünya mirası olarak görülüyor. Burada ki toprağı enerji uğruna zehirlemek herhalde doğru kelime bu! Bana mantıklı gelmiyor. Ayrıca nükleer atıklarında Akdeniz’e atılması planlanıyor ve bu konuda komşu ülkelerden de Türkiye’ye tepki var.
    Yavuz; Şimdi tabi ki de kamuoyu genelinde oluşmuş bir takım negatif bir algı var fakat işin incelediğimiz zaman farklı şeyler öğreniyorsun. Eğer gerekli önlemler alınırsa ben bir sıkıntı görmüyorum. Mesela örnek vereyim uçak seyahatlerinde ve röntgen çekimlerinde de radyasyon alıyoruz. Bunlarla beraber düşünürsek ortada çokta büyük bir sıkıntı yok bence. Sadece işi emin ellere verilmesi, işin ehline verilmesi gerektiğini düşünüyorum.
  4. Soru
    Sizce Nükleer santraller Türkiye ekonomisine nasıl katkı sağlayacaktır?
    Anket sonuçlarında %85,48 olumlu %14,52 seviyesinde olumsuz cevabı verilmiş.
    Candan; Olumlu etkisi olabilir ama dışa bağımlılığımızı artıyor ve nükleer enerji kurulduktan sonra fiyatların tüketiciye yansıtılması bekleniyor.
    Yavuz; Ekonomik anlamda olumlu katkı sağlayacağını düşünüyorum.
  5. Soru
    Nükleer santraller ile ilgili bir sızıntı veya patlama endişesi taşıyor musunuz?
    Anket sonuçlarında %79,03 evet %20,97 ile ise hayır cevabı verilmiş
    Candan; Çok trajikomik bir durum var. Almanya yüksek düzeyde nükleer enerjide kullanıyor fakat bu zamana kadar hiç ölümlü bir kaza yaşamamışlar. Bizim ülkemizde şuana kadar bir nükleer santral yok ama bir araştırma merkezi var. Bu merkezden çıkan atık nedeni ile şuana kadar 43 vatandaşımızı kaybettik. Daha santralimiz bile yokken 43 vatandaşımız vefat etti bu çok garip değil mi! Aslında bu olay birçok soruyu yanıtlıyor.
    Yavuz; Evet, tabi ki de ortada bir risk var, Türkiye sonuçta deprem bölgesinde. Fukushima ve Çernobil gibi felaketlerde gördük. Burada oluşacak bir hata neticesinde gelecek kuşaklarda etkilene bilir ama teknoloji iyi kullanılarak, işinde doğru kişilere verilmesi sonucunda bir sıkıntı çıkmayacağını düşünüyorum.
  6. Soru
    Türkiye enerji tüketiminin %43,7 i doğalgazdan karşılıyor ve bunun çoğunluğunu Rusya’dan almaktadır. Sizce Akkuyu(Mersin) nükleer santralinin yapımı ve bir süreliğine işletiminin Rusya’ya verilmesi enerjideki bağımlılığımızı nasıl etkiler?
    Ankette %52,38 artırır, %23,81 arttırmaz ve yine %23,81 aynı oranda kalır cevapları verilmiş.
    Yiğitcan; Soruya ek olarak şu bilgiyi paylaşmak istiyorum seninle. Enerji bakanlığının nükleer enerji ile ilgi raporunda ABD, Rusya, İngiltere, Fransa ve Kanada dışındaki bütün ülkelerin ilk nükleer santrallerini ithal ettiklerini ve daha sonra milli santrallerini yaptıkları belirtiliyor. Hatta raporda Güney Kore’nin ilk santralde %2 milli katkısı bulunurken şuan %98 milli olarak santral yapabildiklerinden bahsediliyor. Bu sanki ilk adımmış ve daha sonrasında milli nükleer santral çalışmaları da yapılacak gibi bu konuda ne düşünüyorsun?
    Candan; Yapılan anlaşmayı incelersek 45 yıllık bir anlaşma var ve bir nükleer santralin ömrü ortalama 60 yıl. Anlaşma bittikten sonrada santralin kapatılma ve imha kısmı Türkiye’nin sorumluluğunda ve bu konuda bilgimiz olmadan bunu nasıl yapılacağı konusunda endişeliyim. Türkiye ayrıca yaptığı sözleşmeyi ne kadar halkına anlattı veya mecliste konuştu. Birçok ülke yapıyor diye bizde yapalım mantığı yanlış bence mesela Türkiye güneş enerjisi anlamında zengin ama Rusya değil yani söylemek istediğim bu konu ülke başka kaynakları üzerinden değerlendirerek yapmalıyız.
    Yiğitcan; Peki bakanlığın nükleer enerji ile ilgili öne sürdüğü bir argüman daha var. Türkiye şuan 212 milyar kwh olan enerji tüketimi 2023te 500 milyara çıkacak ve ülkemizde ki bütün yenilenebilir enerji kaynaklarını kullansak bile bunun sadece yarısını karşılayabiliriz. Ayrıca yenilenebilir enerjiler mevsimsel farklılıklar da gösterirken nükleer enerji az bir bakım süreci hariç 7 gün 24 saat çalışabiliyor ve bu elektrikte ki dalgalanmaları önlemek için önemli bir özellik. Bu argüman ile ilgili ne düşünüyorsun?
    Candan; Açıkçası bakanlığın raporu olduğundan dolayı çokta ciddiye alma derim sana. Nükleer ile ilgili cet raporuna baktın mı bilmiyorum ama 800 sayfalık bir rapor var. Raporu hazırlayanlara baktığımızda bu konu ile ilgili derin bilgilere sahip kişilerden oluşan bir ekip değil. Bundan dolayı raporlara güvenim tam değil.

Yiğitcan; Yavuz işi ehline verelim dedin. İşi Rusya’ya verdik. Bu enerji bağımlılığımızı nasıl etkiler?
Yavuz; Bu soru güzel bir soru(gülüyor). Orta vadede enerji tüketiminde %50 e yakın bir artış gerçekleşmesi bekleniyor Türkiye bu projeler yapılmasa enerji tüketimi bakımından sıkıntıya girecek. Enerji olarak zaten dış ülkelere şuanda çok bağlıyız. Rusya’dan ciddi anlamda doğalgaz ithal ediyoruz. Tabi bu durum Türkiye’nin yer altı kaynaklarının zengin olmamasından da kaynaklanıyor. Kaç sene tutturduk bor bor diye o da bir türlü bir sonuca varmadı. Ben Türkiye’nin kendi enerjisi üretmesi taraftarıyım. Bu günlerde bildiğin üzere Rusya ile bir sıkıntı yaşandı. Hemen aklımıza acaba doğalgazı keserler mi gibi bazı sorular geliyor. Ama nükleer santralin Rus şirkete verilmesi doğalgazda ki bağımlılıkla aynı şey değil. Orta karşılıklı yapılmış bir sözleşme var. Rusya sözleşme dışına farklı bir hamle yapamaz. İşi ehline verme konusunda da benim bildiğim nükleer konusunda Rusya çok gelişmiş bir ülke.
Yiğitcan; Raporda Rusya’nın nükleer konusunda en gelişmiş ülkeler arasında olduğuna da yer verilmiş ve ayrıca Güney Kore örneği dikkat çekiyor. İlk başta ithal santral kuran Güney Kore’nin şuan milli santraller kurabildiği söyleniyor. İleride Türkiye de milli santraller kurulursa bu konuya olumlu bakar mısın?
Yavuz; Bu konu için Fransa iyi bir örnek. Enerji tüketiminin %75’i nükleer enerjiden sağlıyor ve bu manada enerji bağımlılığını bitirmiş diye biliriz. Yani konuya ben olumlu bakıyorum.
Yiğitcan; Peki, Seninle yapılan sözleşme ile alakalıda konuşmak istiyorum. 15 yıllığa üretilen enerjinin %50 sini alma garantisi ve sonrasında ki 45 yıl net karın sadece %20sini aldığımız bir sözleşme. Şunu da belirtmek istiyorum nükleer santrallerin ortalama ömrü 60 yıl ve Rus şirket 20 milyar dolar harcama yapacak ama bununda geri bildirimini almak isteyecektir. Bu konuda ne düşünüyorsun?

Yavuz; Şimdi şöyle sen 20 milyar dolar sermaye girecek dedin ülkeye ayrıca benim baktığım kaynaklarda da buna ek olarak 7 milyar dolarlıkta Türkiye’den malzeme alımı da gerçekleşecek yani toplamda 27 milyar dolarlık bir katkı olacağını söylemek isterim. Ben bu nükleer enerji olayının bir nevi kamu hizmeti olarak görüyorum neticede enerji insanların en temel ihtiyaçlarından biri. Devlet bu ihtiyacı öngörerek karşılamak zorunda bunun içinde gerekli adımlar atılmalı. Gerekirse yapılan gibi bu ithal edilir. Sözleşme kısmı ile ilgilide benim bildiğim kadarı ile mantık yapancı yatırımcıyı çekmek için yap-işlet-devret modelini cazip kılmak. Mesela yapılan gibi %50 enerji alma garantisi. Ama tabi ki de sözleşmenin Türkiye açısından daha karlı hazırlanmasını isterdim.
Yiğitcan; Bakanlığın nükleer enerji ile ilgili bir başka argümanı ise yıl içerisinde yenilenebilir enerjilerden daha fazla çalışabiliyor olması. Mesela rüzgâr enerjisi ortalama 3000 saat çalışırken HES’ler 4000 saat ama nükleer 8000 saat çalışabiliyor. Bu konu hakkında ne düşünüyorsun?
Yavuz; Sen bu bilgiyi paylaşmasa idin ben değinecektim. Bu özellikten de göre bildiğimiz gibi diğer enerji kaynakları nükleer enerjinin bir alternatifi olamaz. Daha önce verdiğim Atatürk barajı ile enerji üretim kapasitesi ve termik santrallerin karbondioksit salınımı bakımından dezavantajları örneği de bu söylediğimi destekliyor.

7.Soru
Kurulacak olan iki nükleer enerji santralinin yıllık yaklaşık 80 milyar kwh elektrik üretmesi beklenirken bunun doğalgaz ithali edilmesi durumunda parasal değeri 7,2 milyar dolardır. Sizce bu bilgi nükleer santrallerin kurulması için iyi bir neden oluşturuyor mu?
Anket sonuçlarında %58,73 evet %41,27 ile ise hayır cevabı verilmiş.
Candan; Açıkçası değil. Bundan elde edilecek kar zaten yüksek miktarda Rus şirketine gidecek ondan dolayı bir anlam ifade etmiyor.
Yiğitcan; Evet bu konuda da fikrini almak istiyorum. Rus şirket ile yaptığımız anlaşmada ilk 15 yıl üretilen enerjinin %50 sini alma garantisini veriyoruz ve daha sonrada ki 45 yıl şirketin net karının %20sini alabiliyor Türkiye bunun ile ilgili ne düşünüyorsun?
Candan; Enerji tüketimi bağlamında bir ülkeye bağlı olmak siyasi anlamda da bağlı olmak anlamında gelmektedir ve bunun daha tehlikeli olduğunu düşünüyorum.
Yavuz; Bence sadece bu konuyu parasal değer üzerinde de konuşmamak lazım burada ülkenin siyasal bağımsızlığı ve geleceği de ön plana çıkıyor. Komşu ülkelerde iç savaş ve ekonomik sıkıntılar görmekteyiz. Şuan yanımızda olan ülkeler ile bir anda karşı karşıya gelme gibi durumlarla karşı karşıyayız. Daha önce belirtiğim gibi acaba doğalgazı kesecekler mi diye endişe ediyoruz. Bu anlamda olaya sadece parasal boyuttan değil uluslararası siyaset manasında da bakmalıyız.

8.Soru
Genel bağlamda, Türkiye’de nükleer enerji yatırımlarının olumlu veya olumsuz gördüğünüz yanları var mı?
Anket Katılımcı 1; Eğitim, disiplin ve kafa yapısı olarak Türkiye nükleer santral kurmak ve en önemlisi sürdürmek için yetersiz bir ülke.
Anket Katılımcı 2; Çevre zararları indirgenirse olumlu olur.
Anket Katılımcı 3; Ekosistemi bozma ihtimali olduğu için olumsuzdur ama ekonomik anlamda olumlu olarak düşünülebilir.
Anket Katılımcı 4; Doğal kanyaklar yeterince kullanılmıyor.
Anket Katılımcı 5; Sağlığımızı olumsuz etkileyecek.
Anket Katılımcı 6; Olumsuz çünkü deprem riski taşıyan bir ülke Türkiye ondan yapılmamalı.
Anket Katılımcı 7; Dışa bağımlılığı azaltacaktır; fakat olası bir kaza durumunda o bölgede yasayan canlıların hayatını çok büyük bir tehlikeye sürükleyecektir.
Anket Katılımcı 8; Olumlu, Türkiye kendi enerjisini üretmeli.
Anket Katılımcı 9; Umarım tüm önlemler alınarak hakkıyla yapılıp sorunsuzca işletilir.
Anket Katılımcı 10; Türkiye’deki kurumların denetlenmesi her zaman çok tartışılan bir konu. İnsan ve canlı yasamı üzerinde bu kadar büyük etkisi olabilecek bir yatırıma bence Türk kontrol mekanizmaları hazır değil.

Candan; Benim söylemek istediğim kendi doğanı kirletiyorsun ve bunu bir başkasında yaptırıyorsun ve gelirlerinin büyük çoğunluğunu da ona veriyorsun. Ayrıca burada sınırlı Türk çalışan olacak ve dünyada yaşanan felaketleri de biliyoruz Fukushima ve Çernobil gibi. Kendimizi büyük bir riske attığımızı düşünüyorum. Bu konuda olumlu bir yan görememekteyim açıkçası ama konuştuğumuz gibi birçok olumsuz yanı var.
Yavuz; Ben son olarak şunu söylemek istiyorum. Türkiye’de güneş enerjisi anlamında en verimli ilimiz Van. Fakat biz Van’da hala bir terör sorunu ile karşı karşıyayız. Bu sorunları bir şekilde atlatmamız gerekiyor ve devletinde teşvik anlamında yenilenebilir enerjiye de destek vermesi gerektiği kanaatindeyim.

9.Soru
Son olarak sizce Türkiye Nükleer enerjiye yatırım yapmalı mı?
Anket sonuçlarında %54,84 evet %45,16 ile ise hayır cevabı verilmiş.
Candan; Hayır!
Yavuz; Evet!

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.