Sanatta Fark yaratanlar — Do Ho Suh

Psikoloji ve Pazarlama üzerine uzmanlaşan Prof.Dr.Art Markman’a göre “Yaratıcılık, sahip olabileceğiniz ya da sahip olmadığınız bir yetenek değil, geliştirebileceğiniz bir beceridir.” Endüstri 4.0 değişimiyle birlikte gelecekte çalışanların başarılarını devam ettirebilmeleri için yaratıcılık becerileri daha kuvvetli olması gerekmektir. Yaratıcılığı kuvvetli olan sanatçılar geleceği şekillendirmemizde insanlığa öncü olacaklardır. Bu sanatçılardan bir taneside çağdaş sanat üzerine bir sürü eser yaratan Do Ho Suh’tur. Do Ho Suh, heykelleri ve enstalasyonları ile tanınan çağdaş bir Koreli sanatçıdır. Genellikle mimarlık konusuna dayanan Suh, kamusal alanlarla ilgili standart ölçek kavramlarını sorgular.

Birbirine bağlı cihazların, sistemlerin ve yapay zekanın daha büyük karar verme kapasitesi sağlamak için analitiği kullandığı 4.Sanayi Devrimi’nin uçurumundayız. Gelişmelerin sadece iş modellerini değil, tüm işgücü piyasasını da bozarak, çığır açması öngürülmektedir.

World Economic Forum’un en önemli 10 iş becerilerinin sıralandığı listesinde, yaratıcılık, 2015 yılında en düşük öncelikli beceri olmaktan çıkıp, 2020 yılında üçüncü en önemli beceriye taşındı. Bu yaratcılığın varoluşunun sürüdürebilmesi için sanata ve sanatçıya hiç olmadığı kadar ihtiyaç bulunmaktadır.

Do ho Suh — Staircase 3 — Tate Modern Art Musem, Londra

Tüm dünya’da sanat severlerin ve koleksiyoncuların bu sanatçıya gözlerini çevirmelerindeki sebep, Do Ho Suh’un yarattığı her parça, bireyler ve halk arasındaki ilişkiyi araştırmaktır, bu yüzden temaları genellikle hem mekansal hem de psikolojiktir. Birey ve halkın karşılıklı birbirilerini etkilemesi ve dönüşmesi sebebiyle sanatçı kitleler tarafından ilgi görmektedir. Do ho Suh’un çalışmaları da standart ölçek kavramlarına meydan okumaktadır. Bunun bir örneği, Londra’daki Tate Modern’de bulunan muazzam bir boş odada askıya alınmış bir merdivenin yaşam boyu bir kopyası olan Staircase-III’tür.

Do Ho Suh. The Perfect Home II, 2003. Yarı Saydam Naylon. Brooklyn Museum; Gift of Lawrence B. Benenson, 2017.46. (Photo: Courtesy of the artist and Lehmann Maupin Gallery)

Koreli sanatçının ülkesini terk ettiği sırada kitlesel küresel göçün yaşandığı bir zamanda, bir ülkeyi terk etme ve daimi bir ev arayışına girme kaybı evrensel meseleler haline gelmişti. The Perfect Home II, sanatçının New York şehrinin Chelsea semtindeki eski dairesinin ve 19 yıldır evinin tam ölçekli yeniden yaratılmasıdır. Ev için özlemi çeken Suh, başlangıçta bir göçmen olarak deneyimlenen duygular, fiziksel yerler ve hafıza arasında yaptığımız önemli bağlantıları vurgulamaktadır.

Do Ho Suh: Almost Home” at the Smithsonian American Art Museum

“Do Ho Suh: Almost Home”, sanatçının doğu kıyısındaki çalışmalarının ilk büyük sergisidir. Sanatçının, parlak tasarımlı “Hub” heykellerinin büyük çaplı enstalasyonları olması planlanmaktadır. Suh’ın dünyanın dört bir yanından yaşamış olduğu evlerin ayrıntılı, elle dikilmiş kumaş rekreasyonları, çeşitli çizimleri ve bir dizi yarı saydam ev eşlemesi “ Specimens” adı verilen nesneler sergide bulunmaktadır. Hublar, ziyaretçilere serginin içinden çıkacak olan Seul’deki çocukluk evini tasvir eden yeni bir çalışma da dahil olmak üzere içeriden girebilecekleri ve deneyimleyebilecekleri bir dizi yapışık oda ve geçitten oluşmaktadır.

Yılmaz Güney’in sanatın devrimi ile ilgili “Sanat, tek başına devrim yapmaz, fakat doğru bir çizgiye, dünya hakkında doğru bir görüşe sahip olan bir sanatçı, eserleri yoluyla, halkla, kitlelerle çok güçlü ve geniş bağlar kurabilir.” bu sözü bir düşündürücüdür. Bir sanatçı, bir filozof ve/ya bir yazar bir görüşü veya eseriyle kitleleri etkileyebilir ve yeni bir bakış açısı üretebilir. Do Hu Suh bu kategoriye girmektedir. Kendisi sıradışı tarzı, farklı düşünce yapısı ile Çağdaş sanatta* öncülerden biridir. Sanatçılar kitleleri etkileyebilirler. Sanatçılar insan üzerinde ortak heyecan yaratma kabiliyetinde olduğu için sanat ve sanatçı kitle dönüşüm aracı olarakta fonksiyon göstermektedir. Bu yetkinlik kişinin sanatla yönetilebilme kabiliyetinden dolayı, sürekli endüstri sanatı sanat endüstriyi dönüştürmektedir. İçinde sanat olmayan bir endüstriyel tasarım bulunmamaktadır çünkü insan vücudu ve beynin algısı etkilenmeye açık ve yönlendirilebilirdir.

*Çağdaş sanat Modern sanatın aksine üretim yöntemlerine ve akımlara göre incelenmesi güç; çevre ve toplum bilincinin ağır bastığı; ağırlıklı olarak feminizm, küreselleşme, çevre, biyomühendislik, teknoloji-insan ilişkisi, AIDS ve çok kültürlülük gibi konularla ilgilenen; 1960 veya 1970'lerden günümüze kadar süregelen ve bir akım veya üslup benzeri birleştirici özellikleri olmadığından genel bir deyişle ‘çağdaş’ olarak adlandırılan sanat biçimleridir.