Aytmatov

“Bir insan için en zor şey, her gün insan kalmaktır.”

Kâğıdın tam ortasına bunları yazdı, altına sağa dayalı şekilde “Cengiz Aytmatov” yazdı. Kâğıdı usulca dörde katladı, bir zarfın içine koydu. Zarfı ters çevirdi ve tırnak içerisinde “Vasiyetim” yazdı. Daha önceden yaktığı mumu aldı ve zarfın ön yüzünü mühürledi. Zarfı çekmeceye koymak için pencereye yanaştı. Sokaktan gürültüler geliyordu. Polis yine birilerini yakalamış rüşvet almaya çalışıyordu. Bir sigara yaktı, duvardaki babası Törekul Aytmatov’un siyah beyaz ve köşeleri eskimiş fotoğrafına baktı bir iç çekti. Babası ülkeyi düzeltmek için çok çaba harcamış bir aydındı. Sovyetler gelmişler ve Kırgızistan’da ne kadar aydın varsa hepsini toplayıp kireç kuyularına atmışlardı. Babası da o vahşette can veren aydınlardan biriydi.

Cengiz Aytmatov da babası gibi gerçek bir vatanseverdi ve bunu yapabileceği en iyi şekilde, kitaplarında anlattı. Ona göre herkes elinden geldiği kadar vatanı ve milleti için çalışmalıydı. Gün Olur Asra Bedel (Gün Uzar Yüzyıl Olur)’un girişini;

“Boranlı’nın otuz kilometre kadar uzağında Ana-Beyit Mezarlığı vardı. Nayman’ların atalarından kalan bir mezarlık idi bu. Ama bozkırda yolunuzu şaşırmak istemiyorsanız, bir süre demiryolu boyunda ilerler, sonra sapardınız mezarlık tarafına. O zaman da yol uzardı. Çünkü Kısıkçay deresini dolanıp büyük bir yay çizmeniz gerekirdi. Bunlardan başka bir yol yoktu zaten. Kestirme yoldan gitmek isteseniz bile, gidiş için otuz, geliş için de yine otuz kilometre yürümeniz gerekirdi.” şeklinde yapmıştı.

Bugünün Kırgızistan’ında ise; Bişkek’in otuz kilometre kadar uzağında Ata-Beyit mezarlığı var. Kırgızların atalarını anmak için yaptıkları bir mezarlık bu. Ama yolunuzu şaşırmak istemiyorsanız bir taksiyle veya oraları bilen bir Kırgız ile gitmeniz gerekir anıt mezarın tarafına. Yoksa yol uzar. Çünkü bilmeyen birileri Taştepe’nin etrafından bir yay çizebilirler. Oysa yol buradan dolaşmadan mezarlığa gider. Kestirme yoldan gitmek isteseniz bile, gidiş için otuz, geliş için de yine otuz kilometre gitmeniz gerekli.

Buradaki Ata-Beyit Mezarlığı babası Törekul Aytmatov ve diğer Kırgız aydınlarının kireç kuyularına atıldığı yer. O acıların unutulmaması içinse kireç kuyuları kapatılmamış, bu kuyuların üzerleri gelen ziyaretçilerin görüp o vahşete tanıklık edebilmeleri için yarı açık bırakılmış. Anıt mezarlığa varınca sizi en tepede anıt ve hiç susmayan Kırgız ağıtları karşılar. Duyulan ezgilerin neredeyse tamamı kopuz ile çalınmış.

Biraz aşağısında ise öldürülen Kırgız aydınlarının mezarları var. Kimisi şair, kimisi yazar, kimisiyse şarkıcı. Hepsinin tek suçu ise toplumun saygı duyduğu aydın kimseler olmaları.

Batı tarafında ise Cengiz Aytmatov müzesi var. Bu müzede küçüklüğünden son zamanlarına kadar hayatını küçük kesitler şeklinde görebilirsiniz. Katıldığı söyleşilerden aldığı ödüllere kadar her şey, hatta gazete haberlerini bile derlemiş müzeyi hazırlayanlar. Yirmi metre kadar ilerisinde Cengiz Aytmatov’un eski Türk çadırlarına(yurt) benzeyen mezarı yer alıyor.

Mezarın önündeki duvarda da bir portresi ve bize bizi hatırlatan sözü:

“Bir insan için en zor şey, her gün insan kalmaktır.”