Kaosu Göze Almak

Bu iddiamı şu an için bir araştırma sonucuna dayandırarak belirtiyor olmasam da, insanların çoğunlukla içinde bulundukları durumdan hoşnutsuz oldukları bir sır değil. Bir çok insan yaşadığı hayatı bir veya birçok yönden değiştirmek istiyor. Ancak yine çoğunluğun bu isteklerini fiiliyata dökmek için hiçbir çaba sarfetmediğini söyleyebiliriz. Neden? Çünkü kaosu göze alamıyorlar.
Bu durumu maddenin eylemsizlik prensibi ile de açıklayabiliriz. Fizik kanunlarına göre cisimler mevcut durumlarını koruma eğilimi gösterirler. Örneğin Ahmet evinden memnun değildir ama bir şekilde düzenini kurmuş yaşıyordur. Eşyalarını yerleştirmiş, su-elektrik-doğalgaz aboneliklerini açtırmış, konu komşuyu, mahalleyi tanımıştır. Bu durumda yeni bir ev bulmak, depozito ve ilk kirayı vererek kiralamak, tadilatını yaptırıp taşınmak, abonelikleri naklettirmek, eşyaları yeni evin odalarına göre ayarlamak, yeni bir mahalleye adapte olmak vs. gibi hiç de kolay görünmeyen bir yığın iş onu memnun olmadığı bu durumu değiştirmekten alıkoyuyor, diğer bir değişle Ahmet kaosu göze alamıyor.
Kaosla başa çıkmanın kolay olduğunu iddia etmiyorum, bunun yanısıra bir çok insanın böyle bir enerjisinin olmayışı da eşyanın tabiatından kaynaklanıyor. Herkes bu cesarete sahip olsa kavga, gürültü bitmezdi dünyada.
Sonuç olarak bu açıdan insanları ikiye ayırabiliriz, kaosu göze alabilenler ve alamayanlar. Kaosu göze alanlar sayıca çok az olsalar da insanlık tarihinde öne çıkmış isimlerin neredeyse hepsinin bu grupta olduğu aşikâr, Sultan I. Selim (Yavuz) Trabzon sancağında maslahat politikası izleyip sessiz sâkin taht sırasının gelmesini bekleseydi şu an 600 yıllık Osmanlı hakimiyetinden bahsediyor olmayacaktık muhtemelen. Güncel siyasetten dahi bir çok örnek verebiliriz bu konuya.
Özetle, bir şeyleri değiştirmek istiyorsanız kaosu göze almalısınız, yeni bir düzen kurmanın yolunun mevcutu yıkmaktan geçiyor, ancak siz yine de bir şeyleri yıkmaya başlamadan önce yenisini tesis edebileceğinizden emin olun.