İlk Stajım ve Hipolabs

Merhabalar,öncelikle eski blog sayfamı kapattım artık yazılarıma buradan devam edeceğim.Haftalık düzenli olarak Swift ve Firebase ile ilgili Türkçe ve İngilizce yazılar yazmaya karar verdim takip edebilirsiniz buradan.

Bugün ilk staj yerimi nasıl bulduğumdan, stajımın nasıl geçtiğinden ve neler öğrendiğimden bahsedeceğim. İlk olarak stajımı Hipo isimli bir şirkette yaptım. Hipo 7 sene önce Kanada’da kurulmuş bir şirket.Şişli’de ofisleri var ve yaklaşık 20 kişilik ekipleri var. Dünya çapında ses getiren birçok projeye imza atmış bir firma. Genelde yurtiçi ve yurtdışındaki Start-up firmalara mobil uygulamalar geliştiriyorlar.

Hipo‘yu ilk defa Bilkent Üniversitesi IEEE öğrenci Kulübü’nün düzenlemiş olduğu Mobil Days 2 etkinliğinde duymuştum. Şirketin CEO’su Taylan Pince yazılım geliştiriciler için donanım protatipleme ile ilgili bir sunum yapmıştı. Etkinlikten sonra Hipo’yu araştırdım ve çok başarılı işler yapan bir Türk yazılım şirketi olduğunu öğrendim.

Mobil programlama ile ilgileniyorsanız Mobil days etkinliğine katılmanızı kesinlikle öneririm. Yurt içinden ve yurt dışından bir çok konuşmacı katılıyor. Bu gibi etkinlikler sektörü daha iyi tanımanıza yardımcı oluyor ve yeni şeyler öğreniyorsunuz.

Staj Yeri Bulma Sürecim ve Sonrası

2.sınıfa geçtikten sonra yavaş yavaş stajı nerde yapacağımı düşünmeye başladım. İlk başta Türkiye’deki bütün mobil yazılım geliştiren şirketlerin listesini hazırladım ve hepsine tek tek öz geçmişimi yolladım. Birkaç tanesinde geri dönüş aldım bunların içinde Hipo’da vardı. Hipo’da Backend Team Lead olan Yiğit Güler ile staj detaylarını konuşmaya başladık. Direk kabul etmediler tabi 😃 , ilk başta bir proje verdiler projeyi tamamlarsam ve beğenirlerse kabul edeceklerini söylediler. Benden Instagram Client yapmamı istediler. Projede neler olması gerektini , nelere dikkat etmem gerektiğini anlatan 3 sayfalık bir döküman yolladılar ve 1 hafta süre verdiler. Dökümanda yazan şeylerin %80'ni bilmiyordum ilk başta. Bir hafta gece gündüz uğraştım ama sonunda bitirebildim. Yaptığım uygulama sorunsuz çalışıyordu ama kodum tekrarlıydı , MVC standartlarına uygun değildi, Git kullanmamıştım ve Storyboard kullanarak yapmıştım projeyi. Senior iOS Developer olan Mert Güneş eksiklerimi tek tek söyledi ve benden projeyi tekrar yazmamı istedi. Hipo’nun Autolayout için PureLayout kütüphanesini kullandığını öğrendim. Daha önce hep Storyboard kullandığım için ilk başta PureLayout’a alışmam ve arayüzü tamamen kod ile yazmam çok zorladı ama sonradan çok sevdim. Gerekli şeyleri öğrendikten sonra projeyi baştan yazdım ve tekrar gönderdim. 2 hafta sonra kabul edildiğimin haberini aldım. Staj öncesini anlatıyorum çünkü öğrenme süreciniz stajdan çok daha önce başlıyor Hipo’da. Hangi konuda eksik olduğunuzu görüyorsunuz. Kabul edilmeseniz bile emin olun çok şey öğrenmiş olacaksınız. Bu ödev sayesinde eksik olduğum noktaların farkına vardım ve staja kadar eksiklerimi kapatmaya çalıştım.

İlk Hafta

Stajımın ilk günü Yiğit Güler ve Taylan Pince ile kısa bir toplantı yaptık. Üzerinde çalıştıkları birkaç tane projeden bahsettiler. Stajın sonuna kadar seçtiğim proje üzerinden ilerleyeceğimi ve sorum olduğunda projeden sorumlu Senior developer ile iletişimde olmam gerektiğini söylediler. Şirketin 2 ay önce başladığı sosyal medya uygulamasında görev almak istediğimi söyledim. Proje yeni olmasına rağmen 40.000–45.000 satır kod vardı neredeyse. Şimdiye kadar gördüğüm en büyük projelerden biriydi. Bir hafta boyunca projenin bütün source kodunu inceledim ve bilmediğim şeyleri öğrendim. Projedeki danışmanım Mert Güneş bu süreç boyunca çok yardımcı oldu.

Diğer Haftalar

Stajımın diğer haftaları API entegrasyonları ve Arayüz geliştirmeyle geçti. Bir işi bitirir bitirmez yeni iş veriliyor genelde. Ayrıca her Pull Request’ten sonra projedeki danışmanınız yorumlar yazıyor. Şurayı şöyle yapsan daha iyi olur, burada gereksiz kod var gibi eğitici-bilgilendirici yorumlar. Bu yorumlar sayesinde tekrarsız , temiz kod yazmaya alışıyorsunuz. Zor yoldan halletiğiniz bir işin daha kolay ve zahmetsiz yapılabileceğini görüyorsunuz. Ayrıca şirketin proje ile ilgili yaptığı bütün toplantılara katılabiliyorsunuz ve çalışanmış gibi sizin fikirlerinizde alınıyor. Bu toplantılara katılmak size bir projenin nasıl geliştirildiği hakkında bilgiler veriyor. Backend developer , Designer ve Mobile developerların nasıl birlikte çalıştığını , bir uygulamanın geliştirilirken ne gibi süreçlerden geçtiğini görüyorsunuz.

Stajda yaptığım teknik konuları tek tek anlatmayacağım bu yazımda.Eğer merak eden varsa staj raporumu buradan inceleyebilir.

Hipolabs ve Etkinlikler

Hipo ve çalışanları yeniliklere ve öğrenmeye açık bir şirket.

Her perşembe günleri HipoTalks isimli bir etkinlikleri oluyor. Bu etkinlikte şirket çalışanlarından 3 kişi teknik veya herhangi bir konuda sunum yapıyor.Yeni gittiniz bir ülkeyi , ilginç bulduğunuz bir konuyu ,aklınıza gelebilecek herhangi bir konuyu anlatabiliyorsunuz. Bu etkinlik çok eğlenceli ve bilgili oluyor. Bilmediğiniz yeni şeyler öğreniyorsunuz. Ayrıca her stajyer stajın sonuna doğru HipoTalks’ta sunum yapmak zorunda. Ben Go ve Alpha Go’dan bahsettim. Biraz heyecanlandım ama güzel bir deneyimdi ☺️.

HipoTalks sunumlarından biri

Her cuma günü mobil geliştiriciler toplanıp karşılaştığı ilginç problemlerden ve çözümlerinden bahsediyor. İsterseniz yeni bulduğunuz kullanışlı frameworkleri anlatabiliyorsunuz. Bu etkinliğe bütün Android ve iOS geliştiriciler katılıyor. Problemleri çözme konusunda size yeni bir bakış açısı kazandırıyor bu etkinlik.

Mobil geliştiriciler ile cuma günleri yapılan etkinlik(Stajımın son günü)

Pyİstanbul, Cocoaİst ve DjangoGirls gibi toplulukların yaptığı etkinliklere genelde ev sahipliği yapıyor Hipo. Benim staj sürem içinde Pyİstanbul etkinlik düzenledi bende katıldım bu etkinliğe. Python hakkında üst seviye bir bilgim yoktu ama merak ettiğim bazı konular hakkında bilgi sahibi oldum, farklı şirketlerden yeni insanlarla tanıştım.

Son olarak Hipo‘da dikkatimi çeken şeyse işe geliş gidiş saatleri oldu. İşe istediğiniz saatte gelip gidebiliyorsunuz. Çalışma saatlerinin böyle esnek olması yapılacak işin az olmasından kaynaklı değil daha çok verimli çalışmayla alakalı birşey. Bir şirketin böyle olması beni ilk başta çok etkiledi çünkü özel sektör deyince aklıma fazla mesai geliyor 😃. Stajımın son haftasında isteyenin home office çalışabileceğine karar verdiklerini hatırlıyorum.

Son Söz

Stajım boyunca 2 tane büyük projede görev aldım. Bu projelerde kazandığım tecrübelerin çok değerli olduğunu düşünüyorum. Hergün onbinlerce kişinin kullanacağı bu uygulamalarda benimde katkım olması inanılmaz bir duygu. 1 ay boyunca birbirinden sıcak kanlı ve bilgili insanlarla çalışma fırsatı yakaladım. Stajım boyunca beraber çalıştığımız Mert Güneş’e ve bana bu fırsatı veren Hipo’ya tekrardan teşekkür ediyorum. Umarım tekrar görüşürüz…

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.