Şimdide Yaşadığımız Gelecek

Muhammed Zeren
Jul 23, 2017 · 2 min read

Nerede olmak istediğine çok fazla kafa yorarsan, bulunduğun yerin tadını çıkarmayı unutursun.

-Passengers Filminden

Bu yazının konusu anı yaşamakla ilgili. Fakat size kişisel gelişim zırvalarından bahsetmeyeceğim. “Kendine güvenmelisin” “İnanırsan başarabilirsin” “Sen maşallahsın, aman Allahım sen muhteşemsin ya hu nesin öyle yuh!” gibi klişelere girmek değil niyetim. Sadece sizi bir an olsun geleceği düşünerek yaşamaktan sıyırmaya çalışacağım. “Geleceği düşünerek yaşadığımızı da nereden çıkardın?” diyebilirsiniz. Yazının devamında bu soruya da cevap bulacağınızdan emin olabilirsiniz. Ya da olmayabilirsiniz. Emin olamadım.

Yazının girişinde alıntı yaptığım film gayet güzel. İzlemediyseniz tavsiye olunur. O filmde bunu söyleyen android bir robot. Cümlenin girişine “nerede olmak istediğine çok fazla kafa yorarsan…” diye başlıyor. Nerede olmak istediğimize çok fazla kafa yormak… Belki daha lüks bir yaşam arzusu, belki daha konforlu bir hayat, belki sıkıntı ve dertlerin olmadığı bir dünyada güne uyanmak, belki olursalar, belki yapsalar, belkilerle dolu şart cümleleri…

Gelecek ona bugünden hazırlananların olacaktır.

-Malcolm X

Bir şeylerin değişmesi ya da kendi açımızdan hayatımızdaki gidişatın kolay olması en temel arzularımızdan biri. Zorlukların yıkıcılığı karşısında “rahat bi nefes almanın” nimet haline dönüşebildiği bir zaman dilimindeyiz. Sözsel kalabalığın bu kadar yoğun ve bombardıman halinde üzerimize geldiği bu hayatta, yaşam fanusu oluşturmak elzem bir hal almaya başladı. Bu denli ağır kuşatmanın arasından kafamızı surlardan çıkarıp “2 dakika şu savaşa mola versek” diye düşündüğümüz anlar olabilir. Size bunlardan kurtulabileceğinizi söylemeyeceğim. Aksine bunlardan kurtulamayacağız. Hayatımızı daha rahat ve konforlu yapmaya çalıştıkça illaki bir zorlukla mücadele etmek zorunda kalacağız. Hayat dediğimiz, içinde çeşitli öğretilerin bulunduğu dünya zaten bu değil mi? Dünyanın en zengini olup her şeye erişim hakkımız olsa daha mı mutlu olacağız? Hiçbir derdimiz kalmayacak mı? Yoksa dert ve tasayla boğuşmanın aslında maddiyatla bir alakası yok mu?

Rüyalarınızın gerçekleşmesini istiyorsanız öncelikle uykudan uyanmanız gerek.

-A. Siegtried

Geçmiş geride kaldı. Gelecek ise şu anımızda gizli. Geleceği şekillendirecek olan şu anki tutum ve davranışlarımız. O zaman şimdiyi değiştirmediğimiz müddetçe gelecek hep, takılı kaldığımız bir geçmiş olacak.

Şimdiyi değiştirme yolunu size anlatacak değilim. Herkesin kendi hayatında bu konuda çok fazla değişken mevcut. Ortak bir reçete imkansız. Diyebileceğim tek şey bir müddet oturup hiç olmazsa şu anınızı düşünün. Şu an ne yapıyorsunuz? Nerede olmak istediğinizle mi ilgilisiniz yoksa olduğunuz yerin keyfine mi odaklanmaya çalışıyorsunuz? Rüyalarınızda mı yaşıyorsunuz, yoksa uyanık mısınız? Zaten sürekli geleceği düşünmenin rüya görmekten bir farkı da yok sanırsam.

Kapanışı konuyla yakından olmasa da orta uzaklıktan ilişkili Tolstoydan bir alıntıyla yapayım:

Ve dedi: “En kof ceviz bile kırılmak ister. Olgun yemişler tutunamaz ağaca. Öyleyse kabuğum kırılacak diye hayıflanmamalıdır insan. Toprağa düşmemek için çırpınmamalıdır meyve.

Düşün!

Bir şeyin geldiği yere dönmesi kadar sevindirici ne olabilir?

Tohumun ağaca, ağacın tohuma dönüşümünden başka bir şey değildir hayat. Yani ölüm. Fakat insanlar ölüyü kefenledikleri gibi ölümü de kefenlemişlerdir. Ve kefenlenen her şey öldürücüdür. İnsana düşen, tüm libaslarından soyup öylece seyretmektir ölümü. Yani hayatı.

Muhammed Zeren

Written by

Ağlamak pasif direniştir, gülmek aktif protesto…

Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade