Kaos Teorisi Kralın Dönüşü -3

Kaotik sistemler bizim kavrayamadığımız, kendine has bir düzene sahiptir. Bizim “düzensiz, belirsiz, kaotik” olarak adlandırdığımız sistemlerin kendine has bir matematiği mevcuttur. Tıpkı senelerdir haber başlıklarında karşılaştığımız “sığırcık kuşlarının büyüleyici dansı” gibi…

Haberlerde mutlaka karşılaşmışsınızdır. Yüz binlerce sığırcık kuşunun havada bir küme halinde belirsiz hareketler yapması ve ortaya mükemmel estetik görüntülerin ortaya çıkması… Nasıl oluyor da bu kuşlar birbirine çarpmıyor, nasıl oluyor da bunca belirsiz hareketi sanki önceden biliyormuşçasına yapabiliyorlar? Düzensizlik gerçekten de düzensizlik midir?

Sığırcık kuşlarının neden yaptıkları bilinmeyen bu dansları hakkında bir çalışma yürütülür. Ve bu çalışma neticesinde bilgisayar ortamında her birine 3–4 karakteristik hareket tayin edilen yüz binlerce noktanın davranışı bir simülasyonda gözlemlenir. Gideceği rotaları önceden planlanmış olan noktalar simülasyon çalıştırıldığında tıpkı sığırcık kuşları gibi “dışarıdan bakıldığında” düzensiz olarak gözlemlenen hareketler sergilemeye başlar. Halbuki bu düzensizlik onların iç düzeninin bir sonucudur. Sadece bizim gibi her şeyi bilmeye muktedir ulvi(!) canlı türü olan insan bu basit matematiği dahi asırlar boyunca çözememiştir. Tıpkı grip gibi basit bir virüsün tedavisinin asırlardır bulunamadığı gibi. Evet, doğru okudunuz. Şu burnunuzu çektirten, sizi yataktan kaldırtmayan, ilaç içerseniz 1 haftada, içmezseniz iyi bir bakımla 7 günde geçen gribin bilinen bir tedavisi yoktur!

3 yazıdır iyi kötü yazmaya çalıştığım Kaos Teorisinin bana öğrettiklerini kısaca toparlayıp bu yazı dizisine son noktayı koyayım.

  • Öncelikle çok küçük zannetiğimiz eylemlerin dahi büyük sonuçlar doğurabileceği bu teorinin bize kattığı temel nokta bana kalırsa. Yani evet, parfüm sıktığımız için küre ısınıyor ve gelecekte sular altında kaldığımızda bunun sebebi parfüm sıkmamız olacak. Ve yine evet, 1 oy çok şeyi değiştirir.
  • Bizim anlamadığımız düzensizlikler kendi içinde harika bir düzen barındırabilir. Onu anlayamamış olmak o sistemin bozuk olmasından değil, bizim idrakimizin zayıflığından kaynaklanmaktadır.
  • Çok fazla değişkenin olduğu bir gelecek için net planlar kurmak yersizdir. Zira siz ne kadar plan yaparsanız yapın mutlaka hesaba katmadığınız bir değişken olacaktır. (Bu plan yapmama hali hedef koymamak değil yanlış anlaşılmasın. Hedef konulur, ulaşılmak için çaba sarf edilir. O hedefe ulaşılamazsa o yolda elde edilen kazanımlar insana değer katar. Fakat planlar gerçekleşmezse ciddi hayal kırıklıkları oluşabilir. Motivasyon düşer, ileri adımlar engellenebilir. Bu ayrımı da bir parantez içinde belirtmiş olayım)
  • Ve son olarak da kainat bizim sınırlı zihnimizin çok çok daha ötesinde bir sistem bütünüdür. Bu sistemde keşfedilecek daha nice harikuladelikler vardır. Bunlara sadece dışarıdan bakmak yetmez. İçerisine girip anlamaya çalışmak gerekir. Çünkü insan bilgiye aç bir canlıdır. Öğrenme arzusu fıtratında vardır. Bu açlığı “organik” bir şekilde doyurmadığımızda maalesef grip gibi virüsler cirit atar. Artık biliyorsunuz ki gribin bilinen bir tedavisi yoktur ve ancak grip bulaşmadan “koruyucu önlem” alırsanız yakalanmama şansınız olabilir…

Son.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.