ALEXANDERPLATZ — BERLIN

BALIK BURCUNDA NEPTÜNYEN ♆🌝 DOLUNAY

6 Eylül 2017’de 13° Balık Burcunda sabah saatlerinde Neptünyen bir Dolunay gerçekleşiyor!
Balık burcundaki Ay’ın Neptün ile yaptığı kavuşumun Başak Burcundaki Güneş ile yaptığı karşıt açısı ☽♓︎☌♆♓︎ ☍ ☉♍︎ ile oluşan dolunay 🌕kendimizi daha duygusal ve duyarlı hissedeceğimiz bir haftanın bizi beklediğinin mesajını veriyor.
Hissettiğimiz yoğunluk aynı zamanda Neptün gezegeninin yanıltıcı temaları ile kişisel doğum haritalarımızda Balık burcunun yönettiği evdeki yaşam alanlarımızda ve Neptün gezegeninin haritalarımızda bulunduğu evde kendini gösteriyor.
Bu yüzden sadece Balık burcu yada su burçları değil, kozmik açıdan hepimiz sular altındayız. 🙇
Bu dolunay’da duygularımızı kontrol altına almaya çalışmak her zamankinden daha zor hale geliyor.
Kendimizi duygularımız içerisinde kaybolmuş şekilde hissetmemize neden olan Neptün- Ay kavuşumu aynı zamanda başkalarının duygularına da bizi duyarlı hale getiriyor.

Neptünyen Balık dolunayının bize verdiği en net mesaj kaybolduğumuzda bize yardımcı olacak en doğru yolun ancak kendi sezgilerimiz olduğunudur.
Balık burcunun duyguları sünger gibi emen yapısı ile doğru yolu bulmak istiyorsak eğer, kendi sezgilerimizi karşımızdakinin sezgilerinden ayırmamız gerekiyor. 🙅➡️💁

DOLUNAYDA KAYBOLAN 👁🐟👁 KÜÇÜK KARA BALIK

Küçük Kara Balık hikayesi İran’lı çocuk hikayeleri ve halk masalları yazarı Samed Behrengi tarafından yazılmıştır.
Neptünyen balık dolunayında kaybolan duygularımızı temsilen Küçük Kara Balık hikayesinin bir bölümünü bize yardımcı olması için sizlerle paylaşmak istiyorum.
Küçük Kara Balık hikayesi çoğumuzun yaşamı sorguladığı gibi hayatı sorguladığı bir anda başlıyor.
Yaşam içindeki sınırlarımızı bilmeden yol aldığımızda bir illüzyon yaratırız ve kendimizi yaşam içerisinde kaybolmuş hissederiz.
Bu kaybolmuşluk hissi tüm yaşamımızı ele geçiren bir gerçeklik oluşturur.
Bu gerçeklikte kendimizi bulmak kişisel gelişimimiz için temel bir gerekliliktir.

Bunun için yaşamın bize çizdiği sınırları sorgulamanın ötesini görebilmek adına sadece gözlemde kalmak, bizi yutabilecek bir illüzyon yaratmamıza neden olur. Gözlemde kalarak yarattığımız illüzyondan ancak kendi deneyimlerimize dayanan gerçek bir yol kendi sınırlarımızı çizmemize yardım eder.

O yüzden Küçük Kara Balık gibi sınırlarımızı keşfetmek ve gerçekleri bulmak adına yola koyulmamız gerekir.

Küçük Kara Balık hikayesindeki bu bölümde kendi dünyasını keşfetmek adına yola çıkan bir balığın ay ile karşılaşmasını görüyoruz.
Duygularımızın bu dolunay ile karşılaşması gibi…

Resimleyen : Soner Hızarcı

Küçük Kara Balık gece yarısı uyandı. Baktı, ay ışığı suya vurmuş ve her tarafı aydınlatmıştı.
Küçük Kara Balık ayı çok severdi. Ay ışığının vurduğu geceler Balık yosunların arasından süzülüp ayla birkaç kelime konuşmak isterdi ama her defasında annesi uyanıp onu tekrar yosunlara çeker ve uyuturdu.
Küçük Balık ay ığışığına çıkıp:
 — Selam güzel ay!
Ay:
- Selam Küçük Kara Balık. Sen neredeydin, şimdi burası neresi?
Balık:
 — Dünya seyahatine çıktım.
Ay:
 — Dünya çok büyük. Her tarafı dolaşamazsın.
Balık:
 — Olsun; gidebildiğim kadar gideceğim.
Ay:
 — Sabaha kadar yanında kalmak isterdim ama büyük bir kara bulut bu yana geliyor; ışığımı kapatacak.
Balık:
 — Güzel ay; ben senin ışığını çok seviyorum. Işığının hep beni aydınlatmasını isterdim.
Ay:
 — Balıkçığım, doğrusunu istersen, ışığım yok benim. Güneş bana ışık verir, ben de onu yeryüzüne gönderirim. Hiç duymadın mı insanlar birkaç yıla kadar uçup üstüme konacaklar?

Balık:
 — Bu imkansız bir şey.
Ay:
 — Güç bir iş, ama insanlar neyi yapmak isterse…

Ay sözünü bitiremedi. Kara bir bulut gelip ayı kapadı ve gece tekrar kapkaranlık oldu. Küçük Balık yapayalnız kalmıştı. Şaşkınlık içinde birkaç dakika karanlığa baktı. Sonra taşın altına girip uyudu.


Küçük kara balık hikayesinde kaybolan duygularımızı temsilen Balık burcundaki Ay, kara bulutu temsilen transit neptün ile yaptığı kavuşum açısı ile dolunay’da yolumuzu kaybettiğimizi hissettiriyor.
Neptün kara bulut gibi duygularımızın üzerine çökmüş ve tutunmak istediğimiz hayallerimiz artık bizden hayallerimizin ötesinden gerçeklik istiyor.
Önümüzü görmekte zorlanadığımız yaşam alanlarımızı bizden gerçekleştirilebilir, düzenlenebilir ve umut vaad eden yollara doğru yönlenmemizi talep ediyor.
Bilinç altımızda aydınlığa çıkan hayallere boğulmuş karanlık alanımız dolunay’ın ışığı altında.
Karanlığımızı bulmak için oraya bakmamız gerekir, bilinçaltımıza tuttuğumuz ışık ruhumuzu yıkar bize huzur verir.

Huzur, kabullenme enerjisindedir.

Değiştirebileceklerimiz için “düzen”, değiştiremeyeceklerimiz için “kabul”, ikisinin arasındaki farkı anlamak içinde “sezgi” gerekir.

Kalbimizi ancak hissedersek onu duyarız.
Balık burcu astroloji’de bilinç altımızıdır.
Bilinçaltına giden yolculuklarda sadece kalbi olan yollardan yapılır.

Don Juan Matus’un öğretilerinde dediği gibi “Benim için yolculuk sadece kalbi olan yollarda yapılır, kalbi olabilecek her hangi bir yolda. Oraya yolculuk ederim ve göze almaya değer tek zorluk bu yolu baştan sona yürümektir.”
Küçük kara balık için kalbi olan her hangi bir yol yüzeyeceği bölgedir.
Yolda süzülmesini kolaylaştıracak yakıt ise böyle bir yol bulduğunu hissedebilecek kadar kalbi ile bağlantıda kalmasıdır.
Çünkü kaybolduğumuzda tek güvenebileceğimiz şey sadece kendi sezgilerimizdir.
Yaşamda bazen nerede olduğumuzu anlayamadığımız bir yolda buluruz kendimizi, dolunay zamanında duygularımız yükselir, kendimizi daha yoğun ve duyarlı hissederiz.
Bu Dolunay’da Balık Ay’ın ışığı duygularımızı bize yansıtıyor.
Hangi hayat alanımızda kara buluttan başka bir şey göremediğimizi anlamamıza yardım ediyor.
Bizi şifalandırmak için önce duygularımızın Neptün — Su gezegeni ile yıkaması gerekecek.
O anda belki baktığımız her yer su dolu olduğundan hiç bir yeri göremeyecek ve kalbimiz kaybolduğunu hissedecek!
Fakat kaybolduğumuz anda neden kaybolduğumuzu sorgulamak yerine içimizde kaybolmuş hissettiğimiz alanlar ile ilgili kabule geçmek bir sonraki adımda kendimizi bulmamız için yardım edecektir.
“Kabul” burada en kestirme yoldur, bize sezgilerimizi dinlemeye cesaret etmeye gönüllü kılacak netlikte bir yol haritası oluşturmamızda muhakeme kullanmadan meydanda olmayan bir şeyi takip etmemize olanak sunar.

Kendi sezgilerimizi…
Ancak bu şekilde yol alabiliriz,
Kendimizi bulmak için çıktığımız yolda sezgilerimizi kabul etmek en güçlü süper bilinç altı aracımızdır.

Kaybolmanın farkındalığı yeni bir yol yaratır, bu yolun sonunda kabullenme enerjisinin getirdiği umut vardır.
Umut bizi yeni bir yola yönlendirir.
Nerede kaybolduğumuzu kavramamıza yardım eder ve kendimizi tekrardan güvende hissettirir.
Birden yaşamda düzenli taşları olan, yosunları çicek açan bir yol belirir.
Bizi o yola sokan sadece kendi duygularımızdır.
Hayal kırıklıklarımız, ideallerimiz, gerçek olamayacak kadar güzel olan her şeydir.
Bir illüzyon gibi gözüken yaşamımızdaki en büyük gerçeklik sezgilerimizdir.
Hepsi bu dolunayda önümüzde belirir.
Ne varsa bilinçaltımızda dolunay’ın ışığı ile parlamaktadır ve Neptün gezegeninin Ay’a yaptığı kavuşumla bize kendini kara bulutlar içinde hissettirmektedir.

İçimizdeki “Küçük Kara Balık” ‘ın kaybolduğunu fark ettiğimiz zaman aslında doğru yolda olduğumuzuda anlarız.
Hayal kırıklığı, düzen getirir.

Bazen yolumuzu bulmak için kaybolmak gereklidir.

Yolu tekrar bulmak adına harita olarak sezgilerimizi kullanıp aksiyon aldığımızda korkumuz geçer ve tekrar yaşama karşı umutla süzülmeye başlarız.

Kara bulut yüzünden kaybolmuş sezgilerimiz ile çıktımız yol zamanla netleşmeye başlar.

Korkuların yerini hayaller almıştır.
Gerçekliğe daha yakın olan hayaller…
Sezgilerimizi gerçeklik ile birleştirebildiğimiz hayaller…
Neptün tuzağına düşmeyen Küçük Kara Balık kendi kalbine ulaşmıştır.
Bizi kalbimize yaklaştıracak her yol en güvenli yoldur.
Sezgilerinizi takip edin,
Sizi tuzağa düşüren diğer balıkların duygularını fark edin, bir pelikan balığının ağzında yutulmayı beklemektense harekete geçin…
Sadece dinleyin, en derinden gelen sesinizi sözcüklere çevirin.
Hayallerinize, çevrenizde size yutulmuşluk hissi veren kaybolduğunuz yerlere düzen getirin.
Ne yapılması gerektiğini iç sesinizle kendinize duyuruverin. 
Gözlem yapmaya devam etmek yerine harekete geçin.
Gözlemde kalmak her zaman Balık burcunu yutar, çünkü hep düşünmek gerekmez.
Yola sezgilerimizle çıktığımızda korkumuz geçer, kara bulut kaybolur.
O zaman çimler yeşerecektir, çiçekler açacaktır, güneş yeniden doğacak ve küçük kara balık yolunu bulacaktır.
Kara bulutlar arasından yansıyan güneş ışıklarıyla,
Sevgiyle,
Süzüle süzüle…

©AYŞE ZEYNEP AÇIKALP

PS: Merak edenler aşağıdaki link’ten hikayenin tamamını okuyabilirler!