Türkiye’nin Yumuşak Gücü : Dizi Filmler

Uzun yıllar Amerika, Brezilya, Arjantin, Hindistan ve Güney Kore dizileri izleyen bir ülke sonunda kendi dizilerini dünyaya pazarlıyor. Ve bunu öylesine güzel yapıyor ki ABD’den sonra diğer ülkelere dizi ihraç eden ikinci ülke oluveriyor. Türkiye’nin bu başarısı sessiz sedasız bir şekilde gerçekleşmiş gibi görünse de aslında bu başarının bir bedeli var. Bu bedeli en ağır ödeyenler de oyuncular ve teknik ekip.

Diziler yurt dışına satılmaya başladıktan sonra bölüm süreleri 90 dakikadan 150 dakikaya kadar uzuyor. Bunun nedeni ise bölüm süresi uzadıkça içine daha fazla reklam alınabilmesi. “Dünya televizyonlarında bizim bir bölümümüz iki bölüm olarak yayınlanıyor. Uzun süren diziler çıkartıyoruz. Dört sezon, beş sezon giden işler var. Bu da satın alan televizyona iki katı sezon ömrü demek. Karlı bir alışveriş.” diyor dizi ve tiyatro oyuncusu Gülçin Hatihan.

Türk dizi film sektörü, 2013 yılı itibarıyla Türkiye’ye 150 milyon dolar ihracat geliri sağladı. İhracatı her geçen gün artan dizi film sektöründe 70'in üzerinde dizi film ihraç edilirken, 2013' te ilk kez Ukrayna, Pakistan, Rusya ve Çin pazarına girildi. Kültür Bakanlığının verilerine göre; dünyada dizi ihracatı yüzde 4,54 büyürken, Türkiye’de 2013 sonu itibarıyla bu oran yüzde 20’nin üzerinde gerçekleşti. Türk dizilerinin satış fiyatları bugün bölüm başına 200 bin doları buluyor. Dünyanın yaklaşık 85 ülkesinde Türk dizilerini artık yüz milyonlarca kişi izliyor. ‘Muhteşem Yüzyıl’ dizisi 60’a yakın ülkede 400 milyon kişi tarafından izleniyor. Amerika’da ise Türk dizileri, onlarca ayrı dilde uydu ve dijital platformlar aracılığıyla çeşitli etnik televizyonlarda milyonlarca kişiye ulaşıyor.

Fransa’nın Cannes kentinde her yıl ekim ayı başında düzenlenen ve dünyanın en büyük içerik fuarı olan MIPCOM 2015’in onur konuğu Türkiye oluyor. Yıllar önce hep alıcı ülke olarak Cannes’da yapılan fuara katılan Türkiye, bu kez katılımcı sayısını da ikiye katlayıp tam 411 firmayla MIPCOM 2015’in onur konuğu olarak kendi dizilerini pazarlıyor. Fuarda dizi yapım ve pazarlamacısı Türk firmaları binlerce alıcıya ulaşıyor, yeni televizyonlar ve yeni ülkeler de Türk dizilerine kapılarını açıyor. İstanbul Ticaret Odasının da sponsor olduğu fuarda Başkan İbrahim Çağlar, “2004 yılında 10 bin doları bile bulmayan dizi film ihracatımızın 2015 yılında 350 milyon dolara ulaşmasını bekliyoruz’’ diyor. Ekonomi Bakanlığı ise Türk dizilerinin ihracatında 2023 hedeflerinin 1 milyar dolar olduğunu açıklıyor. Bütün bunlar Türk dizi sektörünün geldiği noktayı anlayabilmek adına oldukça önemli. Bu noktaya nasıl gelindiğini anlayabilmek için de 2004 yılında ilk kez bir format ve daha sonra da dizi satışıyla başlayan bu serüvene göz atmakta fayda var:

Türk dizilerini ve formatlarını ilk olarak yurt dışına pazarlayan kişi olan İzzet Pinto, öncelikle “Gelinim Olur musun?” yarışmasının formatını Lübnan’a, daha sonra da “Binbir Gece” dizisini Bulgaristan’a satıyor. Aynı zaman diliminde Kanal D “Gümüş” dizisini Ortadoğu’ya pazarlıyor. Böylelikle Türk dizilerinin yurt dışı çıkarması iki koldan başlamış oluyor. Bulgaristan’da büyük beğeniyle izlenen Binbir Gece dizisi Yunanistan, Sırbistan, Hırvatistan ve tüm Balkanlara yayılıyor. Bu durumdan büyük cesaret alan İzzet Pinto “Muhteşem Yüzyıl” dizisinin fragmanlarını görünce bu diziyi de alıp yurt dışına pazarlamaya karar veriyor. Büyük uğraşlar sonucu bunu başarıyor ve dizi için Cannes da dizi oyuncularının ve 600 müşterinin katılımıyla büyük bir lansman düzenliyor. Dizi büyük bir ilgiyle karşılanıyor ve takip eden süreçte Çin dahil 52 ülkeye satılıyor, diziyi 350–400 milyon kişi izliyor.

Gümüş dizisi de Ortadoğu’da büyük beğeniyle izlenirken diğer Türk dizilerine bu pazarın kapılarını sonuna kadar aralıyor. Dizinin gösterildiği ülkelerde Kıvanç Tatlıtuğ ve Songül Öden’in hayran kitleleri oluşuyor. Yeni dizilerin de gösterime girmesiyle Ortadoğu ülkelerinde Türk dizilerine ve oyuncularına karşı büyük bir hayranlık başlıyor. İzlediği dizi oyuncularını ve mekanları yakından görmek isteyen yaklaşık 14 milyon turist her yıl Türkiye’yi ziyaret ediyor. Son 5 yılda Türkiye’ye Ortadoğu’dan gelen turist sayısında %350 artış olmuş ve bunun en önemli sebebinin diziler olduğu düşünülüyor. Diziler, turizmden konut sektörüne kadar pek çok sektöre ciddi anlamda katkıda bulunuyor.

Balkanlar ve Ortadoğu’dan sonra Türk dizileri Güney Amerika ve Uzak Doğu ülkelerine de pazarlanarak birçok ülkenin televizyonlarında yayınlanıyor. Balkanlar’da dizilerin yayınlandığı saatlerde insanlar bütün işlerini bırakıp ekranlara kilitleniyor. Bu dizilerden sonra Türk insanına ve Türk markalarına daha fazla sempati duyduklarını belirtiyorlar. Yunanistan’da diziler seslendirme yapmadan alt yazı ile izleniyor. Türkçenin hoş bir tınısı olduğu için bu şekilde izlemekten zevk aldıklarını söylüyorlar. Sırbistan’da da Türk dizileri büyük beğeniyle izleniyor. Öyle ki, Sırbistan’da zengin bir iş adamının karısını kaçıran fidyeciler “ Muhteşem Yüzyıl” dizisine dalıp tedbiri elden bırakınca kıskıvrak yakalanıyor. Ertesi gün Blic gazetesi “Muhteşem Süleyman hayat kurtardı” başlığıyla olayı Sırbistan halkına duyuruyor.

Pembe dizilerin beşiği Güney Amerika ülkelerinden Şili Türk dizilerinin fenomene dönüştüğü ülkelerden. Diziler Prime Time kuşağında yayınlanıyor ve reyting rekorları kırıyor. Dizilerdeki karakterlere olan hayranlıklar o boyuta ulaşıyor ki insanlar çocuklarına dizilerden duydukları Elif, Nilüfer ve Fatmagül gibi isimler vermeye başlıyor.

Televizyon ve Sinema Filmi Yapımcıları Meslek Birliği Genel Sekreteri Burhan Gün, Türk dizilerinin Güney Amerika’da fenomenleşmesini yerinde gözlemlemiş. “Sosyolojik olarak Akdenizlilik onlarda da var. Duygusal ve sıcak kanlı insanlar. Hikayelerimiz onları etkiliyor, daha insan odaklı ve Amerikan kalıplarının dışında olması dizilerimizin fenomen olmasında en büyük etken. Çelişkiler net, zengin fakir karşılaştırmasını seviyorlar. Latin Amerika halkları romantik ve arabesklik de var bizim gibi. Göç hikayelerini ilgiyle izliyorlar çünkü onlar da hareket halinde toplumlar. Türkiye de Güney Amerika ülkeleri de gelişmekte olan toplumlar bundan dolayı bizim hikayelerimizin karşılığı var. Anadolu’daki tipolojiler de çok benzer ve bu nedenle bize yakın hissediyorlar “diyor.
Bu düşünceleri destekleyen bir diğer görüş de Şili’nin başkenti Santiago’da yaşayan 42 yaşındaki Marcela Mera’dan geliyor : Türk dizilerine bağlanmanın kolay olduğunu, Amerikan dizilerindeki cinsel içeriklerin onu rahatsız ettiğini, Türk dizilerindeki eski moda romantizmin onu daha fazla etkilediğini söylüyor. “Türkiye çok uzak olmasına rağmen bizim kültürümüze daha yakın” diyor. Türk dizilerinin çok kaliteli olduğunu Hollywood yapımları gibi basmakalıp klişeler olmadığını düşünüyor. “Türk dizilerini izlemeye başladıktan sonra Hollywood dizilerindeki şiddet ve seksin ne kadar yoğun olduğunu fark ettim” diye ekliyor.
Peru’nun başkenti Lima’da yaşayan 23 yaşındaki üniversite öğrencisi Ivette Sanchez de : “Bizler düzenli olarak kızlarla toplanıp TV geceleri düzenliyoruz ve Türk dizileri izliyoruz. Çok kaliteli yapımlar ve aktörler çok yakışıklı, her birimizin ayrı ayrı favori aktörlerimiz var. diyor.

Türk dizilerinin yayınlandığı ülkelerde bir fenomen haline gelmesi dizi film yapımcılarının ve akademisyenlerin de ilgisini çekiyor. Bu konuyu tartışmak üzere Amerika’da Indiana Üniversitesi bir konferans düzenliyor. İsveç Stockholm Üniversitesi de İsveç’te bir panel yapıyor. Türk akademisyenlerin de katıldığı bu konferans ve panelde başarılı dizilerin dünya ülkelerinde Türkiye’ye karşı bir sempati uyandırdığı, Türk dizilerinin başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin tanıtımı için iyi bir araç olduğu ve diziler sayesinde Türkiye’nin imajının pozitif bir ivme kazandığı sonucuna varılıyor.

Türk dizilerini ilk kez yurt dışına pazarlayan kişi olan İzzet Pinto da şunları söylüyor : “ Bugün bir ülkeyi etkilemenin en iyi yolu bu soft power. Politikacıların aralarında yaptıkları şeyler evleri çok ilgilendirmez. Ama biz şu an evlere giriyoruz. Düşünsenize 400 milyon insanın evine giriyoruz.”
Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Prof. Dr. Aslı Tunç, Türkiye‘nin Latin Amerikalılar için egzotik bir ülke olduğuna dikkat çekerek, Türk dizilerinin bu bölgedeki televizyonlara taze bir hava getirdiğini belirtiyor. Türk dizilerinin gerek Ortadoğu, gerekse Balkanlar ve son olarak Latin Amerika’da fenomen olduğunu belirten Tunç, “Her bölgede insanlar içinde kendilerinden bir şeyler bulabiliyor” diyor. Özellikle Arap dünyasında büyük başarı elde eden Aşk-ı Memnu, Fatmagül’ün Suçu Ne gibi dizilerin senaristi Ece Yörenç, Türk dizilerinin Suudi Arabistan dahil olmak üzere Arap ülkelerinde kadınların hak mücadelesine katkı sağladığına işaret ediyor. Yörenç, “Türk dizileri neredeyse kadınlar için bir Arap Baharı yarattı” diyor.

Bunu biraz abartılı bir iddia olarak bulsam da dizi, film ve diğer TV programlarının insanlar üzerinde -özellikle de gençlerde ve çocuklarda -kültürel ve ahlaki yönden büyük etkileri var. Beğenilen oyunculara benzeme, onun gibi davranma, onun gibi yaşama arzuları gözle görülebilir bir gerçek. Bu mesele toplumun hemen her kesimince tartışılıyor, bu alanda birçok akademik çalışma yapılıyor. Her ülkede bu programları beğeniyle izleyenler olduğu gibi bunların ahlaki ve kültürel yozlaşmaya neden olduğunu söyleyip karşı çıkanlar oluyor. Ülkemizde olduğu gibi Ortadoğu ülkelerinde de dizilerimize bu yönde eleştiriler elbette yapılıyor. Buna rağmen milyonlarca insan Türk dizilerini izliyor ve yenilerini talep ediyor. Böyle bir gücü dostluk ve barış adına kullanmak, ülkemizi markalaştırmak, Türk dizilerinde Türk markalarını tanıtmak güzel olmaz mıydı? Bundan sonra bu bilinçle çok daha fazla bizleri yansıtan, Türk halkının sahip olduğu güzellikleri ve insani değerleri gözler önüne seren diziler çekilmesini diliyorum. Herkese iyi seyirler…

Zeynep Taşcı

Yararlanılan Kaynaklar

http://www.gazetevatan.com/sirp-milyonerin-esini-kanuni-kurtardi-610077-

http://www.agos.com.tr/tr/yazi/17117/turkiye-dizileri-ermenistanda-zirvede

http://www.gazetevatan.com/turk-dizilerinin-guney-amerika-mucizesi-991123-pazar-

http://www.dunya.com/gundem/turk-dizileri-isvec039te-tartisildi-haberi-225248

http://vivahiba.com/article/show/turk-dizileri-izleniyor-ihracat-artiyor/ http://www.cnnturk.com/guncel/mipcom-televizyon-fuarinin-gozdesi-kanal-d

http://thebrandage.com/made-in-turkey-dunya-turk-dizilerini-izliyor/ http://tims.tv/news/turk-dizilerinin-buyuk-basarisi-98 http://www.trthaber.com/etiket/t%C3%BCrk%20dizileri/ http://www.sedagok.com/?p=293

http://www.aljazeera.com.tr/al-jazeera-ozel/turk-dizilerinin-rekoru http://www.dw.com/tr/d%C3%BCnya-t%C3%BCrkleri-izliyor/a-19151741 http://www.gercekedebiyat.com/haber-detay/turk-dizilerinin-dunyayi-saran-basarilari-ve-yabancilarin-ovguleri-hangi-ulkelerde/2578