Medium Kendisi

Yazı yazarak kişilerin kendilerini ifade etmeleri çok uzun zamandır beri iletişim dışavurum tercihlerinden birisi olagelmiştir sanırım. Yıllardır beri ise bunun dijital bir ortamda yapılıyor olması sanırım ruhuna hafif dokunmuştur “yazma” işinin. Zira; yazı yazmak, fikirleri aktarmak için bir yol “harf derleme” “kelimeler burma” şeklinde bir işlem süreci ise de bunların yanısıra bir sanat. Her sanat gibi icrası, kimi durumlarda amacından bile önemli olabilen üstelik.

Fotoğraf için bağlantı : https://pixabay.com/tr/users/Pexels-2286921/

Yazıların, klavyedeki her biri bir diğerinin aynısı olan; aynı yükseklikte, aynı sertlik ve soğuklukta tuşlara basarak yazılması yazan kimselerin sanatsal bulamadığı yönler peyda ettirmiş olmalı ki Internet’te eli yüzü düzgün metin bulmak zor olmakta. Yazan kimsenin okuyanın yazılandan yararlanması miktarınca yazarken yazdıklarından etkilenmesi için Medium gibi bir platformun olması oldukça güzel. Uzunca bir zamandır İngilizce olan bu sitenin Türkçe okumalarım için de kullandığım sayfa olmasına müteakip ben de Medium Türkçe içeriğine katkı sağlamak isteyerek yalnızca giriş mahiyetinde, yazım-tadımlık bir metin hazırlamak istedim ve ilginç bir tatmin yaşadım.

Medium insana gerçekten anlamı üzerine düşünülmesi lüzumsuz hazlar sunuyor yazarken…
One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.