Düşünceleriniz ne kadarı size ait?
Erkan Eroğlu
224

Tabiki bireysel düşünce herşeyin üzerinde bir değerdir sanki şeref, namus, yada can gibi insanın taşıdığı en ağır şeylerden biridir. Düşüncelerin tek tek yalnız üretildiğinde bir liderlik,öncülük, marjinallik taşıması oldukça doğal bir sonuçtur. Hiç bir toplumsal süzgeçten geçmeden doğan düşünce gittikçe gözenekleri daralan toplumsal süzgeçe takılmaması için özel olarak basitleştirilir, aptallaştırılır ve hatta sonuçta pek fikirde kalmaz.

Sosyal süzgeç tasarlanabilir, değiştirilebilir ve ortadan kaldırılabilir ama her sosyal ilişkide kendine göre bir düzlem ve normlar gelişir.

İnsaların bu kadar çabuk-kolay manipüle olmaları da bu normların her an haraketli bir halde her katılan bireyle ortalamanın değiştiği bir süzgeç oluşturması. Eğer topluluğa uyuyorsa bireye de uyuyor.

Einstein tartışılmaz bir düşünce üretim kapasitesine sahipti ama daha inanılmaz olan bütün düşüncelerinin ve teorilerinin sağlamasını beninde yapabiliyor olmasıdır. Teorilerinin işlerliğini kanıtlayacak deneyleri kafasında tasarlamış, uygulamış ve sonucundan emin olarak diğer bilim adamlarına sunmuştur ve hala bir çok teorisi deney aşamasında ispatlanmayı bekliyor fakat o emin olarak öldü. Diğer taraftan oda dolusu Einstein tek bir sorunu çözmek için aynı anda çalışsalar çok salakça fikirler çıkar. Amerikan nasa konulu filmlerde kritik durum için toplantı yapılır- kritik durum tüm yönleri ile konuşulur çözüm yolları için başlıklar belirlenir ve toplantı biter herkes dağılır ve sonuçu tek bir kişi bulur alkışlanır sırtına vurulur ve Appollo13 deki insanlar co2 zehirlenmesinden kurtulur.

Ama evrim süreci her zaman bireyselden değil toplumsaldan yana işler. Amaç ileri gitmek evrensel olarak üstün olmak ise elimizde sadece toplumsal ortalam fikrin ne kadar gelişkin olduğu kalır, mesele ortak fikir ve bunun değeridir. Yani birbirinden etkilenerek tekrara ve basitliğe düşen fikrin Zaman içinde evrilip en mükemmel noktaya gelmesi evrimim aldığı yoldur. Uzun ama garanti pozitif sonuçlu bir yoldur.

Toplumun aynı düşünmesi kötü değildir ama ne düşündüğü çok önemlidir ve çok yavaş gelişir. Gelişme hızı ne kadar özgür paylaşıldığı ve ne kadar sık paylaşıldığı ile doğru orantılıdır.

Bu gün tektipleşme bu evrime hizmet etmektedir. Önce globalleşme, daha sonra bilişim ile tek yerden bilgi akışı, tek tip bilgi edinme şekli gelmiştir. Bu gün bir fikrin dünyanın bir ucundan diğerine gitme hızı saniyeler boyutundadır. Fikrin kendisi sosyal süzgeci şekillendirmeye başlamıştır. Yani artık çok hızlı bir evrim sürecindeyiz.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.