DRAMATİK YAZARLIK NEDİR?
Baştan söyleyelim, dramatik yazarlık, yaratıcı yazarlık anlamına gelmektedir. Dramatik Yazarlık yapabilmek için bir kişinin iki şeye ihtiyacı olması gerekmektedir. 1. Yaratıcılık, 2. Yazarlık…
- 1. Yaratıcılık
Yaratıcılık, sonradan öğrenilen bir yetenek değildir. Yaratıcılık sizin yetiştirilme tarzınızdan, çevrenize, kişisel tecrübelerinizden, beyninizin fiziksel yapısına kadar aklınızın alamayacağı kadar çok şeyin birbiriyle tepkimeye girmesi ile oluşmuş, tamamıyla size özel bir durumdur. Yaratıcı olmak için çalışmak, çaba harcamak manasızdır. Yaratıcı iseniz, yaratıcısınızdır. Yaratıcı değilseniz, değilsinizdir. Unutmayın ki, kendinizin farkında olmak size yenilgi değil, elinizdeki imkanlarla neler yapabileceğiniz hakkında doğru bir yol kazandırır.
Yani; çok yaratıcı olmadığınızı düşünüyorsanız, hayal gücünüze güvenmiyorsanız, korkmayın! Herkesin kendine ait bir zihni ve kendine ait bir yaşantısı vardır. Sizin yaşadığınız bir olay, size çok normal ve sıradan bir olay gibi görünebilir fakat bu durum bir başkasına son derece enteresan gelebilir. Unutmayın ki bu dünya üzerinde yaşayan her insan eşsiz ve biriciktir. Bu yüzden her insan birbirinden aynı oranda farklıdır ve aynı oranda aynıdır. Yani demek istediğim şu ki; yazının ilk bölümünde yaratıcılığın bu işin olmazsa olmazı olarak anlattığımızdan ötürü kendinizi bu konuda eksik görmeyin. Dramatik Yazarlık Eğitimi süresince alacağınız dersler ve vereceğiniz ödevler zaten hali hazırda var olan hayal gücünüzü güçlendirmenizi sağlayacaktır. Dramatik Yazarlık eğitimi, beyin kanallarınızı açar, zihninizi parlatır, size olaylara başka, bambaşka gözlerle bakma imkanı sağlar.
- 2. Yazarlık
Yazarlık sonradan da öğrenebilen bir disiplindir. Yazarlık bir disiplindir çünkü matematikte nasıl 2+2=4 ise, yazarlıkta da bir çok değişmez kural mevcuttur. Bu kurallar kesinlikle öğrenebilir ve pratik yaptıkça öğrenilebilir kurallardır. Gözünüz korkmasın. Üstelik emin olun, bu kurallara göre yazmak sizin gibi yazarlığa merak salmış insanlar için çocuk oyuncağıdır.
Yazarlıkta önemli olan kendini disipline sokabilmektir. Örneğin, önceden kurgusunu, aksiyon planını yaptığınız bir tiyatro oyununu yazarken, 2. Perdenin 3. Sahnesinde meydana gelmesi gereken önemli bir olayı, heyecanlanıp, gaza gelip ilk perde de yapmamalısınız. Ya da yazdığınız oyun bir polisiye olabilir. Bu polisiyenin yazarı olarak siz zaten katilin kim olduğunu biliyorsunuz. Katil olan karakteri okuyucuya ya da izleyiciye istediğiniz zamanda gösterebilmek tamamıyla sizin elinizdedir. Öyle bir hale gelmeli ve kendinizi öyle bir oyunun içine sokmalısınız ki, katilin kim olduğunu belki siz bile unutmalısınız.
Yazarlık deyince elbette imla ve dilbilgisi kurallarından söz etmeden edemeyiz. Bu eğitimi almayı isteyen pek çok kişide bu durum sıkıntı teşkil etmektedir. Şöyle ki, sözgelimi kişinin yaratıcılığı oldukça iyidir. Fakat yaratıcılığı iyi ise mutlaka bir disiplinsizlik mevcuttur ya da mutlaka dilbilgisi konularında hataya düşmektedir. Çünkü onun zihninin yaratıcılık içeren kısmı parlamaktadır. Zihninin yaratıcılık dışındaki bölümleri henüz karanlıktadır ve silinmesi, temizlenmesi, parlatılması gerekmektedir. Aynı şekilde dilbilgisi ve yazım kuralları konusunda hiçbir hata yapmayan, kendini disipline edebilen kişiler de bir eser ortaya koyabilirler. Görünürde evet, bu bir eserdir. Bir tiyatro oyunu, bir roman veya bir senaryodur. Fakat bu kişiler de genellikle kendini disipline edebilme tarafları gelişmiş, kurallara uyum gösterme konusundaki becerilerde yetkinlik sağlamış kişiler olsalar da yaratıcılık yönleri zayıf kalmaktadır. Onlar işin, ortaya bir eser çıkarabilme, bir işi bitirebilme tarafına konsantre olmuş ve işin ilginçliğini, özgünlüğünü, etkileyiciliğini, şaşırtıcılığını; kısacası dramatikliğini es geçmişlerdir. Onların alacağı eğitimde, onlara bu konuda yardımcı olunması, zihinlerindeki karanlıkta kalmış bölümlerin aydınlatılması, hayata bakış açılarını sorgulamalarına, yeni bir bakış açısı kazanmaları sağlanmalıdır.