Wattpad nedir ve nasıl etkili kullanılır? -1-

Wattpad mecrasıdan “tabikide” kelimesini arattık. “Tabii ki de” gibi saçma bir öbek ama tahmin edileceği üzere bitişik yazılıyor ve o kadar çok kulllanılıyor ki şaşırsınız. En az üç adet roman ve bu başlıkta ve yüzlerce kullanıcı ismi.

Medium gibi bir “yazar” tabanlı oluşumda, bir başka yazar tabanlı sayısal oluşum olan Wattpad hakkında ahkam kesmek doğru gelmeyebilir. Fakat bilin ki Medium’da Wattpad hakkında yazmak mümkünken, tam tersi çok anlamsız kaçıyor.

Peşinen anlaşalım. İşbu yazı “Wattpad ergenlerin yuvası, yazılanlar çok basit, hatta çöp abi yaaaa” özüne sahip değildir. Öyle gibi gelse de, herhangi bir şekilde Wattpad’i kötülemek amacı taşımaz ve küçümseme gibi bir gaflete düşmeyecektir.

Yazı yazmak, kendini ifade etme yöntemlerinin en etkilisi sayılabilir. İlkokulda mektup arkadaşları edinerek bu alışkanlığın bize kazandırılmasına çaba sarf ettiklerini biliriz. Peki oldu mu ha? Mektup yaza yaza, iyi bir yazar olduk mu? Ya da günlük? “Sevgili Günlük;” diye başlayan ve sadece üç dört kez sayfaları doldurulmuş, gerisi boş kalmış gıcır defterler olmadı mı hayatınızda?

Neden dolduramadı çoğumuz o defterleri? Keza yazı yazmak dertti. Kaçımızın elyazısı iyi ki hem? Kaçımız artık üstüste 4 sayfa yazabiliyor? Eli, kolu yorulmayan var mı? Dördüncü sayfada, ilk sayfayı yazan kişinin el yazısıyla alakanız kalmıyor ki hem. Yazınız, siz yoruldukça değişiyor, satır araları açılıyor, onu bırak son satırlar sayfanın alt kenarı ile paralel bile olamıyor.

Bazı romantik yazarlar, romanlarını deftere yazıyorlarmış. Sonra onları kim daktilo ediyor da, basılı hale geliyor bilmiyoruz. Bir yazarın yazdıklarını daktilo edecek bir çalışana sahip olması ne büyük bir lükstür bilir misiniz? Konuyu dağıtmamak için şimdişlik burada kesiyorum. “Elyazısı” diye bir başka yazı yazacağım.

Sadede geleyim, artık kimse yazı yazmak için kalem kağıt kullanmıyor. Sıra sıra sebebi var bunun. Kullanmasınlar, zorla değil ya. Kalemle yazmanın kuutttsaalll bir şey olduğunu iddia edenlere de pek takılmayın. Yok öyle bir şey. Hah merak etmeyin, hat sanatı ile ilgili, kaligrafinin dibine vurmuş, binlerce kalemi olan, dolmakalemle yazmayı şiar edinmiş ve şantiyeler dahil her yere dolmakalemini götüren, derslerde öğrencilerine düzgün yazı yazın diye bağırıp çağırdığından pek sevilmeyen, tipografiye ilgili, davetiye ve sertifika yazsın diye rica edilen biriyim ben. Çok severim mürekkebi, kağıdı, kalemi… Fakat elle yazılanın daha “edebi” olduğunu düşünmüyorum, sadece emek verişmiş ve belki güzel olur o kadar.

Peki yazılanların okunma meselesi ne durumda. Galiba anahtar nokta okunma meselesi.

Tarih öncesinden kalma bir mağara duvarı resmi, hiç ama hiç gün yüzüne çıkmazsa yani onu kimse görmezse sanat eseri olur mu? Ya da doğal olayların sonucu gelişmemiş ,tesadüfi olmayan, yani insan eli ile yapılmış “yapay” bir düzenleme ne zaman sanat eseri olur?

Örneğin elinizde 400 yıllık bir çakıl taşı var üzerine o zaman bir şeyler kazınmış. Çok değerli değil mi? Aslına bakarsanız “eski”lik açısından özel bir değeri yok. Keza şu yandaki apartman yıkılırsa, fazladan bir kat bodrum daha çıksın diye iş makineleri toprağı kazsalar ve kayaları kırıcı ile darmaduman etseler, belki de 400 yıldan daha eski kayaları ğarça pinçik ediyor olabilirler. Tarihi bir kıyım mı bu, yoksa jeolojik bir yüzeyi açmak mı? Belki de elinizde üzerinde ne zaman ve kim tarafından kazındığı belli olmayan bir kaç çiziği olan taştan daha eskidir kırıcının altında kalanlar ama daha değerli değildir. Elinizdeki o taştaki çiziklerin çok önceleri bir amaçla, birileri tarafından bilinçli olarak kazınmış olması gerekir. Rastgele olmamalıdır ve hatta güzel sanatlar dediğimiz olgunun içine girmesi gerekir…

Pekiyi, bir metni sanat eseri olarak yapan nedir?

Çok zorlamayın cevap vermek için, ben sizi kurtarayım. Okunması metni bir şekilde değerli kılar. Aslında bu kadar basit. (Az ya da çok değik sadece okunmasından, değer görmesinden bahsediyorum)

Wattpad isimli mecrada her şey okunuyor. İstisnasız her şey okunuyor. Biri roman yazmaya kalkmış daha ilk bölümünde “Canım sıkılıyor öfff” manasında bir iki cümle yazmış. Bir paragraf bile değil, o kadar. Yani işbu yazıdaki kadar bile değil yazdığım “kitap” dediği şey. İşte bu bir lokmacık şeyin hemen altında sanki konuşur gibi bir özensizlikle “Arkadaşlar devamını nasıl getireyim, yazayım mı?” diye sormuş ve onbinlerce kere okunmuş iyi mi? Bak yüz demiyorum, bim demiyorum, onbilerce kez diyorum. Belki de yüzbini vuracak yakında…

Gelen yorumları görseniz, “Tabikide devam et” manasında yüzlerce cevap. (“Tabikide” benim uydurduğum bir kelime değildir, Türkçe Wattpad’in en çok kullanılan kelimelerinden biridir. Üşenmedim arattım istatistik tuttum ve o kadar yaygın ki bir yazı daha çıkar vallahi bu “tabikide” kelimesinden.)

Yahu daha bir şey yazmaya başlamamış ki devam etsin. Kimi ve ne için cesaretlendiriyorsunuz?

Sonra bakıyoruz ona cevap verenlere, o da dönmüş cevap vermiş, boş bırakmamış, ayıp etmemiş, karşılıksız bırakmamış. Herkes ne yazarsa yazsın, altına bir şeyler yazılıyor, sonra iade-i yorum yapılıyor. Herkes her şeyi beğeniyor. Beğeni sınırı biraz aşağılarda diyeceğim, öyle bir alt sınır yok. Bir geyiktir, bir muhabbettir gidiyor. Doğru dürüst bir içerik de yok, okunacak bir şey de yok. Hala daha arıyorum şöyle dişime göre okuyacağım bir metin bulamadım. Garip.

Bir hanımefendi fotoğraf seçmece tadında bir roman yazmış (roman derken, arka arkaya hayranı olduğu ünlünün sanırım ünlü kişi bir “yutıbır” ya da “ “vaynır” ya da çok takipçili bir instagram kullanıcısı, en çok beğenilen fotoğraflarının “sıkrinşat”larıyla doldurmuş) 750.000 kez okunmuş. Yediyüzelli kere bin kişi bakmış buna.

Bakın arkadaşlar ben iki roman yazdım. İlki 10.000 bastı. İkincisi 5.000 ve satış grafikleri çok iyi ama yine de ikinci baskılarına cesaret edemiyoruz. Piyasada yayınevleri bu kadar seçiciyken ve eğer adınız duyulmamışsa zaten basacakları kitapları iki yıl önceden belirlemiş olan yayınevleri devamlı projelerinizi gönderdikten altı ay sonra bile reddediyorken, Wattpad’den çıkıp ünlenen, yani hemen basılan kitaplar var.

Peluş oyuncaktan, boyama kitabına, kaykaydan, konsol oyunlarına kadar satılabilecek her şeyi satan kitapçılar var ya AVM’lerde. Oralarda özel bir rafı var Wattpad’den çıkma kitapların, sadece o tür kitaplar alan TEOG’a hazırlanmak yerine gereksiz ne varsa yapabilecek kadar sıkkın, baygın öğrencilerden müteşekkil müşteri kitlesi var. Galiba başarılı bir satış grafiği sürdürüyor ki devam ediyor basılmaya. Durmuyor durulmuyor.

Bakın aşağıdaki tabloda, Wattpad’de bir kitap yayınlayacağınız zaman, kitabın şekli, konusu hakkındaki seçenekler şöyle:

En çok seçilen konulardan biri “Vampir” olsa gerek.

Macera, mizah, aksiyon, korku, gizem, gerilim… Bunları anladık da , “Vampir” ya da “Kurt adam” diye kitap türleri mi var?

Artık tüm kitapların konuları bir yere yoğunlaşmış ki, bundan faydalanmak isteyen Wattpad yöneticileri böyle garip kitap türler uydurmuşlar. Fakat sadece vampir ya da kurtadam sizi kurtarmıyor, vıcık vıcık duygusal olmak ve inadına ve olabildiğince yazım kurallardan uzak durmak lazım. Öyle ya da böyle bu kitaplar okunuyor kardeşim, birileri yazıyor ve birileri de okuyor. Hem de deli gibi okuyorlar. Çok okunuyor, çoookkk.

Uzun zamandır eline klasik kitap almamış olanlar (Kafka, Dostoyevski, Camus filan onları geçtim) Wattpad’in sıkı kullanıcıları oluyorlar. Saatlerini ve hatta günlerini birbirlerinin yazdıklarına garip yorumlara cevaplar vererek, birbirlerini takip ederek geçiriyorlar. Sosyal medyanın çekiciliği, metin üzerine yoğruluyor. Tuşlara basa basa klavye virtüözü olmak çok hızlı, ayrıca değerli bir şey yazmaya imlaya dikkat etmeye de gerek yok. Olabildiğince hızlı ve hatta biraz da “boş” yazmak lazım ki, olabildiğince hızlı sindirilsin.

Şimdi yine aşağıladığımı düşünüyorsunuz. Hayır, hayır. Hangi parekende yemek sektörü yetkilisi, fast food restoranları aşağılayabilir. Cirolara baksanıza.

Unutmayın. Bir yazar için okunmak çok önemlidir, bazen tahmin bile edemezsiniz. İçerik takıntısı olmadan ve bunu dert etmeden okunmak ne büyük rahatlıktır bir bilseniz. İşte bu yüzden haddimi biliyor ve küçümsemiyorum. İşte bu yüzden imreniyor ve gençleri hedef alan bir proje için Wattpad ile tanışıyorum. Projenin gençlere ulaşması için hedeflediğim mecraların başında işte böyle her gün beni hemen her konuda şaşırtan Wattpad var.

Medium’u, blogumu ve makalelerimi kullanmıyorum bunun için, Wattpad tek mecram, keza hızlı okunsun istiyorum ve hedef kitleyi sadece lise öğrencilerinden seçmek istiyorum.

İşte kitap kapağı. (Çok beğenilmedi… Açık açık belirtildi)

Sonrasında, CreateSpace ile bir ISBN aldım, kitabı bedelsiz yani “0 TL” karşılığında e-kitap olarak sunacağım. Fiziki olarak basılmaması işime geliyor. Umarım projem başarılı olur. Çok gizli değil sizlere açacağım.

İşbu projenin selayeti için Wattpad’deki çoğu kitabı başından sonuna okuyamıyorsam da beni takip eden kullanıcıları hemen takip etmeye çalışıyorum. Okumaya bitirmeye kendimi zorlasam da neceremiyorum. Bu benim çok iyi bir okur olmadığımı gösterir. Ben seçici bir okurum. Bazen çok sevdiğim bir metni defalarca okurum. Okumak için bir paragrafı bile yalandan okumam.

Kısaca Wattpad ile bedelsiz dağıtılacak bu kitap için okuyucu kitlesi yaratmaya çalışıyorum. Sizlere devam yazısında, Wattpad macerdam hakkında daha çok bilgi vereceğim.

Her şeye rağmen sizlere, pek vampirsiz ve kurtadamsız günler dilerim.

Kitaba ulaşmak için: https://www.wattpad.com/story/82973504-mimar-ol

Projeyse www.mimarol.com mimar, iç mimar ve tasarımcı olmak isteten lise öğrencilerine bir rehber çalışma. Boş bir çaba değil, www.camigor.com ve www.merdivengor.com gibi projeler gibi başarılı olacağını umuyorum.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.