Neden?

Batuhan Apaydın
Dec 13, 2018 · 2 min read

Hayatımızın en rahatsız edici ama aynı zamanda en anlamlı sorusu.

Rahatsız edici…

Çünkü sorulduğu anda rahatı bozuyor, kurcalıyor, hemen kabul etmiyor, karşı duruyor.

Anlamlı…

Çünkü sorulduğu anda eylem ya da düşüncenin altında yatan asıl anlamı ortaya çıkarıyor.

Peki harekete geçmenizi ne engelliyor? Aklınızdaki fikri, projeyi, girişimi, blogu, Youtube kanalını, Instagram hesabını, eticaret sitesini, podcasti BU HAFTA hayata geçirmenizin önündeki engel ne?

“Çok işim var, çok yoğunum…”

Neden böyle düşünüyorsunuz? Çünkü kendi fikrinizi hayata geçirmek, öncelikleriniz arasında değil. Yoğun olmadığınız hiçbir zaman olmayacak, hep yoğun olacaksınız, hep çok işiniz olacak.

“Ya tutmazsa, ya emeklerim boşa giderse…”

Neden böyle düşünüyorsunuz? Çünkü başarısız olmaktan korkuyorsunuz. Korkuyla yüzleştiğiniz anda ise, yani başarısız olmayı bir neden değil, yaşanabilecek sonuçlardan biri olarak kabul ettiğinizde ise o artık bir korku değil, “olasılık” haline gelecek. Hayatta neyin garantisi var ki bunun olsun? Hiç başlamazsanız “başlamadan başarısız oldunuz” demektir. Daha büyük başarısızlık var mı, emin değilim.

“Etrafımdakiler ne der, komik duruma düşer miyim?”

Neden böyle düşünüyorsunuz? Çünkü başkalarının fikirlerini, kendi fikirlerinizin önüne koyuyorsunuz. Başkaları sizi, neyi sevdiğinizi ve yapabileceklerinizi sizden iyi bilebilir mi? Bu noktada biraz düşünebilir miyiz lütfen? Ve hayatınızda hiçbir yeri olmayan birinin sosyal medyada yazacağı negatif bir yoruma şimdiden mağlup oluyorsunuz. Ya da yıllardır görmediğiniz okul arkadaşınızın hakkınızda kötü yorum yapmasını istemiyorsunuz ama o arkadaşınızı fikrini önemseyecek kadar sevmiyorsunuz bile!

“Bu saatten sonra yapamam, kaç yaşıma geldim?”

Neden böyle düşünüyorsunuz? Çünkü toplumun zaman ve yaşlılıkla ilgili bir takım yargıları var ve siz de bu zeminsiz yargılara daha başlamadan mağlup oluyorsunuz. “O yaşa” geldiyseniz zamanın göreceli bir kavram olduğunu biliyor olmanız lazım. Yaşınız 30, 40, 50 olsun, fark etmez… Eliniz ayağınız tuttuğu ve aklınız çalıştığı sürece “genç”siniz. Hem artık tecrübelisiniz de.

Aklınızda bir fikir var.

Zaman geçiyor.

Çok yoğunsunuz. Ya emekleriniz boşa giderse… Etrafınızdakiler ne der? Kaç yaşınıza geldiniz?

Kuşlar uçuyor.

.

.

.

Artık yapın.

Artık harekete geçin.

Tek engel siz ve aklınızdakiler. “Neden” diye sorun kendinize. Bahanelerinizin altındaki nedeni anlayın.

Rahatınızı bozun, kurcalayın, hemen kabul etmeyin, karşı durun.

Bu hafta başlayın.


Bu yazıyı beğendiyseniz soldaki 👏 alkış butonuna tıklayarak ve arkadaşlarınızla paylaşarak daha fazla insana ulaşmama yardımcı olabilirsiniz.

Yazının orijinalini haftalık bültenimde yayınladım. Daha fazlası için bültene abone olabilir ya da beni Twitter’dan takip edebilirsiniz.

Batuhan Apaydın

Batuhan Apaydın

Written by

Batuhan Apaydın

product management & content marketing | former product manager @yemekcom, @yemeksepeti | prev @listelist @eticaret_mag @sosyalmedyaco

Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade