This is an email from KriptoEkonomi, a newsletter by BlockchainIST Center.

NASA Blockchain Tabanlı Uzay İletişim Ağı Üzerine Çalışıyor

NASA — Uzay İletişim Ağı

Orbit Logic ve FraunHofer adlı iki ABD’li şirket 124,000 dolar yatırım alarak “Blockchain Defterlenmesi ile Uzay İletişimini Yenileme ve Haritalandırma” anlamına gelen ve kısaca SCRAMBL adını verdikleri projeyi NASA’ya sundular. Kabul edilen bu projenin genel olarak NASA uydularının arasındaki iletişimi kolaylaştırması hedefleniyor. Uzaydaki uyduların arasındaki iletişimin öneminin yanı sıra aralarındaki iletişimin Dünya merkezli olması birçok potansiyel soruna yol açmaktaydı. Dünya tarafındaki herhangi bir kesilme o anda gerçekleşen bir operasyonun duraksamasına yol açabiliyordu. Bu olası durumların önüne geçebilmek için SCRAMBL projesi uyduların kendi kendine yeten bir iletişim ağına sahip olmalarını sağlamayı hedefliyor. Blockchain teknolojisi ile uydular birer düğüm (node) olarak çalışarak merkeziyetsiz bir iletişim ağı oluşturacaklar. Bu sayede iletişim bir düğümde kesilmiş olsa da diğer düğümlerde devam edebilecek. Uzaya özel algoritmalar ile daha verimli bir iletişim sağlanarak operasyonlar daha da hızlanacak. Projenin bir başka dikkat çeken özelliği de gerçek zamanlı dünya gözlemi, astronomi, gezegenler arası görevler ve gezegen keşfi gibi operasyonlarda da kullanılacak olması.

Gerçek zamanlı operasyonlara bir başka örnek de koordine hareket eden robot helikopterleridir. Bu robot helikopterlerin uzaktan kontrol edilerek kendi aralarında büyük bir koordinasyon ile hareket etmeleri hedefleniyor.

Aralarındaki koordinasyonun iletişime bağlı olduğu düşünülünce blockchain teknolojisi ile kendi kendine yeten bir iletişim ağı kurulması operasyonları oldukça verimli hale getirecektir. NASA, bu robot helikopter üzerine daha fazla yatırım yaparak Satürn’de büyük bir keşif operasyonu yapmayı amaçlıyor.

Kaynak: The Daily Chain

Singapur Blockchain Gıda Güvenliği Sistemi Kuruyor

Tahıl Tarımı

NULS blockchain destekli sistemin amacı gıda konusunda ithalata bağımlı olan adanın olası bir gıda krizinden kaçınmasını sağlamaktır. Walmart ve Dole gibi şirketler yıllardır gıda güvenliği gibi hassas bir konu için blockchain teknolojisine yönelmiştir. Şimdi de Singapur hükümeti bunu ulusal ölçekte yapmayı planlamaktadır.

Singapur, ülkede tüketilen gıdanın %90'ından fazlasını ithal etmektedir ve gıda tedariği ile ilgili sorunlar yaşamaktadır. Bu yüzden de Singapur Gıda Ajansı ürünlerin, üretimden satış noktasına kadar takibine olanak sağlayan veriTAG’ın gıda izleme sistemini kullanmayı uygun görmüştür. Çözüm, ST Engineering’in işbirliğiyle NULS blockchain’i kullanmaktadır. veriTAG’ın sistemi, uygulama geliştiriciler için tasarlanmış açık kaynaklı ve uyarlanabilir bir blockchain olan NULS blockchainine dayanmaktadır. Singapur merkezli olan NULS Vakfı, bu yılın başlarında Bitcoin veya Ethereum’a köprü kurabilen bir çapraz zincir girişimi olan Nerve Network’ü duyurmuştu.

Tarım Pazarı

Singapur Gıda Ajansı, Nisan ve Aralık 2019 aralığında 3.825 birim meyve ve sebze test ettiğini ve bunların %13'ünde aşırı pestisit veya kimyasal kalıntı bulunduğunu tespit etti. VeriTAG’ın kurucusu ve CEO’su Jason Lim, sistemin aslında Çin’de yapıldığını, ancak Singapur için bu yeni sürümün ST Engineering ile yapılan iş birliği sayesinde GPS izleme ve artırılmış gerçeklik unsurlarıyla zenginleştirildiğini belirtti. Firma, ayrıca projeye kullanıcı katılımını da teşvik etmeyi hedefliyor. Kullanıcılar, sadakat puanı kazanmak için bir web uygulaması kullanarak veriTAG etiketlerini tarayabilir ve bu puanları daha sonra NULS tokenlarına döndürebilirler. Ardından, isteğe bağlı olarak NULS tokenları Singapur’un dijital para birimi ile değiştirilebilir. veriTAG, veri$HOP sadakat programını yaygınlaştırmak için Singapur’daki bazı firmalarla ortaklıklar kurmaya başlamış durumda.

Kaynak: DeCrypt

YouTube’un Kriptopara Dolandırıcılığı Reklamlarına Yaklaşımı

Ethereum Scam

YouTube, kriptopara birimi dolandırıcılığı reklamları ile mücadele ediyor. Nisan ayında Ripple CEO’su Brad Garlinghouse, “Hediye XRP” dolandırıcılık reklamlarının engellenmeyerek Ripple’ın itibarına zarar verdiği iddiasıyla YouTube‘a dava açtı. Yapılan şikâyette, yakın zamanlarda bir dolandırıcının bir kurbandan 15.000 $ değerinde XPR çaldığı belirtiliyor. Aynı durumda olan Apple’ın kurucu ortağı Steve Wozniak’ın da YouTube’a ve onun ana ortağı Google’a “dolandırıcının platformunu geliştirmek için kişisel hesap kullanarak Bitcoin hediye dolandırıcılığı yapılmasına izin verdiği” iddiasıyla dava açtığı bildirildi. Öte yandan bir kullanıcı birkaç hafta önce popüler kripto kanallarında yayınlanan Ethereum hediye eden reklamları Youtube‘a bildirdiğini ancak platform tarafından hızlı bir işlem yapılmadığını söyledi.

YouTube ise şirket bazında büyüme söz konusu olduğunda içeriğin önemi olmadığını öne sürdü ve Temmuz ayında şirketleri içerik yükümlülüğünden koruyan İletişim Düzenleme Yasası’na güvenerek Ripple davasını reddetmek için harekete geçti. CoinDesk’in raporuna göre “YouTube’un iddiaları reddetme talebi, video paylaşım devinin herhangi bir dolandırıcılık veya telif hakkı ihlaline isteyerek veya bilerek karışmadığı ve web sitesindeki herhangi bir üçüncü taraf içeriğinden sorumlu tutulamayacağı fikrine dayanıyor.” Ayrıca kendilerine gelen her uyarıda bu tür dolandırıcılıklara müdahale edip kapattığını da dile getirmektedir. Ancak akıllarda olan diğer bir soru ise YouTube’un ve ana şirketinin, marjlarda bile dolandırıcı reklamlardan ne kadar para kazandığı ve bunları kaldırmaya yönelik mekanizmalarının ne kadar etkin olduğudur.

Kripto Dolandırıcılar

Kriptopara birimlerinin ve bunlarla ilgili ürün ve hizmetlerin karmaşık ve gelişen doğası nedeniyle, Google yalnızca Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya’daki yasal borsalar için sınırlı sayıda reklama izin vermektedir. Google 2019'da yaklaşık 2,7 milyar kötü reklamı kaldırdı. Bu, günde yaklaşık 10 milyon reklamı kaldırdığı anlamına gelir. Ancak tüm bu açıklamalarına rağmen dolandırıcı reklamlar yayınlanmaya devam ediyor.

Kaynak: Coindesk

Sosyal Medya Aracılığıyla Siyasi Katılım ve Blockchain

Althing — Iceland

Doğrudan demokrasi Antik Yunan’da ilk örneğini gördüğümüz halkın doğrudan devlet yönetiminde yer almasıdır. Günümüzde yaygın olarak temsili demokrasi örnekleri bulunmaktadır. Antik Yunan’da gördüğümüz sisteme benzer bir örneğe yakın zamanda İzlanda’da rastladık.

2008 Ekonomik Krizi sonrası arkalarında 25 milyar dolarlık borç bırakarak iflas eden üç büyük İzlanda bankası nedeniyle meclise olan güvenini kaybeden halk 3 aylık bir protesto ile seçimlerin yenilenmesini sağladı. Seçim sonrası 25 komisyon üyesi yeni anayasa taslağını hazırlarken halkın fikirlerini almak için Facebook kullandı ve Twitter üzerinden vatandaşların sorularını cevaplayarak duyurular yaptı. 16,000’e yakın öneri ve yorum sonrası 114 maddelik anayasa taslağı hazırlanarak vatandaşlara aşağıdaki 6 soru soruldu.

  1. Anayasa taslağının yeni bir anayasanın temelini oluşturmasını onaylıyor musunuz?
  2. Ülkedeki doğal kaynakların kamuya ait olmasını onaylıyor musunuz?

3. Ülkede resmi bir kilisenin olmasını onaylıyor musunuz?

4. Parlamentoda daha fazla sayıda bağımsız aday görmek istiyor musunuz?

5. Ülkenin her kısmına eşit oranda oy ağırlığının verilmesini onaylıyor musunuz?

6. Seçmenlerin belirli konular ve yasalar için halk oylamasını istemesini onaylıyor musunuz?

Halk Demokrasisi

Temsilcilerin seçimi kaybetmesi nedeniyle kabul edilmeyen anayasa taslağı bize modern bir demokrasinin gerekliliklerini gösterdi. İzlanda eğitim ve internet erişimi açısından avantajlı bir ülke olduğundan sosyal medya ile böyle bir süreci sorunsuz ilerletebildi. Fakat dünya genelinde böyle bir erişim düzeyi ve refah olmadığından internet üzerinden demokrasi için güvenli bir teknoloji gerekiyor. Bu teknoloji ise merkeziyetsiz ve şeffaf yapısı sayesinde blockchain ile başarılabilir. Blockchain bize merkeziyetsiz bir ağ sunduğundan birçok hile ve teknik aksaklıktan sakınmamıza yardımcı olur. İzlanda’daki tecrübeler ve blockchain teknolojisi ile daha ideal bir demokrasiyi elde etmek çok da uzak bir ihtimal değil.

Furkan Can Baytemur

Dijital Merkez Bankalarına Küresel Bakış-2

Dijital Paralara Doğru

Geçen hafta DMBP’lere dair raporun genel bulgularına değinmiştik. Bu hafta raporun içerdiği pilot proje örneklerinden birkaçına bakacağız.

İsveç: e-Krona İsveç’in merkez bankası Riksbank tarafından nakit kullanımındaki düşüşe yanıt olarak ortaya çıkmıştır. e-Krona projesi 2017 yılının 1. çeyreğinde başlatılmıştır. Proje grubu üç aşamalı bir eylem planı geliştirmiştir. Üçüncü aşama şu anda devam etmektedir. Accenture ile birlikte çalışan Riksbank, R3 Corda ağını kullanarak, dağıtık defter teknolojisi ortamındaki diğer özelliklerin yanı sıra, İsveç Kronu’nun dijital versiyonu için ödeme, para yatırma ve transfer yeteneklerini test ediyor. İsveç’in gelişmiş finans ve ödeme piyasaları göz önüne alındığında, e-Krona, eğer piyasaya sürülürse iyi gelişmiş ödeme piyasalarının rekabetçi ortamında DMBP’lerin etkisine yeni bir bakış sunabilir.

Bahamalar: Sand Dollar Projesi, finansal piyasa altyapısını yükselten ve Bahama dolarını dijitalleştiren bir Bahama Ödeme Sistemi Modernizasyon Girişimidir. Bugün Sand Dollar Exuma ve Abacos Adaları bölgelerinde test edilmekte olan canlı bir DMBP pilot uygulamasıdır. Finansal kapsayıcılığı iyileştirmeye ve coğrafi ödeme altyapısı kısıtlamaları olan bir ülkeye (700 parçalı adadan oluşan bir ağ) hizmet vermeye yönelik olarak tasarlanan Bahama Ödemeler Sistemi Modernizasyon Girişimi, DMBP pilotuna diğer merkez bankası önerilerine kıyasla uygulama için daha doğrudan bir yol sağladı.

Dijital Paralar Geliyor!

Çin: Çin’in Dijital Para Birimi Elektronik Ödeme (DC / EP) sistemi muhtemelen en gelişmiş DMBP deneyini sunmaktadır. Bununla birlikte, projenin tasarım ayrıntılarını açıklayan resmi bir Çin Halk Bankası (PBOC) DC / EP politikası veya belgeleri bulunmadığından öneriyi çevreleyen cevaplardan daha fazla soru bulunuyor. Aralık 2019'da PBOC, devlete ait yedi şirket ile ortaklık kurdu. Nisan 2020'de PBOC, Shenzhen ve Suzhou dahil 4 şehirde DC / EP’yi dahili olarak test ettiğini doğruladı. Çin Ziraat Bankası projeyi desteklemek için bir mobil test uygulaması yayınladı. PBOC yöneticisi Yi Gang geçtiğimiz günlerde merkez bankasının dijital yuanın resmi lansmanı için henüz bir takvime sahip olmadığını söylese de Yi, DC / EP’nin 2022 Pekin Kış Olimpiyatları’nda pilot olarak uygulanabileceğini doğruladı.

Kaynak: The Block

Visa Kriptoparaları Destekleyeceğini Duyurdu

Visa Kartları

Visa, son blog yazısında odak noktasını kriptopara birimlerine çevirme planı olduğundan bahsetti. Kriptopara birimlerine bu yönelim, “dijital para birimlerinin değerini daha fazla kişi ve kuruma yayma potansiyeline sahip olması” inancından kaynaklanmaktadır.

Yazıda, Mastercard’ın kriptopara şirketleri için ödeme kartlarının verilmesini hızlandıran bir program duyurması ve bu programa ortak olarak olarak katılan ilk firmanın Wirex olduğunu içermektedir. Visa, dijital para birimleri ve 61 milyon satıcıdan oluşan mevcut ağları içerisinde bir köprü sağlamak için Coinbase ve Fold gibi lisanslı ve düzenlenmiş kurallara sahip platformlarıyla ortak şekilde çalışmaktadır. Bununla birlikte, Visa dijital para ekosistemi için güvenlik altyapısı oluşturan bir şirket olan Anchorage’a yatırım yapmış ve son yıllarda konuyla ilişkili araştırmaları yürütmüştür. Visa, bu çalışmanın çoğunun, dijital para birimi alanı içerisindekiler de dahil olmak üzere, finansal teknolojilerin Visa’nın küresal ağına hızlı bir şekilde entegre olmasına yardımcı olan FastTrack programı aracılığıyla gerçekleştirdiğini açıklıyor.

Visa, Merkez Bankası Dijital Para birimi (CBDC) Kavramını araştıran merkez bankalarına bir dizi politika önerisi için Dünya Ekonomik Forumu ile birlikte çalışmaktadır. Visa’nın veri koruma, tüketici gizliliği ve eşitliği ve tüm geçerli yasalara uygun şekilde hareket etme stratejisini uygulayacağı belirtilmiştir.

Kaynak: FinTech News

Binance UK, Coinbase ve Ripple’dan Sonra CryptoUK’e Üye Oldu

Binance Exchange

Kriptoparalar yaygınlaştıkça sektördeki önde gelen firmaların ortak menfaatleri için bir araya gelmesi doğaldır. Bu sadece bu tür şirketlere finansal olarak fayda sağlamakla kalmaz, aynı zamanda endüstri içinde tek tip uygulamalar oluşturmaya ve endüstri için yasalar oluşturulurken belirli bir düzeyde düzenleme sağlamaya yardımcı olur. Sektörün en büyük borsalarından biri olan Binance, İngiltere’deki kolunun CryptoUK’e katıldığını açıklarken bu adımı attı.

CryptoUK, Birleşik Krallık’taki kriptopara birimleri için bir ticaret organizasyonudur ve Binance kurumun yöneticisi olmuştur.

“Hem sektördeki meslektaşlarımızla hem de politika yapıcılarımızla çalışmaya kararlıyız”

Birleşik Krallık Binance direktörü Teana Baker Taylor, yaptığı açıklamada “Dijital varlık endüstrisinde küresel bir lider olarak hem sektördeki meslektaşlarımızla hem de politika yapıcılarımızla birlikte sürdürülebilir politika geliştirmeyi teşvik eden tartışma ve eğitimi kolaylaştırmak için çalışmaya kararlıyız. Birleşik Krallık, finansal hizmetlerde yeniliklere sürekli odaklanmayı destekleyecek ve teşvik edecek.” dedi.

Binance — CryptoUK

2020'de Binance’teki Gelişmeler

The Daily Chain tarafından Binance’in Hindistan’daki DeFi ekosisteminden yararlanmak için bir hackathon ve girişim hızlandırma programı başlattığı açıklanmıştı. Girişimin adı Build for Bharat ve Eylül 2020'den itibaren başvuruları kabul etmeye başlayacak. Bundan sonra 100 takım listeye alınacak ve aynı ayın 20'sine kadar sürecek bir deneme aşamasından geçecekler. Seçilen adaylar daha sonra bir deneme turundan geçecek ve son 5 finalist ödüllendirilecek. Finalistler ödülün bir parçası olarak Binance ekibinden ve ekosistemden de destek alacaklar.

Kaynak: The Daily Chain

Kuzey Kore Destekli Hackerlar Kriptopara Hırsızlığıyla Bağlantılı Görünüyor

Kuzey Kore Hackerları

ABD, Kuzey Kore’nin BeagleBoyz hack çetesinin yeniden faliyete geçtiği konusunda uyarıda bulundu. Çete, ABD finans kurumlarını ve dünyanın birçok yerindeki kriptopara borsalarını hedef alması ile adını duyurmuştu. Çetenin, en az 2 milyar doların çalınmasından sorumlu olduğu düşünülüyor. Çetenin, bu yılın başında ekibini yeniden yapılandırdığı ve yeni “geri dönüşü olmayan hırsızlık yöntemleri” geliştirdiği belirtiliyor. BeagleBoyz’un kriptopara borsalarını hedeflemek için kullandığı yazılım, uzaktan erişim aracı olan Copperhedge’i içeriyor. Copperhedge güvenliği ihlal edilmiş sistemlerde komutlar çalıştırabilen ve verileri dışarıya sızdırabilen bir yazılım.

Çetenin, ATM’lerden büyük miktarda para çekebilmek için dünya çapında birçok suç örgütü ile birlikte çalıştığı belirtiliyor. Borsalara kötü amaçlı yazılım göndermek için ilk saldırılarında genellikle düşük teknoloji kullandıkları, sisteme girdikten sonra ise yüksek teknoloji içeren teknikler kullandıkları belirtiliyor.

Kripto Hackerlar

ABD hükümeti, milyonlarca dolar çalan Kuzey Koreli hackerlar tarafından kullanıldığına inanılan 280 kriptopara birimi hesabını ele geçirmeye çalıştı. Mart ayında, ABD Adalet Bakanlığı iki Çin vatandaşını Kuzey Kore adına 100 milyon dolardan fazla kriptopara aklamakla suçlamıştı. Mahkeme kayıtları, ABD yetkililerinin Kuzey Kore rejiminin yaptırımları atlatmak için kripto bilgisayar korsanları kullandığına inandığını gösteriyor. Kuzey Kore’nin siber korsanlık programı ile Çin kriptopara aklama ağı arasında devam eden bağlantıların açık bir şekilde ortaya çıkarıldığı belirtiliyor. Pyongyang’ın nükleer ve balistik füze programlarının 􀃶nansmanını kesmek amacıyla 2006’dan beri Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından Kuzey Kore’ye yaptırımlar uygulanıyor. Buna karşın Kuzey Kore rejiminin nükleer ve balistik füze programlarının finansmanı için kriptopara birimleri kullandığını öne süren raporlar bulunmakta. Kuzey Kore’nin bu siber saldırılarından 2 milyar dolar gelir elde ettiği tahmin ediliyor.

Kaynak: Coinnounce

Starbucks Kahvelerini Blockchain ile İzleyecek

Starbucks Kahveleri

Dünyanın en büyük kahve zinciri olan Starbucks, kahve çekirdeklerinin takibini bundan böyle blockchain üzerinden yapacak. Starbucks müşterileri bu sayede içtikleri kahvenin nerede yetiştirildiğini, kavrulduğunu ve şubeye gelinceye kadarki yolculuğunu kolaylıkla kontrol edebilecekler.

Başta finans alanında olmak üzere birçok farklı alanda kullanılan blockchain teknolojisi, artık kahve çekirdeklerinin takibini yapmak için de kullanılacak. Starbucks’ın kullanacağı yeni blockchain tabanlı sistem sayesinde kahve çekirdeklerinin izi sürülebilecek. Şirket süreç boyunca elde ettiği bilgileri halka açık bir şekilde paylaşacak. Starbucks’ın birlikte çalıştığı kahve yetiştiricileri ve şirketin ABD’deki müşterileri, basit bir QR kodu taramasıyla bu bilgilere erişebilecekler.

Starbucks, bu blockchain hamlesiyle birlikte hem çiftçilere hem müşterilere hem de bu sürece aracılık eden taraflara daha şeffaf bir deneyim sunmayı hedefliyor. Bu teknoloji sayesinde çiftçiler harmanladıkları kahvenin nereye gittiğini; müşteriler ise içtikleri kahvenin nereden geldiğini saniyeler içerisinde görebilecekler. Starbucks’ın yöneticilerinden Michelle Burns, şirketin izlediği bu şeffaf hizmet politikasını her iki tarafa da güven veren bir politika olarak yorumluyor.

Koin Bülteni

Trabzonspor Kendi Kriptoparasını Çıkaracak

Trabzonspor

Türkiye’nin en büyük futbol kulüplerinden Trabzonspor, Socios.com ile kurduğu ortaklık doğrultusunda kendi kriptopara birimini çıkarma kararı aldı. Kulübün TRA adı altında geliştireceği taraftar tokenı, önümüzdeki aydan itibaren aktif olarak kullanılabilecek. Barcelona, Paris Saint-Germain, Juventus ve ülkemizde Galatasaray ile sportif anlaşmalar imzalayan Socios.com; bu kulüpler için taraftar tokenı adlı özel kriptopara birimleri geliştirdi. Trabzonspor ile anlaşmaya varan şirket bunu şimdi bordo mavililer için de yerine getirecek. Trabzonspor; şimdiye dek örneğini birkaç farklı kulüpte gördüğümüz bu taraftar tokenlarından toplamda 8 milyon adet üretecek. Chiliz üzerinden satışa çıkarılacak olan bu tokenların arz başlangıç fiyatı 8 lira olarak belirlendi. Trabzonspor taraftarları kulübün tokenını piyasada alım-satım yapmak için kullanmanın yanı sıra kulübün alacağı kararlarda söz sahibi olmak için de kullanabilecekler.

TRA tokenı sahipleri Socios.com uygulaması üzerinden sahadaki gidişatı yönlendirebilecek, VIP etkinliklerde yer alabilecek ve kulübün özel olarak düzenleyeceği bazı faaliyetlerde boy gösterebilecekler. Kulüp ve taraftarlar; bu token sayesinde birbirlerini dijital olarak kucaklayabilecekler.

Koin Bülteni

JPMorgan Blockchain Ağını Satma Kararı Aldı

JPMorgan Chase

Ethereum kurucu ortağı Joseph Lubin tarafından geliştirilen ConsenSys adlı stüdyo; JPMorgan’ın blockchain ağını satın aldı. Bankacılık devinin Quorum adı altında geliştirdiği bu platform bundan böyle ConsenSys bünyesinde faaliyet gösterecek.

ConsenSys’in Quorum ağı için JPMorgan’a ne kadar ödeme yaptığı henüz bilinmiyor. Fakat, JPMorgan’ın bu platformu kullanmaya devam edeceği biliniyor. JPMorgan’ın ayrıca ConsenSys’in uzun vadeli planlarına da katkı sağlayacağı, Quorum’un gelişim aşamasında eskisi kadar olmasa da aktif bir rol oynayacağı söylenebilir. Bunun sebebi ise JPMorgan’ın Quorum’u sattığı ConsenSys’e yatırım yapmış olması.

Koin Bülteni

Rusya’da Dijital Parayla Bilet Satma Hayalleri

S7 Airlines

Rus bankacılık devi Sberbank, S7 Hava Yolları ile birlikte uçak biletlerini dijital para karşılığında satmayı hedefliyor. İkilinin çalışmalarına şimdiden başladığı yeni sistemin yıl sonundan önce faaliyete geçmesi bekleniyor.

Rusya’nın en büyük bankalarından biri olan Sberbank ülkede bir ilke imza atmaya hazırlanıyor. S7 ile birlikte yeni bir sistem geliştirmeye başlayan banka; dijital para karşılığında uçak bileti satışı yapmaya hazırlanıyor. Başlangıç aşamasında yalnızca kurumsal müşterilere tanınacak olan bu imkanın hem müşteri hem işletme açısından faydalı olacağı düşünülüyor. Kommersant gibi yerel kaynaklar; bu sistem ile birlikte 100 gün süren ödeme işlemlerinin 20 saniyeye indirgenebileceğini öne sürüyorlar.

Koin Bülteni

Uniswap Google Aranma Miktarı

UniSwap Aranma Miktarı

Merkeziyetsiz kriptopara borsası olarak hizmet veren Uniswap’ın Google’da aranma hacmi.

Kaynak: DeFiPulse

DeFi Ekosisteminde Kilitlenen Miktar

DeFi Ekosistemindeki Miktar

DeFi ekosisteminde kilitlenen miktar 9 milyar dolar seviyesine ulaştı.

Kaynak: DeFiPulse

Ethereum İşlem Ücretlerinde Artış

Ethereum İşlem Ücretlerideki Artış

DeFi (Merkeziyetsiz Finans) uygulamalarında oluşan talep nedeniyle Ethereum ağında yoğunluk çok ciddi seviyelere çıktı. Ethereum madencilerinin saatlik kazançları 800.000$ seviyesine ulaştı

Kaynak: GlassNode

Hazırlayanlar

  • Evrim Çalışkan
  • Furkan Can Baytemur
  • Canan Bulut Uyanık
  • Gözde Arasıl Ataç
  • Burak Işıktekin
  • Aybars Dorman

--

--

--

Bahçeşehir Üniversitesi bünyesinde kurulmuş olan “BlockchainIST (Blockchain İstanbul) Center”, Blockchain teknolojisi alanında faaliyet gösteren, Türkiye’nin ilk üniversite araştırma ve geliştirme merkezidir.

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store
BlockchainIST Center

BlockchainIST Center

BlockchainIST Center is an R&D Center for Blockchain, DeFi and FinTech. We provide consultancy and training for private and public sector around the world.

More from Medium

Crypto Prices Go Up and Down — Who’s Behind This?

Why Proof of Work (PoW) Matters

Cryptocurrency’s second step — An Ethereum story

Master The World Of Cryptocurrency With This Four-Week Course