This is an email from KriptoEkonomi, a newsletter by BlockchainIST Center.

Blockchain Teknolojisi Küresel Sağlık Hizmetini Güçlendirecek

Sağlık Hizmeti

Blockchain teknolojisi, dünyadaki kritik sorunlar için nokta atışı çözüm olarak biliniyor. Bununla birlikte, tıbbi sistemlerdeki kullanımı, akademisyenler ve araştırmacılar tarafından detaylı incelenmiş ve üzerinde çalışılmıştır. Tüm bu çalışmaların sonucu Blockchain’in güçlü bir alan olduğunu göstermiştir.

Tıbbı Sistemlerde Blockchain Teknolojisi

Dünyanın en ünlü iş ve yönetim dergisi Harvard Business Review, bu hafta başında tıbbi tedarik zinciri sistemlerinin devam etmekte olan koronavirüs salgınına büyük ölçüde maruz ölçüde maruz kaldığını ve Blockchain teknolojisinin kritik süreçlerin ilerlemesini kolaylaştırmaya yardımcı olabileceğini belirtti. Yapılan çalışma, tıbbi tedarik zincirinde sorunların sık sık görüldüğünü ve oldukça eskiye dayandığını ortaya koydu. Örneğin; manuel belgelemenin manuel belgelemenin yaygın olarak kullanıldığı tedarik zincirleri aracılığıyla gönderilen ürünlerin, teslimat süresini arttırdığı ve kritik noktalarda gereksiz evrak işlemlerine yol açtığı ortaya çıkmıştır.

Dünya Sağlık Örgütü, bu bakımdan, tüm tıbbi ürünlerin yüzde 10'unun “düşük ve orta gelirli ülkelerde standart dışı veya sahte olduğunu” tahmin etmektedir. Bahsedilen bu yaygın sorunlara tedarik zincirindeki hırsızlık sorunları da eklenmektedir. Bu sorunların kaynağını belirlemek için sistemdeki aracı ve denetleyici kurumlar yoğun bir mücadele vermektedir. Blockchain teknolojisinin veri değişmezliği ve izleme özelliklerinden yararlanılarak, tıbbi tedarik zincirine güven ve doğrulanabilirlik sağlanmaktadır.

İlaç Endüstrisi

İlaç endüstrisinin devlerinden Gilead, Pözer, Amgen, ve McKesson gibi şirketlerin yer aldığı Blockchain ağı MediLedger, tüm bu sorunları çözmek için çalışır. Blockchain ağı, kurumsal kullanım için Blockchain hizmeti sağlayan San Franciso merkezli Chronicled şirketi tarafından verilmektedir. MediLedger’in ilk çözümü bir ilacın orijinal olup olmadığını doğrulamak amacıyla kullanılan uygulamadır. Uygulama, yalnızca bir web sitesi ve bir barkod tarama cihazını altyapı olarak kullanır.

Kaynak: BTCManager

Blok Dünyası Minecraft’ta Blockchain

Minecraft

Sandbox, yani istediği her şeyi yaratabilmeyi oyuncuya sunma özelliği ile birçok açıdan başarılı olan ve tarihte en çok satan video oyunu Minecraft ile oyuncuların bu oyunda neler ortaya çıkarabilecekleri ve yaratabilecekleri fikri ile büyümüştür. İlk yıllarında Mojang Stüdyosu’nun hiç reklam vermeden sadece oyuncular ile yüksek satış rakamlarına ulaşması Minecraft’ın oyunculara sınırsız şekilde istediklerini yaratma olanağı sunmasıyla başarılmıştır. Son aylarda dikkat çeken oyuncu yaratımlarından EnjinCraft Demo testlerini bitirerek oyunculara kendi sunucularında kullanmaları için EnjinCraft yazılımını çıkardı. Enjin, dijital varlıkların ENJ koini ile oyunlarda kazanılmasını ve kullanılmasını sağlayan bir platformdur. Şu ana kadar birçok oyunda kullanılan Enjin platformu, EnjinCraft ile oyuncuların Minecraft içerisindeki varlıklarını blockchain tabanlı Enjin platformuna bağlamalarını sağlamış ve böylece bu varlıkların ticaretini ve kullanımını ENJ cüzdanlarında birleştirmiştir. Bu sayede oyuncular Minecraft oynarken ödüller kazanabilecek ve bunları ENJ koinine çevirebilecekler.

Bunun en büyük örneği kullanıcılar tarafından çıkarılan Multiverse projesidir. Multiverse ile oyuncular bir oyunda kazandığı varlığı başka oyunlarda da kullanabilecekler. Örneğin, bir oyuncu Minecraft içinde kazandığı “Forgehammer” eşyasını ENJ cüzdanına koyarak diğer blockchain tabanlı bir oyuna aktarabilecek. Bunun gibi projeler Enjin platformunda bol sayıda bulunmakta ve geliştirilmeye devam etmekteler. Oyun üzerinde sanal eşyalar olsalar da dijital varlıkların somut şekilde sunulmasının daha fazla kullanıcıyı bu platformu kullanmaya teşvik edeceği düşünülüyor.

Kaynak: Cointelegraph

Dünya’da Salgına Yönelik Ekonomik Önlemler

Ekonomi

Sokağa çıkma yasaklarının hafifletilmesine rağmen, salgının yıkıcı ekonomik yükü yeni gelişen ve gelişmekte olan dünyada yeni merkez üsleri ortaya çıktıkça a çıktıkça artmaya devam ediyor. Afrika, Asya ve Latin Amerika’daki yoksul ülkeler, salgın kaynaklı, hızlı eylem gerektiren ekonomik ve kamu sağlığına yönelik acil ihtiyaçlarla karşı karşıyadır. Çok çeşitli orta gelirli ekonomilerin de yardıma ihtiyacı var. Tüm bu ülkeler dünya nüfusunun yaklaşık %70'ini temsil etmekte ve küresel GSYİH’nın yaklaşık üçte birini oluşturmaktadır. Bu ülkelerin ihtiyaçları önümüzdeki aylarda ve yıllarda daha da artacaktır. Uluslararası Çalışma Örgütü, 2020 yılının ikinci çeyreğinde küresel çalışma saatlerinin, 300 milyondan fazla ta zamanlı iş kaybına eşdeğer şekilde, kriz öncesi seviyenin %10,5 altında olmasını bekliyor. Bu yüzyılda ilk kez küresel yoksulluk artıyor.

Ekonomik Güç

Küresel bir durgunluk yaşam standartlarında otuz yıllık iyileşmeyi tersine çevirebilir ve bir tahmine göre dünya çapında 420–580 milyon insanı yoksulluğa itebilir. Ayrıca Dünya Gıda Programı, COVID-19'un akut açlık çeken insan sayısını 265 milyona çıkarabileceği konusunda uyardı.

Yeni gelişen ve gelişmekte olan birçok ekonomide benzeri görülmemiş ekonomik ve mali bozulma sonucu 100'den fazla ülke yardım için Uluslararası Para Fonu’na başvurdu. Ancak IMF, bu ülkelerin krizi aşmak için 2,5 trilyon dolara ihtiyaç duyduğunu söylemesine rağmen, bu miktarın sadece bir kısmı tahsis edildi. Bu nedenle, G20’nin COVID-19 eylem planı gibi girişimler memnuniyetle karşılansa da, dünya liderlerinin daha fazlasını yapması gerekiyor.

Kaynak: GlobeNewswire

Katar İzleme Uygulaması Hassas Verilerini Riske Attı

Hassas Veriler

Katar’ın izleme uygulamasındaki bir güvenlik açığı yüzbinlerce kişinin kişisel verilerini tehlikeye soktu. Uluslararası Af Örgütü tarafından bulunan güvenlik açığı uygulamanın geliştiricileri tarafından düzeltildi. Katar, koronavirüs pandemisi dolayısıyla vatandaşları için izleme uygulaması hazırlayan ülkelerden biri oldu ve bir adım daha ileri giderek Ehteraz adı verilen uygulamayı indirmeyi zorunlu kıldı. Uluslararası Af Örgütü’nün Güvenlik Laboratuarı’na göre, Katar’ın kullanıcının telefonundaki fotoğraflara ve videolara da erişebilen zorunlu koronavirüs izleme uygulamasındaki bir güvenlik açığı, kimlik numaraları, konum ve sağlık bilgileri de dahil olmak üzere yüz binlerce kişinin kişisel verilerinin sızmasına neden olabilirdi.

Etheraz

Uluslararası Af Örgütü, Katar yetkililerini uyardıktan sonra uygulamadaki hatalar Katarlı yetkililerce hızla düzeltildi. Bu olay, izleme uygulamalarının risklerinin göz ardı edilmemesi açısından önemlidir. Benzeri uygulamaların saldırganlar tarafından ele geçirilebileceğinden veya hükümetler tarafından pandemiyle ilgili olmayan kişisel verileri toplamak için kullanılabileceğinden endişe ediyor. Ehteraz, kullanıcıların sisteme girdiği kimlik numaraları üzerinden işlem yaptığı için dışarıdan müdahale ile ağ protokolünü yeniden yapılandırıldığı takdirde bilgisayar korsanlarının, kimlik numaralarının tüm olası kombinasyonlarını oluşturarak verilerini alabilecekleri vurgulandı. Sorunu çözmek için uygulamanın güncellenmiş sürümünde daha katı kimlik doğrulama adımları uygulandı. Unutmamak gerekir ki, tek başına hiçbir uygulama veya teknoloji bizi herhangi bir sağlık tehditinden kurtaramaz. İnsanların, gizlilik endişelerine ek olarak, bu uygulamalar tarafından toplanan verilere kimin erişebileceğinden endişe duydukları açıktır.

Bu endişelerin yasalar çerçevesinde giderilmesi ve devletlerin kötü tasarlanan uygulamaları kullanmamaları uygulamaların halklar tarafından kabul görmesini arttıracaktır.

Kaynak: BuzzFeed News

Amazon, Blockchain Tabanlı Ürün Doğrulayıcısının Patentini Aldı

Amazon

E-ticaret sektörünün en büyük firmalarından biri olan Amazon, tüketim mallarının orijinalliğini kanıtlamak için dağıtık defter tabanlı (DLT) bir sistemin patentini aldı. Patentlenen sistem ile bir ürünün tedarik zincirinin ilk adımından sonuna kadar DLT kullanılarak güvenliğinden emin olunması amaçlanıyor. Amazon’un sistemi, distribütörler, üreticiler ve nakliyecilerden gelen verileri, bilgi siloları arasında açık bir sistem üzerinde derlemeyi ve bu verileri, tüketicilere en sade ve açıklayıcı şekilde sunmayı hedefliyor. Mevcut eksikliklere karşı Amazon, dağıtık sistemlerin tamamlayıcı ve faydalı çözümler sunduğu, verileri değişiklikten koruyabileceği, tek hata noktalarını kaldırabileceği ve merkezi yönetimsel sorunları aşmada yardımcı olabileceği görüşünde. Ayrıca, patentte Hyperledger’ın kullanılacağı belirtildi.

Amazon Mobil

Bünyesinde satılan sahte ürünlerle büyük sıkıntı yaşayan Amazon kullanıcılarının daha fazla güvenini kazanmanın yollarını aramakta. Geçen yıl Amazon, sahte ürünleri bulabilmek amacıyla “Project Zero” adlı bir sahtecilik tespit girişimi başlattı. Amazon yetkilileri, 2018'de Wall Street Journal’a şirketin milyarlarca dolarlık sahtekârlıklarla savaşacağı demecini vermişlerdi.

ABD’li yetkililer de Amazon’un sahte ürün sorununa karşı dikkatli bir şekilde gelişmeleri takip ediyorlar. Morning Consult anketine katılan tüketicilerin yaklaşık % 39'u Amazon’a “çok” güvendiklerini söylüyorlar.

Kaynak: Coindesk

Avustralya Dijital Kimlikleri için FinTech Desteği

Dijital Kimlik

Dijital Dönüşüm Ajansı, Avustralya’nın dijital kimlik sisteminin daha basit ve modern hale gelmesi için çalışıyor. Avustralya Vergi Dairesi, İçişleri Bakanlığı, Dışişleri ve Ticaret Bakanlığı ortaklığında oluşturulan sistem yıllardır bir grup kullanıcı ile test ediliyordu ve yıl ortasında kullanıma açılacağı tahmin ediliyor. Bu tarz dijital kimlik hizmetlerinde, özellikle finansal işlemleri de içeriyorsa, güvenlik en önemli kriterlerden biridir. Dijital Dönüşüm Ajansı biyometrik güvenliği yüz tanıma teknolojisi ile başardıklarını açıkladı. Vergi işlemle işlemleri ve öğrenci işleri gibi birbirinden farklı hizmetlerde test edilen güvenlik sistemi şu ana kadar etkili sonuçlar sağladı. Dijital Dönüşüm Ajansı tarafından geliştirilen ve 1,65 milyon kullanıcı tarafından indirilen myGovID uygulaması ile birçok servis “Güvenli Dijital Kimlik Yapısı” aracılığı ile vatandaşlara sunulacak.

Finansal hizmetlerdeki verimsizliği fark eden Ajans güvenliği kanıtlanan sisteme finansal hizmetleri de eklemek için FinTech teknolojilerine başvurdu. Avustralya’nın dijital ekonomisi geliştik geliştikçe daha çok sektöre yayılacağına ve dolayısıyla daha fazla hizmet gerekeceğine inanan Dijital Dönüşüm Ajansı, dijital finans hizmetleri ile hem verimsizliği azaltmaya hem de dijital ekonominin daha fazla vatandaşa ulaşmasını amaçlıyor. Bunun için önceliğin güvenlik olduğunu bilen Ajans, vatandaşların güvenini kazanmak için daha fazla test ve yatırım yapması gerektiğinin de farkında. Şu ana kadarki devlet yatırımları ile daha da büyüyen Ajans’ın yeni yatırımlar ile devlet hizmetlerini daha da geliştireceğine ve verimi arttıracağına inanılıyor.

Kaynak: ZDNet

MASAK 100 Milyon TL’lik Kriptoparaya El Koydu

Mali Suçları Araştırma Kurulu

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Türkiye’deki kriptopara işlemlerini denetledikten sonra şüpheli bir hesap tespit etti. MASAK Başkanı Hayrettin Kurt’un açıklamalarına göre Türkiye’den yurt dışına kriptoparayla para transferi yapan bir hesaba bloke kondu. Bu hesaptaki kriptoparaların toplam değerinin 100 milyon TL olduğu açıklandı. El konulan paraların %40’ının tek bir şirket grubuna ait olduğunu söyleyen Kurt’un konu hakkındaki açıklamaları şöyle oldu:

Yüzde 40’a yakını sadece bir şirket grubuna ait. Bu grubun hesaplarına bloke konuldu, inceleme başlatıldı. Kimsenin gözünün yaşına bakmayacağız. Bunların hepsini ifşa edeceğiz.

Kurt, ayrıca MASAK olarak yerli kriptopara borsalarını denetlemeye devam edeceklerini ve sorumluluklarını yerine getirmeyenlere “ağır para cezası” uygulanacağını açıkladı.

Koinbülteni

Goldman Sachs’ın Bitcoin Kararı

Goldman Sachs

Dünyanın en büyük finans kuruluşlarından biri olan Goldman Sachs, Bitcoin gibi kriptoparaların özel bir ‘varlık sınıfı’ olmadıklarını açıkladı. Goldman Sachs’in bu açıklaması kriptopara camiasında pek hoş karşılanmadı. Goldman Sachs analistleri bu hafta yatırımcılarla birlikte düzenledikleri bir toplantıda kriptoparaları değerlendirdiler. Kriptoparaların tam anlamıyla bir varlık sınıfı olmadıklarını söyleyen uzmanlar yatırımcıları Bitcoin gibi kriptoparalara karşı temkinli olmaya da çağırdılar.

Goldman Sachs’in bu açıklamaları kriptopara destekçilerinden büyük tepki gördü. Goldman Sachs’in Bitcoin hakkındaki açıklamalarının yanlış olduğunu düşünen isimler, sosyal medyada Goldman Sachs’in haksız olduğu noktaları paylaşmaya başladılar

Koinbülteni

Hazırlayanlar

  • Benay Kurtiş
  • Canan Bulut
  • Evrim Çalışkan
  • Furkan Can Baytemur
  • Gözde Arasıl Ataç

Bizi Takip Edin

Web Sitemiz

Twitter

LinkedIn

Instagram

YouTube

Telegram

--

--

--

Bahçeşehir Üniversitesi bünyesinde kurulmuş olan “BlockchainIST (Blockchain İstanbul) Center”, Blockchain teknolojisi alanında faaliyet gösteren, Türkiye’nin ilk üniversite araştırma ve geliştirme merkezidir.

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store
BlockchainIST Center

BlockchainIST Center

BlockchainIST Center is an R&D Center for Blockchain, DeFi and FinTech. We provide consultancy and training for private and public sector around the world.

More from Medium

CryptoFinance Metrics | 03.02.2022

BIG Developments Behind the Scenes — MVP Sneak Peek!

Development digest #4

How Cryptocurrency Works for Beginners: Everything You Need to Know