bomontiada Sakinleri Serisi: Babylon

bomontiada Sakinleri serisinin ilki olarak, 2011’den beri Babylon’un ışık tasarımlarını yapan ve sahne operasyonlarını yöneten Sadık Avcı ile konuştuk.

Sadık Avcı — Babylon Işık Tasarımcısı

1. Babylon sahnesinde hayatta olmayan en çok kimi görmek isterdiniz?

Çocukluğumdan beri en çok sevdiğim ve dinlediğim Michael Jackson’ın gençlik halini görmek isterdim, daha ilk çıktığı, kıpır kıpır halini. Sahneye sığması için sahneyi 1 metre büyütürdük. Başka, Amy Winehouse isterdim. Heyecanla bekliyordum. O konser için havaalanlarından, Çeşme’den döndük ama maalesef yapamadık.

2. Babylon sahnesini görsel ve işitsel açıdan özel kılan nedir?

Babylon ruhu ve Babylon’un bana kattığı ruh. Babylon bana kattığı müzik ruhu ve onun üzerine bir şeyler daha koyarak verdiğim tepki. Yoksa her yerde ışık ve ekipman var. Babylon’un büyülü bir yer olduğuna inanıyorum. Babylon’un açılışından sonra, gece sonu oturuyorduk. Konser fotoğraflarına baktım ve kendi kendime dedim ki “hiç böyle gözükmüyordu”. Sonra burasının büyülü bir yer olduğuna karar verdim. Babylon’un ruhu ve bana müziksel olarak kattıklarını sahneye yansıtıyorum.

Babylon’un özelliği; kablo alt yapısı ve akustiğiyle dünya standartlarında olması. Sipariş ettiğimiz kablolar ısıya ve darbeye dayanıklı. Kabloların siyah olması için çok ısrar etmiştik, mekanın tamamen siyah ekipmanla donanmasını istiyorduk ama bazı siyah kablolar kalite kaybına uğrayabiliyorlar. O yüzden bazı kablolarımız bazı noktalarda daha kırmızımsı renkte.

3. Babylon’un en unutulmaz gecelerinden biri hangisiydi?

O kadar çok gece yaptık ki… Eski, Asmalımescit Babylon’da Skream ve Benga diye 2 DJ ve yanlarında Youngman diye MC (microphone controller) vardı. O gece ilk defa Babylon seyircisinin dalgalandığını gördüm. 2 saat boyunca kimse yerinde duramadı. Hatta rahmetli Mehmet Bey yanıma gelip şu tepkiyi verdi: “Sadık bunlar napıyor ya”. Gerçekten inanılmaz bir performanstı. İnsanları alıp götürdü resmen. Herkes kendinden geçmişti. Ben de çok eğlenmiştim. Gerçekten inanılmaz bir geceydi.

4. Babylon seyircisi ile bomontiada kitlesi arasında nasıl bir benzerlik var?

Babylon seyircisi dışında, sadece bomontiada için gelenlerin bir kısmı merak edip Babylon’a uğruyor. Gündüz bile geliyorlar. Arkadaşından duyuyor, görüp de bakmak istiyor, çevreden duyuyor. İçeriye kafalarını sokup “Burası mı Babylon, herkes çok bahsediyor” diyorlar. Babylon’un ilgi çekici bir hali var, insanları bomontiada’ya çekiyor.

5. Babylon olarak bomontiada ile işbirlikleriniz neler?

Avlu’da düzenlenen Cazın Yazı etkinlikleri yaptık bomontiada ile birlikte. Bazen onlarda görev alıyordum, prodüksiyon anlamında. 1–2 sefer de ışık desteği yaptım. Bunlar uzun süreli etkinliklerdi 3 ay kadar. Ben birkaç haftasında çalışmıştım.

6. Açık havada ışık tasarımı yapmak zor olmuyor mu?

Açık havada bambaşka bir şey tabi. Atmosferi yakalamak biraz zor oluyor. Onu da daha güçlü ışıklarla ve sisle, yani “Hazer” dediğimiz makineyle, kapatmaya çalışıyoruz. Kimyasal zannediliyor ama aslında kimyasal yok içinde, sadece su bazlı. Alerjisi olduğunu ya da rahatsız olduğunu söyleyenler oluyor ama sadece su bazlı olduğunu anlatınca, bir süre sonra ikna oluyorlar. Yerli gruplardan bu tepkiyi daha çok alıyorum. Onlar biraz daha hassas bu konuda. Çünkü Türkiye’de kullanılan malzemeler havada daha çok kalsın diye daha ağır yapılıyor. Benim yaptığım çok havada kalmıyor, sadece kuru buhar. 3 dakika içinde kayboluyor. O yüzden enstrümanlara ya da insanlara hiçbir şekilde zarar vermiyor. Fotoğraflarda da güzel çıkıyor.

7. Işık tasarımının seyircinin deneyimine etkisi nedir? (cevap, sonra) Sizce deneyimin ne kadarını oluşturuyor?

Işık kesinlikle bir deneyim. Hiç çok büyük tasarımlar yapmadım, sahnelere göre ve küçük tasarımlar yaptım ama ışık tasarımları kesinlikle seyircinin deneyimini etkiliyor.

Bence deneyimin yarısını ışık, yarısını müzik oluşturuyor. Müziği duyuyoruz, evet, insanlar her yerde şarkıyı söylerler. Ama ışığın altında ve sahnenin önünde olmak, o anı büyülü kılıyor. Hatta bir keresinde çok önemli bir insan bana şunu demişti: “Grup ne kadar kötüyse, sen onları iyi anlamda öne çıkarıyorsun, bu da insanları mutlu ediyor”.

8. Şapkasız çıkmıyor musun? O senin imzan mı?

2007’den beri şapkalıyım. Bazen ara ara, denize girerken falan çıkartıyorum.

9. bomontiada’nın kültür mekanı haline gelmesi hakkında ne düşünüyorsun?

Çok kısa bir sürede bu şekle geldi. 2 sene önce Eylül’de buraya geldiğimde burası hala inşaat halindeydi. bomontiada kurtarılmış bölge olarak görülüyor. Ziyaretçiler bomontiada’yı Londra’nın bazı kesimlerine ve Berlin’e çok benzetiyorlar.

10. Nasıl buraya geldin?

Bu işe başlama nedenim ilk başta hevesti ama her zaman zoru ve başarmayı seviyorum. Önceden sahnedeydim ve ses mühendisliğinden ilerliyordum. O sırada Babylon’da pozisyon açığı vardı ve “tamam, ben yapabilirim” dedim. İlk pek inanmadılar.

Benim dışımda 1–2 kişi daha denediler. Sonrasında bana “sen başla” dediler. Yerli grupların konserlerinde ışığa destek vermeye başladım. Sezon kapanınca Çeşme’ye gittik ve 3 aylık yaz sezonunda ışık konusuna önem vermeye başladım, internette araştırma yapmaya başladım. Döndüğümde Babylon’daki ilk önemli grubu ben yaptım. Baya kalabalık bir geceydi. Konserden sonra genel müdürümüz, eski ışıkçımız Ertan ve o zamanki departman başımız Ozan “tamam, oldun sen” dediler. O günden sonra Babylon’da ışık tasarımı yapmaya başladım ve bırakmadım. 1 sene kadar insanların söylediği kadar iyi olduğuma inanmadım. Bir süre sonra biraz daha üstüne düşmem gerektiğini düşündüm.

11. Işık tasarımcısı olarak, yaptığın işte en dikkat etmen gereken nokta nedir?

Sadece ışık tasarımı yapmak değil, yeni çıkan ekipmanları da takip etmek gerekiyor. Babylon’da kullandığımız malzemeler dünya çapında kullanılan malzemeler. İlk başta biraz zorlanıyorduk, malzemeleri Türkiye’de bulmak kolay değildi. Bir şekilde buluyordum ama bir malzeme vardı, 1 sene peşine düşmüştüm. Herkes neden o malzemeyi bu kadar çok istediğimi merak ediyordu. Ben de “çünkü Türkiye’de o malzeme yok” diyordum. Malzemeyi aldıktan sonra bana gelip “o malzemeyle övünebilirsin çünkü o baya nokta atışı oldu” dediler. Peşinde koşmama değdi.

12. İşlerini kaydediyor musun?

Çok beğendiklerimi evet. Çok profesyonel makinelerle çekim yapamıyorum çünkü onlar için izin gerekiyor. Daha küçük aletlerle ya da telefonumla kaydediyorum, idare ediyorlar.