Hayalinizdeki Öğretmeni Anlatır mısınız?

Mustafa Öğretmen sınıflarından birinde öğrencilerinden bazıları ile birlikte

Hayalinizdeki öğretmeni anlatır mısınız? Eğer öğrenci olsaydım ve bu soru sorulsaydı sanırım aklıma ilk gelen isimlerden biri Adana Aladağ Kıcak Şehit Arif Mamiş İlk/Ortaokulundan bize öğrencileri adına ulaşan öğretmenimiz Mustafa Çağlar Aras olurdu…

Kendisi ortaokul İngilizce öğretmeni ama sanki okuldaki her öğrencinin öğretmeni…İlkokuldan ortaokula bütün öğrencilere yanlızca akademik anlamda öğretmenlik yapmakla kalmayan bir öğretmenimiz…O hem bir abi, hem bir arkadaş daha da önemlisi öğrencilerinin hayal kurmalarına sebep olan bir ruhdaş…Okuluna Amerika’da yaşayan abi ve ablaları sayesinde gelen hediyelerin hediyeden öte bir anlamı olduğunu anlatıyor ve bu abi/ablaları ile bağ kurmalarını sağlıyor…Çocuklar oturup yüreklerinden dökülen yazılar yazıp, resimler çiziyorlar…Mustafa öğretmenimiz bu mektupları ve resimleri toparlayıp büyük bir zarfa koyup BTF Amerika adresimize gönderiyor…

Mustafa öğretmenimiz Türkiye’mizdeki öğrencilerimizle köprü kurmamızı sağlayan, öğrencilerine umut olan, sevgi veren değerli öğretmenlerimizden sadece biri…Ona gore öğretmenlik bir sevda ve bu sevda hikayesini onun kaleminden okuyalım hep beraber:

NEDEN ÖĞRETMENLİK?

“30 Temmuz 1986 sıcak bir yaz gününde Hatay’ın Payas ilçesinde dünyaya geldim. İlk ve Orta öğrenimimi burada tamamladıktan sonra Üniversite eğitimim için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Lefke Avrupa Üniversitesi Eğitim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği programına burslu olarak yerleştim. 2009 yılında buradan mezun oldum.

Artık hayalini kurduğum aşkı ile tutuştuğum Öğretmenlik mesleğini yapabilecektim. Çok mutluydum. Öğretmenlik bende bir tutkuydu, vazgeçemeyeceğim bir tutku, sonsuza dek sürecek bir tutku heyecan. Taa ortaokul sıralarındayken Öğretmen olacağımı kalbime yüreğime yazmıştım birkere hedefim buydu olmalıydı. Küçücük yüreklere minik kalplere öğretmek, onları hayata hazırlamak, iyi yerlere gelebilmeleri için onlar için kendini seve seve feda etmek…

Mustafa Öğretmenin İngilizce sınıfı öğrencileri kendisini böyle karşılarlar:-)

Bütün bu güzel duyguları yaşamalıydım yaşayacaktım artık. Üniversiteden mezun olduktan sonra atanma sürecinde yaşadığım sıkıntılar asla yıldırmadı beni. Hatta Öğretmen olarak atanamama istemeden de olsa beni Dışişleri Bakanlığında memuriyete başvurmaya sürüklemişti. Bu süreçte çok düşünmüştüm ben Öğretmen olmalıydım bu benim en büyük hayalimdi. Sınıfımda çocuklarımla birlikte olmalıydım. Dışişlerine kabul edildim fakat istemedim. Çocuklarıma kavuşacağım okuluma eğitim yuvasına kavuşacağım günü bekledim ve o gün geldi şükürler olsun. Adananın Aladağ ilçesinin Kıcak Köyüne Öğretmen olarak atandım. Çok mutluydum. Benimle birlikte Öğrencilerim de mutluydu Çünkü öncelikli hedefimiz sevmekti. Yabancı dili önce sevmek eğlenmek daha sonra öğrenmek uygulamak gerçek yaşama aktarmak. Biz bunu başardık ve azimle ilerliyoruz. Eğitimci bir aileden geliyordum. Babam da bir Öğretmendi. Babamın sabahları elinde çanta okula gidişi, okuldan geldiğinde öğrencilerinin yaptıkları ödevleri projeleri inceleyişi, çocukların birşeyler üretebildiğini görüp mutlu oluşu… Bunlar benim için hep ilham kaynağı olmuştu. Babam İngilizce Öğretmeniydi. Evde birçok yabancı dil kitabı, dev sözlükleri vardı. Hep ilgimi çekmiştir.

Yeni sözlükler umut dolu öğrenciler…

Bu sebepten İngilizce Öğretmeni olmaya karar verdim. Çocukları sevgimin yanında Yabancı Dile karşı olan ilgimde birleşince miniklere Yabancı Dil öğretmek onları dünyaya açmak, iletişim kurmalarına yardımcı olmak ne güzel bir eser mutluluk olacaktı hem miniklerim için hem de benim için anlatılamaz bir duygu olacaktı. Kararımı verdim ve bu hedefime de ulaştım çok şükür. Şuan melsekte 3. yılım ve biz çok mutluyuz. İyi ki Öğretmen olmuşum iyi ki Yabancu Dil Öğretmeni olmuş ve Anadolumuzun tertemiz köy çocuklarını dünyaya açıyorum onları sağlıklı iletişimler kurabilmeleri için teşvik ediyorum. Bu tarif edilemez bir duygu.

Mustafa Öğretmenin öğrencilerinden BTF’ye mektuplar

Öğretmenlik sadece okulda kitaptan öğretmek değildir, gerçek hayata da bilinçli bireyler iletişim kurabilen birbirleriyle anlaşabilen bireyler yetiştirmektir en büyük görevimiz. Öğretmenlik vicdan işidir derler. Vicdanlı nesiller yetiştirmektir öncelikli hedefimiz.

Yüreğim Öğretmenliğe başladığım ilk gün gibi ateşli, bu ateşi söndürmeden devam ettirmek kararı var hep yüreğimde.

Öğretmen olmamda en büyük destekçilerim olan başta ailem olmak üzere bütün Öğretmenlerime sonsuz minnettarım. Onlardan devraldığım bu bayrağı yeni nesillere ulaştırmak dileği ile…

Mustafa Çağlar ARAS

İngilizce Öğretmeni”

https://www.bridgetoturkiye.org/make-a-donation/donate-now/