Kullanıcı Deneyiminde Özgünlük ve Minimal

Macit Mutlu Sarı
Jul 29 · 8 min read

Merhaba, bu yazımda sizlere kullanıcı deneyimine (UX) bakış, değerlendirme, özgünlük ve minimal adımlar üzerine paylaşımlarda bulunmak istiyorum.

Bildiğiniz gibi insanın düşünme ve üretme evresine sahip olduğu ilk günden bu zamana kadar deneyim en büyük yol gösterici olmuştur.

Fakat son yıllara kadar deneyim üzerinde detaylı araştırmalar ve çalışmalar yapılmamış, sadece tasarımcılar tarafından ortaya çıkarılan evrensel deneyim günümüze kadar kopyalanarak gelmiştir.

Son yıllarda kullanıcı deneyimine odaklı derin çalışmalar devam etmiş olsa da ne yazık ki “Evrensel Alışkanlık” devam ediyor.

2017 yılının son çeyreğinde, ön plana çıkan tasarımsal değişimler ile birlikte kullanıcı arayüzlerinde (UI) pozitif değişim izlerini görmeye başlamış olmamız ne yazık ki kullanıcı deneyiminde (UX) agresif ve kararlı değişimlere olanak sağlamadı. Aslında sürekli gelişen ve ilerleyen kullanıcı deneyimi tecrübelerini (UEE) bir türlü tasarımcılar çalışmalarına tam manası ile yansıtmıyor veya yansıtamıyor.

Kullanıcı deneyimi (UX), kullanıcı deneyimi tecrübeleri (UEE) ve kullanıcı arayüzü (UI) ele alarak farklı bakış açıları ortaya koymaya gayret edeceğim. Aslında tasarımcı (Maker) nasıl olunur bunlardan bahsedeceğim.

Kullanıcı deneyiminde “Özgünlük”

Peki nedir özgünlük? (OUX)

Bunu anlamak için kullanıcı deneyimi nedir? sorusunun cevabını bilmek gerekli aslında. Kısaca cevaplayacak olursam eğer, kullanıcı deneyimi sadece bir alanda var olan alışa gelinmiş rutinler döngüsü değildir.

Tam tersi yaşamsal döngümüzde yapmış olduğumuz ve rutin olarak kendini tekrar eden davranışlarımızın bireysel tanımıdır (REC). Bunun sonucunda çevresel olarak ortak olan rutin davranışların analiz, araştırma ve çalışmalarının ardından tasarlanan davranış bilimine kullanıcı deneyimi demek bence mümkündür.

“Her sabah rutin uyanma döngünüzün ardından aynı saatte mahalle fırına giderek aldığınız simit, fırıncı için bir öğrenim ve deneyim sunmaktadır. Şöyleki;

Fırıncı her sabah aynı saatte geldiğinizi varsayarak siz gelmeden önce simidinizi hazırlar. Bu sizin hedefinize kolay ulaşmanızı sağlarken, fırıncının memnuniyet kazanmasını sağlamış olur.”

İşte bu döngünün sürekli ve sürdürülebilir olmasına da kullanıcı deneyimi demek mümkündür. Kısacası REC kullanıcı deneyimini (UX) oluşturan en temel değerdir.

Basitçe kullanıcı deneyimini ifade etmeye çalıştım. Şimdi ise OUX yani kullanıcı deneyiminde özgünlük konusuna giriş yapalım.

Aslında OUX kullanıcı deneyiminin gerçek ifade ediş şeklidir. Fakat bu terimi kullanmam ve bu konuya değinmek istememin en temel sebeplerinden biri ne yazık ki günümüzde yapılan çalışmaların özgünlük yani orjinallikle pek bağdaşmıyor olması.

Bunun en büyük sebebi ise “teknolojik tembellik” ve “hazırcılık” demek yanlış olmaz. Halbuki kullanıcı deneyimi tamamen hitap etmiş olduğu sektör, alan, bölüm ya da yere göre binlerce hatta milyonlarca değişkene sahipken, ifade etmiş olduğum bu iki negatif söylemin etkilerini günümüzde yapılan birçok çalışmada görüyoruz.

Sonuç olarak da “orijinal” yani özgünlükle yakından uzaktan alakası olmuyor, üstelik milyonlarca değişken olmasına rağmen.

Bildiğiniz gibi dijital portföy siteleri günümüzde oldukça yoğun şekilde kullanılıyor, bunlardan Behance ve Dribbble en bilindik ve tasarımcılar tasarından çok aktif bir şekilde kullanılıyor.

Bu sitede basit bir arama yapacak olursanız karşınıza çıkan tasarımlarda UX ve UI konusundaki benzerlikleri çok net bir şekilde göreceğinize inanıyorum. Halbuki karşınıza çıkan bu tasarımların her biri farklı sektörlerde, farklı kitlelere hitap etmesine rağmen aynı deneyimi paylaşıyor olması sizce ne kadar doğru?

Bu bana dondurmacıda domates satılması gibi bir çağrışıma neden oluyor. Düşünsenize bir külahın üzerinde domates alıyorsunuz. Ne garip olurdu değil mi?

Aslında bakarsanız çokça denk geldiğimiz bir durum bu, tabi külahta domatese henüz denk gelmedim ama farklı hitap kitlesine alakasız deneyim sunmak gibi.

Mesela self-servisin de ilk önce petrol ofislerinde kullanılmaya başlamış olduğunu daha sonra fast food zincirlerinin en büyük silahı haline dönmesi gibi. Tabi ki burada ki yanlış kısmı petrol ofisleri, doğru deneyim fast food firması oluyor.

Kısacası tasarımlar doğru deneyime göre yapılmak yerine evrensel tek bir deneyim varmışcasına bütün tasarım ve sektörlerde sürekli aynı deneyimin sunulması özgün bir deneyim olmuyor. Daha çok kopyalama, özümseme ya da esinlenme demek doğru olacaktır, ki bu üç madde kesinlikle UX konusunda en uzak durulması gereken en önemli unsurlardır.

Bu nedenle UX çalışmalarında OUX dengesi çok önemli bir unsurdur. Bildiğiniz gibi bir UX Maker olarak anılan deneyim yaratan profesyoneller vardır.

Onlar bazı sektörlerde çalışmalar yaparak elde etmiş oldukları deneyimleri yeni şeyler ortaya koymak için kullanırlar ve bunu paylaşırlar. Fakat ortaya koydukları deneyimin hangi alanda, hangi sektör üzerinde deneyimlendiğini paylaşmalarına rağmen bu çalışmalar evrensel deneyim olarak kullanılması oldukça üzücü bir durumdur.

Onlar ile bazı zaman yaptığım ortak paylaşımlarımız da ya da sohbetlerimizde sürekli kullandığımız bir ifade vardır “Her tasarımcı bir yaratıcıdır” yani UX tasarımcı başlı başına bir tasarlayıcı (maker) olmalıdır.

Bu hususta ifade etmek istediğim nokta “özgünlüktür” yani evrensel deneyim yoktur, her çalışmanın özgün olma zorunluluğu vardır. İşte ne zaman özgün çalışmalar ortaya koymaya başlarsınız, araştırmalarınızı söylem ya da örnekler üzerinden değil tecrübe ve test ederek ortaya koyarsanız o zaman doğru bir deneyimci ve tasarımcı olabilirsiniz.

Kısacası konumuzun öznesi “Özgün” olmaktır.

Tüm bahsetmiş olduğum hususlara çok daha geniş bir çerçeveden bakmanızı rica ediyorum. İfade ettiğim şeylerin toplamı giriş, çıkış, satın al butonlarının nereye konulması gibi basit bir nokta değildir. İşte tam burada daha evrensel, daha öngörülü, daha derin ve ince bakmanız gereken noktadır.

Kısaca toplayacak olursam eğer;

UX ve OUX konuları bir bütün şekilde hareket etmelidir. Yapılan her çalışma için dijital tembellik gibi hazırcılık yapılmamalı ve tasarlanan deneyimin araştırması, testleri bizzat tasarımcısı tarafından tecrübe ederek UEE ve REC dengelerine çok dikkat edilmelidir. Bir tasarımcı olup yaratıcı şekilde yaklaşılması ortaya konulacak çalışmanın kalitesini en iyi şekilde yansıyacaktır.

Bir önemli başılığımız ise

Kullanıcı deneyiminde minimal (MED)

Sanırım “minimal” ne demek bilmeyen yoktur. Fakat UX konusunda minimal dokunuşlar nelerdir? Nasıl MED çalışması yapılmalıdır buna değinmek istiyorum. Çünkü bana göre UX çalışmalarında en önemli noktalardan biridir minimal olmak.

Kaynak: John Flores

Konunun daha detaylı anlaşılabilmesi için bir örnekleme üzerinden ilerlemek daha mantıklı olacaktır. MED aslında sadece deneyimleme değil UI çalışmasının da en kolay entegre edilmesi ve yorumlanması konusunda çok fazla rahatlık sağlamaktadır.

Bildiğiniz gibi 2019 yılında sosyal medya devleri minimal çalışmaları çok fazla ön plana çıkmaya ve direk hedef odaklı olmaya başladılar.

Mesela Facebook, Instagram, Twitter başta olmak üzere sosyal medya siteleri ve uygulamaları artık sadece içeriğe ve ulaşılabilir olmaya odaklanan tasarımlarını kullanıcıları ile paylaştırlar. Aslında bir süredir kendi deneyimlerini kullanıcıları üzerinden test ediyorlardı fakat en sonunda minamal ve hedef odaklı olmanın doğru karar olacağını fark etmiş olmalılar ki bence öyle, istatistiklerin de pozitif yönde yükseliş etmeye başladılar.

Aslında sadece tasarımları, renklerden uzaklaştırmak değildir MED. Daha çok hedef ve içerik odaklı olmaktır. Peki nasıl?

MED; Kullanıcıların hedefe odaklı kullanım alışkanlıklarını minimalize ederek sonuca daha kısa sürede ulaşmaları ve kullanım motivasyonu yüzdesini daha az düşürmek üzerine yapılan bir çalışmadır.

Yani anladığınız gibi kullanıcı deneyim çalışmalarının en temel taşı olan bu denge, hizmet sektörünün en muazzam yardımcısıdır. Şöyle ki;

Dijital çağda mobil ve web üzerinden alışveriş yüzdeleri doğru orantıda yükselirken ve rekabet oranlarının ortalaması %79.4 seviyesinde olduğunu düşünürsek, hizmet sektörü kullanıcılarına (müşterileri) sunum, hedef ve sonuç odaklı olmalı ve memnuniyet elde etmelidir.

Sunum, hedef ve sonuç arasında bulunan ve kullanıcı tarafından yapılması zorunlu olan her işlem kullanıcın motivasyonunu düşürmektedir.

Bunu oranlara dökecek olursak eğer ortalamalara göre motivasyon senaryosu şu şekilde varsayılmaktadır;

  • Kullanıcı %100
  • Kullanıcı hizmet ve ürün araştırması yapar %90
    Kullanıcının arama motoru ya da benzeri platformda ürün araması yapması ve bunun sonucu harcamış olduğu zaman.
  • Kullanıcı uygulamayı-siteyi ziyaret eder %73
    Kullanıcı ziyarette bulunduğunda motivasyonu hiçbir zaman %100 değildir, öncesinde yaptığı aramalar ve geçen zaman motivasyon düşüklüğüne neden olur.
  • Kullanıcı ilgili ürünün bulunduğu platformu ziyaret etti % 65 (Varsayılan anasayfa ya da kategori)
    Ürün araması ve filtrelemesi yapması gerekmekte, bu da istediği ürünü henüz görmemiş olması demektir.
  • Ürün/Hizmet detayına ziyaret %57- %49
    Bir önceki adımda harcamış olduğu zamana göre değişebiliyor. Demek ki ürün ve hizmete ulaştığında kullanıcın o ürünü ziyaret ettiği siteden alma ihtimali hemen hemen yarı yarıya oranda.
  • Ürünü Özelleştir ve sepete at %43
    Ürüne ulaşmış olması ilgi çekici oluyor ve bu ürün içerisinde geçirdiği süre çok az motive kaybına neden oluyor.
  • Ürünü satın alma adımlar ve sonuç %35
    Eğer ki ürünü beğendikten sonra işleyen adımlar motivasyonun %35 altına düşmesini sağlayacak kadar zaman alıyorsa sepetten terk etme işlemi gerçekleşiyor ve potansiyel müşteri kaybı oluyor.

Yukarıdaki değerlere baktığımızda UX çalışmalarının ve araştırmalarında kullanıcı motivasyonunun ne kadar önemli bir noktada olduğu görebiliriz. Buna bağlı olarak MED odaklı çalışmanın ne kadar değerli olduğu gerçeği ortaya çıkıyor.

Fakat günümüzde hizmet/ürün pazarlamaya dayalı yapılan çalışmalarda kullanıcıya daha fazla sepet ortalaması çıkartmak, alternatif seçeneklere boğmak çok fazla yapılan bir hata olmakla birlikte kullanıcın sonuca ulaşmasını engelleyen bir yöntem oluyor.

Bu tarz çalışmalar yapılırken her zaman minimal olmak ve kullanıcının motivasyonuna odaklanmak gerekmekte olduğu gözden kaçırmamak çok önemli bir olgudur.

Yukarıda verdiğim oranlara dayalı olarak sunum, hedef ve sonuç arasında ki adımları en aza indirmek ve kullanıcının adımlarını, ilerleyeceği yolu kısaltmak motivasyonu yüksek tutacak ve müşteri memnuniyetini çok fazlasıyla arttıracaktır.

Bu sebeple minimal olmak çalışmaları minimal dokunuşlarla yapmak, tek ekranda kullanıcıya birçok işlemi bir ekran üzerinden kurgulayarak sunmak zaten eksik motivasyonla başlayan kullanım süresinin daha az düşmesini sağlayacaktır.

Peki C LEVEL?

Bildiğiniz gibi C Level bir girişimden daha çok bünyesinde onlarca girişim ve projesi bulunan bir teknoloji firmasıdır.

Teknoloji odaklı çalışmanın getirilerini ve müşteri odaklı olmanın en iyi halini C Level’da yansıtmaya gayret ediyoruz.

Projelerimiz ve girişimlerimiz de yapmış olduğumuz çalışmalarının yukarıda paylaştığım bilgiler doğrultusunda OUX, REC, UEE ve MED odaklı olduğunu paylaşmak yanlış olmayacaktır.

Ekibimiz ile en iyi SAAS platformlarını, dijital projeleri ortaya çıkarmaya gayret gösterirken odak noktamız her zaman motivasyon yüzdesi ve kullanım kolaylığı olur. Çünkü bizim için katma değer basitlik, görsellik ve memnuniyettir. Bu sebeple her projemizin için OUX yapıyor ve MED altyapısına çok özen gösteriyoruz.

C Level olarak konumuza paralel olarak yaptığımız çalışma yönetimini de paylaştığıma göre artık makalemi sonlandırmam doğru olacaktır.

Makalemde evrensel yaklaşmaya ve tekil çalışmaya odaklı paylaşımlarda bulundum. Biraz yargısal ve eleştirel olmuş olabilirim ama kimseyi hedeflememeye özen gösterdim. Farklı düşündüğünüz kısımlar, eleştiriler ya da öğrenmek istediğiniz şeyler olursa lütfen sormaktan çekinmeyin.

Diliyorum ki keyifli ve öğretici bulduğunuz bir makale olmuştur, bir sonraki “Semt Pazarında Kullanıcı Deneyimi” adlı makalemde görüşmek üzere.

Macit Mutlu Sarı
Creative Director — UX Maker

Dipnot:

Makalede yer alan kısaltmalardan bazıları duyulmamış ya da öğrenilmemiş olabilir, bu kısaltmaların açıklamaları tanımlamalarda bulunmaktadır.

Tanımlamalar:

UX: Kullanıcı Deneyimi

UI: Kullanıcı Arayüzü

OUX: Özgün Kullanıcı Deneyimi

REC: Rutin Deneyim Döngüsü

UEE: Kullanıcı Deneyim Tecrübeleri

MED: Minimal Kullanıcı Tasarımı

ClevelTeam

Teknoloji, Girişimcilik, Proje Geliştirme

    Macit Mutlu Sarı

    Written by

    Creative Director and UX Maker

    ClevelTeam

    Teknoloji, Girişimcilik, Proje Geliştirme

    Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
    Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
    Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade