Özür diliyorum…

Yaklaşık bir haftadır hükümetten yaptıkları hataları kabul etmelerini ve doğru düzgün özür dilemelerini bekliyoruz. Hep birlikte “Özür dilemek erdemdir, insanı küçük düşürmez” diyoruz. Baktım ki hala bu mesaj alınmadı, ben de en azından kendi üzerime düşeni yapayım, örnek olayım istedim.

Özür diliyorum… Senelerdir derelerine HES yapılmasını, yaşam alanlarına müdahale edilmesini protesto eden vatandaşlarımızın haklı taleplerine ve saygın direnişlerine yeterince destek vermediğim, taleplerine karşı gördükleri kötü muameleye tepki vermediğim için…

Özür diliyorum… Neredeyse tam iki sene önce Başbakan’ın miting yapacağı alanın karşısında “Su haktır satılamaz” diye pankart açmış Metin Lokumcu’nun gaz bombalarından dolayı kalp krizi geçirerek ölmesini yeterince dikkate almadığım için…

Özür diliyorum… Metin Lokumcu’nun ölümünden sonra Başbakan’ın, alaycı ve aşağılayıcı bir ifade ile, “Tabii bu arada bir tanesi de kalp krizi geçirerek, kimliğini bilmiyorum, üzerinde durmaya da gereğini duymuyorum, kalp krizi sonucu ölmüş.” demesine ses çıkarmadığım için…

Özür diliyorum… Elimden gelen desteği vermeye çalıştığım, her ortamda insanları haklılıkları konusunda ikna etmeye çalıştığım halde başörtülü kızlarımızın üniversitelere rahatça girebilmelerine daha fazla destek olamadığım için…

Özür diliyorum… Hayatımın büyük bir kısmı devam eden bir süreçte Kürt vatandaşlarımıza karşı yapılan ayrımcılık ve kötü muamele ile temel insanlık hak ve onurlarının çalınmasına üzülerek seyirci kaldığım için…

Özür diliyorum… Kızımın ve okul arkadaşlarının da destek verdiği ama hala bir fark yaratamadığı Aras Nehri baraj projesine karşı hareketleri yeterince duyurma gayretine girmediğim için…

Özür diliyorum… Bugüne kadar gösteri, yürüyüş hakları anti-demokratik şekillerde ellerinden alındığı için başkaldıran, haksız gözaltılara, gözaltında işkenceye mazur kalan, öldürülen insanların haklarını yeterince savunmadığım için…

Özür diliyorum… Yukarıda saydıklarım ve benzeri başka haksızlık, hukuksuzluk karşısında sessiz kaldığım, yeterince konusmadığım, görmezden geldiğim, hep “nasıl olsa bir başkası bununla ilgileniyordur, ben ne yapabilirim ki” dediğim için…

Özür dilemek kadar affetmek de bir erdemdir. Bu ülkede hakları yenilen, hukuksuz muameleler gören herkesin, bu yazıyı okuyan kişiler nezdinde, beni affetmesini diliyorum.

Ufuk Kayserilioğlu
4 Haziran 2013