Dijital Ürünler — Best of 2018

Yaklaşık 2 yıldır hazırladığım Dijital Ürünler e-bülteninin 2018 yılı içindeki en ilgi çekici içeriklerini bu yazıda derledim. Yeni bir yılın arifesindeyken çok sayıda ‘trendler’ ve ‘beklentiler’ dosyası açılıyor. Bu yazıda ise amacım oldukça basit: geride bırakıyor olduğumuz yıla derinlemesine bir bakış atmak.

Abone olun

Eğer hala Dijital Ürünler’e abone değilseniz aşağıdaki küçük form işinizi görecektir, diğer yandan okuduğunuz içeriğin daha çok kişiye ulaşması için paylaşmayı da unutmayın. :)

Hazırlıklı olun

2018 yılında e-bültende okuduğunuz ve bu listede de yer almayı hak eden yeni ürünlerin, önemli gelişmelerin ve içeriklerin adeti 45. Dolayısıyla kendinize zaman ayırabilecek bir ortamda olmaya ve yazıya geçmeden önce çayınızı/kahvenizi hazırlamaya dikkat edin derim. :)

Yazılım ve ürün geliştirme üzerine 2 haftada bir yayınladığım e-bültene yukarıdaki form ile abone olabilirsiniz

2018'in en işe yarar ürünleri

Artık toplantılar için kişisel asistanınız var: Voicera (Voicera yazıdan sonra 15 milyon dolar yatırım aldı…)

Toplantılar için adeta kişisel bir asistanız olan Voicera, toplantınızı dinleyip sizin için notlar alıyor, toplantı sonrası hatırlatmalar ve alınması gereken aksiyonları listeliyor.

Quokka: E-postalarınızı okumayanların ‘retargeting’ ile dikkatini çekin (Quokka yola 2 kişilik bir ‘indie’ proje olarak devam ediyor…)

Gönderdiğiniz e-postalara yanıt alamıyorsanız; CampaignMonitor veya MailChimp hesabınızla entegre olabilen Quoakka, FB’da özel bir kitle (custom audiences) yaratıyor ve bu kişilere e-postanızı daha önce ziyaret ettikleri sayfadan (örneğin bir ayakkabı ya da kitap) çeşitli öğelerle beraber sunuyor. Growth hacking ya da günümüz pazarlama taktiklerine meraklı olanlara duyurulur.

Parabola: Workflow ve Zapier’in çocuğu oldu… (Parabola yazıdan sonra 2.2 milyon dolar yatırım aldı…)

İş süreçlerine otomasyon kazandıran Parabola, çok sayıda veri kaynağından otomatik olarak aldığı verileri belirlediğiniz kriterlere göre işliyor ve o verileri yine belirlediğiniz yerlerde saklıyor. Böyle anlatınca çok bir anlam ifade etmemiş olabilir; örneğin satış kapattığınızda CRM’inizin otomatik olarak güncellenmesini düşünebilirsiniz. User onboarding sürecini iyileştirmesi ve landing page’ine daha çok ve anlamlı örnekler koyması gerektiğini düşündüğüm Parabola’ya bir göz atın derim, iş süreçlerinize uygun bir kullanım alanı bulabilir ciddi manada bir zaman-emek tasarrufu sağlayabilirsiniz.

En akıllı ortam geçiş yöntemi: Split

A/B Testing ve kullanıcıyı tanıma noktalarında bambaşka bir çözüm sunan Split, bir feature bazlı olarak ortamlar arası geçişi segmente edebiliyor. Günümüz popüler kavramlarından ‘Continuous Delivery’ ile testing’i adeta tek potada eriten platform aynı zamanda gerçekleştriği testleri detaylıca raporlayabiliyor. Split ile örneğin test ortamlarınızda geliştirdiğiniz bir özelliği canlıya önce belirli bir kullanıcı segmenti için alabilir, canlı ortamda test yapabilir sonrasında bu özelliği bir takım iyileştirmelerle beraber tüm kullanıcılarınıza açabilirsiniz. Jira, Slack ve Hipchat gibi popüler araçlarla entegre olabilen Split, akla ilk gelen A/B testing araçlarından testi kimin yaptığı ve hangi özelliklerin (örneğin Optimizely ile Split kadar ana bir özelliği test etmek çok da mümkün olmayabilir) test edilebildiğiyle ayrılıyor diyebilirim.

Tek kişilik ‘dev kadrodan’ yazılımlar için lisanslama çözümü: Keygen

Java, C++, Ruby ve PHP gibi çok sayıda teknolojiyle çalışabilen Keygen, geliştirdiğiniz yazılımının lisans noktasında amacı dışında kullanılıp kullanılmadığı kontrol etme derdini güzel bir çözümle ele alıyor. 2016’da geliştirilmeye başlanan ve tek kişilik bir ekiple bugünlere gelen Keygen, bootstrapped işlere de oldukça güzel bir örnek.

AWS Lambda için yerli işi monitoring servisi: Thundra (Thundra yazıdan sonra lansmanını yaptı)

OpsGenie’den spin-off eden ve ürünleşen Thundra, serverless (sunucusuz) mimarilerle beraber önemi ve faydası daha da artan monitoring işlemini AWS Lambda için üstlenen bir araç şeklinde tarif edilebilir. Codebase‘e hiç bir müdehale yapılmadan kullanılabilen Thundra’nın en çok öne çıkan özelliği dinamik bir şekilde kolayca entegre edilebilmesi olabilir. Detaylı log’lama, hata bildirimleri, filtreleme ve debugging özellikleri sunan araç şu an için Node.js, Go ve Java destekliyor. Teknik olarak güçlü bir ürün gibi duran Thundra, ilerleyen dönemde çok daha kullanışlı hale gelebilecek potansiyele sahip.

Personably: Çalışanlar için daha kolay ve etkili ‘onboarding’ platformu

100+ çalışanı olan şirketler için (özellikle de global olan) takım içi iletişim problemleri bitmek bilmiyor. :) Yalnızca yeni ekip üyelerinin diğer tüm şirkete tanıtılmasına (employee onboarding) odaklanan Personably, kendisine doğru bir alan bulmuşa benziyor. Londra merkezli olan ve 500 bin pound tohum yatırımı alan girişim, yeni işe başlayan çalışanların oryantasyon süreçlerini daha verimli yaşamalarını, HR ve diğer ekiplerin de minimum eforla bu süreci atlamabilmelerini sağlıyor.

Open Logos: Yazılım projeleri için açık kaynak kodlu logo çözümü

Bugün bir yazılım projesine başladığınızda onlarca açık kaynak kodlu kütüphane ve çözüm, siz onları kullanın diye sıraya girmiş durumda. Ancak konu bu projeye bir logo bulmaya geldiğinde Squarespace ve benzeri birkaç araç haricinde elle tutulur bir çözüm yok denebilir. Sevgili Aras Atasaygın’ın geliştirdiği Open Logos, tam olarak bu ihtiyaca yönelik açık kaynak kodlu güzel bir çözüm olarak dikkat çekiyor. Açık kaynak kodlu projeler, proje detaylarıyla beraber Open Logos GitHub sayfası üzerinden başvuru yapıyor ve eğer talep ettikleri logo kendilerine verilerse lisansının da sahibi oluyorlar. İşleyiş de gayet güzel tasarlanmış.

DeveloperHub: Güçlü ve kolay bir dokümantasyon oluşturma aracı

Günümüz dünyasında API yayınlamak, dokümantasyon yazmak ve ürününüz etrafında bir ekosistem oluşturmak en çok öne çıkan konu başlıklarından biri. DeveloperHub ise bu noktada dokümantasyon oluşturma işini hem kolay hem de etkili şekilde çözebilmenizi sağlıyor. Geçici bir süre için kendinize özel alan adını dahi ücretsiz paketle alabileceğiniz DeveloperHub’ı eğer böyle bir ihtiyacınız varsa muhakkak inceleyin derim.

Fuzzify.me: Facebook reklamverenleri nasıl ve neden bizi hedefliyor?

Hem Firefox hem de Chrome için açık kaynak kodlu bir eklenti olarak yayınlanan Fuzzify, cookie‘ler yardımıyla Facebook reklamverenlerinin ‘neye göre’ sizi hedeflediğini gösteriyor ve geçici bir ‘temizlik’ yapmanıza yarıyor. Her şeyi bu kadar net görmek biraz korkutucu olsa da Fuzzify’ı tarayıcınıza kurduktan sonra eğer kullanıyorsanız reklam engelleyicileri de-aktif edin ve Facebook’u ziyaret ederken pembe bir şeritle sarılan reklam gördüğünüzde Fuzzify ikonuna tıklayın. Sonrasında bu reklamın ve olası diğer reklamların sizi nasıl ve neye göre hedeflediklerini görebilirsiniz. Eklenti ayrıca (sanıyorum cookie kayıtlarınıza müdahale edip) segment bilgilerinizi silmeye de yarıyor.

Braavo: Mobil dünyanın yükselen çözümü

Braavo, son zamanlarda mobil dünyanın en fazla dikkatimi dikkat çeken çözümü oldu diyebilirim. Bireysel ya da büyük çaplı mobil uygulama geliştiriciler için hayata geçen Braavo, hem gerçek zamanlı olarak ROI, user acquisition ve life-time value gibi metrikleri takip edip kullanıcılarını bilgilendiriyor ve anlık aksiyonlar almalarını sağlıyor hem de henüz vadesi gelmeyen reklam gelirlerinin finansmanını yapıyor. Data ile finansı bir araya getirerek mobil geliştiriciler için bir FinTech girişimi haline gelen Braavo’nun adını yakın gelecekte daha sık duyabiliriz.

Workflowy: Sonunda aradığım uygulamayı buldum (Workflowy’yi hala aktif olarak kullanmaktayım)

Podcast’ini keyifle dinlediğim Çağrı Sarıgöz sayesinde keşfettiğim Workflowy, Slack ve Atlassian kurucularından Biz Stone’a kadar çok sayıda meşhur kullanıcıya sahip. Sessiz sedasız oluşuna rağmen uzun yıllardır piyasada olan kuşkusuz en başarılı to-do list & note taking uygulamalarından biri. Workflowy’nin temelinin bullet’lar oluşturuyor. Oldukça sade bir arayüze sahip olan uygulamada her şey içiçe geçmiş bullet’lardan ibaret. Kafanızda bitirdiğiniz bullet’ların üzerine çizebilmek ve etiketleme yapmak haricinde çok fazla bir özelliği olmamasına rağmen Workflowy’nin aklınızda duran/dolaşan onca maddeyi bir düzene sokması oldukça faydalı.

API’lar için pazar yeri: Collect API

Türkiye’de geliştirilen Collect API, oldukça başarılı ve gelecek vadeden bir proje olmuş. API dünyası için bir pazar yeri olarak konumlanan Collect API, bünyesinde çok sayıda hazır API barındırıyor. Hava durumu, harita (PoI’ler), kitap, oyun, sinema ve IP adresi gibi genel anlamda hem şirket hem de bireysel geliştiricilerin ihtiyaç duyabileceği dikeylerde hazır ürünler sunan platform, orta-uzun vadede ise halihazırdaki API’lerin de listelenebileceği büyük çaplı bir pazar yerine dönüşmeyi hedefliyor. Yazılım ‘dünyayı yemeye’ devam ederken; IoT ve yapay zekanın hayatlarımızda kapladığı yer büyüdükçe Collect API ve benzeri platformlar oldukça güçlenecek.

Artık e-bültenim de bir logosu ve ‘header’ görseli var :) (Teşekkürler Kadir Altın)

2018’in en ilgi çekici haberleri

e-Devlet — Soy Ağacı

e-Devlet’e eklenen soy ağacı özelliğinin yarattığı gündeme hiç şaşırmadım. Bu arada kısa bir bilgi vermek gerekirse; e-Devlet’e eklenen soy ağacı sorgulama özelliği o kadar büyük bir ilgi gördü ki e-Devlet uzun saatler ulaşılamaz hale geldi. Buraya kadar olan bölümü normal karşılayabiliriz (ki sevindirici bir durum; karşılandı da), zira e-Devlet her geçen gün geliştirilmeye devam eden, insanların hayatlarını ciddi manada kolaylaştıran, bankacılık uygulamalarıyla entegre ve iletişiminin de gayet iyi yapıldığı bir proje.

Bu noktada eleştirilebilecek olan şeyler ise… Birincisi içerideki tek bir işlemin tüm platformu ulaşılamaz hale getirmesi, ikicisi ise hala (neredeyse 5 koca gün boyunca) net bir çözümün sunulamamış olması. Çözümden kastım ise ya bir nevi queue oluşturulabilir ve talep eden kullanıcılara bu bilgi e-posta atılabilirdi ya da sistem bir süre sonra çalışır hale getirilebilirdi. (projenin kendine has teknik kısıt ve detaylarını bilmesek de çözülemeyecek bir durum tabii ki değil)

Web güvenliği girişimi Netsparker’a 40 milyon dolar yatırım

Insider’ın tartışmasız dünyanın en önemli yatırım şirketlerinden biri olan Sequoia Capital’dan aldığı 11 milyon dolarlık yatırımın doğrulandığı haftada, Netsparker da 40 milyon dolarlık yatırım turunu kapattığını açıkladı.

İnternet girişimleri gemiler gibi ‘ait oldukları’ ülkelerin bayraklarını taşımıyor olsalar da gurur verici! Geçen sene bu zamanlar Webrazzi için incelediğim Netsparker, bugüne kadar yatırım almamış ve müşterilerinin yüzde 95'i yabancı olan bir şirketti, yatırım sonrası öyle gözüküyor ki hedef hem ürün kalitesi hem de müşteri kitlesi olarak artık çook daha büyük. Web güvenliği üzerine uzmanlaşan Netsparker, Türkiye’deki benzer potansiyel taşıyan ancak daha sonrasında servis şirketine (danışmanlık, proje bazlı ücretlendirme…) evrilen diğer tüm girişimlerin aksine kurulduğu günden (2009) bu yana bir SaaS girişimi olmaya devam etmişti. Kuşkusuz Netsparker kurucusu Ferruh Mavituna’nın özellikle enterprise SaaS alanında söyleyecek çok şeyi var, eğer bugüne kadar denk gelmediyseniz bulut üzerinde de çalışabilen Netsparket‘ı bir inceleyin derim.

#deletefacebook: Cambridge Analytica ‘skandalı’ #deletefacebook

Her ne kadar ülkemizde çok fazla gündem olmasa da Cambridge Analytica’nın (politik pazarlama şirketi) 1 milyon dolarlık reklam bütçesiyle 50 milyon kişinin verilerini en hafif tabiriyle ‘kullanarak’ 2016 ABD seçim sonuçları derinden etkilemesi; Facebook adına adeta bir skandal haline dönüştü. Friends of Friends özelliğinin Facebook API’sinde açık olduğu dönemde, aslında 270 bin kadar kişiye çözdürdüğü testlerle (quiz) söz konusu verilere ulaşan CA, Facebook’un terms of service’ına uymamış ve seçim kampanyasına planlı bir manipülasyon karıştırmış. Konuyla ilgili detayları hemen aşağıdaki linklerde bulabilirsiniz.

Benim değinmek istediğim ise, bugüne kadar sosyal medya devine yakın duran TechCrunch bile #deletefacebook yazıları yayınlamaya başladı, şirketin hisseleri haftasonu yaşanan bu kriz sonrasında yüzde 7 değer kaybetti… Bir süredir gelir ve karlılığı artsa da çeşitli problemlerle boğuşan Facebook bakalım bu krizden ne kadar yara alacak. Blockchain, Facebook ve/veya Google gibi devleri (şakayla karışık) bitirene kadar bu büyük güçlerle yaşamaya alışmalı, bizler gibi power user olmayanları güçlü bir şekilde eğitmeliyiz. Skandalla ilgili detaylı haber ise burada. Türkçe olarak ise Mehmet Atakan Foça’nın Medium sayfasını takip edebilirsiniz.

GitHub artık Microsoft’un!

Birçoklarımız için internet dünyasının ’love mark’ isimlerinden biri olan GitHub, artık Microsoft’un.

Değişen CEO’suyla beraber yazılım dünyasında çok daha kapsayıcı ve alışık olduğumuzun dışında ‘açık’ adımlar atan Microsoft, son hamlesiyle GitHub’ın da sahibi oldu. Microsoft için oldukça akılcı bir hamle olan bu satın alma, açık kaynak kod dünyasının adeta kalbi niteliğinde olan ve Marketplace projesiyle beraber gelecek için de büyük potansiyel taşıyan GitHub’ın teknoloji devlerinden birinin eline geçmesinden dolayı ben de dahil olmak üzere çok sayıda insanı endişelere gark etti. :) Bu endişeler Microsoft’u da endişelendirmiş olacak ki yıl sonunda GitHub’ın başına geçecek olan Nat Friedman (Xamarin Kurucusu) büyük bir sorumluluk aldıklarını ve GitHub’ı geliştiricilerden gelen geri bildirimlerle beraber var olduğu gibi yaşatmaya devam edeceklerini açıkladı.

Söylemeye gerek bile olmasa da GitHub ticari bir şirketti ama yazılım dünyasında böylesine lider olmaya başarabilmiş bir platformun Microsoft ya da başka bir teknoloji devinin eline geçmesi ne kadar sağlıklı bir durum bilemiyorum. Hele ABD’li şirketlerinin bu gibi durumlarda görünür veya görünmez atabilecekleri adımları düşündüğümüzde… Satın alma sonrası ilk gün trafiğini 5 katına yükselten GitLab ve/veya diğer oyunculardan eminim ki hamleler gelecektir.

Yerli bir ‘ürün şirketi’ olan Gram Games, 250 milyon dolara satın alındı

6 yıl boyunca yalnızca 1.6 milyon dolar yatırım alarak yoluna devam eden yerli oyun şirketi Gram Games, 250 milyon dolar karşılığında Zynga’ya satıldı.

Geçtiğimiz hafta ortaya çıkan bu gelişme, Türkiye’deki en büyük 4 online satın almadan biri oldu. Oyun şirketlerini farklı dinamikleri olsa da pek tabii birer ürün şirketi olarak düşünebiliriz. Bu açıdan bakarsak kısa süre önce Londra ofisini açan ve üst düzey yöneticileri buraya taşıyan Gram Games, Türkiye’de doğup büyüyen bir ürün şirketi olarak takdir edilesi bir başarıya imza attı.

Satın alma ve Gram Games’in 0’dan 1’e yükselişiyle ilgili süreci yatırımcıları Hummingbird’ün ağzından burada okuyabilirsiniz.

Çağı yakalayamayan BMO ve Adil (?) Seçim Platformu

Bu tip güncel konulara çok fazla girmek istemesem de, geçtiğimiz iki haftanın en önemli çıkışlarından biri Bilgisayar Mühendisleri Odası’ndan geldi. Çağı yakalayamadığını düşündüğüm (hatta emin olduğum) BMO, keşke bahsettiği eğitimleri bizzat kendisi de düzenlemeyi gündemine alsa. :) Diğer bir gündem maddesi ise CHP ve diğer muhalefet partilerinin geliştirdiği Adil Seçim platformunun başarısızlığıydı. Hepi topu 100 bin farklı sandıktan gelen verileri toplayıp gösterecek olan platformun arkasındaki bunca güce rağmen bunu başaramaması ve bu kritik hatanın da sahipsiz kalması en hafif tabiriyle acı veriyor…

NDA’i sona eren bir Tesla çalışanından açıklamalar

Geçen hafta, NDA’i sona eren eski bir Tesla mühendisinin Twitter üzerinde de dolaşan açıklamaları bir hayli gündem yarattı. Elon Musk hakkında ‘yeni Steve Jobs’ ve ‘PR balonu’ şeklinde ortadan 2’ye ayrılan görüşlere hiç girmiyorum (bu kadar uçlarda olmasam da balona çok daha yakınım), ama Elon Musk’ın bu çok konuşulan kişiliğinin şirketi Tesla’ya da yansıdığı zaten tahmin ediliyordu. Ki açıklamalar da tam olarak bu yönde. Ürünleri tam olarak hazır değilken ön-siparişe açan Tesla, açıklamalara göre mühendislerinin uyarılarına ve tedbir çabalarına rağmen satış yapmak adına gerçeklikten uzak vaatler vermeye devam etmiş. Bugün her şirket için özellikle mühendislik süreçlerinde tabir-i caizse ‘dışı seni içi beni yakar’ durumları olabilir, ama Tesla’nın açıklamaları baz alacak olursak; gidecek yolu sanki biraz daha uzun… Buradaki açıklamaları özellikle girişimcilerin ve IoT alanında çalışanların okumalarını tavsiye ediyorum.

OpsGenie 295 milyon dolara Atlassian’ın

İlk kez 2016 yılında Webrazzi için yazdığım yatırım haberiyle haberdar olduğum OpsGenie, hafta içinde 295 milyon dolara Atlassian’a satıldı. Neresinde bakarsak bakalım muhteşem bir başarı hikayesi, tüm ekibe kocaman ve can-ı gönülden tebrikler!

Yazılım geliştiren takımlar için monitoring araçlarının ürettiği hataları, yine takımların belirledikleri bir düzenle geliştiricilere haber veren (SMS, anlık bildirim, e-posta… ile) OpsGenie, Jira Ops’un bir parçası olarak yoluna devam edecek. OpsGenie‘den spin-off edilen Thundra bu satışa dahil mi henüz bilemiyorum, ama yapılan açıklamaya göre şirketin Ankara’daki yazılım ekibi Atlassian adına çalışmalarına yine buradan devam edecek.

3 binin üzerinde müşterisi (B2B) ve 200’ü aşan entegrasyonuyla yeni dünya düzeninin bir ürünü olan OpsGenie’nin ODTÜ mezunu kurucu ekibi ve yerli geliştiricilerle bu noktaya gelmesi gerçekten de gurur verici. Diğer yandan şirketin sektör lideri Atlassian’a satışı için ABD merkezli oluşu ve B2B alanda bu denli büyümesinde için Türkiye pazarını (sadece 3–4 müşteri Türkiye’den) hiç önemsememeleri ise önemli dersler. Hem girişimcilik ekosistemimiz hem de yazılım komünitemiz için bu başarı hikayesi çok güzel okumalı ve hiç akıllarımızdan çıkarmamalıyız.

Tim Berners-Lee‘den dağıtık veri projesi: Solid

Bundan yaklaşık 25 yıl önce World Wide Web’i (WWW) kuran, kimilerine göre ‘İnternetin Babası’ şeklinde anılmayı fazlasıyla hak eden Tim Berners-Lee, Solid adını verdiği yeni projesini duyurdu. (Medium yazısı) İnternetin bundan 25 yıl öncesi düşünüldüğünde beklenildiği gibi büyük bir değişim yaşatsa da merkezi bir yapıya doğru gittiğinden çekinen Tim Berners-Lee, hatırlayanlar olacaktır daha önce bu konudaki şikayetlerini dile getirmişti.

Adeta bu çekincelerini bir ürün haline getiren Tim Berners-Lee, uygulama katmanıyla veri katmanının birbirinden net bir şekilde ayrıldığı, kullanıcıların verilerinin nerede ve nasıl saklanmasını seçebileceği yeni bir platform tasarlıyor: Solid. Solid üzerindeki ilk uygulamalar henüz geliştirme aşamasındayken Solid akıllara ister istemez blockchain’i ve size yine buradan anlattığım Blockstack’i getiriyor. Bakalım günümüzdeki interneti bizlere kazandıran Lee, şimdi de kötü ‘gidişe’ bir dur diyebilecek mi?

Microsoft tüm patent’lerini açık kaynak hale getirdi

Son günlerin en dikkat çekici haberlerinden birine imza atan Microsoft, Open Invention Network (OIN) üyesi olarak tüm patentlerini açık kaynak hale getirdi.

Günümüz dünyasında ne bir şirkete ne de bir teknolojiye tek başına sahip olmak çok da mümkün değilken Microsoft’un attığı bu adım oldukça takdir edilesi. Her yıl sahip olduğu patentler sayesinde milyarlarca dolar gelir elde eden Microsoft, böylece tüm patentlerini açık kaynak dünyaya ‘bağışlamış’ oldu. Detaylı açıklamalar ve yorumlar için yukarıdaki haber oldukça doyurucu.

GitHub Actions yazılım dünyasında taşları yerinden oynatabilir

GitHub, Microsoft satın alması sonrası en önemli güncellemesini haftaiçinde yayınladı. Şu an için kapalı beta olarak yayında olan GitHub Actions, yazılım geliştirme süreçleriniz için bir IFTTT (for developers) olarak tarif edilebilir.

Yani basit bir anlık bildirim gönderiminden ortamlar arası geçişe veya hosting/güvenlik detaylarına kadar tüm süreçler artık GitHub Actions üzerinden konfigüre edilebilecek. Bizzat GitHub çalışanları tarafından GitHub’ın tarihindeki en büyük güncelleme olarak bahsedilen GitHub Actions, yazılım dünyasında taşları yerinden oynatabilir. Yeri gelmişken şirketin Marketplace sayfasına da bir göz atın derim.

#googlewalkout

Son 2 yılda 48 çalışanını cinsel istismar dolayısıyla işten çıkaran Google’daki prostesto yürüyüşü (Google Walkout), hafta içinde teknoloji dünyasındaki gündemi oluşturdu desem yeridir.

Android’in yaratıcı Andy Rubin üzerinden başlayan tartışmalar bir protesto yürüyüşüne dönüşürken tepkiler çığ gibi büyüdü ve 200 kişiyle planlanan yürüyüşe binlerce Google çalışanı, şirketin farklı ofislerinden destek verdi. CEO Sundar Pichai’nin çalışanlarına söz konusu protesto gösterilerine katılmaktan çekinmemelerini ve tüm geri bildirimleri dikkatlice dinleyip uygulamaya koyacaklarını söylemesi de dikkat çekiciydi.

Google, 500 Startups, İrlanda veya Türkiye’deki bir şirket, küçük bir startup… Bu ‘sorunu’ öncelikle kabullenip sonrasında gerekli adımları atmak için biz teknoloji dünyası çalışanlarının gerekli hassasiyet ve bilgeliği taşıdığına eminim. Son olarak Webrazzi’nin çevirisiyle Google çalışanlarının sunduğu bu 5 aksiyon maddesine yer vermek istiyorum;

  • Mevcut ve gelecekteki tüm çalışanlar için taciz ve ayrımcılık durumlarında zorunlu tahkime son verilecek.
  • Fırsat eşitliği ve eşit ödeme sözü verilecek.
  • Cinsel taciz şeffaflık raporları açıklanacak.
  • Cinsel suistimali güvenli ve anonim olarak bildiren açık, tekdüze, küresel olarak kapsayıcı bir süreç oluşturulacak.
  • Chief Diversity Officer (Çeşitlilikten sorumlu başkan yardımcısı) CEO’ya bağlı ve doğrudan Yönetim Kurulu’na tavsiyelerde bulunabilecek şekilde görevlendirilecek. Ek olarak çalışanları temsil etmesi için kişi yönetim kuruluna dahil edilecek.

Red Hat tam 34 milyar dolara IBM’in

Hafta içinde yazılım dünyasındaki en büyük satın almalardan biri gerçekleşti ve IBM, 34 milyar dolar karşılığında Red Hat‘ı satın aldığını duyurdu.

Dünyanın en büyük Linux dağıtıcılarından olan ve özellikle kurumsal çözümlerde öne çıkan Red Hat, aynı zamanda açık kaynak iş modelinin (support model) de öncüsüydü.

IBM bu satın alma sonrasında dünyada bulut bilişimin açık ara en çok tercih ettiği Linux teknolojilerinde büyük bir avantaj sağlamış oldu. 80–20 kuralı doğrultusunda pazarın henüz sadece yüzde 20’sinin bulut bilişime geçtiğini ve geri kalan işletmelerin de buluta taşınmasında aslan payını almak istediğini belirten IBM, ayrıca Watson’ın da başarını arttırma şansına sahip oldu zira bir türlü yatırımcıları Watson’ın gidişatından memnun değillerdi. Satın alma sonrasında IBM’in Hybrid Cloud takımıyla beraber çalışacak olan Red Hat, güvenlik ve altyapı gibi konulardaki tecrübesi ve pazar payıyla IBM’in bulut bilişimde büyümesine destek olacak.

2018 yılının faydalı linkleri

Novicedock: Yeni bir öğrenme yöntemi

Öğrenmek istediğiniz herhangi bir konuya nereden başlayacağınız ve o konuyu öğrenmeye hazır olup olmamanız önemli, üstelik de çoğu zaman yanıtını kendi kendine bulamayacağınız noktalar.

Novicedock‘un ne işe yaradığını ise Ethereum örneğini inceleyerek rahatlıkla anlayabilirsiniz. Derinlemesine öğrenmek istediğiniz konuyu nereden başlayarak, hangi sırayla ve nasıl öğrenebileceğinizi uzman eliyle yanıtlayan platform bana çok faydalı geldi. Henüz içerik olarak çok yetersiz olsa da zaman içinde farklı örnekler de eklenerek Novicedock yararlı bir başvuru kaynağı haline getirilebilir. Üstelik bu durum biraz da sizin elinizde. :)

Edelkrone’dan ‘employee handbook’: DNA

Hafta içinde Türkiye’nin sıradışı girişimlerinden Edelkrone’un, yurtdışında sık sık örneğini gördüğümüz ‘employee handbook’una rastladım: DNA. Fazlasıyla detaylı ve yer yer oldukça enteresan kurallar içeren bu dokümanı muhakkak okuyun derim. Uzun yılların tecrübesi sonucu bu ‘demokratik’ şirket kültürüne geçen Edelkrone’un DNA’sından çıkarılacak dersler ve şaşıracak çok şey var. :)

Web güvenliği: Şifreleri daha da uzun ve daha da karmaşık belirletelim

Eminim siz de çok kez karşılaşıyorsunuzdur: “Şifreniz en az 8 karakterden oluşmalı, büyük-küçük harf içermeli ve şu özel karakterden en az birini bulundurmalıdır: ?, *, -, | …” İnternet trafiğinin en az yarısının mobilde geçtiği, artık her işin onlarca benzerinin/rakibinin olduğu günümüzde, sözüm ona güvenliği arttırmak adına şifre (daha doğrusu; parola) belirleme sürecini olması gerektiğinden çok daha karmaşık hale getiren platformlar, hem farkında olmadan çok sayıda kullanıcı kaybetmeyi hem de bunu yaparken daha güvenli olmamayı başarıyorlar.

Cumartesi günü bu durumu yine ve yeniden yaşadığımda attığım tweet sonucu tahmin ettiğim matematiksel açıklamaya ve hemen yukarıda görebileceğiniz görsele ulaştım. Ne diyeyim; e-devlet için bankacılık uygulamalarıyla giriş yapmak veya parmak iziyle giriş gibi güzel deneyimlerin artması, bu tarz zorlamaların son bulması dileğiyle…

E-posta imzalarını bir pazarlama amacına dönüştürmek

Drift, şirketlerin e-posta imzalarını tek bir noktadan yönetebilme ve bu kanalı da pazarlama için kullanabilmelerinin yolunu açmış: Drift E-mail Signature.

Steve Jobs: Yazılım dünyasında ortalama ile en iyiler arasında fark çook büyük!

Haftaiçinde sevgili Hakan Erdoğan’ın paylaşımıyla denk geldiğim bir videoda Steve Jobs, ortalama ile en iyi kavramı arasında farka değiniyor. New York City’deki ortalama bir taksi sürücüsüyle en iyi taksi sürücüsünü veya ortalama bir video oynatıcıyla en iyi video oynatıcıyı kıyaslayan Jobs, aynı kıyası yazılım dünyasına (aynı şey donanım için de geçerli pek takii ki) taşıdığında aradaki farkın 50, hatta 100 kat daha büyük olduğunu söylüyor.

Röportajı verdiği yıl Mac takımını örnek gösteren Jobs, tüm ekibin ‘A klas’ olunca, yanlarında çalışacak diğer kişileri de ‘A klas’ yani en iyilerden seçtiğini ve bu kişilerin hayatlarında bir daha böyle bir çalışma deneyimi yaşayamayacağını anlatıyor. Bu newsletter’da da sık sık değindiğim gibi ‘hiring’ yani işe alım yeni dünyanın en çok öne çıkan konu başlıklarından biri ve bu video da her zaman akılda tutulası bir konuya değiniyor.

Yeni dünyanın yeni ‘yatırım fonu’: NEO

ING Türkiye’de Orange Lab’ın başında olan sevgili Özge Öz’ü ne zaman görsem haberdar olmadığım yeni ürün ve gelişmelerin bombardımanına uğruyorum! :) Yine Özge vasıtasıyla haberdar olduğum NEO, oldukça ilgimi çekti.

Microsoft’a (ayrı ayrı girişimlerle) exit eden Partovi kardeşlerden (hatta ikizlerden) Ali Partovi’nin NEO’su, yeni dünyada HR’ın (insan kaynakları) ve yeteneğin nasıl değiştiğini de gözler önüne seriyor.

Yeni nesil bir yatırım fonu olan NEO, keşfettiği gelecek vadeden mühendisleri/yetenekleri kendi bünyesine alarak komüntesine dahil ediyor, ardından bu yeteneklerin kuracağı ya da katılacağı girişimlere yatırım yapıyor. NEO geçtiğimiz haftalarda bu planla aldığı 80 milyon dolarlık ilk fonunu duyurdu.

Ki NEO bu plana sahip ilk proje de değil. Daha önce Bloomberg Beta da benzer bir planla yola çıkmış ve ciddi başarılar kazanmıştı. Konu ilginizi çektiyse bir diğer örnek ise Pioneer. Tam da bu noktada ikizlerin Facebook kurucusu Mark’ı ‘keşfedip’ yatırım yaptığını da eklemeliyim. :) Ülkemize kod kampları ve bu gibi komüniteler ne zaman gelecek, bekleyip göreceğiz.

Sherpa artık ‘olabildiğince‘ şeffaf

Temelde nakit problemini çözmek için uzun çalışmalar sonucu Design as a Service (DaaS) modelini ortaya atan Sherpa, şimdi de şeffaflığa yeni bir boyut kattı ve handbook’unu yayınladı. Yabancı startup’larda görmeye alışık olduğumuz ve hep özenerek baktığımız handbook’u Türkiye’de de görmeye başlamak çok hoş. Sherpa’nın yazıcısına bağlantı yapmak için gerekenlerden bilgi mimarisine kadar iş yapış şekli, kültürü ve çalışma standartlarına kadar tüm detaylarını okuyabileceğiniz handbook’u burada.

2018'in en faydalı raporları

Zapier 1000 tane SaaS müşterisini analiz etti, ortaya yazılım trendleri raporu çıktı

İlk çıktığı günden beri yakından takip ettiğim Zapier, hafta içinde küçük ama göz atılası bir yazılım trendleri raporu yayınladı.

Raporda en çok dikkat çeken şeylerden biri; başarılı ürünlerin temel olarak tek bir konuya çözüm sunması ve dışarısıyla kolayca entegre olabilen bir platform olabilmeleri. Ve bir diğer nokta da sizin bu satırları okuduğunuz e-postalar. :)

Keşif: Blockchain’in Sırları {e-kitap}

BKM değerli içerikler sunmaya devam ediyor. Haftaiçinde de küçük ya da büyük yapacağınız bir bağışla indirebileceğiniz Keşif: Blockchain’in Sırları e-kitabını yayınlayan BKM, deneysel amaçlı da olsa gerçek bir blockchain projesi geliştirmenin detaylarını paylaşmış. Bu küçük kitabın blockchain’e yazılımsal bakışımda farkındalığımı arttırdığını rahatlıkla söyleyebilirim. Değil ülkemizde dünyada bile gerçek blockchain projesi üzerine deneyim okumak zorken bu yerli kaynağı pas geçmeyin derim.

Internet Trends 2018 raporu yayınlandı

Uzun süredir büyük ilgi çeken raporun 2018 versiyonu yayınlandı. Yaklaşık 300 sayfadan oluşan rapordan çıkarttığım mini özet:

  • İnternet ağının son yıllardaki yayılma hızı ve Android faktörüyle beraber internet kullanıcı sayısı dünya genelinde 3.6 milyara ulaştı ama büyüme hızı da yavaşladı. (denizin sonuna geldik mi?)
  • İnternet kullanıcıların yalnızca yüzde 27'si kişisel verilerini işleyip katma değerli sonuçlar üretmek için paylaşmaya hazır. Şüpheli bir durum halinde ise kullanıcıların ½'si hesaplarını siliyor, 1/3'ü cookie‘lerini kapatıyor…
  • Kullanıcılarının son 10 günlerindeki ödeme hareketlerine bakacak olursak; %4’ü QR kod, %3 akıllı cihazlar, %2'si de giyilebilir cihazları tercih etmiş. Ödemelerin %40'ı offline, %60'ı ise dijital.
  • İnternet reklamlarında en büyük amaç %27 ile markanın uzun vadeli kullanıcı kazanma isteği, trafik ise %19 ile 2. Sırada.

Türkiye’nin Sanal Cüzdanı: Kripto para araştırması

İçerisindeki bilgilere kolay kolay ulaşamayacağınız, profesyonelce hazırlanmış raporlarına devam eden Twentify, son olarak bu hafta içinde Türkiye’nin Sanal Cüzdanı: Kripto para birimleri algı & güven araştırması’nı yayınladı.

Raporun hemen başındaki önsözlerde bana da rastlayabileceğiniz raporda Türkiye’nin Bitcoin başta olmak üzere kripto paralara nasıl baktığını, ne oranlarda ve ne için satın aldığını ve Bitcoin’in yaygınlaşması önünde görülen engelleri okuyabilirsiniz.

2018'in öne çıkan podcast, video, yazı ve kitapları

Bilgem Çakır Codefiction’a konuk oldu {podcast}

Severek dinlediğim Codefiction podcast’ine hafta içinde Bilgem Çakır konuk oldu.

Yalın kod nedir sorusundan başlayıp mühendislikte yönetici olmak ya da olmamak gibi konular üzerinde durulan bölüm 1 saati geçse de bittiğinde ‘keşke biraz daha konuşsalarmış’ dedirtiyor. :)

Steve Jobs’un son röportajında Apple’ın sırrı: Dev bir startup gibi davranmak {röportaj}

2010 yılındaki D8 Conference‘da son görüntülü röportajını gerçekleştiren Steve Jobs, Apple’daki düzene dair fazlasıyla ilgi çekici cümleler sarf etmiş. Apple olarak aslında dünya üzerindeki en büyük startup olduklarına vurgu yapan Jobs, en iyi çalışanları, onlara yeterince karar alma şansı tanımadan ellerinde tutmanın imkansız olduğuna inanıyor. Şirket içinde herhangi bir komiteye sahip olmadıklarını ve her birimin kendi içinde bir startup gibi davrandığını anlatan Jobs’a göre takım arkadaşlarına güvenmek en önemli unsur. Günümüzde yani yaklaşık 8 yıl sonra ‘şirket kültürü’ üzerine söylenilenlerden çok farklı olmayan bu sözler Steve Jobs’un sarf etmesi ve biraz kapalı kutu olan Apple’la ilgili olmasıyla dikkat çekiyor.

Faruk Eczacıbaşı’dan teknolojinin dünü, bugünü ve yarını: Daha Yeni Başlıyor {kitap}

Yer yer zaten biliyor olduğumuz konulara (Airbnb’nin hiç odası olmadan dünyanın en büyük oteli şeklinde anılması) girse de ‘kıdemli’ bir iş adamından (pardon iş insanından!) gerçekten değerli bir kitap: Daha Yeni Başlıyor. Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) ekseninde Türkiye’de bilişimin ve internetin ilk günlerinden bugünlere gelişini de özetleyen kitabın hızlıca yarısına geldim bile. Alıp okumanızı tavsiye ederim. Koç Üniversitesi Yayınları’ndan çıkan kitap, boyutuna ve baskısına göre oldukça makul bir fiyat etiketine sahip.

Üretim Bandı’nda konuk ThoughtWorks {podcast}

Paraşüt’le Üretim Bandı’nda geçtiğimiz hafta konuk efsanevi yazılım danışmanlığı şirketi ThoughtWorks’tü. Şirketi bugüne kadar hep duymuş ancak el attığı bir organizasyonu yakinen görme şansım olmamıştı, Koçfinans’ta bu da oldu. Gerçekten takdire şayan bir ‘üretim bandları’ var. :) Keyifle dinleyeceğinize emin olduğum Üretim Bandı bölümü burada.

Sam Altman’dan verimlilik üzerine… {makale}

Üretkenlik ve Sam Altman. Birisi günümüzün en önemli konu başlığı, diğeri ise ne üzerine yazarsa yazsın okunması gereken bir fikir önderi. Özellikle kağıt üzerinde to-do list tutmak ve günü parçalara bölmek (iş yerinde ne kadar mümkünse) oldukça makul tavsiyeler. Siz de bu konuya çok kafa yoruyor ve bir türlü sonuçtan memnun olmuyorsanız Sam’in yazısı burada.

Yazılım Testlerine Genel Bakış {makale}

Geride bıraktığımız hafta içinde Süleyman Fazıl Yeşil tarafından kaleme alınmış, oldukça güzel bir yazıya denk geldim: Yazılım Testlerine Genel Bakış. Benim de bir dönem içinde bulunduğum test mühendisliğine hem tarihsel hem de düşünsel bir temel oluşturan bu yazıyı muhakkak okuyun derim.

Günümüz online dünyasında verimlilik {sunum}

Sevgili Yiğit Konur’un bundan yaklaşık bir sene önce yaptığı bir sunumu henüz yeni izleme şansım oldu. Kendi online verimlilik alışkanlıklarına ve kullandığı 50’ye yakın araca değinen Yiğit’in bu sunumuna muhakkak göz atın derim. Bu ritüellerin hemen hepsini bir anda uygulamaya başlamak tabii ki mümkün değil, ancak ‘bir yerde başlayıp’ daha verimli ve odaklı çalışmak eminim ki herkesin hayatında fark yaratacaktır. Son olarak; sunumda geçen ”Beynimiz aslında bir işlemci, harddisk değil” cümlesinin altını özellike çizmek istiyorum. :)

Yerli (oto)biyografilere çok ihtiyacımız var! {kitap}

En son okuduğum ve oldukça etkilendiğim kitaplardan birisi de ‘Benden Sonra Devam’ oldu. 1990–2000 yılları arasında Garanti Bankası Genel Müdürü olarak hem şirkette büyük bir değişim yaşatan hem de bankayı ülkemizde devler ligine sokan Akın Öngör’ün ‘Benden Sonra Devam’ kitabı iş hayatı odaklı bir otobiyografi şeklinde tarif edilebilir.

Genel müdür olarak atanma hikayesinden başlayarak yıllara göre planlarını nasıl hayata geçirdiğini ve pazarın&çalışanların tepkilerini uzun uzun anlatan Akın Öngör, hem fotoğraflar hem de döneme tanıklık edenlerin görüşleriyle içeriği zenginleştirmiş. Akın Öngör’ün Benden Sonra Devam kitabı kesinlikle büyük bir eksiği dolduruyor. Zira futbol, sanat, siyaset, bilim… Türkiye’de otobiyografi ve biyografilere rastlamak bir hayli zor, kitabı geçtim bu konularda film üretmekte de ne yazık ki başarılı değiliz. Oysa ne de güzel hikayelerimiz var, bir tanesi de e-bültenin en sonunda. Bu vesileyle ben de ‘Benden Sonra Devam’ kitabını e-bülten okuyucularından birine hediye etmek istiyorum, eğer ilginizi çekiyorsa bu e-postaya yanıt vermeniz yeterli. (Kitabı satın almak isterseniz GG veya Nadir Kitap gibi sitelerde bulabilirsiniz.)

13 gelişme/haber, 13 ürün/araç, 7 faydalı link, 4 rapor ve 8 güzel içerikle özetlediğim 2018'in ‘best of’ yazısını sonuna kadar okuduysanız tebrikler! Paylaşmayı da unutmayın… 2019 Aralık’ta, 2019 yılının derlemesinde görüşmek üzere.