Bilgi Denizi Meteforu

Öğrenme, tanımını net yapamadığım ama benim için bir yolculuk olarak ifade edebileceğim bir terimdir. Öğrenme yolculuğunu, sahilde kenarındaki bir insan metaforu ile anlatmaya çalışayım.

  1. Aşama: Körlük

Birinci aşamadaki insan, denize bakmayan ama hergün yanından gelip geçen kişidir. Google tarafından atılan bir tweet’te insanların %97'sinin (bu oranı nasıl buldular merak etmiyor değilim) yeni bir şey öğrenmek için gün içinde hiç bir aktivetesinin olmadığını söylüyor. Sanırsam toplumlardaki önemli bir kitlede 1 aşamada yer alıyor. Üretilen bilginin katlanarak arttığı günümüzde, bu bilgiden haberimizin olmaması da üzerine düşünülecek başka bir konu değil mi sizcede?

2. Aşama: Fark Etme

Bu aşamada farkında olmadığımız ama hergün yanından geçtiğimiz denizin farkına varıyor ve durup ona bakmaya başlıyoruz. Dalgalar geliyor ve gidiyor ama biz bakmaya devam ediyoruz.

3. Aşama: Dokunma

Bu aşama da, fark ettiğimiz denize yaklaşıyor ve ayaklarımız suya sokuyoruz. Suyun sıcak mı soğuk mu, denizin taşlı mı kumlu mu olduğunu hissediyoruz. Hayatımızda bir şeyler değişmeye başlıyor. %90

4. Aşama: Yüzme

Artık bilgi denizinde yüzmeye başladık. Çaba, heyacan, dalgalarla mücadele, su üstünde kalmayı başarma, enerjinizi kontrollü kullanma, kulaç atma gibi aktiviteler içine girebiliyoruz. Bilgi denizinin üstünde görebildiklerimiz kadar keşfediyor ve öğreniyoruz. Bu aşama da size yüzmeyi öğretecek ve dalgalarla mücadeleyi gösterecek, yeni adalara kulaç atmayı öğretecek bir rehbere ihtiyacınız var. Nasıl bir bilgi denizi yüzücüsü olacağınıza rehberinizin çok katkısı olacak. %9

5. Aşama: Derine Dalma

İşte rehbersiz hayatınıza devam edeceğiniz, kendi başınıza ve ihtiyaçlarınıza göre çıkacağınız yolculuk budur. Bu aşamada bilgi denizinin derinliklerine gitmeye başlarsınız. Artık yüzeyde değil, suyun altında yüzmeye başlarsınız. Önce balıkları görmeye başlarsınız. Ne kadar derine giderseniz göreceğiniz ve karşılacaklarınız da o kadar artacaktır. Ne kadar derine gideceğinize ihtiyaçlarınız, isteğiniz ve nefesiniz karar verecektir. Bunda sonraki yolculukta yalnızsınız. %1

1–9–90 kuralı şunu ifade ediyor. %1'lik kesim üreten, yazan, geliştiren insanlardan oluşuyor. %9'luk kesimdeki insanlar %1'lik kesimin ürettikleri ile etkileşim içine girerek paylaşıyor ve yorum yazıyor, esinleniyor. %90'lık kesimde olanlar ise pasif durumda sadece tüketiyor.

Metaforumuzla bağlantısını kurmak gerekirse; derine dalma (%1), yüzme (%9) ve dokunma (%90) aşamalarından hangisinde olduğunuzu biliyor musunuz?

Bir an durup acaba yanı başımdaki denizi görmüyorum diye kontrol ettiğim çok azdır. Yaş ilerledikçe, hayatınızın tıkandığı anlarda derin bir nefes alıp, suyun altına dalma cesaretini göstermeniz gerekiyor.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.