Özel Okullar Online Reklam ve Pazarlamaya Nereden Başlamalı ?

Nasıl yapsak ? Nereden başlasak ?

Okulları hep kutsal yerler olarak görürüz. Ancak özel okullar için bu kutsallığın yanında, hepsinin (vakıflar hariç) birer ticari işletme olduğunu, iyi bir eğitim sunabilmek için öğrenci kaydına ihtiyaçları olduğunu hatırlamamız gerekiyor.

Peki özel okullar bu durumu nasıl ele alıyorlar ? Dijital pazarlamada ne kadar uzmanlar ?

Özel okullarla ilişkilerim ve genel gözlemlerime dayanarak şunu söyleyebilirim ;

Okullar daha fazla kayıt amacı doğrultusunda potansiyel velilerle online olarak bağlantı kurma isteği ve ihtiyacı duyuyorlar. Ancak bunu nasıl yapabilecekleri konusunda bir çoğunun insan kaynağı, bilgi, yöntem veya bütçe sorunu var.

Daha önceki yazımda belirttiğim gibi her yeni kuşağın konu araştırma ve içeriği alma biçimi farklıdır. Bu yüzden özel okulların uygulayacağı strateji yeni trendlere ve tüketici davranışlarına uyum gösterebilmelidir.

Birçok okul hala gazete, doğrudan mail ve reklam panoları gibi geleneksel, yerel medya çözümleri kullanıyor. Bu reklamlar hala markaların “bazı” amaçlarına doğru hizmet ediyor ancak bu stratejiyle ilgili bazı önemli sorunlar var.

Geleneksel mecraların aksine, online pazarlama taktikleri ölçülebilirdir, hedef kitleye özel yapılabilir, deneme yanılma yoluyla iyileştirilebilir, geleneksel medyaya göre daha ucuz ve sürdürülebilirdir.

Online pazarlama yaparken, üzerinde düşünülmüş bir stratejinizin, hedeflerinizin olması ve süreçleri sürekli iyileştirmeyi bilen bir ekibiniz olması gerekmektedir. Ancak özel okulların büyük çoğunluğu bu işi kendi içlerinde yapabilecek bir kadroya sahip değildir. Veya kadroya sahip olsa bile ehil bir şekilde yapabilecek bir kaynağı olamayabilir.

İşe nereden başlayacağını bilemeyen özel okullar için en kolay / güvenilir çözüm, hedef kitlesine ulaşabileceği online mecralara reklam vermek olabilir. Bu bilindik ve kullanılan bir çözümdür. Ancak banner reklamcılığı, özel okulların gerçek hedefi olan “yeni öğrenci kaydı” noktasında elle tutulacak veri sunamamaktadır.

Aslında özel okulların tüm pazarlama, reklam ve tanıtım faaliyetlerinden beklediği tek bir sonuç vardır ; potansiyel velilerle iletişime geçebilmek

İşte bu noktada, yurt dışında “inbound lead generation” olarak isimlendirilen türkçe’ye de “gönüllü olarak iletişim bilgilerini bırakıp, ürün / hizmet hakkında bilgi almak isteyen potansiyel müşteri verisi yaratmak” olarak kısaca :) çevirebileceğimiz bir yöntem devreye girmektedir.

Okullardaki Halkla İlişkiler / Pazarlama yöneticileri, sene boyunca “okulla ilgilendiğini ve bilgi almak istediğini bildiren ve gönüllü olarak iletişim bilgisini bırakan velilere” ulaşmaya çalışmaktadır.

dogruokul.com’u kurmamın temel nedeni budur.

Dogruokul.com özetle söylemek gerekirse, sene boyunca özel okullara “lead” yönlendirerek, düşük bütçelerle hedefledikleri potansiyel velilere ulaşma imkanı sunuyor.

Özel okullar bu şekilde hem reklam bütçelerini çok daha verimli olarak kullanabiliyor hem de diğer mecralara göre harcanan bütçenin “yatırım dönüş oranı” (ROI) çok daha yüksek oluyor.

Yatırım geri dönüş oranımızın yüksek olmasının nedeni , işi “inbound” olarak yapmamız, yani “tam ihtiyacı olduğunda” velinin bizi kendi buluyor olması.

Okul arayışındaki veli

Bakın burası çok önemli.

Velinin gerçekten okul arayışında olduğu bir dönemde, ya yazdığımız bir makale ile, ya google’da okullarla ilgili yaptığı bir arama sonucunda, ya sosyal medyadaki gönderilerimizle, ya gördüğü bir form ile tam ihtiyacı olduğu anda karşısına çıkıp veliye aradığını vermemizden bahsediyorum.

Bu strateji okulların kendi kendilerine uygulayabilmeleri için de, web sitesinin hedeflerinize uygun bir şekilde tasarlanmış, iyileştirilmiş, içeriğinin özgün & sürdürülebilir şekilde güncelleniyor olması ve siteye farklı dijital kaynaklardan doğru yöntemlerle trafik akıtıyor olmanız ve bu trafiği asıl amaçlarınız için yönlendirebiliyor olmanız gerekiyor.