Çok Fazla Bilgi — 1

Kaygı. Panik atak. Panik bozukluk. Anksiyete. İç sıkıntısı. Daralma. Daha başka ne ismi varsa… Bu yazı bunlarla ilgili. Henüz daralmadıysanız okumaya devam edin. Bu konuda size anlatacak çok şeyim var.

Hayatımın geçtiğimiz on yılı boyunca onlarla mücadele ettim; endişe, evham, kaygı, panik hali. Bu konuda illa ki bir yazı yazacağımı biliyordum. Aslında panik atak forumlarında yazdım da. Fakat kendi durmumu, benim gibi olmayan insanlara açıklamak çok daha zor. Ama birsi bunu denemeli değil mi?

Ben küçükken depresyon modası vardı. Sevgilisinden ayrılan herkes çok depresyonda olurdu — özellikle ergenlik denen illetin içinde ise!- Şimdi de entellektüel kapasitesi yüksek kişilerin hastalığı sayıldığı için panik atak hastası olmak çok revaçta. Bundandır ki, artık panik atağın ne olduğunu az çok herkes biliyor. Bir şeye endişelendiğinde herkes “Ay şimdi panik atak geçiricaaam!” nidalarıyla ortalığı inletiyor.

Ne var ki panik atak hastası olmak -ki aslında adı da bu değil- arada bir iki dakikalık endişelere kapılmakla aynı şey değildir. Maalesef. Keşke o kadar kolay olsaydı…

Panik atak, panik bozukluk denilen bir rahatsızlığın sadece ufak bir parçasıdır. Ama ne parça!

Aslında panik atak, bozukluk geliştirmemiş olan bazı kişilerde de zaman zaman görülebiliyor, mesela bir yakınınızın kaza haberini aldığınızda. Vücutta neler olduğunu hayal etmeye çalışalım; nefesiniz hızlanır, kalbinizin sıkıştığını ve aşırı hızlı ya da kuvvetli çarptığınızı hissedersiniz, elini/ayağınız uyuşur, sırtınızdan aşağı soğuk terler boşalır, elleriniz ve ayaklarınız buz keser vb. Peki ya ortada hiç bir kötü haber yokken bunlar oluşursa? Pek çok kişinin aklına ilk gelen pek tabi kalp krizi oluyor! Soluğun alındığı acil serviste, size inatla hiçbir şeyinizin olmadığını anlatmaya çalışan doktora “Yeaa sen deli misin be insan? Ölüyom ben burda!” şeklindeki çıkışmaların ardından da ölmediğinizi görünce, dumura uğramış bir şekilde kuyruğu kıstırıp evinize dönüyorsunuz. Panik bozuklukta sorun burda başlıyor, kişi gerçekten birşeyinin olmadığına ikna olmuyor. Çünkü daha birkaç saat önce öldüğünden kesinlikle emindi! Nasıl olurda sapasağlam olabilir ki? İşte bunları düşünmeye bir başladınız mı hayırlı,uğurlu olsun; nur topu gibi bir evhamınız oldu!

Benim için ipler üniversite sınavına girdiğimiz sene koptu, sanırım. İlk yıllarda yılda bir ya da iki kez gelen ataklar, başarısız bir İzmir’e gidip geri dönme serüveni sonucunda, haftada birkaç kereye çıktı. Çok fazla değil, bir iki ay sonra evden çıkıp minibüsle çarşıya gitmekte zorluk yaşamaya başlamıştım. Kendi başıma kalamıyor, her saat başı küt diye düşüp bayılıcağımdan emin oluyor, elimi kolumu titreterek kafası kopmuş tavuk gibi evin içinde koşturuyordum. Bu durum azalıp çoğalmalarla iki sene kadar sürdü! Benim gibi ilaçlara — ve bilimum katkı maddesine- karşı hassas biriyseniz, antidepresan kullanmaktan kaçınarak sorununuzu kolaylıkla sekiz, on katına çıkarmak da gayet mümkün.

Panik bozukluğun yaygın anksiyete bozukluğuna dönüşmesi peki? O apayrı bir hikaye! Yıllarca süren kronik evhamlar ve yanlış düşünce kalıpları insanı düşündüğünden çok daha karanlık yerlere sürükleyebiliyor.

Ama bugünlük bu kadar hüzünlü hikaye yeter sanırım. Birazcık da bana bu süreçte iyi gelen kitaplardan ve videolardan bahsetmek istiyorum. Ülkemizde de artık oldukça yaygınlaşmaya başlayan Bilişsel Davranışçı Terapi ve Kognitif Terapi ekolü bana en iyi gelen şeylerden biri oldu. Psikonet yayınları sağolsun, birçok noktada kendi garibik gurubik davranışlarımı anlamlandırmam ve yeniden yapılandırmamda parmağı olan kitaplar yayınladı. Panik bozukluğu, depresyonu vb. olsun olmasın herkese tavsiye ederim! Aynı ekibin bir de online tv kanalı var ama ben Youtube kanallarını takip etmeyi tercih ediyorum. Ayrıca Evinizdeki Terapist kitabını da bu listeye ekliyorum.

Kitapların isimlerine tıklayarak satın alabilir ve ya inceleyebilirsiniz:Mod Terapisi, Hayatı Yeniden Keşfet ve Evinizdeki Terapist benim favorilerim.

Bu yazıyı, bir yazı dizisinin ilk parçası olarak yayınlıyorum. Bu konuda sıkıntınız ya da tavsiyeleriniz varsa lütfen bana geribildirimlerde bulunun. Ve takipte kalın. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere. Öptüm valla! :)