#28GÜNYOGA / Gün 4

Tatlı Şavasana

#28günyoga Gün 4.

Başardım a dostlar! Sabah alarmı 5.30'a kurmuştum, saat 6'da matımın üstündeydim.

Dünü de yogasız bırakmadım bu arada. Akşam biraz kendime gelmiş olmanın verdiği hevesle 35 dakikalık bir seri yaptım. Azdı ama özdü.

Son günlerde kendimi zihnimle kavga ederken buluyorum sık sık. Hayallerim ne kadar çoksa eylemlerim o kadar az olduğundan bendeki hava elementi hat safhada! O yüzden dedim beni yere, bu dünyaya, toprağa, köke bağlayacak birşeyler yapmak lazım. Bol bol yerde yatmacalı sonra da ayakları yere basmacalı bir yoga yaptım. Ayaklarının yere basması her iki anlamda da gerekli şey; hem günlük hayatta verimli yaşamak için hem de kökünden güç alarak daha üst bilinç hallerine hazırlanmak için.

İç Not: Bu fikri kendi kendime icat etmedim elbet Anodea Judith — Eastern Body Western Mind kitabında çakra sistemini anlatırken bahsediyor bu konudan. Çakra sistemini gelişimsel evreler ve psikoloji tabanından anlatıyor. Unutmamak lazım çakralar, meridyenler hep birer konsept, birşeylerin sembolizmi bir anlamda. Judith ‘de bu konseptleri şahane bir biçimde bir tabana oturtmuş fikrimce.

Geçelim bu sabaha, benim için oldukça uzun ve detaylı sayılabilecek bir pratik yaptım, bir saat onbeş dakika.

Aslında bugün Yay burcunda bir Dolunay gerçekleşiyor — saat 16.10'da. Ve bazı öğretilerde Ay hallerinde (yeniay, dolunay ve kadınların ay halleri dahil) yoga asana, meditasyon gibi pratiklerin yapılması önerilmiyor; enerjiler hali hazırda yüksek olduğu için.

Ama dünden -ve -28günyoga hareketine bir hafta gecikmiş olmaktan- kalan bir suçluluk ve telaş duygusu var hala galiba içimde. O yüzden dedim “yok kalkarım ben sabah ufak da olsa yaparım birşeyler”. Yaptım da, güzel de yaptım! Beni zorladığı için kaçındığım, kısa kestiğim pozları dahi hakkını vererek yaptım bu defa. Mesela; dört ayak üzerindeyken bir bacağı arkaya çapraz kolu öne uzattığımız ve orada sonsuzluk gibi gelen 3–5 nefes durduğumuz bir poz var. Basit gibi durmakla birlikte bolca merkez entegrasyonu ve güç gerektiriyor. Daha birinci nefesin ortasında kan başıma sıçrıyor, tam manasıyla! Sinir yapmaya başlıyorum, yoruluyorum, canım acıyor, zor geliyor vs vs. Bugün onu da güzel güzel yaptım, uzun uzun diyemiyorum o kadar da değil henüz!

Yerden ayaktaki pozlara geçtim birkaç kez dinamik II. savaşçı, ardından denge pozları. Sağ ayak parmak kökümde bir sorun var, gün geçtikçe kötüye gidiyor. Sağ tarafta Ağaç pozunu yaparken gördüm ki o acıyan noktaya basmamak için ağırlığımı ayağımın başka yerlerine çok veriyorum. Sanırım sağ kalçamın sık sık ağrıması ondan. Ona bir baktırmak lazım olduğunu farkettim.

Sonrası yine Altın Tohum. Öne katlanıp sonra ellerle göğe yükselirken ayağımın nerelerine hiç basmadığım anlaşılıyor! Ayaklarımın dış kısımları o kadar ağrıyor ki neredeyse bırakmaya niyetleniyorum hareketi. Ama yok, azıcık birşey kaldı zaten. Hoop yükseliyorum son kez sonrası zaten tatlı mı tatlı; Şavasana. Oh!

Mattan kalktığımda farkettim ki daha uykum bitmemiş. Gittim yatağa geri yorganı kafama çektim. Uyandığımda saat 10'du. Ölü gibi uyumuşum gerçekten! Tatlı mı tatlı Şavasana… (Dip Not: Bilmeyenler için Şavasana, Sankskrit dilinde — Ceset Pozu demek XX )