Optimizasyon Yüzbir

Optimizasyon yukarıdaki gibi bir roketti! Roket miydi?

Kullandığımız eticaret siteleri, bankacılık hizmetleri kullanıcı deneyiminin etkileri ile günden güne iyileşiyor ve gelişiyor. Yeni özelliklerini kullanım kolaylığı ile getiriyor.

Peki ya daha köklü değişim süreçleri nasıl oluyor? Eskisi gibi yok öyle artık hadi gençler siteyi haftaya açıyoruz naraları. Bu gerçekten deli cesareti bir durum artık.

Optimizasyonu iki farklı süreç için ele alabiliriz. Bunlardan ilki:

Ortaya çıkardığınız ürün eskisinden ne kadar iyi?

Yeni ürüne ciddi miktarda emek harcadınız şahane! Peki ama eskisinden ne kadar iyi? Hatta belki ilk soru “eskisinden iyi mi?” olacak. Bunun en kolay yolu eskisini ve yenisi aynı zamanda aynı kullanıcılar ile test etmek. Gelen dönüşümü ve kullanıcı yorumlarını dinlemek.

İşin teknik tarafı: Backend ve sunucu tarafından çeşitli ayarlamalar yaparak trafiği bölmek. Dönüşümü de Google Analytics üzerinden takip etmek sıklıkla kullanılan yöntem.

İkincisi:

Elimdeki ürünü nasıl daha iyi noktaya taşırım?

Halihazırda bir satın alma, kredi başvurusu, üyelik aşamaları gibi kullanıcılar ile iletişime geçtiğiniz formlarınız mı var? Bu formların tamamlanma oranını nasıl arttırırsınız? İlk akla gelen yöntem AB testleri.

Bu AB test senaryolarını bulmanın bir çok yolu var. Bunlardan benim sıkça kullandığım yöntem “kullanıcı testi” yapmak. Yapacağınız bir test size rahatça 4–6 farklı test fikri çıkartacaktır. Funnel, heatmap, bounce rate raporları da AB test senaryosu bulma konusunda yardımcı olacaktır.

Userspots’da çalışırken hepsiburada ve morhipo’nun bu değişim sürecine dahil olmuştum. Siteyi belirli yüzdelere açarak dönüşüm takibi ve AB testlerini yapmak için Optimizely, kullanıcı geribildirimleri için usabilla ve qualaroo kullanılıyordu.

Optimizasyon sadece AB testleri ile sınırlı değildir. Kullanıcı deneyiminin her kısmına etki eden, veri analizi ile tasarım süreci, prototipler ile kullanıcı testleri optimizasyon sürecinin parçasıdır.


Originally published at furkanacikgoz.com on January 26, 2016

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.