<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0" xmlns:cc="http://cyber.law.harvard.edu/rss/creativeCommonsRssModule.html">
    <channel>
        <title><![CDATA[Stories by Mevlüt Yıldırım on Medium]]></title>
        <description><![CDATA[Stories by Mevlüt Yıldırım on Medium]]></description>
        <link>https://medium.com/@mvltyldrm?source=rss-45b25cedbe1f------2</link>
        <image>
            <url>https://cdn-images-1.medium.com/fit/c/150/150/1*y2Q2t4zeYvj91sMfkw87bQ.jpeg</url>
            <title>Stories by Mevlüt Yıldırım on Medium</title>
            <link>https://medium.com/@mvltyldrm?source=rss-45b25cedbe1f------2</link>
        </image>
        <generator>Medium</generator>
        <lastBuildDate>Thu, 07 May 2026 19:01:34 GMT</lastBuildDate>
        <atom:link href="https://medium.com/@mvltyldrm/feed" rel="self" type="application/rss+xml"/>
        <webMaster><![CDATA[yourfriends@medium.com]]></webMaster>
        <atom:link href="http://medium.superfeedr.com" rel="hub"/>
        <item>
            <title><![CDATA[APACHE AIRFLOW]]></title>
            <link>https://mvltyldrm.medium.com/apache-airflow-145bc0bc973a?source=rss-45b25cedbe1f------2</link>
            <guid isPermaLink="false">https://medium.com/p/145bc0bc973a</guid>
            <category><![CDATA[apache]]></category>
            <category><![CDATA[apache-airflow]]></category>
            <category><![CDATA[airflow]]></category>
            <category><![CDATA[python]]></category>
            <category><![CDATA[python3]]></category>
            <dc:creator><![CDATA[Mevlüt Yıldırım]]></dc:creator>
            <pubDate>Thu, 21 Jul 2022 07:02:31 GMT</pubDate>
            <atom:updated>2022-07-21T07:02:31.264Z</atom:updated>
            <content:encoded><![CDATA[<figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*iPF_70zBWvdhV_G5Ft41Wg.png" /></figure><p>Merhabalar 🤗️, uzun zamandır yazı yazmadım ve bu süre zarfında bir çok yeni teknolojilerle çalıştım. Bunlardan biri de Airflow. Bugün Airflow’dan bahsetmek istiyorum.</p><p>Ben bir yazılım mühendisiyim. Veri tabanıma sürekli yeni kayıtlar atmalıyım ve kayıtları belli zaman aralıklarında yapmam gerek. Bunlara ek olarak bir de aynı anda bir çok işlem gerçekleşmesi gerekiyor. Tüm işlemler birbiriyle ilişkili ve birbirini tetikleyerek yapılıyor. Hatta bu kadar ile de yetinmeyip, bir de çok kolay yönetmek istiyorum. Mümkünse bir arayüze sahip olayım, tüm bağlantıları görebileyim, işlemlerin başarılı/başarısız durumlarını bu arayüzden kontrol edebileyim.</p><p>Çok şey istedim diye düşünebilirsiniz. Ama aslında Airflow kullanarak çözebileceğiniz bazı problemleri yazımın girişinde belirtmiş oldum :)</p><p>Airflow iş akışlarını planlamak ve izlemek için kullanılan bir platformdur. Kullanılan dil Python’dur. Açık kaynaklı ve Apache tarafından yayınlanmıştır. İş akışlarını düzenlenmesinde çok büyük kolaylık sağlamakla birlikte basit arayüz ile yönetim zorluğunu optimum seviyeye indirgemektedir.</p><p>Örneğin herhangi bir platform’un Api’sini kullanıyorum. Belli bir zaman aralıklarla bu Api’ye istek atıp, kendi veri tabanımı beslemem gerekiyor. Airflow’da bunu yapabilmek için bir DAG (Yönlendirilmiş Asiklik Grafikler) oluşturmam ve içinde kod parçalarını yazmam yeterli. Belli bir zaman aralığı vererek bu Dag’ın otomatik tetiklenmesini sağlayabilirim. Hatta bu işlemi yaparken aynı anda farklı Api’lerde tetiklemek istediğimde devreye Task kavramı giriyor. En kaba tabirde Dag’ın görevini yerine getiren farklı fonksiyonlara Task denmekte. Birden çok oluşturabileceğim bu Task yapısı ile de Dag’ın iş akışını tasarlayıp, işlemlerin takibine sağlayabilirim.</p><p>Az önce verdiğim sadece bir örnekti. Benzer senaryolara sahip problemlerin çözümü tabii ki Airflow ile mevcut. Tamamen hayal gücünüze ve problem içeriğine kalmış.</p><p>Yazımın ilerleyen kısımlarında örnek bir Airflow uygulaması oluşturacağız ama ondan önce dökümantasyonunu inceleyelim.</p><p><a href="https://airflow.apache.org/docs/">Documentation</a></p><p>Öncelikle detaylı bir dökümantasyona sahip. Postgres, Google ve benzeri bir çok paketi içeriyor ve bu paketlerle ilgili entegrasyonların nasıl sağlanacağı açıklanıyor. Docker ile nasıl ayağa kaldırılacağı, Api isteği olarak nasıl dışarıdan tetikleneceği vs detaylı bir şekilde verilmiş. Airflow geliştirirken kesinlikle kendi dokümanı her zaman en iyi kaynak olacaktır.</p><blockquote><strong>Linux Makineye Airflow Kurulumu</strong></blockquote><p>Airflow çok basit bir şekilde bulut ortamında ki bir sanal makineye veya kendi linux işletim sisteminize kurabilirsiniz. Aşağıda dokümantasyon dan alınmış kod parçalarını görebilirsiniz. Öncelikle Python ve paket yükleyicisi olan pip modülünün bilgisayarınızda kurulumu olması gerekmekte. Daha sonra bir kök dizin belirleyip, versiyonlar ile ilgili değişkenler tanımladıktan sonra pip aracılığı ile Airflow’un kurulumunu sağlayabilirsiniz.</p><pre>export AIRFLOW_HOME=~/airflow<br><br>AIRFLOW_VERSION=2.3.3<br>PYTHON_VERSION=&quot;<strong>$(</strong>python --version | cut -d &quot; &quot; -f 2 | cut -d &quot;.&quot; -f 1-2<strong>)</strong>&quot;</pre><pre>CONSTRAINT_URL=&quot;https://raw.githubusercontent.com/apache/airflow/constraints-<strong>${</strong>AIRFLOW_VERSION<strong>}</strong>/constraints-<strong>${</strong>PYTHON_VERSION<strong>}</strong>.txt&quot;<br><br>pip install &quot;apache-airflow==<strong>${</strong>AIRFLOW_VERSION<strong>}</strong>&quot; --constraint &quot;<strong>${</strong>CONSTRAINT_URL<strong>}</strong>&quot;<br><br>airflow standalone<br></pre><p>Airflow standalone komutu ile kurduğunuz Airflow uygulamasını ayağa kaldırabilirsiniz. Genelde standalone komutu çoklu olarak tüm yapıyı ayağa kaldırmasına rağmen bir veri tabanına ihtiyaç duyabilir. Kendi bilgisayarınız için local üzerinden kurduğunuz bir veritabanı veya aktif kullandığınız bir veritabanının bilgilerini vermeniz gerekebilmektedir. Bu ve bunun benzeri bir çok ayarlamayı yapacağınız dosya, airflow dizininizde ki airflow.cfg dosyasıdır. Buradan veri tabanını bağlantı bilgilerinizi cfg dosyası içinde tanımlamanız gerekmektedir.</p><p>Localhost:8080 portunda aşağıdaki gibi bir arayüz sizi karşılayacaktır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*a5q5_lZOK2PAbLpRNvfeYg.png" /></figure><p>Bu arayüz sayesinde aktif&amp;pasif Dag’larınızı kaç kere çalıştıklarını ve bu çalışmalarının hangilerinin başarılı hangilerinin başarısız tamamlandığını görebileceksiniz. Ayrıca üst kısımdaki seçenekler ile farklı veri tabanı veya bulut ortamlarının bağlantılarını, Airflow’unuza erişebilecek kullanıcıların yetki ve giriş bilgilerini ayarlamak gibi bir çok işlemi yapabilirsiniz.</p><blockquote><strong>Airflow Kullanarak Dag Ve Task Oluşturma</strong></blockquote><p>Kurulumu tamamlandıktan sonra artık Dag’larımızı oluşturabiliriz. Airflow dizinimiz de oluşan dags klasörümüzün içinde Python dosyalarının her biri aslında bir Dag’ı oluşturmaktadır. Bu Dag’ların içinde ise peşi sıra veya aynı anda tetiklenebilecek Task’lar oluşturulabilir.</p><p>Örneğin first_dag.py adında bir python dosyası oluşturduk. Aşağıdaki kod parçasında ki gibi bu python dosyasını doldurabiliriz.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/660/1*pt2dLg9VE5aF48ICNWJRJQ.png" /></figure><p>Öncelikle Airflow üzerinden gerekli modülleri dosyamıza import ediyoruz. Default argümanlar kısmı gerekli olmamasına karşın tekrar deneme, tekrar deneme süresi, yazan kişi gibi çeşitli bilgileri vererek Dag çalışmasını daha kontrollü bir şekilde yapabiliriz. Dag id aslında oluşturulan Dag’ın arayüz de görünecek ismidir. Oluşturduğumuz fonksiyonlar ise Dag’ımızın tasklarını belirtmektedir. Python Operator ile bu tasklarımızı çalıştırabiliriz. Airflow’u çalıştırdığımızda Dag aşağıdaki resimde olduğu gibi görünmektedir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*hSfSd8k2WpDLUq5Hi4FM_w.png" /></figure><p>Dag detayına baktığımızda tetiklenecek Task’ları gösteren bir graph yapısı, her Task’ın çalışma ve tamamlanma durumlarını gösteren ifadeler bulunmaktadır.</p><p>Ayrıca diğer seçeneklerden yazılan kodu, bir sonra ki çalışma zamanını ve log çıktılarını da görebilmekteyiz. Şimdi bu Dag’a yeni farklı örnek Task’lar ekleyelim ve bu Task’ların çalışma sırasını birbirine bağlayalım. İlk oluşturmada gösterdiğim gibi her Task için fonksiyon oluşturmamız gerekmektedir. Fonksiyonları oluşturduktan sonra aşağıda ki gibi <strong>&gt;&gt;</strong> işaretleri ile Task’ları birbirini tetikleyecek şekilde bağlayabiliriz.</p><p>Birden çok Task’lı yapımızın kod yapısı aşağıdaki gibidir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/406/1*KIXWiGrCxkGiakJxrwmYIg.png" /></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/473/1*p4zXheYJsYlyMxUPURqqrw.png" /></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/213/1*PhbBlinjI80A40KqOeBLYg.png" /></figure><p><strong>Task1&gt;&gt;Task2&gt;&gt;Task3&gt;&gt;Task4 farklı kombinasyonlarda ayarlayabiliriz.</strong></p><p>örneğin ;</p><p><strong>Task1&gt;&gt;[Task2,Task3]&gt;&gt;task4 şeklinde Task1 sonrası Task2 ve Task3 ü aynı anda tetikletebiliririz.</strong></p><p>Airflow arayüzü çalışma durum ve zamanlarını da aşağıdaki gibi sunmaktadır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/466/1*KFMd1xvuVGfHhiDGmOFR-A.png" /></figure><blockquote><strong>Airflow Bağlantı İşemleri</strong></blockquote><p>Airflow arayüzünden bir çok bağlantı sağlayabiliriz. (Cloud, Postgres, Docker, HTTP..) Örnek olması açısından burada Postgres bağlantısı kurmaktan bahsedeceğim. Öncelikle arayüzden admin seçeceğine tıklayarak bağlantılara gitmemiz gerekmektedir. Yeni bağlantı butonuna tıkladığımızda aşağıdaki gibi ekran açılacaktır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*etcZLAs-vZGmuENKhyE1jA.png" /></figure><p>Bu ekrandaki bağlantı id’si kod içeriğinde bağlantıyı sağlayacağımız isimdir. Gerekli bilgileri ve bağlantı tipini seçtikten sonra test edip kayıt edebiliriz.</p><p><strong>Örneğin postgres bağlantısı için;</strong></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*4iZet4ZBrQWhkHhlQulTxA.png" /></figure><p>Kayıt ettikten sonra kod parçamızda Airflow’un sunduğu Postgres modülü ile bir cursor oluşturup sorgularımızı çalıştırabiliriz. Bu ve diğer bağlantıları da yine aynı mantık çerçevesinde kolayca Airflow modülleri ile kullanabiliriz.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/433/1*jAwIeKf5JZXg8p642riEmA.png" /></figure><blockquote><strong>Airflow Zamanlayıcı İşlemleri</strong></blockquote><p>Yukarıdaki örnekte sadece başlangıç zamanı vermiş olup herhangi bir zamanlayıcı kurmamıştık. Python’ın datetime modülü ile çok kolay bir şekilde istediğimiz sürede bir Dag’ı çalıştırabiliriz. Yalnızca Dag oluştururken ek olarak bir argüman daha girmemiz yeterli.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/440/1*U_YA_PfhquJIUde0FleXLw.png" /></figure><p>Schedule_interval argümanına verdiğimiz sürede bir Dag çalıştırılacaktır. Eş zamanlı çalışma veya biri bitmeden diğerinin başlaması durumunda kuyruğa alınacak ve çalışma aksamayacaktır. Yani kod yapısında bir problem olmadığı takdirde Dag’lar belirtilen sürede bir tetiklenecektir.</p><blockquote><strong>Airflow Tasklar Arası Haberleşme</strong></blockquote><p>Airflow da bir Dag’ın içinde birden fazla Task olabileceğini söylemiştik. Peki Task1 deki işlem sonuçları diğer Task’larda kullanılacaksa verileri nasıl iletebiliriz ? Böyle bir şey mümkün mü ? Evet mümkün. Task’lara vereceğimiz op_args parametresi sayesinde herhangi bir Task’dan döndüreceğimiz çıktıyı diğer bir Task’a iletebiliriz. Tabii ki büyük çıktılar olması önerilmeyen ve genelde 0–50 karakterlik veya True-False çıktıları döndürülmesi performans açısından ve depolama açısından daha iyi sonuçlar verecektir. Büyük verilerin Task’lar arası geçişinde daha çok bir bulut ortamına verilerin yazılıp daha sonra Url iletimi ile diğer Task’dan çekilmesi kullanılmaktadır.<strong> (Örneğin Cloud Storage kullanılması)</strong></p><p>Op_args kullanımı aşağıdaki gibidir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/273/1*iNEh5AHkXuofJS9WB8hUyg.png" /></figure><blockquote><strong>Sonuç</strong></blockquote><p>Airflow; karmaşık, sıralı ve otomatik tetiklenmesi gereken işlemlerinizi oluşturabilir, bunları arayüzü sayesinde kontrol edilebilir kılar. Python dilini kullanarak farklı iş akışlarınızı hem oluşturup hem de arayüz üzerinden kontrol etmenizi sağlar. Farklı bağlantıları ile diğer teknolojilere bağlantınız kolaylaşır. Hata olması durumunda size pop-up çıkarak hataların kolayca tespit edilmesini sağlar.</p><blockquote>Bu yazımda genel itibariyle Airflow dan, nasıl kurulacağından, hangi işlemler için kullanılabilir olduğundan bahsettim. İleri ki yazılarımda Rest Api ile tetiklenmesi, Docker üzerinden kullanımı, XCOM kullanımı gibi detay konulardan bahsetmeyi düşünüyorum. Okuduğunuz için teşekkürler…</blockquote><img src="https://medium.com/_/stat?event=post.clientViewed&referrerSource=full_rss&postId=145bc0bc973a" width="1" height="1" alt="">]]></content:encoded>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[AWS SES - Gönderici Adında UTF-8 Karakterlerin Kullanımı]]></title>
            <link>https://mvltyldrm.medium.com/aws-ses-g%C3%B6nderici-ad%C4%B1nda-utf-8-karakterlerin-kullan%C4%B1m%C4%B1-6072e00c0470?source=rss-45b25cedbe1f------2</link>
            <guid isPermaLink="false">https://medium.com/p/6072e00c0470</guid>
            <category><![CDATA[amazon]]></category>
            <category><![CDATA[aws]]></category>
            <category><![CDATA[aws-lambda]]></category>
            <dc:creator><![CDATA[Mevlüt Yıldırım]]></dc:creator>
            <pubDate>Fri, 13 Aug 2021 15:33:03 GMT</pubDate>
            <atom:updated>2021-08-13T15:33:03.656Z</atom:updated>
            <content:encoded><![CDATA[<figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/500/1*LOKN42IxZVU3hSiusmBmkA.png" /></figure><p>Bugün, SES ile mail atarken yaşadığımız bir problemin çözümünden bahsedeceğim. Öncelikle biraz SES hizmetinden bahsedelim. <a href="https://aws.amazon.com/tr/ses/">SES</a> (simple e-mail service) kısaca; amazonun sunduğu kolay, işlevsel, ölçeklenebilir, uygun maliyetli bir e-posta hizmetidir. Toplu e-posta iletimi, pazarlama gibi konularda yapılandırılabilen bu servis aynı zamanda python, java, php gibi bir çok dili desteklemektedir.</p><iframe src="" width="0" height="0" frameborder="0" scrolling="no"><a href="https://medium.com/media/bbe7bd34edafc2c71976fc3cc668b466/href">https://medium.com/media/bbe7bd34edafc2c71976fc3cc668b466/href</a></iframe><p>Problemimize gelelim; SES hizmeti yukarıda python ile yazılmış kod parçasında gördüğünüz gibi kendi içinde parametreler almaktadır. (Destination, Message, Source). Bu parametrelerden, message içinde olanlarda charset göndersek de source içinde yollayacağımız gönderici adı için maalesef ki charset gönderemiyoruz. Bu da aşağıdaki resimde ki gibi bir gönderici adı ortaya çıkarıyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/135/1*VePQrF4nUlF7UA_eWQwnUA.png" /></figure><p><strong>Çok kötü duruyor değil mi ? Tabii ki bu şekilde kalmamalı. Çözümünden önce böyle olmasının sebebini irdeleyelim.</strong></p><p>ASCII içermeyen karakterler <a href="https://datatracker.ietf.org/doc/html/rfc2047">RFC 2047 </a>ile MIME kodlu söz dizimi kullanılarak kodlanmalıdır. <a href="https://datatracker.ietf.org/doc/html/rfc2047"><strong>RFC 2047</strong></a>, ASCII olmayan karakterlerin e-posta başlıklarına gömülmesini sağlayan bir standarttır. Bu standarta uymayan başlıklar olduğu gibi yazılmaktadır. Yani e-posta gönderici adı doğru olarak iletilmiş görünse de bozuk gönderici adı ile ortaya çıkıyor. Bunun için MIME kodlu söz dizimi (MIME encoded-word syntax) adında bir söz dizimini kullanarak kullanacağımız karakterleri kodlanmış şekilde göndermeliyiz. Gönderici adında ki ASCII olmayan karakterlerin gömülebilmesi için kullanılacak MIME kodlu söz dizimi<strong> “=?charset?encoding?encoded-text?=.”</strong> olmalıdır.</p><p>Biz burada Türkçe karakterlere göre; <strong>charset = utf-8 , encoding = ‘b’ (bytes), encoded-text = “çözümlenmiş gönderici adı” </strong>olarak değerler atadık. Peki bu işlemi python ile nasıl gerçekleştiririz?</p><iframe src="" width="0" height="0" frameborder="0" scrolling="no"><a href="https://medium.com/media/8bed345f144c83d9a480d73cf00ae95b/href">https://medium.com/media/8bed345f144c83d9a480d73cf00ae95b/href</a></iframe><p><strong>Bu işlemlerden sonra gönül rahatlığıyla ASCII içermeyen karakterleri e-postalarımızın gönderici adlarına ekleyebiliriz.</strong></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/119/1*TrnSWCXMoHXj8bURqxnmXg.png" /></figure><p>Sonuç yukarıdaki gibi olacaktır. Okuduğunuz için teşekkür ederim.</p><img src="https://medium.com/_/stat?event=post.clientViewed&referrerSource=full_rss&postId=6072e00c0470" width="1" height="1" alt="">]]></content:encoded>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[PRODUCT LED GROWTH (ÜRÜN ODAKLI & LİDERLİĞİNDE Kİ BÜYÜME) :]]></title>
            <link>https://mvltyldrm.medium.com/product-led-growth-%C3%BCr%C3%BCn-odakli-li%CC%87derli%CC%87%C4%9Fi%CC%87nde-ki%CC%87-b%C3%BCy%C3%BCme-eb527d1d9faf?source=rss-45b25cedbe1f------2</link>
            <guid isPermaLink="false">https://medium.com/p/eb527d1d9faf</guid>
            <category><![CDATA[product-management]]></category>
            <category><![CDATA[product]]></category>
            <category><![CDATA[urun-yonetimi]]></category>
            <dc:creator><![CDATA[Mevlüt Yıldırım]]></dc:creator>
            <pubDate>Sun, 21 Mar 2021 16:49:53 GMT</pubDate>
            <atom:updated>2021-03-21T17:58:50.100Z</atom:updated>
            <content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>PRODUCT LED GROWTH (ÜRÜN ODAKLI &amp; LİDERLİĞİNDE BÜYÜME)</em></strong></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/782/1*Pum-Ubq0U-4PyOP9axGOPQ.jpeg" /></figure><p>Merhabalar. 🖐️ Bugün konumuz ürün odaklı büyüme. Kulağa garip geliyor, nasıl yani ürün kendini mi satıyor? Ürünü oluşturuyoruz ve kendi kendine mi büyüyor? Kesinlikle evet! Yeni çağda çoğu şirketin vazgeçilmezi olan bir yöntem! Ürünün kendisi kullanıcı ediniyor büyüyor hatta edindiği kullanıcıları elinde tutuyor. Hem garip hem de fazlasıyla ilgi çekici değil mi?🙂️ Gelin bu konuyu irdeleyim.</p><p>80–90&#39;larda yazılım ürünlerini CIO&amp;CTO gibi kişiler satın alıyordu. Bunlar da ilişkilere göre satın alınmaktaydı. O zamanlarda üründen çok insan ilişkileri önemliydi. Kısaca satış odaklı büyüme vardı. Aslında hala azımsanmayacak derecede satış odaklı büyümeyi kullanan ürünler var. Ama bu yöntemde bir şeyler eksikti, satış temsilcileri ne kadar güvenilirdi veya uzun uzun sözleşmeler ile alınan ürünler gerçekten uzun vadede ihtiyacı karşılayacak mıydı? Hep bir kuşku. 🙄️ Ürün odaklı büyümeyi getirecek olan ilk etken bu oldu.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/500/1*80dlAxbU7kKoW-KegN2TWw.jpeg" /></figure><p>2000&#39;lere geldiğimizde ise artık CIO&amp;CTO gibi yöneticilerden çok bu ürünler teknik olmayan yöneticileri hedef almaya başladı. Bu yöneticiler önce ürünü değerlendirdi daha sonra ekibe dahil etti. Ama yine bir sıkıntı var, artık son kullanıcılar devreye giriyor ve bu yöntem de etkisini azaltmaya başlıyor. Artık yeni bir şey lazım! 💪️</p><p>2010 ve sonrası. Artık son kullanıcı çağına geçtik. İnsanlar ürünleri kendileri öğrenmek ve kullanmak istiyor. Birincil soruları ise <strong>‘Bu ürün günlük hayatımda işimi nasıl kolaylaştıracak?’</strong>. İşte bu yüzden son kullanıcı çağı diyoruz. Artık ürünlerin bu doğrultuda geliştirilmesi gerek. Herhangi bir yönetici tarafından uzun sözleşmeler veya ilişkilerden kaynaklanan satın almalar değil tamamen kullanacak kişiler için hazırlanan ürünlerden bahsediyoruz. İşte burada yeni bir yöntem doğuyor. Ürün odaklı büyüme 💥️</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/498/1*__nmZDNiEO3us647E0ajaQ.gif" /></figure><p>Peki nedir bu ürün odaklı büyüme? Ürünün kendini satarak büyümesini, yeni kullanıcılar edinmesini ve kullanıcılarını elde tutarak sürekliliği sağlayan bir yöntemdir. Son kullanıcıyı hedef aldığı için yeni dönemde şirketlerin en büyük gücü olarak düşünülüyor.</p><p>Bu yöntem ile amacımız ürünü büyütmek ve sürekli bir gelişim elde etmek. Kullanıcının bu üründe kendinden bir parça bulmasını ve günlük hayatında bolca kullanmasını sağlamak. Bu sayede üründe değer bulan kullanıcıların çevresinde dağılmasını sağlayarak, ürünün büyümesini uzun sözleşmeler olmadan gerçekleştirmek. Ürün odaklı büyüme yöntemini tam olarak kullanmak istiyorsanız ürünün benimsenmesini sağlamalısınız.Sizin için reklam ile elde edilen geçici kullanıcılar değil gerçekten ürünü büyük bir mutluluk ile kullanan kullanıcılar gerekiyor. <strong>Ürün değil bıraktığı etki büyük olmalı.</strong></p><p>Aslında konuştuğumuz yöntemdeki şirketlerin davranış biçimi şu şekilde; kolay kurulum ile dene (Satın almaya değer mi ?) &gt; düşük fiyatlandırma ile başla (Kullandığın kadar öde) &gt; Kullanıcılarda bir değer üret ve süreklilik sağla. Bu davranışı her kullanıcı için tekrar uygula. 🔁️</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/992/1*t2pAsq750vxMAqKhkjvtLA.png" /></figure><p>Hepimizin duymuş olabileceği bir bulut tabanlı depolama uygulaması ile örnek verelim. <a href="http://dropbox.com">Dropbox</a>, seneler öncesinde bile ürün odaklı büyüme yöntemi ile oluşturuldu. Ücretsiz başlama planları bulunuyor, ilk sürümü bile gayet stabildi. Kullanıcılara ilk andan itibaren bir etki bıraktı ve başarısını sürdürmeye devam etti.</p><p>Peki sürekliliği nasıl sağlayacağız, ürün odaklı büyüme yöntemini kullanan bir şirket nasıl olmalı ?</p><ul><li><em>-Freemium paketlerden oluşmalı. Kullanıcının ücretsiz şekilde uygulamayı denemesine izin vermeliyiz. İşlevsellik sayesinde daha freemium paketteyken bile ürünün etkisinde kalmasını sağlamalıyız.</em></li><li><em>Belirli fiyatlar da paketlerden ziyade kullandığın kadar öde sistemiyle kullanıcının gözünü korkutmak yerine onu güvende hissettirmeliyiz.</em></li><li><em>Geri bildirimlere bolca önem vermeliyiz. Bizim için her geri dönüş ve deneyim kullanıcıyı elde tutabilmek için büyük bir velinimet.</em></li><li><em>Ürünün ilk çıktığı sürümü bile stabil çalışmalı. Demo görüntüsünden ziyade işlevlerini başarılı bir şekilde yerine getirmeli.</em></li><li><em>Ürünün gerçekten bir problemi çözmesi ve bu sayede insanlarda bağlılık oluşturabilmesi gerekiyor. Kullanıcının ürünü kullanmadığı anda eksik bir şeyler olduğunu düşünmesi gerekli.</em></li></ul><p>Avantajlar neler ?</p><ul><li><em>Kullanıcılar ilk versiyonunuzda bile demoyu değil ürünü değenlendirir. %100 müşteri merkezli olduğu için hızlı geri bildirimler ile eksikler öğrenilip hızlıca giderilir.</em></li><li><em>Benzer ürünleri satmak isteyen şirketler satış temsilcileri ile ürün pazarlaması için toplantı yaparken sizin ürününüz çoktan kitlelere ulaşmış olacaktır.</em></li><li><em>Müşteriler ürünü daha hızlı benimseyecektir. Bu sayede kullanım artacak ve büyüme hızı ciddi seviyede ivmelenecektir.</em></li></ul><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/960/1*FTJsWZ8zaHPRyezSL-jvpA.jpeg" /></figure><p>Sonuç olarak; tamamen ürün-kullanıcı odaklı olan ve verimsizlikleri azaltıp büyüme fırsatlarını arttıran bu yöntem, ücretsiz keşifler sonucunda ürünün kullanıcılarını kendine çekip, sürekli büyüme ivmesinde bulunmasını sağlıyor. Aşağıdan yukarıya sistemlerin daha çok etki kazandırdığı günümüzde harika bir yöntem olarak ortaya çıkıyor. Şu an zaten kullanılmakla birlikte önümüzdeki yıllarda da en iyi yazılım şirketlerinin çoğunun bu sistemi kullanması kaçılınmaz olacaktır.</p><img src="https://medium.com/_/stat?event=post.clientViewed&referrerSource=full_rss&postId=eb527d1d9faf" width="1" height="1" alt="">]]></content:encoded>
        </item>
    </channel>
</rss>