<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0" xmlns:cc="http://cyber.law.harvard.edu/rss/creativeCommonsRssModule.html">
    <channel>
        <title><![CDATA[iskele - Medium]]></title>
        <description><![CDATA[İskele Tasarım Platformu; disiplinlerarası tasarım yaklaşımıyla buluşmaya, öğrenmeye ve üretmeye imkan sağlayan kamusal bir alandır. İskele, hayal gücünü teşvik eder ve bakış açısını çeşitlendirir. - Medium]]></description>
        <link>https://medium.com/iskele?source=rss----62d91b83f207---4</link>
        <image>
            <url>https://cdn-images-1.medium.com/proxy/1*TGH72Nnw24QL3iV9IOm4VA.png</url>
            <title>iskele - Medium</title>
            <link>https://medium.com/iskele?source=rss----62d91b83f207---4</link>
        </image>
        <generator>Medium</generator>
        <lastBuildDate>Sat, 30 May 2026 22:37:30 GMT</lastBuildDate>
        <atom:link href="https://medium.com/feed/iskele" rel="self" type="application/rss+xml"/>
        <webMaster><![CDATA[yourfriends@medium.com]]></webMaster>
        <atom:link href="http://medium.superfeedr.com" rel="hub"/>
        <item>
            <title><![CDATA[Akımlarla Tasarım Yaklaşımları: Dışavurumculuk]]></title>
            <link>https://medium.com/iskele/ak%C4%B1mlarla-tasar%C4%B1m-yakla%C5%9F%C4%B1mlar%C4%B1-d%C4%B1%C5%9Favurumculuk-c147d006af71?source=rss----62d91b83f207---4</link>
            <guid isPermaLink="false">https://medium.com/p/c147d006af71</guid>
            <category><![CDATA[sanat]]></category>
            <category><![CDATA[ekspresyonizm]]></category>
            <category><![CDATA[iskele-blog]]></category>
            <category><![CDATA[mimari-akımlar]]></category>
            <dc:creator><![CDATA[Türkiye Tasarım Vakfı]]></dc:creator>
            <pubDate>Mon, 09 May 2022 07:14:31 GMT</pubDate>
            <atom:updated>2022-05-09T07:14:31.650Z</atom:updated>
            <content:encoded><![CDATA[<p><em>Mine Yesiralioğlu</em></p><p><em>“Ağlasam sesimi duyar mısınız,<br>mısralarımda;<br>Dokunabilir misiniz,<br>Gözyaşlarıma, ellerinizle?<br>Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,<br>Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu<br>Bu derde düşmeden önce.<br>Bir yer var, biliyorum;<br>Her şeyi söylemek mümkün;<br>Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;<br>Anlatamıyorum”*</em></p><p>Der “sıradan” insanların, iç dünyalarını “serbestçe” dışarı açarak yerleşik düzeni yıkmaya çalışan Orhan Veli. 15–16 yaşlarında ablamın kitaplığını kurcalarken karşılaştığım bu mısralarda, merakla çevirdiğim sayfalarda, belki de kendi dünya düzenimin izlerini arıyordum. “Anlatamıyorum” diyordu Orhan Veli Kanık, ömrünü, insanların karmakarışık hislerinin, hayallerinin, düşüncelerinin oldukça “basit” biçimde ifade edilmesine adayan şair. Peki ya tüm “sıradan” insanlar hissettiklerini, gözlemlediklerini nasıl anlatacaktı? İç dünyamızı “dışa vurmanın” bir yolu var mıydı?</p><p>Birkaç yıl sonrasında “Dönüşüm’ü” okurken bu yolların arasında çoktan kaybolmaya başlamıştım bile. Kafka; kapitalist düzene, çıkarcı ilişkilere, otoriteye ve “sıradanlığa” duyduğu öfkeyi bir sabah böcek olarak uyanan Gregor üzerinden dile getiriyordu. Günlük yaşamından paylaştığı bir an adeta kahramanın iç dünyasının kapılarını açan bir anahtara dönüşüyordu. Gregor, işe giderken “Her gün ama her gün yollardayım, aktarma trenlerinin sıkıntısı, düzensiz ve kötü yemek yemek” diyerek yakındığı bu yolculuğun “ağır yükünü taşımaya mecbur” olduğunu dile getirirken aslında “her an değişen, asla süreklilik arz etmeyen, hiçbir zaman içten olmayan insan ilişkileri”nden dem vuruyordu.* Gregor’un dış dünyaya duyduğu öfkeyi, kendi içinde yaşadıklarını “basit” veya “sıradan” gibi görünen bir olayın arka planında yatan derin anlam katmanlarına ustaca serpiştiriyordu Kafka. Böylece ekspresyonizmin edebiyat alanındaki öncü isimlerinden birinin gözünden dış dünyayı görebiliyor ve onun kaleminden kahramanın/insanların/kendimizin iç dünyasındaki duyguları okuyabiliyorduk. Peki ya, neden bu kadar “anlatmak”, “dışa vurmak” istiyorduk kendimizi? Ekspresyonistler neden “anlatmak”tan çok “hissettirmek” istiyorlardı?</p><p><strong>Ekspresyonizmin Doğuşu</strong></p><p>Richard; 20. yüzyıl başlarında ortaya çıkan ekspresyonizm akımının örneklerini; “genel duyguların tüm yönleriyle fışkırdığı inançların dile getirildiği sanat yapıtları” olarak tanımlar.* Simmel; endüstrileşmenin yarattığı derin kent-kır karşıtlığında, metropollerin yükselişiyle ortaya çıkan yeni yaşam düzeninin yalnızlaşan, kendine yabancılaşan bireyler yarattığından bahseder.* Almanya’nın endüstrileşmeye öncülük etmesiyle, 1900’lerin başında Berlin hızlı bir biçimde nüfus artışına tanık olmuş, yoğun duygularla, karmaşalarla baş etmeye çalışan metropol insanı yaşadığı çıkmazları, hissettiği yalnızlığı ve kimlik bunalımlarını “dışa vurma” ihtiyacı hissetmiştir. Çünkü insanlar “Temelleri sarsılan Almanya’nın sanayileşmesindeki gelişmenin sonuçlarının acısını çekiyorlardı. Kırık dökük insan ilişkileri, kentlerdeki yaşamın delice hızlı köleliğin her çeşidi diğer ölçüleri idi” (Richard, 2005, p.19). Birinci Dünya Savaşı öncesinde artan umutsuzluğun ve yaşanan derin bunalımların da eklenmesiyle ekspresyonist sanatçılar, hissettikleri bu melankoli, korku ve hüzün gibi birçok duyguyu resim, şiir, roman, tiyatro oyunu ve mimari aracılığıyla açığa çıkarmaya, “anlatmaya” çalışmışlardır.</p><p><strong>Tasarım Prensipleri</strong></p><p>Duygusal aşırılıklarla dolu olan ekspresyonizm akımı, Dresden merkezli <strong>Die Brücke (Köprü)</strong> isimli sanatçı grubunun 1905 yılında kurulmasıyla başlamış ve 1920’lere kadar tasarımın birçok alanında etkili olmuştur. Aralarında, Ernst Ludwig Kirchner, Karl Schmidt-Rottluff ve Erich Heckel gibi ilk ekspresyonist sanatçıların bulunduğu grup <strong>güçlü renkleri, çarpıtılmış figürleri</strong> soyutlayarak <strong>aidiyet ve vazgeçiş</strong> temalarını sorgulamışlardır.* Fransızca <em>expression</em> kelimesinden türetilen <em>ifade, anlatım, söylem, dile getirme </em>gibi anlamlara sahip olan ekspresyonizm akımı, doğaya dair “izlenimlerin” resme yansıtıldığı empresyonizme tepki olarak ortaya çıkmıştır. Genellikle sadeleştirilmiş formlar oldukça canlı ve şaşırtıcı renklerle kendilerini “dışa vururken” tıpkı toplumun alt üst oluşu gibi insan vücutlarının formları da deforme biçimde gösterilmiş, var olan düzene karşı direniş dramatik fırça vuruşlarında saklanmıştır.</p><p><strong>Resim Sanatında Ekspresyonizm</strong></p><p>Modern kent, artık sahte ve tehlikeli bir hayatın sahnesi haline gelmiştir. Oyuncuları ise, doğallıktan uzaklaşan ikiyüzlü metropol insanlarıdır. Bireylerin yaşadığı bu “kişilik bozuklukları” Kircher’in insan vücutlarının da formlarını “bozarak” sahip oldukları doğal formları abartılı biçimde uzatarak resmettiği Street’te “dışa vurulmuştur”. İçinde bulundukları topluma olan eleştirilerini, Edward Munch “Çığlık” atarak, Ernst Ludwig Kirchner “Street”te yürüyen metropol insanlarının vücutlarını “çarpıtarak”, Wassily Kandinsky “Doğaçlama 28”de kopan fırtınaları saldırgan fırça darbeleri kullanarak dile getirmiştir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*Bnai0eu-3SA_nUmV.png" /><figcaption><strong>Görsel 1–2</strong> Edward Munch, Çığlık, 1893. Ernst Ludwig Kirchner, Street, Berlin, 1913</figcaption></figure><p>Munch, Çığlık’a dair şu sözleri not düşmüştü günlüğüne: “İki arkadaşımla yolda yürüyordum; güneş battı, bir melankoli dalgasına kapıldım. Birden gökyüzü kıpkızıl bir renk aldı. Durup parmaklıklara yaslandım. Alev alev gökyüzü, mavi fiyordun ve şehrin üstünde kan ve kılıç gibi sarkıyordu. Arkadaşlarım yola devam etti; ben ise büyük bir endişeyle öylece duruyor ve doğada sonsuz bir çığlığı hissediyordum sanki.”</p><p>Yüzünde büyük bir dehşet ifadesiyle bize bakan bireyin yaşadığı yalnızlık duygusunu hisseden kimse yoktur etrafında. Kırmızı tonlara bürünen gökyüzü bile öfkelidir. Duygusal dünyada yaşanan tüm karmaşanın yarattığı sesleri duyabiliyor musunuz?</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*UOhicb54pWzu3K8z.png" /><figcaption><strong>Görsel 3</strong> Kandinsky, Doğaçlama 28 (ikinci versiyon), 1912.</figcaption></figure><p>Resmin tıpkı müzik gibi bir ifade aracı olduğunu düşünen Kandinsky ise, somut olmayan bir sahnenin de söyleyecek çok sözü olduğunu savunur. “Renkler tuşlardır. Göz çekiçtir. Ruh da birçok teli olan piyanodur” der Kandinsky.* Siz de kendinizi bir an için bu karmaşanın içine bırakırsanız, tablodaki renkleri duyabilir, müziği görebilir ve 20. yüzyıl başlarındaki dünyanın kaotik atmosferini, hırçın çizgilerin önderliğinde hissedebilirsiniz.</p><p><strong>Mimaride Ekspresyonizm</strong></p><p>Mimari tasarımda ise mimarın “duyguları” alışagelmiş form ve malzemelerin terk edilmesiyle “anlatılmıştır”. <strong>Erich Mendelson</strong>, Einstein’ın teorilerini Einstein Kulesi’nde heykelsi bir forma büründürerek dile getirmiştir. Mayasında muhaliflik barındıran ekspresyonizm; monotonluğu, kaskatı kütleleri incelikle işleyerek onları yepyeni malzeme deneyimleriyle yoğuran bir akım olmuştur. İşlevsellik bizzat form üzerinden ifade edilmiş, tıpkı ekspresyonist sanatçıların kendi iç dünyalarına dönüşü gibi ekspresyonist mimarlar da modern mimarlığın klasikleşmiş kalıplarını reddederek kendi kişiliklerini yansıtan bir tasarım dünyasına adım atmışlardır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*61hZwLxl68wLGDru.jpg" /><figcaption><strong>Görsel 4–5</strong> Einstein Kulesi, Mimar: Erich Mendelsohn, Postdam, Almanya, <a href="https://www.arkitektuel.com/einstein-kulesi/">Arkitekt</a>.</figcaption></figure><p>Endüstri, grafik ve mimarlık alanında birçok tasarıma imza atan dünyanın ilk büyük endüstriyel tasarımcısı <strong>Peter Behrens</strong> (1868–1940) Almanya’da <strong>AEG</strong> elektrik şirketi için ürettiği tasarımlarda işlevselliği formla bütünleştirerek ekspresyonist bir tavır sergilemiştir. Endüstriyel tasarımdaki estetik dokunuşlarıyla objelerin de “karakterini” “ruhunu” yansıtmayı başarmıştır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*oX2Q1yS0ffNBZFVE.jpg" /><figcaption><strong>Görsel 6–7</strong> Peter Behrens, <a href="https://www.khanacademy.org/humanities/art-1010/architecture-design/international-style/a/peter-behrens-turbine-factory">Poster AEG</a> (Allgemeine Elektricitäts Gesellschaft), 1912 ve 1910</figcaption></figure><p>Zarif kulesi, hayranlık uyandıran tonlardaki tuğlaları, su gibi akıp giden çizgisel hatları ve heykelsi formuyla Het Schip’in, ilk bakışta liman işçileri için tasarlanan konut yapısı olduğunu tahmin etmek biraz zor olsa gerek. Hollanda’da ekspresyonist mimari akımının öncülerinden Michel De Klerk’in tasarladığı bu yapı, rasyonel formlara, katı duvarların sınırlarına meydan okur nitelikte.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*VQJvOwcnibCI1pxX.png" /><figcaption><strong>Görsel 8–9</strong> Het Schip yapı kompleksi, 1921, Amsterdam, <a href="https://blogs.getty.edu/iris/a-conservation-plan-for-het-schip-in-amsterdam/">Getty</a>.</figcaption></figure><p><strong>Bruno Taut</strong>’un “küçük güzellik tapınağı” olarak tanımladığı <strong>Glass Pavilion</strong>, mimaride camın ve betonun şiirsel birlikteliğini gözler önüne serer. Amacı camın farklı kullanım alanlarının, sıradışı formlar yaratabilecek nitelikte olduğunu “dışa vurmak”tır. Yapının işlevi “işlevsizliğiydi”, bu yeni malzemeler kubbeyi değil spritüel dünyayı, insani duyguları inşa ediyordu. Sergide; insanların dokunabileceği, içerideki ışık oyunlarını “hissedebileceği” bir deneyim sunmak istemişti Taut. “Gotik katedrallerin ruhu”, çok yüzeyli camlardan yansıyordu.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*kpXaU98dZXvqoy6F.png" /><figcaption><strong>Görsel 10–11</strong> Glass Pavilion, Cologne Deutscher Werkbund Sergisi, Mimar: Bruno Taut, 1914, <a href="https://daniellaondesign.com/blog/on-bruno-tauts-glass-pavilion/">Daniella on Design</a>.</figcaption></figure><p>En nihayetinde, kimi zaman kendimizi kimi zaman da bir nesnenin bizde uyandırdığı hisleri “dışa vurmaya” çalışırken buluyoruz kendimizi. “Anlatmak”tan ziyade neyin nasıl anlatıldığı daha da önemli hale geliyor. Veli’nin “derdini” duyuyor belki de Kafka; “anlatıyor” içinden geçenleri sözcükleriyle. Derken Kirchner seriyor gözümüzün önüne tüm çıplaklığıyla insanların iç dünyasını. Mendelsohn amorf yapısıyla sergiliyor iç mekandaki değişken duyguları, yaşananları ve yaşanacakları. Tıpkı hepimizin hislerini bir şekilde “dışa vurmaya” çalıştığı gibi ekspresyonizm de iç dünyanın pencerelerini sonuna kadar açıyor dışarıya…</p><p>* Orhan Veli -Bütün Şiirleri, Adam Yayınları Birinci Baskı, 1987. s. 55</p><p>* Kafka, F. (2011). Dönüşüm, Çeviri Çiğdem Özmen, Versus Yayınları. p.2.</p><p>* Richard, Lionel,(2005). “Ekspresyonizm Sanat Ansiklopedisi”, (4. Basım), (Çeviren: B. Madra, S. Gürsoy, İ. Usmanbaş), İstanbul: Remzi Kitabevi. p.7.</p><p>* Simmel, G. (1903). Metropolis and Mental Life.</p><p>* Little, Stephen. İzmler Sanatı Anlamak. Çevirmen Derya Nükhet Özer. Yem Yayınları.(5. baskı) p. 104.</p><p>* Kandinsky, Sanatta Ruhsallık Üzerine (1911).</p><p><strong><em>Mine Yesiralioğlu</em></strong><em>. 2018 yılında İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde tamamladığı mimarlık eğitiminin ardından İstanbul’a dönerek hep hayalini kurduğu yüksek lisans eğitimine İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Tarihi Bölümü’nde başladı. Şu anda eğitimine devam ediyor. Boğaz’da uzun yürüyüşler yapmaya; sokaklara, tarihi yapılara, gökyüzünü ve denizi seyretmeye hayran bir mimar. Şehrin görsel boyutlarında kaybolarak fotoğraf çekmeyi, okumayı, sohbet etmeyi, müze gezmeyi, seyahat etmeyi, pilates yapmayı ve en çok da gülmeyi seviyor.</em></p><img src="https://medium.com/_/stat?event=post.clientViewed&referrerSource=full_rss&postId=c147d006af71" width="1" height="1" alt=""><hr><p><a href="https://medium.com/iskele/ak%C4%B1mlarla-tasar%C4%B1m-yakla%C5%9F%C4%B1mlar%C4%B1-d%C4%B1%C5%9Favurumculuk-c147d006af71">Akımlarla Tasarım Yaklaşımları: Dışavurumculuk</a> was originally published in <a href="https://medium.com/iskele">iskele</a> on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.</p>]]></content:encoded>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Peyami’nin Mekânı: Fatih Harbiye]]></title>
            <link>https://medium.com/iskele/peyaminin-mek%C3%A2n%C4%B1-fatih-harbiye-466fb5bb0791?source=rss----62d91b83f207---4</link>
            <guid isPermaLink="false">https://medium.com/p/466fb5bb0791</guid>
            <category><![CDATA[edebiyatta-mimarlık]]></category>
            <category><![CDATA[iskele]]></category>
            <category><![CDATA[mekan]]></category>
            <category><![CDATA[peyami-safa]]></category>
            <dc:creator><![CDATA[Türkiye Tasarım Vakfı]]></dc:creator>
            <pubDate>Fri, 02 Apr 2021 08:02:18 GMT</pubDate>
            <atom:updated>2021-04-02T08:02:15.491Z</atom:updated>
            <content:encoded><![CDATA[<p>Eren Can Altay</p><p>Modern zamanın en ulvi bilgi kaynağı Vikipedi’de yer alan tanıma göre roman, bir kişinin ya da bir grup insanın başından geçenleri, onların iç ve dış yaşantılarını belli bir kronolojik, mantıksal, duygusal ya da sanatsal ilişkiyi gözeterek öyküleyen uzun kurgusal anlatıma denir. Ancak çok katmanlı yapısı içerisinde romanı sadece bir hikâye ve anlatı dizisi olarak tanımlamak yetersiz kalır. Öyle ki anlatının ana odağında meydana gelen hadiseler çoğu zaman romanın anlatmakta olduğu şeyi perdeleme görevi görür ve bu perdenin ardında daha derin, yoruma açık ve inceleme gerektiren alt katmanları barındırır. Bu katmanlar birbirinden farklı disiplinlerin kendilerine has yöntemleri ile çeşitli analizlere tabi tutulabilir. Felsefe yoluyla olgular, tarih yoluyla olaylar ve arka plan, mimarlık yoluyla ise mekânsal analizler yapılabilir.</p><p>Ön planda akan olay örgüsünü güçlendirecek, ona anlam katacak katmanlardan biri olarak mekân, romanın, o sevilen söylemi ile karakterlerin iç dünya anlatımlarına zıt bir konumda yer alır. İlk bakışta bireyden kopuk, bağımsız ve bir dış dünya betimlemesidir. Psikolojik dönüşümlere nazaran karakterden çok daha bağımsızdır. Bu açılardan çoğu zaman bireye odaklanan bir yazılı eserde mekân göz ardı edilebilir veya romanın analizinde yer almaz. Ancak kurgusal olmayan hayattaki karakterler gibi bir roman karakteri de çevresi ve zamanı tarafından oluşturulur. Hangi şehirde yaşadığı, nerelerde gezdiği, nasıl bir evde oturduğu karakteri oluşturan mekânsal etmenlerden sadece birkaçıdır. En yüzeysel şekilde açıkladığım mekân kullanımı, barındırdığı metaforlar ve gerçek hayat ile kurduğu ilişkiler ile olay akışında bahsedilemeyecek bağlantıları içinde saklar. Her nasıl Albert Camus ile Yabancı romanının ana karakteri arasında Cezayir üzerinden (en basit şekliyle) kurgudan gerçeğe bir bağlantı kurulabilir ise Tolstoy yazınında da Petersburg ve Moskova arasında kurulan anlamsal farklar mekânı hem toplumsal hem de bireysel düzlemde anlamlandırabilmemizi sağlar.</p><p>Türk romanında da mekânsal metaforların kullanımı fazlasıyla mevcuttur. Zira sorunlarını mekânsal olarak görünür kılmaya alışmış bir coğrafyanın ürünüdürler. İlk ürünlerini İstanbul gibi tek bir mekân üzerinden üretmeye başlar Türk romancıları. Zaman ile İstanbul ve taşra ayrımı gibi net bir ayrım ile devam eden roman macerası, değişik politik etkiler içerisinde farklı coğrafyalara yönelir ve dönemin konjonktürüne uygun ürünler çıkarır. Bu yüzdendir ki Cevat Şakirler, Yaşar Kemaller İstanbul’dan ziyade Ege’yi, Çukurova’yı konu edinirler. Cumhuriyetin ilanından sonra Kemalist ideolojinin domine ettiği siyasi ortam, eserlerin odağını eski payitahttan Anadolu’ya yöneltir. Bununla beraber Türk roman tarihinin başladığı yerin taşrayı yok sayan ve İstanbul odağında tek merkezlilik yaratan bir anlatım olduğunu söylemek de yanlış sayılmaz. Tarihsel bağlamda romanı bu şekilde etkileyen mekân ve coğrafya daha küçük ölçekte tekil romanların içlerinde daha net anlamları barındırır.</p><p>İsminden de rahat bir şekilde anlaşılabileceği gibi Peyami Safa’nın Fatih-Harbiye’si dönemin fikir çatışmalarını iki semt üzerinden verir. Safa, bu iki semti rastgele seçmemiştir elbette. Rus romanlarında Petersburg ve Moskova şehirleri üzerinden kimlik çatışması ve batılılık olguları, Anadolu’da -daha doğrusu İstanbul’da- iki farklı semtte karşılık bulur. Keza yeni kurulmakta olan Cumhuriyet başkenti bu tür çatışmaların bir aktörü olmak için fazlaca yenidir ve İstanbul gibi bir şehirle yarışamamaktadır. Onun yerine batılılaşma ve kimlik çatışması, her tür grubun içinde görünür olduğu, İstanbul’un kendi içinde mekansallaşır. Bir tarafta gücünü tarihsel bir devamlılıktan alan ve geleneğin kuralları ile oynayan Fatih, diğer tarafta ise Batı’nın şehir içindeki tekabülü konumunda yer alan Harbiye vardır.</p><p>“Galatasaray’dan Tünel‘e doğru yürüdüler. Neriman Beyoğlu’na çıktığı vakit, halis Türk mahallelerinde oturanların çoğu gibi, kendini büyük bir seyahat yapmış sanırdı.”1</p><p>İşte bu kadar farklıdır iki mekân karakterlerin gözünde. Bu iki düzen arasında sıkışan karakterler, olay örgüsünde aşk-kıskançlık ve olağan sosyal ilişkilerin içindedirler. Ancak Harbiye olarak betimlenen yerin anlamı, tüm romana farklı bir katman oluşturur. Türk romanının meşhur konusu olan Doğulu olmak veya Batılı olmak, bir tramvay yolculuğudur artık. Net bir taraf yoktur romanda. Doğululuk ya da Batılılık farklı yönleriyle ele alınmaktadır ve okuyucular karakterlerin hareketleri üzerinden kendilerini konumlandırmakta veya karakterler gibi arada kalmaktadırlar. Şehir, romanın arka planını oluşturmaz da, sanki olaylar şehrin arka planında işler. Semtler romanın karakterleridirler.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*_8zf1pe2akDwdK3f.jpg" /><figcaption>Görsel: Eda Demir, <a href="https://www.instagram.com/illustration.ed/">illustration.ed</a>, 2021.</figcaption></figure><p>Semtler ile oluşturulan mekânlar ve anlamlar yönelim ile birbirlerine bağlanır. Romandaki dinamizm bir tramvay gibi hareket eder. Ancak küçük bir detay roman akışında önemli bir yere sahiptir.</p><p>“Neriman sokakta koşuyor. Epey yürüdü. Harbiye’den Fatih’e giden tramvaya bindi.”2</p><p>Romanın çözülme sürecindeki bu yolculuk Doğulu ve Batılı fikirler üzerinde bir ipucuna sahiptir. Neriman ilk kez tramvaya Harbiye’den binmiştir. Bu ana kadar olan tüm tramvay yolculukları Fatih yönünden Harbiye’ye doğrudur. Ancak Neriman’ın iç çatışmaları ve Şinasi’ye karşı düşünceleri onu bu kez farklı bir istikamette ilerletmektedir. Bunun ise karakterlerde zaten okunan arada kalmışlığı güçlendirecek bir mekânsal destek oluşturduğu aşikârdır.</p><p>Bahsedilen çözüm sürecinden önce ise karmaşık duygulara sahip karakterler, farklı zamanlardaki tezat düşüncelerini yine mekân üzerinden ortaya koyarlar.</p><p>“Allah aşkına bak! Dedi, yol üstünde mezarlık olur mu? Koskoca cadde… Ortasında mezarlık… Mezarlıklar arasında yaşıyoruz.”3</p><p>Neriman, romanın ilk sayfalarında söyler bu sözünü. Batılı düşüncelere olan sempatisini, Doğulu şehrin mekânına bir eleştiri getirerek sunar. Mezarlıklar ise sadece birer taş parçası değildir aslında. Neriman’ın kaçmak istediği Doğulu bir düşünce yapısıdır.</p><p>Ancak başka bir bölümde de şehrin bir mekanı hatırlatır Neriman’a, Şinasi’nin anısını. En bunalmış anında gelir bu fark ediş Neriman’a.</p><p>“Liseye giderken sabahları Şinasi’yi bu yol üzerinde beklediği günlerin heyecanını hatırladı. Ekseriya uğrayıp oturdukları tanıdık bir kırtasiyeci dükkânının önünden de geçiyordu. İçeriye baktı ve loş havası içinde birçok hatıralar gizleyen bu dükkân onu en uzak maziye kadar çekti.”</p><p>Neriman’ın hatıraları bir kırtasiye ile cisimleşir. Bu an ise Macit ile Şinasi arasında kalmış olan Neriman için saygı ve kabulleniş anıdır. Romanın bu bölümüne kadar Macit’in, yani Batılı fikirlerin ağırlığı hâkim iken, şehre kazınmış anılar ile eski olanla -Şinasi- tekrar bağ kurulur. Şarkiyatçı düşüncenin kimlik ile tarihi bağdaştıran düşüncesi yol kenarındaki bir kırtasiye ile mekansallaştırılır.</p><p>Mekanların anlatım yöntemine etkileri daha birçok romanda kullanılan bir yöntem olarak öne çıkar. Türk roman yazını ise bu durumdan azade değildir. Her ne kadar tek bir romandan bahsedilmiş olsa da nice romanın içerisinde bu saklı mekansallaştırmalar mevcut şekilde beklemekteler. Bu sebepledir ki bu metin bitmiş bir yazının çok ötesinde, sadece bir başlangıç niteliğindedir….</p><p>1 Safa, P., <em>Fatih-Harbiye, </em>S. 29 Ötüken Yayınları, 2000.<br>2 Safa, P., <em>Fatih-Harbiye, </em>S. 102 Ötüken Yayınları, 2000.<br>3 Safa, P., <em>Fatih-Harbiye, </em>S. 28 Ötüken Yayınları, 2000.</p><p><strong><em>Eren Can Altay. </em></strong><em>Bahçeşehir Üniversitesi’nde mimarlık lisans eğitimi almış ve bu süre zarfında çeşitli mimarî yarışmalara katılmıştır. “Şehrin Yatay Düzlemleri” projesi ile 2014 Ytong mimarî fikir yarışmasında eşdeğer ödüle layık görülmüştür. Yüksek lisansını İstanbul Bilgi Üniversitesi Mimarlık Tarihi, Teorisi ve Eleştirisi bölümünde tamamlamış ve “Alternatif Kamusal Alan Olarak Artık Mekan ve Bireysel Kullanım Olasılıkları” başlıklı teziyle buradan mezun olmuştur. XXI ve Betonart gibi mimarî dergilerde yazıları yayınlanmıştır. Salt ve TAK gibi kurumlarda sunumlar gerçekleştiren Eren, mimarlığı “öğrenmeye” devam etmektedir.</em></p><img src="https://medium.com/_/stat?event=post.clientViewed&referrerSource=full_rss&postId=466fb5bb0791" width="1" height="1" alt=""><hr><p><a href="https://medium.com/iskele/peyaminin-mek%C3%A2n%C4%B1-fatih-harbiye-466fb5bb0791">Peyami’nin Mekânı: Fatih Harbiye</a> was originally published in <a href="https://medium.com/iskele">iskele</a> on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.</p>]]></content:encoded>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bir Kent Tarihi İnşa Etmek: New York]]></title>
            <link>https://medium.com/iskele/bir-kent-tarihi-i%CC%87n%C5%9Fa-etmek-new-york-571031047951?source=rss----62d91b83f207---4</link>
            <guid isPermaLink="false">https://medium.com/p/571031047951</guid>
            <category><![CDATA[kent-tarihi]]></category>
            <category><![CDATA[new-york]]></category>
            <category><![CDATA[iskele]]></category>
            <dc:creator><![CDATA[Türkiye Tasarım Vakfı]]></dc:creator>
            <pubDate>Fri, 19 Feb 2021 08:01:15 GMT</pubDate>
            <atom:updated>2021-02-19T08:01:13.186Z</atom:updated>
            <content:encoded><![CDATA[<p><em>Başak Körün</em></p><p>Şehirlerin kaç yaşında olduklarını hiç düşündünüz mü? Halep yaklaşık 10 bin yaşında. Biblos’un tarihinin milattan önce 7. yüzyıla dayandığı düşünülüyor. Kendi topraklarımıza baktığımızda 11.600 yıllık geçmişe sahip Göbeklitepe’yi görüyoruz. Yönümüzü batıya dönelim. Heybetli Roma’nın kentlerinden biri: Atina. O da tecrübesi oldukça fazla bir şehir, neredeyse 10 bin yaşında. Avrupa’yı da geçip daha batıya bakalım. Yeni Dünya. Amerika. En batının en doğusundaki bir kentten söz edelim; New York kenti. Bininci yaşını daha kutlamadı.</p><p>New York kent tarihine baktığımızda 1500’lü yıllardan başlayan bir zaman çizelgesi oluşturmak mümkün. Bu kent tarihi okumasını yaparken gözden kaçırmamamız gereken bir nokta var elbette. Amerika kıtasına uygarlık Colomb’un keşfi ile gelmedi. Bu büyük kıta içerisinde yaşı 5–15 bin arasında değişen yerleşimler olduğu biliniyor. Ama New York’ta 15. yüzyıldan önce bir kent olduğuna dair herhangi bir bilgi yok. Bu şehir oldukça genç ve bu gençliğin dinamizmine, cazibesine sahip. Biraz da bu şehrin dinamizmine ve dinamiklerine bakalım.</p><p>New York Amerikan rüyasının mekân olarak vücut bulmuş hali. Birleşik Devletler hakkında yapılacak birçok tanımlamaya hatta neredeyse tüm tanımlamalara New York da sahip. Duyarlı gözler birçok dünya kentinde gökdelenlerden rahatsızlık duyarken New York gökdelenlerinden dolayı eleştiri yağmuruna tutulmadı. Sanki hep kuleleriyle var olmuştu. Bu konu hakkında Gürhan Tümer “Eski New York’lar”* başlıklı yazısında siluetini kulelerin belirlediği birkaç kent çiziminden bahsediyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*0WBv_0sVXo9hIr-p.jpg" /><figcaption>Görsel 1: 1660 tarihli New Amsterdam haritası, <a href="https://www.nyhistory.org/web/crossroads/gallery/all/castello_plan_redraft.html">New York Historical Society Library</a>.</figcaption></figure><p>Kuleler şehri New York’un kent tarihi; 16. yüzyıl sonlarında yerleşen Amerikan yerlileriyle (Munsiler, Lenaplar, Nayaklar, Hakensekler vb.) başlar. 17. yüzyıl başlarında Hollandalı denizcilerin bölgedeki keşif gezileri artar ve 1621’de sömürge faaliyetleri için <strong>Doğu Hindistan Kumpanyası</strong> kurulur. Şimdiki New York toprakları, 1626’da Yeni Hollanda’nın şubesi olarak <strong>New Amsterdam</strong> ismini alır. 1664 yılına kadar bu isimle anılan topraklar, İngilizler’in zaferiyle kralın kardeşi ve tahtın varisi York Dükü’nün şerefine <strong>New York</strong> adıyla vaftiz edilir.</p><p>Şehrin nüvesi Hollandalıların inşa ettiği <strong>Amsterdam Kalesi </strong>ve çevresindeki yerleşim (Görsel 1) ile şekillenir. İngilizlerin adayı alması ile yeni bir kale yapılır ve yıllar içinde farklı isimlerle anılır. 19. yüzyıl başlarında New York’un Amerikan kenti haline gelmesiyle birlikte bu kale yıkılır. Önemli bir liman olmasıyla cazibe merkezi haline gelen kentin yıllar içerisinde nüfusunun hızla arttığını görmek mümkündür. Öyle ki 1790 ve 1820 yılları arasında eyaletin nüfusu dörde katlanarak 340 binden 1,4 milyon civarına ulaşır.**</p><p>Nüfusun artması ve şehrin el değiştirmesi ile birlikte kentin çehresi ve kimliğinin de değiştiğine şahit oluruz. 17. yüzyılın sonlarına kadar bir Hollanda kentine benzerken 18. yüzyılda bir İngiliz kentine evirildiğini görürüz. 1811 yılında “Komisyon Üyeleri” tarafından 200 yıllık bir nüfus projeksiyonu ile hazırlanan planda kent gridal bir sisteme (Görsel 2) sahiptir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/720/0*0TN70XGLrcwHnOTy.jpg" /><figcaption>Görsel 2: Komisyon Üyeleri Haritası-New York Kenti, <a href="http://urbanplanning.library.cornell.edu/DOCS/nyc1811.htm">William Bridges 1811</a>.</figcaption></figure><p>Kentin güçlü bir liman olması, sermayesinin yıllar içinde artması onu bir finans merkezine çevirir. Birleşik Devletler’in borsasının bu şehirde yer alması stresi artırırken şehir, altyapı ve yapı stokunun eksikliğiyle mücadele etmek zorunda kalır. Bu mücadelenin bir örneğini New York’un kurulduğu yer olan Manhattan Adası’nda görürüz. Bu ada yeterli olmayınca çevre adalara kanallar ve köprülerle ulaşım sağlanarak, şehir büyük bir adalar topluluğuna dönüşür.</p><p>Kıtanın bankası haline gelen New York, 20. yüzyıl başlarından itibaren yüklendiği bu tanımla beraber büyüdükçe büyür. Fakat yüzyıl boyunca devam eden bu büyüme bu kez yere paralel değildir. Üretilmeyen tek şeyin “toprak” olduğu kabulüyle kentin işlevini yerine getirmek için dikeyde büyümesi kaçınılmaz olur. Son dört yüz yıl içerisinde küçük bir Hollanda sömürge şehrinden akıllarımıza gökdelenleriyle kazınan New York’a uzanan bu hızlı değişim sadece dikkatli gözlerin farkına varabileceği bir gerçekliktir.</p><p>Geçtiğimiz yüzyıldaki yapı stokunun özellikle de konutların birçoğunun günümüze ulaşmasına rağmen şehrin baskın silueti çoğu zaman geçmişine dair pek fikir vermiyor. Günümüz koşullarıyla inşa edilen ilk gökdelen olan <strong>Woolworth Binası’</strong>nın yüz yılı aşkın süre öncesinde New York’ta inşa edildiğini düşününce bu çok da garipsenecek bir durum olmuyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*tcko88h7uKTVD5Pk.jpg" /><figcaption>Görsel 3: Manhattan adasına GE Binası gözlemleme platformundan bir bakış, <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/New_York#/media/Dosya:NYC_Top_of_the_Rock_Pano.jpg">Wikipedia</a>.</figcaption></figure><p>1913 yılında tamamlanan Woolworth Binası için erken dönem New York gökdelenlerinden ilki denilebilir. İkonik bir form olarak şehrin semalarında yükselen yapı (Görsel 4) tarihi özelliklere sahip bir dış cephenin içerisinde çelik bir kule olarak inşa edilmiştir. Modern yapım tekniklerinin yanında Fransa ve İngiltere’nin guildhall mimarisini çağrıştıran bir üsluba sahiptir. Yapımı tamamlandığında <strong>New York World</strong> onu <strong>“Yirminci yüzyılın Amerikan mimari şaheseri”</strong> olarak tanımlamıştır.*** Çağdaş yapım teknikleri ve malzeme bir yandan mimaride sınırları zorlama imkanı sunarken öte yandan da devam eden bir üslup arayışı olduğunu söyleyebiliriz. Bu arayışı görmek için yapının özenli cephesi (Görsel 5) ve giriş lobisi (Görsel 6) üzerinde biraz düşünmekte fayda olabilir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/954/0*rDQA62xsb-rv9Iz5.jpg" /><figcaption>Görsel 4–5: Woolworth Binası ve cephe detayları, <a href="https://www.archdaily.com/477187/ad-classics-woolworth-building-cass-gilbert">Archdaily</a>.</figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/957/0*oU1Lvs4QN5OTcq1F.jpg" /><figcaption>Görsel 6: Woolworth Binası giriş lobisi, <a href="https://www.archdaily.com/477187/ad-classics-woolworth-building-cass-gilbert">Archdaily.</a></figcaption></figure><p>Amerika Birleşik Devletleri’ndeki en ikonik mimari yapılardan biri de 1931&#39;de yapımı tamamlanan <strong>Empire State</strong> binasıdır (Görsel 7). Dünya Ticaret Merkezi’nin İkiz Kuleleri inşa edilene kadar dünyanın en yüksek yapısı olarak kalmıştır. 1930 yılında inşa edilen <strong>Chrysler Binası</strong> (Görsel 8) tahtını Empire State alana kadar dünyanın en yüksek binasıydı. Empire State Binası, Art Deco tarzına rağmen, görünüşte daha gösterişli Chrysler Binası’ndan önemli ölçüde daha sade. Bununla birlikte, tamamen süssüz değildir: Girişin iki yanında yontulmuş bir çift beton kartal vardır ve kanatları andıran parlak alüminyum uzantılar, kulenin tepesine doğru sivrilir. Empire State Binası, dünyanın en yüksek binası olma statüsünü çoktan kaybetmiş olsa da 1931&#39;de ortaya çıkardığı hayranlığı hiçbir zaman tam olarak kaybetmemiştir.</p><p>New York modern Amerika mimarlığının kanlı canlı hali olarak gözlerimizin önünde duruyor. 20. yüzyılın başından itibaren dünyanın en yüksek yapılarına ev sahipliği eden bu kenti sanırım bir çoğumuz böyle kabul ettik. Çok katmanlı şehirlerde yüksek yapılara tahammül edemeyenler Manhattan adasındaki bu baş döndürücü yüksekliğin cazibesine kendini kaptırdı bile. Bu tutum farklılığının ve kabullenişin bir sebebi de kadim şehirlerin tarihler üzerine inşa edilirken New York’un kendi tarihini inşa etmesinde yatıyor olabilir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/785/0*rKfSKQO90c8oxovR.jpg" /><figcaption>Görsel 7–8: <a href="https://www.archdaily.com/797767/ad-classics-empire-state-building-shreve-lamb-harmon?ad_medium=gallery">Empire State Binası</a> ve <a href="https://www.archdaily.com/98222/ad-classics-chrysler-building-william-van-alen?ad_medium=gallery">Chyrsler Binası</a>, Archdaily.</figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/784/0*s-1TsiI7--j5VeJv.jpg" /><figcaption>Görsel 9: Empire State Binası inşaatı sırasında işçiler, <a href="https://www.archdaily.com/797767/ad-classics-empire-state-building-shreve-lamb-harmon?ad_medium=gallery">Archdaily</a></figcaption></figure><p>* Gürhan Tümer, “Eski New York’lar”, Mimarlık Dergisi, 313 (2003).<br>** François Weil, “New York; Bir Kent Tarihi”, 1. Basım (İstanbul: Kitap Yayınevi, 2013), sf. 43.<br>*** <a href="https://www.archdaily.com/477187/ad-classics-woolworth-building-cass-gilbert">AD Classics: Woolworth Building / Cass Gilbert</a></p><p><strong><em>Başak Körün.</em></strong><em> Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nden mezun oldu. Aynı üniversitede Rölöve- Restorasyon ana bilim dalında yüksek lisans yapıyor. Mimarlığı ve mimarlığı korumayı çok seviyor.</em></p><img src="https://medium.com/_/stat?event=post.clientViewed&referrerSource=full_rss&postId=571031047951" width="1" height="1" alt=""><hr><p><a href="https://medium.com/iskele/bir-kent-tarihi-i%CC%87n%C5%9Fa-etmek-new-york-571031047951">Bir Kent Tarihi İnşa Etmek: New York</a> was originally published in <a href="https://medium.com/iskele">iskele</a> on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.</p>]]></content:encoded>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Pantone]]></title>
            <link>https://medium.com/iskele/pantone-dc3c4f6fb9fd?source=rss----62d91b83f207---4</link>
            <guid isPermaLink="false">https://medium.com/p/dc3c4f6fb9fd</guid>
            <category><![CDATA[pantone]]></category>
            <category><![CDATA[pantone-colors]]></category>
            <category><![CDATA[iskele]]></category>
            <dc:creator><![CDATA[Türkiye Tasarım Vakfı]]></dc:creator>
            <pubDate>Mon, 18 Jan 2021 07:02:33 GMT</pubDate>
            <atom:updated>2021-01-18T07:02:31.207Z</atom:updated>
            <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Tasarım Vakfı, tasarım ve tasarımla ilgili farklı konuları gündeme getirmek için takipçileriyle her hafta Instagram hesabı üzerinden testler paylaşıyor. 5 ve 12 Ocak’taki testte “Pantone” konusu ele alındı.</p><h4><strong>Pantone Testi</strong></h4><p>1) Her yıl toplumun psikolojik durumunu, tüketim alışkanlıklarını, sektörel eğilimlerini ve dünyadaki güncel trendler gibi birçok faktörü dikkate alarak “Yılın Rengi”ni belirleyen kurum hangisidir?</p><p><strong>a) Pantone Color Institute</strong><br>b) Benjamin Moore Paints <br>c) Sherwin-Williams</p><p>2) 1962’de New York’da kurulan Pantone Color Institute’nin kurucusu kimdir?</p><p>a) Benjamin Moore <br><strong>b) Lawrence Herbert</strong><br>c) Otho Behr Jr.</p><p>3) 2000 yılında belirlenen ilk “Yılın Rengi” hangisidir?</p><p><strong>a) Cerulean</strong><br>b) Fuchsia Rose <br>c) True Red</p><p>4) Balenciaga’nın 2020 ilkbahar koleksiyonu için kullandığı Pantone rengi hangisidir</p><p>a) French Blue <br>b) Lapis Blue <br><strong>c) Classic Blue</strong></p><p>5) “Uluslararası Renk Gurusu” olarak tanınan aynı Pantone Color Institue’nin yönetici direktörü olan renk uzmanı kimdir?</p><p><strong>a) Leatrice Eiseman</strong><br>b) Keith Recker <br>c) David Shah</p><h4><strong>Pantone “Yılın Rengi” Testi</strong></h4><p>1) 2011 yılının rengi hangisidir?</p><p><strong>a) Honeysuckle</strong><br>b) Pink Peacock</p><p>2) Tommy Hilfiger’ın 2012 bahar koleksiyonunda kullandığı yılın rengi hangisidir?</p><p>a) Flame Orange <br><strong>b) Tangerine Tango</strong></p><p>3) 2019 yılının rengi hangisidir?</p><p><strong>a) Living Coral</strong><br>b) Tropical Peach</p><p>4) Valentino’nun 2018 İlkbahar Couture koleksiyonunda kullandığı yılın rengi hangisidir?</p><p><strong>a) Ultra Violet</strong><br>b) Red Violet</p><p>5) 2021 yılının rengi hangisidir?</p><p><strong>a) Illuminating ve Ultimate Gray</strong><br>b) Vibrant Yellow ve Glacier Gray</p><p>6) Fabrica’nın 2016 yılında tasarım dergisi Domus için tasarladığı vitrinde kullandığı yılın rengi hangisidir?</p><p><strong>a) Rose Quartz ve Serenity</strong><br>b) Rose Water ve Baby Blue</p><p><strong>Konu İle İlgili Kaynak Önerileri</strong></p><p>1. The Pantone Book of Color: Over 1000 Color Standards — Leatrice Eiseman &amp; Lawrence Herbert <br>2. Pantone: The Twentieth Century in Colour — Keith Recker &amp; Leatrice Eiseman <br>3. Pantone on Fashion: A Century of Color in Design — Leatrice Eiseman &amp; E.P. Cutler</p><p>Ayrıca Pantone “Yılın Rengi”nin nasıl ve kimler tarafından belirlendiğinin anlatıldığı videoyu <a href="https://iskele.co/video/who-and-how-choices-color-of-the-year/">iskele.co</a>’dan izleyebilirsiniz.</p><h4><strong>Pantone Renklerinin Kullanıldığı Tasarımlar</strong></h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*OwLT_9HFOHBSr9I8.jpg" /></figure><p><strong>Görsel Kaynakları</strong></p><p><a href="https://www.vogue.com/fashion-shows/spring-2021-ready-to-wear/greta-constantine/slideshow/collection">Illuminating Yellow — Greta Constantine</a> <br><a href="https://www.certifikid.com/deal/54766/artechouses-crystalline_-a-submerge-by-artechous">Classic Blue — Artechouse</a> <br><a href="https://vogue.com.tr/defile/moschino-2021-ilkbaharyaz-42796/36">Gold — Moschino</a> <br><a href="https://eu.globebrand.com/products/pantone-coy-box-set-2000-2010?variant=32804893163574">Turquoise — Globe Brand</a> <br><a href="https://www.designscene.net/2020/10/ralph-russo-ss21.html">Amethyst Orchid — Ralph Russo</a> <br><a href="https://www.zhusszz.xyz/ProductDetail.aspx?iid=118157054&amp;pr=72.99">Living Coral — Puma</a> <br><a href="https://www.vogue.com/fashion-shows/spring-2021-ready-to-wear/ports-1961/slideshow/collection#7">Lava Falls — Ports 1961</a> <br><a href="https://www.dezeen.com/2016/07/12/crystal-series-tables-saerom-yoon-resin-pastel-coloured-gradients/">Rose Quartz &amp; Serenity — Saerom Yoon</a> <br><a href="https://monochrome.ru/en/campaigns/pantone2021">Illuminating ve Ultimate Gray — Monochrome</a> <br><a href="https://vogue.com.tr/defile/ulla-johnson-2021-ilkbaharyaz-42741/3">Purple Rose — Ulla Johnson </a><br><a href="https://cariuma.com/products/oca-low-pantone-ultimate-gray-canvas-men">Ultimate Gray — Cariuma</a> <br><a href="https://wwd.com/runway/spring-ready-to-wear-2021/paris/hermes/review/">Cerulean — Hermes</a> <br><a href="https://copenhagen.design/">Orange 021 C — Copenhagen Design</a> <br><a href="https://www.vogue.com/fashion-shows/spring-2021-ready-to-wear/erdem/slideshow/collection#4">Sphagnum Moss Green — Erdem</a><br><a href="https://www.designboom.com/design/barberosgerby-flight-stool-for-pantone/">Lemon Chrome — Barber &amp; Osgerby</a><br><a href="https://www.lofficiel.com.tr/moda-haftasi/max-mara-2021-i%3Flkbahar-yaz#image-50234&amp;gid=1&amp;pid=2">Desert Mist — Max Mara</a><br><a href="https://www.pantone.com/pantone-small-notebook">2035 &amp; Yellow 012 — Pantone</a><br><a href="https://www.lofficiel.com.tr/moda-haftasi/isabel-marant-2021-i%3Flkbahar-yaz#image-50863">Silver — Isabel Marant</a></p><img src="https://medium.com/_/stat?event=post.clientViewed&referrerSource=full_rss&postId=dc3c4f6fb9fd" width="1" height="1" alt=""><hr><p><a href="https://medium.com/iskele/pantone-dc3c4f6fb9fd">Pantone</a> was originally published in <a href="https://medium.com/iskele">iskele</a> on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.</p>]]></content:encoded>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Oyun Mekanları]]></title>
            <link>https://medium.com/iskele/oyun-mekanlar%C4%B1-a785eb993fe?source=rss----62d91b83f207---4</link>
            <guid isPermaLink="false">https://medium.com/p/a785eb993fe</guid>
            <category><![CDATA[çocuklar-için-tasarım]]></category>
            <category><![CDATA[kamusal-mekan]]></category>
            <category><![CDATA[iskele]]></category>
            <dc:creator><![CDATA[Türkiye Tasarım Vakfı]]></dc:creator>
            <pubDate>Fri, 08 Jan 2021 08:02:43 GMT</pubDate>
            <atom:updated>2021-01-08T08:02:40.302Z</atom:updated>
            <content:encoded><![CDATA[<p><em>Burcu Turhan</em></p><p>Oyun, çocuğun bedensel ve mental gelişiminde en büyük etkenlerden biridir. Çocuk, oyunda ve oyun alanlarında kendini keşfetmeyi, duygularını kontrol edebilmeyi, insanlarla uyumlu iletişim kurabilmeyi ve gördüğü herhangi bir şeyi olduğu gibi değil, daha geniş perspektifle değerlendirmeyi öğrenir. Toplumun yapısı ve kültürel özelliğine göre çocukların oyun istekleri farklılık gösterse de açık alanda oynama istekleri ortaktır. Açık alanda oynama imkanı bulamayan çocuklarda, komşuları rahatsız etmemek için enerjinin rahat bir şekilde atılamaması ve enerjinin birikmesi, çocukta agresifliğin ortaya çıkmasına sebep olabilir.</p><p>Çocuğun açık alanda oynayabilmesi, oyun mekanı dağılımının iyi bir şekilde planlanmasına bağlıdır. Bu dağılım, çocuğun fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişim seviyesi ile görsel erişilebilirlik gibi etkenlerle şekillenir. Örneğin, 2–3 yaşlarındaki çocuk oyun oynadığı sırada güvendiği bir kişinin görüş alanında olmak isterken, 6–7 yaşlarındaki çocuk mekanı zihinsel olarak algılayabildiği için birinin denetimine ihtiyaç duymadan oynayabilir. Bu şekilde yaş arttıkça çocuğun güvendiği kişiye duyduğu bağımlılık azalır ve oyun alanı için konuta olan mesafe uzayabilir. Konut bölgelerine yakın olarak planlanan oyun alanları, ulaşım ve özellikle okul çağı çocuklarının ebeveyn olmaksızın erişebilme kolaylığı nedeniyle daha fazla kullanılmaktadır.* Ayrıca oyun mekanları, iklim ve topografya gibi doğal faktörlerden de etkilenir. Örneğin, aileler oyun alanı için daha güvenli olması sebebiyle düz araziyi tercih ederken çocuklar için engebeli arazi daha çekicidir.</p><p>Çocuk oyun mekanları büyüklüğüne, hizmet verdiği yaş grubuna, bulundurduğu oyun elemanlarına ve imkan tanıdığı oyun türüne göre birbirinden farklıdır.</p><h4><strong>Oyun Mekanı Çeşitleri</strong></h4><p>6 yaşından küçük özellikle 3–6 yaş grubu çocuklara hizmet veren oyun elemanlarının bulunduğu oyun mekanları ‘<strong>çocuk bahçesi</strong>’ olarak isimlendirilir.**</p><p>Oyun elemanlarının sıradanlaşmamış renkte, dokuda, formda ve boyutta olduğu, görsel olarak göze daha çekici gelen ve birden çok kullanıma izin verdiği bahçeler ise daha az rastladığımız çağdaş çocuk bahçeleridir. Bu tür oyun bahçeleri çocukların motor becerilerini daha çok geliştirdiği için daha değerlidir. Çocuk bahçeleri ile ilgili çoğu araştırma, çağdaş oyun alanlarının eğitsel açıdan daha değerli oyun biçimleri sunduğunu ve çocuklar tarafından daha çok tercih edildiğini ve uzun süreli kullanıldığını ortaya koymaktadır. Geleneksel oyun alanlarında çocuğun ortalama oyalanma süresi 20 dk. iken çağdaş oyun alanlarında bu süre ortalama 32 dakikaya çıkmaktadır.*** Çağdaş İngiliz Düşünür <strong>Moore</strong>, çocukların hareketli ve dikkatlerinin dağınık olması özelliğinden yola çıkarak oyun mekânlarının çok seçenekli etkinlik imkanı sunabilmesi gerektiğini söylüyor. Yani bir oyun alanı, çocuklar o etkinlikten sıkıldığında bir diğerine başlayabilmeleri için gerekli ortamı sağlayabilmeli.</p><p>Çocuk bahçesinin güncel örneklerinden biri olarak İstanbul Ferahevler’de 0–3 yaş grubu ve aileleri için Superpool tarafından tasarlanan <strong>Attila İlhan Parkı</strong> örneğini görüyoruz. Park, klasikleşmiş park elemanları kullanılmadan, bebek kullanıcıların gelişim evreleri ve ebeveynlerin gereksinimleri göz önünde bulundurularak tasarlanmış. Parkın farklı bölümleri farklı faaliyetler için alanlar tanımlıyor: Zıplama, tutunma, yuvarlanma, tırmanma, kayma.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/728/0*i7l319fNFbtKAFzy.jpg" /><figcaption><a href="https://www.arkitera.com/proje/ferahevler-attila-ilhan-0-3-yas-oyun-parki/">Attila İlhan Parkı</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/728/0*y5zlZKxapwC_vtz0.jpg" /><figcaption><a href="https://www.arkitera.com/proje/ferahevler-attila-ilhan-0-3-yas-oyun-parki/">Attila İlhan Parkı</a></figcaption></figure><p>Amerika’da bulunan <strong>Paco Sanchez Park</strong>’ta da çağdaş oyun bahçesinin bir örneğini görüyoruz. Parkın renkleri, formu ve oyun ögeleri alışılmış park örneklerinden farklıdır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/728/0*bQiXl4gVWncJSUyu.jpg" /><figcaption><a href="https://www.archdaily.com/952878/paco-sanchez-park-dig-studio?ad_medium=gallery">Paco Sanchez Park</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/728/0*QL3LnNY24lTZIcuB.jpg" /><figcaption><a href="https://www.archdaily.com/952878/paco-sanchez-park-dig-studio?ad_medium=gallery">Paco Sanchez Park</a></figcaption></figure><p>Çağdaş oyun bahçesinin bir diğer örneği ise Danimarka’da bulunan <strong>Village in the Schoolyard</strong>‘tır. Oyun bahçesi kalkanlı evler gibi şekillendirilmiş aktivite noktaları ile çevrili çok amaçlı bir spor sahasından oluşuyor. Hem içeride hem de dışarıda bir bank olarak kullanılabilen kesintisiz bir çitle birbirine bağlanan üçgen evler, hatalı toplar için koruma sağlıyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*TjmI6fctvH5W5rgb.jpg" /><figcaption><a href="https://www.archdaily.com/799658/village-in-the-schoolyard-mutopia?ad_medium=gallery">Village in the Schoolyard</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*S_ydkbBK1HpR2_6y.jpg" /><figcaption><a href="https://www.archdaily.com/799658/village-in-the-schoolyard-mutopia?ad_medium=gallery">Village in the Schoolyard</a></figcaption></figure><p>Örneklerdeki parkların aksine hemen her çocuk bahçesinde görebileceğimiz monotip, sıradan, sabit, tek bir kullanıma izin veren, az işlevli oyun elemanlarının bulunduğu geleneksel çocuk bahçesine çok sık rastlamaktayız. Tahterevalli, salıncak, kaydırak, dönen tablalar ve sallanma tırmanma barları bu geleneksel çocuk bahçesinin vazgeçilmez elemanlarıdır.</p><p>Meksika <strong>Los Héroes Park</strong>’ta ise salıncak, kaydırak ve sallanma tırmanma elemanları ile alışılagelmiş çocuk bahçesinin bir örneğini görüyoruz.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*AfGonGudWG15DeVg.jpg" /><figcaption><a href="https://www.archdaily.com/901161/los-heroes-park-francisco-pardo-arquitecto?ad_medium=gallery">Los Héroes Park</a></figcaption></figure><p>5–16 yaş grubu çocuklara hizmet vermeyi amaçlayan (2), alan büyüklüğü ve konuta olan mesafesi hizmet verdiği yaş grubuna göre değişiklik gösteren, yumuşak peyzaj elemanlarını görebileceğimiz oyun mekanları <strong>çocuk oyun alanı</strong> olarak isimlendirilir. Ön bahçeler, konut avluları bu tür yarı özel-yarı kamusal çocuk oyun alanlarına, oyun için düzenlenmiş kentsel alanları ise kamusal çocuk oyun alanlarına örnek verebiliriz. Bunların dışında sokaklar, yaya meydanları ve bazen de otoparklar hemen her toplumda ve kültürde önemli çocuk oyun alanlarıdır.</p><p>Çocukların gerçek malzemelerle kendi oyunlarını oluşturup geliştirebildikleri, becerileri doğrultusunda üreticiliklerini aktifleştiren, yapıcı ve üretici olmayı amaçlayan oyunların ağırlıkta olduğu oyun mekanları ise ‘<strong>macera oyun alanı</strong>’ olarak isimlendirilir. Bu tür oyun alanlarında çocuklar bir eğitimci denetiminde tamamen serbest olduklarında neler üretebilecekleri konusunda kendilerini daha iyi tanırlar, birinin yardımına ihtiyaç duymadan güçlü bir şekilde sorunları çözebilmeyi ve sorumluluk alabilmeyi oyun içinde deneyimleyerek öğrenmiş olurlar. Araştırmaya göre macera oyun alanları görsel açıdan en az çekici ve en az estetik oyun mekanı türü olmasına karşın çocukların en uzun süre kaldıkları alanlardır (3).</p><p>Vietnam’da bulunan <strong>Trang Keo Parkı</strong>‘nda macera oyun alanının örneğini görüyoruz. Bu parkın yapımına sürecin başından itibaren çocuklar da dahil edilmiştir. Sonuçta, hiç kimse çocukların ihtiyaçlarını, kendilerini rahat ve güvende hissettikleri eğlenceli bir mekanın nasıl olacağını çocuklar kadar bilemez.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*gm8slEGsrLWoW_C3.jpg" /><figcaption><a href="https://www.archdaily.com/947394/how-to-design-spaces-for-kids-in-marginalized-areas-3-examples-from-un-habitat?ad_medium=gallery">Trang Keo Park</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*nTlcG4SXtdIqGwVV.jpg" /><figcaption><a href="https://www.archdaily.com/947394/how-to-design-spaces-for-kids-in-marginalized-areas-3-examples-from-un-habitat?ad_medium=gallery">Trang Keo Park</a></figcaption></figure><p>(1) Özgen Y, Aytuğ A (1992), Kullanıcı Eğilimleri Açısından Çocuk Oyun Alanları ve Araçları Üzerine Bir İnceleme, İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Dergisi 42, 99–118.</p><p>(2) Sevgi YILMAZ, Zöhre BULUT (2002), Kentsel Mekanlarda Çocuk Oyun Alanları Planlama ve Tasarım İlkeleri, Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi 347.</p><p>(3) Acar H (2003), Çocuk Oyun Alanlarında Kullanıcıların Bitki Tercihlerinin Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma: Trabzon Kenti Örneği. Yüksek Lisans Tezi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 167.</p><p><strong><em>Burcu Turhan.</em></strong><em> Nuh Naci Yazgan Üniversitesi’nde mimarlık eğitimini 2018 yılında tamamladı. Öğrenciyken yapmış olduğu, çocuklara yönelik sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirme projesiyle beraber çocuk mekanlarına ilgi duymaya başladı ve bu konudaki araştırmaları hala devam ediyor.</em></p><img src="https://medium.com/_/stat?event=post.clientViewed&referrerSource=full_rss&postId=a785eb993fe" width="1" height="1" alt=""><hr><p><a href="https://medium.com/iskele/oyun-mekanlar%C4%B1-a785eb993fe">Oyun Mekanları</a> was originally published in <a href="https://medium.com/iskele">iskele</a> on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.</p>]]></content:encoded>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bienaller]]></title>
            <link>https://medium.com/iskele/bienaller-84d6dd526478?source=rss----62d91b83f207---4</link>
            <guid isPermaLink="false">https://medium.com/p/84d6dd526478</guid>
            <category><![CDATA[biennale]]></category>
            <category><![CDATA[bienal]]></category>
            <category><![CDATA[tasarım]]></category>
            <category><![CDATA[iskele]]></category>
            <dc:creator><![CDATA[Türkiye Tasarım Vakfı]]></dc:creator>
            <pubDate>Mon, 04 Jan 2021 07:02:17 GMT</pubDate>
            <atom:updated>2021-01-04T07:02:15.787Z</atom:updated>
            <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Tasarım Vakfı, tasarım ve tasarımla ilgili farklı konuları gündeme getirmek için takipçileriyle her hafta <a href="https://www.instagram.com/turkiyetasarimvakfi/">Instagram</a> hesabı üzerinden testler paylaşıyor. 29 Aralık’taki testte “Bienaller” konusu ele alındı.</p><h4><strong>Bienaller Testi</strong></h4><p>1) Fransızca ‘her bir diğer yıl’ anlamına gelen ve iki yılda bir düzenlenen etkinliklere ne ad verilir?</p><p>a) Sergi <br>b) Lansman <br><strong>c) Bienal</strong></p><p>2) İlki 2010 yılında Döne Otyam küratörlüğünde düzenlenen ve üçüncüsü Mitolojiler başlığı altında gerçekleştirilen bienalin adı nedir?</p><p>a) Sinop Bienali <br>b) Yeditepe Bienali <br>c) <strong>Mardin Bienali</strong></p><p>3) Yedinci Kıta başlığını taşıyan 16. İstanbul Bienali’nin küratörlüğünü yapan dünyaca ünlü sanat eleştirmeni kimdir?</p><p><strong>a) Nicolas Bourriaud</strong><br>b) Hans Ulrich Obrist <br>c) Carolyn Christov-Bakargiev</p><p>4) Farklı şehirlerde gerçekleştirilmesi yönüyle bienaller içinde tek örnek olan ve Avrupa Çağdaş Sanat Bienali ismiyle de bilinen bienal hangisidir?</p><p>a) Documenta <br>b) The Whitney <br><strong>c) Manifesta</strong></p><p>5) 2018 yılı 16. Venedik Mimarlık Bienali’nde Türkiye Pavyonu hangi proje ismi ile hayata geçirilmiştir?</p><p>a) Mnemonics <br>b) Unbuilding Walls <br><strong>c) The Shift</strong></p><p>6) Latin Amerika ile Karayip sanatçılarına öncelik veren ve bu coğrafyalardaki çağdaş sanata destek vermek amacıyla 1984’te organize edilmeye başlanan bienalin adı nedir?</p><p>a) Sao Paulo Bienali<br>b) Şanghay Bienali <br><strong>c) Havana Bienali</strong></p><p><strong>Konu İle İlgili Kaynaklar</strong></p><p>1. Sanat A.Ş Çağdaş Sanat ve Bienaller- Julian Stallabrass <br>2. Biennials, Triennials, and Documenta: The Exhibitions that Created Contemporary Art-Anthony Gardner, Charles Green <br>3. Şimdiki Zaman Geçmiş Zaman: 20 Yılda Uluslararası İstanbul Bienali’nden İz Bırakanlar — David Elliot &amp; Rosa Martinez <br>4. Contemporary Art Biennials in Europe: The Work of Art in the Complex City-Nicolas Whybrow</p><p>Ayrıca dünyanın önde gelen ve adından söz ettiren bienallerin olduğu listeyi <a href="https://iskele.co/bienaller/">iskele.co</a>’dan inceleyebilirsiniz.</p><h4><strong>Dünyadan Bienal Örnekleri</strong></h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/838/0*BNjCF69xnybNhNql.jpg" /></figure><p><strong>Görsel Kaynakları</strong></p><p><a href="https://chicagoarchitecturebiennial.org/edition/2017">Chicago Mimarlık Bienali </a><br><a href="https://www.dezeen.com/2018/09/04/best-installations-london-design-biennale-2018/">Londra Tasarım Bienali</a> <br><a href="https://www.dezeen.com/2018/06/01/top-10-pavilions-venice-architecture-biennale-2018/">Venedik Mimarlık Bienali</a> <br><a href="http://kaderattia.de/intifada-the-endless-rhizomes-of-revolution-2016/">Dak’art Bienali</a> <br><a href="https://www.arkitera.com/haber/5-istanbul-tasarim-bienaline-geri-sayim-basladi/">İstanbul Tasarım Bienali</a> <br><a href="https://www.dezeen.com/2019/12/04/seoul-biennale-architecture-urbanism-2019/">Seul Mimarlık ve Şehircilik Bienali </a><br><a href="https://cevdeterek.com/2016/04/19/20-sidney-bienali-20th-biennale-of-sydney/">Sidney Bienali </a><br><a href="https://www.dezeen.com/2019/05/22/venice-art-biennale-2019-installations-exhibitions-highlights/">Venedik Sanat Bienali</a> <br><a href="https://bienal.iksv.org/tr/bienal-arsivi/16-istanbul-bienali">İstanbul Bienali </a><br><a href="https://bb10.berlinbiennale.de/artists/g/grada-kilomba">Berlin Bienali</a> <br><a href="https://news.artnet.com/exhibitions/33rd-sao-paulo-biennial-pictures-1343648">São Paulo Sanat Bienali</a> <br><a href="http://www.saha.org.tr/projeler/proje/4-mardin-bienali">Uluslararası Mardin Bienali</a> <br><a href="http://www.saha.org.tr/projeler/proje/didem-yazici-muge-yilmaz">Şanghay Bienali</a> <br><a href="https://ocula.com/magazine/features/lyon-biennale-2019/">Lyon Bienali </a><br><a href="https://dedelmu.com/obra/at-the-other-side/">Havana Bienali</a></p><img src="https://medium.com/_/stat?event=post.clientViewed&referrerSource=full_rss&postId=84d6dd526478" width="1" height="1" alt=""><hr><p><a href="https://medium.com/iskele/bienaller-84d6dd526478">Bienaller</a> was originally published in <a href="https://medium.com/iskele">iskele</a> on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.</p>]]></content:encoded>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kerpiç]]></title>
            <link>https://medium.com/iskele/kerpi%C3%A7-c5be70c3ad6a?source=rss----62d91b83f207---4</link>
            <guid isPermaLink="false">https://medium.com/p/c5be70c3ad6a</guid>
            <category><![CDATA[kerpiç]]></category>
            <category><![CDATA[mimarlık]]></category>
            <category><![CDATA[iskele]]></category>
            <dc:creator><![CDATA[Türkiye Tasarım Vakfı]]></dc:creator>
            <pubDate>Mon, 28 Dec 2020 07:02:24 GMT</pubDate>
            <atom:updated>2020-12-28T07:02:22.660Z</atom:updated>
            <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Tasarım Vakfı, tasarım ve tasarımla ilgili farklı konuları gündeme getirmek için takipçileriyle her hafta <a href="https://www.instagram.com/turkiyetasarimvakfi/">Instagram</a> hesabı üzerinden testler paylaşıyor. 22 Aralık’taki testte “Kerpiç” konusu ele alındı.</p><h4><strong>Kerpiç Testi</strong></h4><p>1) Saman ve yoğun kil içerikli karışımın elle ya da kalıplarla şekillendirilip güneşte kurutularak üretilen sürdürülebilir yapı malzemesi hangisidir?</p><p>a) Beton<br><strong> b) Kerpiç</strong><br> c) Tuğla</p><p>2) Anadolu’da kerpiç binaların ilk örneklerine rastlanılan, Diyarbakır sınırları içerisinde yer alan yerleşim yeri neresidir?</p><p><strong>a) Çayönü</strong><br>b) Çatalhöyük <br>c) Kültepe</p><p>3) İran’da bulunan, şimdiye kadar kerpiçten yapılmış en büyük kompleksin bir parçası olan yapı hangisidir?</p><p>a) Taos Pueblo Evleri <br>b) Djenne Ulu Cami<br><strong> c) Bem Kalesi</strong></p><p>4) Erginoğlu &amp; Çalışlar Mimarlık tarafından Palanga Çiftliği için kerpiç kullanılarak tasarlanan, 2020 Ulusal Mimarlık Ödülleri’nde Proje Dalı’nda ödül alan yapı hangisidir?</p><p>a) Tavuklar Evi <br><strong>b) Keçi Korunağı</strong><br>c) Han — Dam</p><p>5) 2004 Ağa Han Mimarlık Ödülü’nü alan, Kéré Architecture tarafından kerpiç kullanarak tasarlanan yapı hangisidir?</p><p><strong>a) Gando Primary School</strong><br>b) Lycee Schorge Secondary School <br>c) Gando Teacher’s Housing</p><h4><strong>Konu İle İlgili Kaynak Önerileri</strong></h4><p>1. Anadolu Kerpiç Mimarlığı — Prof. Dr. M. Rifat Çelebi<br> 2. Hattuşa Kerpiç Kent Suru — Jürgen Seeher <br>3. The Valley of Mud Brick Architecture: Shibam, Tarim and Wadi Hadramut — Salma Samar Damluji</p><p>Ayrıca Francis Kéré’nin geleneksel yapı tekniklerini kullanarak tasarladığı yapının anlatıldığı “Gando Primary School” başlıklı videoyu <a href="https://iskele.co/video/gando-primary-school-2/">iskele.co</a>’dan izleyebilirsiniz.</p><h4><strong>Kerpiç Kullanım Örnekleri</strong></h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/838/0*i1NbRxfgoLL7Pkd7.jpg" /></figure><p><strong>Görsel Kaynakları</strong></p><p><a href="https://www.dezeen.com/2020/04/24/building-beyond-borders-womens-house-ouled-merzoug/">Women’s House Ouled Merzog — Building Beyond Borders</a> <br><a href="http://emergingobjects.com/project/mud-frontiers-part-ii/">Mud Frontiers — Rael San Fratello </a><br><a href="https://www.archdaily.com/873615/observatory-in-the-desert-contemporary-architects-association">Observatory in the Desert — Contemporary Architects Association </a><br><a href="http://tezekevleri.dunyakazanbizkepce.com/etkinlikler-2/">Tezekevleri — 8Bin100 Tezekevleri Projesi Ekibi</a> <br><a href="https://www.dezeen.com/2016/05/27/norman-foster-partners-vaulted-drone-port-prototype-medical-supplies-remote-africa-venice-architecture-biennale/">Droneport Prototype — Norman Foster</a> <br><a href="https://www.archdaily.com/950681/anandaloy-center-studio-anna-heringer?ad_source=search&amp;ad_medium=search_result_projects">Anandaloy Center — Studio Anna Heringer </a><br><a href="https://www.plataformaarquitectura.cl/cl/900651/vivienda-takuru-jose-cubilla">Vivienda Takuru — José Cubilla</a> <br><a href="https://www.elinhansdottir.net/MUD-BRICK-SPIRAL">Mud Brick Spiral — Elin Hansdottir</a> <br><a href="https://www.designboom.com/architecture/112-architects-jackfruit-village-vietnam-mr-hungs-house-05-29-2020/">Mr Hungs House — 1+1&gt;2 Architects</a> <br><a href="https://www.archdaily.co/co/757486/catenarius-una-boveda-experimental-de-ladrillos-de-suelo-cemento-armado">Catenarius — Ramiro Meyer </a><br><a href="https://www.arkitera.com/haber/uluslararasi-kerpic-sempozyumunda-turkiyenin-ilk-kerpic-heykeli-yapildi/">‘’Geçirgenlik ve Form’’ Kerpiç Heykeli — Ümit Arpacıoğlu ve Ekibi</a> <br><a href="https://inhabitat.com/incredible-modern-rwandan-education-center-made-with-local-materials/">Rwanda Education Center — Dominikus Stark Architekten</a> <br><a href="https://www.turktoyu.com/kubbeli-harran-evleri">Kümbet Evler — Şanlıurfa, Türkiye</a> <br><a href="https://www.touropia.com/amazing-mud-brick-buildings/">Chan Chan — Huanchaco, Peru</a> <br><a href="https://www.touropia.com/amazing-mud-brick-buildings/">Siwa Wahası — Siwa, Mısır</a> <br><a href="https://gaiadergi.com/doga-dostu-kerpicin-faydalari-ve-dunyadaki-kerpic-yapilar/">Sidi Driss Oteli — Matmata, Tunus</a> <br><a href="https://gezenturkiye.com/2020/06/17/sonsuz-sukran-koyu-nerede/">Sonsuz Şükran Köyü — Konya, Türkiye</a> <br><a href="https://www.touropia.com/amazing-mud-brick-buildings/">Shibam Kasabası — Shibam, Yemen </a><br><a href="https://www.touropia.com/amazing-mud-brick-buildings/">Ait Benhaddou Berberi Evleri — Ait Benhaddou, Fas </a><br><a href="https://www.touropia.com/amazing-mud-brick-buildings/">Bobo Dioulasso Grand Mosque — Bobo Dioulasso, Burkina Faso</a><br><a href="https://www.touropia.com/amazing-mud-brick-buildings/">Khiva Wall — Khiva, Özbekistan</a></p><img src="https://medium.com/_/stat?event=post.clientViewed&referrerSource=full_rss&postId=c5be70c3ad6a" width="1" height="1" alt=""><hr><p><a href="https://medium.com/iskele/kerpi%C3%A7-c5be70c3ad6a">Kerpiç</a> was originally published in <a href="https://medium.com/iskele">iskele</a> on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.</p>]]></content:encoded>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Tüketim Üzerinden Mekanı Okumak: İstiklal Caddesi Deneyimi]]></title>
            <link>https://medium.com/iskele/t%C3%BCketim-%C3%BCzerinden-mekan%C4%B1-okumak-i%CC%87stiklal-caddesi-deneyimi-55b47a99d07c?source=rss----62d91b83f207---4</link>
            <guid isPermaLink="false">https://medium.com/p/55b47a99d07c</guid>
            <category><![CDATA[i̇stiklal-caddesi]]></category>
            <category><![CDATA[iskele]]></category>
            <category><![CDATA[georges-perec]]></category>
            <dc:creator><![CDATA[Türkiye Tasarım Vakfı]]></dc:creator>
            <pubDate>Fri, 25 Dec 2020 08:02:46 GMT</pubDate>
            <atom:updated>2020-12-25T08:02:44.611Z</atom:updated>
            <content:encoded><![CDATA[<p><em>Gizem Nur Aksoy</em></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*UxD7KrvsBpzzBjKi8trS1g.jpeg" /><figcaption>Gizem Nur Aksoy, 2017</figcaption></figure><p>Gördüklerimizi betimlemenin dışında daha neler yapabiliriz?<br>Belki de yıllar sonra gördüklerimiz kelimeler, sözcükler aracılığı ile varlığını sürdürecek.<br>Birçok yazar eserlerinde gördüklerini anlatırken duyumsadıklarını ve deneyimlediklerini de aktarır. Bize onların süzgecinden geçmiş mekanlar, zamanlar, insanlar ve bulutlar kalır.</p><p>Georges Perec, Bir Paris Semtinin Tüketilme Denemesi’nde şöyle der: “O arkada kalmış gibi görünenleri betimlemek; genelde dikkatimizi çekmeyen, kendini fark ettirmeyen, önemsiz nitelenenleri listelemek; zaman, insanlar, arabalar ve bulutlar dışında hiçbir şeyin hareket etmediği anlarda yaşananları anlatmak.”¹ <br>Şimdi burada bunları İstiklal Caddesi üzerinden deneyimlemek, duyumsamak ve bir deneme yazmak istiyorum.</p><p><strong>Tarih: 15 Aralık 2017<br>Saat:16.00<br>Yer: Tünel Meydanı Sokağı, İstiklal Caddesi<br>Hava: Açık gökyüzü, güneşli ve rüzgarlı</strong></p><p>Gözlerimi kapatıp bir duyu organımı yok saydığım anda en baskın şey mekanın tenimi ısıtması ve turtaların kokusu oldu. Bu mekanı seviyorum, yeme üzerine olan bir mekanı yalnız yemekleriyle sevmeyiz veya buraya yalnız yemekleri için gelmeyiz. Bu çoğunlukla mekanın bizde ‘‘yer’’leşmesi durumudur. İstiklal’e bakan köşe tekli bir koltukta sıcak çayımla oturuyorum. İnsanlar gelip geçiyorlar, gözlerimi açıyorum.</p><p>İki mavi çöp arabası, biri uzaklaşıyor diğeri duruyor.</p><p>Elinde telefonla yön bulmaya çalışan genç kadın. Düşünüyorum. Yön bulmak için telefona ihtiyaç duymak, bu kadar kalabalık bir semtte birine sormak yerine telefona danışmak…</p><p>Günümüzde çok normalleşen bu alışkanlıkların beraberinde getirdiği iletişim problemleri ve psikolojik sorunları düşünüyorum.</p><p>Bir motor, üzerinde kadınla adam… Geçiyorlar, yavaşlıyorlar… Yavaşlanacak şeyler var: Engeller ve diğerleri.</p><p>Etrafa bakmaya devam ediyorum. Renkli çorap modası mı var? 1 Hardal, 2 Kırmızı, Siyah ve beyaz, 1 Turuncu…</p><p>Fotoğraf çekenler, farkında olarak mı yoksa öylesine mi donduruyorlar zamanı? Hoşlarına giden şey ne?</p><p>Topuklu bot giyen kadınlar, rahat yürüyemiyorlar. Onları rahatsız eden bir şeyi neden giyerler?</p><p>Gülümsemeler, kahkahalar ve kalabalık. Yakında metro olmalı. Bekleyenler ve gidenler, kalabalığın ritmini oluşturuyorlar.</p><p>Sigara kokusunu alıyorum, caddeye açılan sokak köşelerinde durup sigara içenler var.</p><p>Plastik markalı poşetiyle saçlarını savurarak geçen kadın. Poşet yeni, yakınlarda mağazalar var aslında son zamanlarda mağazalar serpiştirilmiş İstiklal’e. İstiklal’in kültürel katmanındaki değişimler fiziksel katmanına etki ediyor. Katmanlar üzerine düşünüyorum.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*7b5GPepHociMUxN6.jpg" /><figcaption>Gizem Nur Aksoy, 2017</figcaption></figure><blockquote><em>“İnsan bazen nesneleri incelediğini sanırken, yalnızca bir tür düşlemeye açar kendini.”²</em></blockquote><p>İstiklal Caddesi eski adıyla <strong>Cadde-i Kebir</strong> hiç durmayan bir kalp, akış, ritim, hep bir heyecan, yoğunluk ve ses. Öyle ki İstiklal Caddesi’nin birçok yüzü var ve zamanın akışıyla İstiklal de değişime uğrar. Buna mekanın zamansallaşması denebileceği gibi zamanın mekansallaşması da denilebilir. İstiklal, her vakit farklı yüzünü farklı kullanıcılarına gösterir. Hiç çok erken saatlerde gittiniz mi İstiklal’e?</p><p><strong>Tarih: 15 Aralık 2017<br>Saat: 09.00<br>Yer: Tünel Meydanı Sokağı, İstiklal Caddesi<br>Hava: Gri gökyüzü, güneşli</strong></p><p>Sabah erken saatleri bir başkadır İstiklal. Biraz yürüyelim. Güneş yüzüme vuruyor.<br>Kamyonlar, biri kırmızı.<br>Çöp toplayanlar.</p><p>Ellerinde deri çantayla bıyıklı adamlar, selam verenler, birbirine seslenenler, esnaflar ve kediler…</p><p>İstiklal öğle saatlerindeki İstiklal’den farklı bakıyor bana. Artık insanların gereksinimleri için çalışan, hazırlanan bir İstiklal var karşımda. Sahneye çıkmadan önce aynaya son bir kez bakıyor adeta. Hazırım diyor. Yıllardır nasıl hizmet verdiyse yerlisine, turistine, öğrencisine, sanatçısına yine hazır hizmete. Kullanıcı değiştikçe o da değiştiriyor üstündekini ve her gün doğumunda hazırlanıyor gelecek misafirlerine.</p><p><strong>Tarih: 15 Aralık 2017<br>Saat: 00.00<br>Yer: Tünel Meydanı Sokağı, İstiklal Caddesi<br>Hava: Rüzgarlı ve karanlık</strong></p><p>Kalabalık, İstiklal insan kusuyor adeta.<br>İkili konuşmalar, üçlü konuşmalar…<br>Kavgalar, bağırışlar ve sarılışlar.<br>Polisler ve tedirginlik.<br>Hala açık dönerciler, kapalı kitabevleri.<br>Şarkı söyleyenler, sarhoşlar, dilenenler, korkanlar, gülenler. Gürültü…</p><p>Sonsuz bir uyumsuzluk hali içerisinde ritim artık karmaşaya bıraktı kendini.</p><blockquote><em>“Mekan işte böyle başlar, boş bir sayfanın üzerine çizilen sözcüklerle işaretlerle.”³</em></blockquote><p>¹ P. Georges, Bir Paris Semtinin Tüketilme Denemesi<br>² B. Gaston, Mekanın Poetikası<br>³ P. Georges, Mekan Feşmekan</p><p><strong><em>Gizem Nur Aksoy. </em></strong><em>Mimarlığın birçok dalla etkileşim içinde olduğunu düşünüyor ve kendisini farklı kanallardan beslemeye çalışıyor. Haziran-2018&#39;de suluboya çalışması ‘Sıkışma’ temalı sergiye seçilmiştir. Haziran-2018&#39;de Kültür Üniversitesi’nde keman konseri vermiştir. Harvard-The Architectural Imagination adlı 10 haftalık kursu tamamlayarak sertifika almıştır. Nisan-2019’da Bademlik Tasarım Festivali’nde Doç.Dr. Emine Köseoğlu ile birlikte ‘Belirsizin İmgeleri’ isimli atölyede yürütücülük yapmıştır. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde eğitimine devam ediyor.</em></p><img src="https://medium.com/_/stat?event=post.clientViewed&referrerSource=full_rss&postId=55b47a99d07c" width="1" height="1" alt=""><hr><p><a href="https://medium.com/iskele/t%C3%BCketim-%C3%BCzerinden-mekan%C4%B1-okumak-i%CC%87stiklal-caddesi-deneyimi-55b47a99d07c">Tüketim Üzerinden Mekanı Okumak: İstiklal Caddesi Deneyimi</a> was originally published in <a href="https://medium.com/iskele">iskele</a> on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.</p>]]></content:encoded>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Parklar]]></title>
            <link>https://medium.com/iskele/parklar-7cd71cfd6e44?source=rss----62d91b83f207---4</link>
            <guid isPermaLink="false">https://medium.com/p/7cd71cfd6e44</guid>
            <category><![CDATA[parks]]></category>
            <category><![CDATA[iskele]]></category>
            <category><![CDATA[kamusal-mekan]]></category>
            <dc:creator><![CDATA[Türkiye Tasarım Vakfı]]></dc:creator>
            <pubDate>Mon, 21 Dec 2020 07:20:52 GMT</pubDate>
            <atom:updated>2020-12-21T07:20:52.165Z</atom:updated>
            <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Tasarım Vakfı, tasarım ve tasarımla ilgili farklı konuları gündeme getirmek için takipçileriyle her hafta <a href="https://www.instagram.com/turkiyetasarimvakfi/">Instagram</a> hesabı üzerinden testler paylaşıyor. 15 Aralık’taki testte “Parklar” konusu ele alındı.</p><p><strong>Parklar Testi</strong></p><p>1) Tarihi 1600&#39;lı yıllara kadar dayanan Yıldız Parkı’nda hangi iki tarihi köşk bulunmaktadır?</p><p>a) Malta Köşkü &amp; Perili Köşk<br>b) Çinili Köşk &amp; Çadır Köşkü<br><strong>c) Malta Köşkü &amp; Çadır Köşkü</strong></p><p>2) Central Park’ın tasarımcısı olan ve ABD’nin ilk peyzaj mimarı olarak kabul edilen tasarımcı kimdir?</p><p><strong>a) Frederick Law Olmsted</strong><br>b) Daniel Burnham<br>c) Martha Schwartz</p><p>3) Hyde Park’ın cazibe merkezlerinden biri olan ve 2004 yılında Gustafson Porter + Bowman tarafından “temas kurmak ve kabul etmek” konsepti ile tasarlanan Galler Prensesi Anıtı hangi kraliyet ailesi üyesi için yapılmıştır?</p><p>a) Queen Elizabeth<br><strong>b) Diana Spencer</strong><br>c) Margaret Rose Windsor</p><p>4) Dünya Kent Parkları Birliği (World Urban Parks) tarafından 2020 yılının en iyi 5 parkından biri seçilen İstanbul parkı hangisidir?</p><p>a) Emirgan Korusu<br>b) Mihrabat Korusu<br><strong>c) Atatürk Kent Ormanı</strong></p><p>5) Manhattan merkezinde yerden 9 metre yukarıda olan, kentin araç sirkülasyonunun üstünde beton blokların arasında kendine yer açan ve 2012 yılında yıkılan bir demiryolu hattından kentsel dönüşüm kapsamında kamusal alana kazandırılan New York’un meşhur parkının ismi nedir?</p><p><strong>a) High Line Park</strong><br>b) Brooklyn Bridge Park<br>c) Riverside Park</p><p>6) Çelikten oluşan “Bean” heykeli ile ünlü, Anish Kapoor ve Frank Gehry gibi birçok tasarımcının eserlerini barındıran Chicago’daki meşhur park hangisidir?</p><p>a) Chicago Riverwalk<br>b) Grant Park<br><strong>c) Millenium Park</strong></p><p><strong>Konu İle İlgili Kaynak Önerileri</strong></p><p>1. Rethinking Urban Parks: Public Space and Cultural Diversity- Setha Low, Dana Taplin, Suzanne Scheld<br>2. City Parks: Public Places, Private Thoughts — Catie Marron<br>3. Public Parks: The Key to Livable Communities- Alexander Garvin<br>4. Future Park: Imagining Tomorrow’s Urban Parks- Amelie Wright</p><p>Ayrıca High Line Park’ın mimarlarından biri olan Ricardo Scofido’nun projeyi anlattığı videoyu<a href="https://iskele.co/video/new-yorks-new-high-line-park/"> iskele.co</a>’dan izleyebilirsiniz.</p><p><strong>Dünyadan Park Tasarımı Örnekleri</strong></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/838/0*hGOsaAHHR161TOsC.jpg" /></figure><p><strong>Görsel Kaynakları</strong></p><p><a href="https://www.archdaily.com/915563/pixeland-100architects?ad_medium=office_landing&amp;ad_name=article">Pixeland — 100architects</a><br><a href="http://www.dsmimarlik.com/project/Istanbul-Fatih-Forest-Nature-Park">İstanbul Fatih Tabiat Parkı — DS Mimarlık</a><br><a href="http://landezine.com/index.php/2019/07/lakeside-garden-by-ramboll-studio-dreiseitl/">Lakeside Garden — Ramboll Studio Dreiseitl</a><br><a href="http://landezine.com/index.php/2011/10/agence-ter-aqua-magica-landscape-architecture/">Aqua Magica Park — Agence Ter Landscape Architecture </a><br><a href="http://landezine.com/index.php/2011/11/sensational-garden-italy/">Sensational Park — Nabito</a> <br><a href="http://landezine.com/index.php/2020/10/bredang-park-dance-and-play/">Bredäng Park — Nivå Landskapsarkitektur</a><br><a href="https://www.archdaily.com/551887/sishane-park-begum-oner">Şişhane Park — SANALarc</a><br><a href="http://landezine.com/index.php/2019/11/the-folds-a-topographic-sensation-by-lab-dh/">The Folds — Lab D+H</a><br><a href="http://landezine.com/index.php/2019/11/taohuayuan-mountain-park-by-cld/">Taohuayuan Mountain Park — CLD</a><br><a href="https://www.archdaily.com/889059/historic-emancipation-park-perkins-plus-will">Historic Emancipation Park — Perkins + Will </a><br><a href="http://landezine.com/index.php/2014/08/playground-at-zorlu-centre-by-carve/">Zorlu Playgorund — Carve Landscape Architecture</a><br><a href="http://landezine.com/index.php/2011/10/sydney-landscape-architecture-aspect/">Darling Quarter — Aspect Studios</a><br><a href="http://landezine.com/index.php/2019/07/hamamyolu-urban-deck-by-yazgan/">Hamamyolu Park — Yazgan Tasarım Mimarlık</a><br><a href="http://landezine.com/index.php/2011/12/granada-landscape-architecture-2/">Eras De Cristo — Federico Wulff </a><br><a href="http://landezine.com/index.php/2011/02/shanghai-houtan-park-by-turenscape/">Houtan Park — Turenscape Landscape Architecture</a><br><a href="http://landezine.com/index.php/2011/04/madrid-rio-by-west8-urban-design-landscape-architecture/">Madrid RIO — West 8 </a><br><a href="https://www.arkitera.com/proje/kalamis-parki-kolektif-donusum-projesi/">Kalamış Parkı — Onaranlar Kulübü</a><br><a href="http://landezine.com/index.php/2015/10/rooftop-park-bulwark-sint-jan-by-oslo/">Rooftop Park Bulwark Sint Jan — OSLO </a><br><a href="https://www.archdaily.com/800155/6-cities-that-have-transformed-their-highways-into-urban-parks/5357c089c07a808afd000005-6-cities-that-have-transformed-their-highways-into-urban-parks-image">Cheonggyecheon — Kee Yeon Hwang </a><br><a href="https://www.planning.org/greatplaces/spaces/2012/tommccal.htm">Tom McCall Waterfront Park — ZGF Architects </a><br><a href="https://www.arkitera.com/proje/alaybey-bahce/">Alaybey Bahçe — Studio Evren Başbuğ</a></p><img src="https://medium.com/_/stat?event=post.clientViewed&referrerSource=full_rss&postId=7cd71cfd6e44" width="1" height="1" alt=""><hr><p><a href="https://medium.com/iskele/parklar-7cd71cfd6e44">Parklar</a> was originally published in <a href="https://medium.com/iskele">iskele</a> on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.</p>]]></content:encoded>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Merdivenler]]></title>
            <link>https://medium.com/iskele/merdivenler-6c812b63523?source=rss----62d91b83f207---4</link>
            <guid isPermaLink="false">https://medium.com/p/6c812b63523</guid>
            <category><![CDATA[tasarım]]></category>
            <category><![CDATA[merdiven]]></category>
            <category><![CDATA[iskele]]></category>
            <category><![CDATA[mimarlık]]></category>
            <dc:creator><![CDATA[Türkiye Tasarım Vakfı]]></dc:creator>
            <pubDate>Mon, 07 Dec 2020 09:33:51 GMT</pubDate>
            <atom:updated>2020-12-07T09:33:51.432Z</atom:updated>
            <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Tasarım Vakfı, tasarım ve tasarımla ilgili farklı konuları gündeme getirmek için takipçileriyle her hafta <a href="https://www.instagram.com/turkiyetasarimvakfi/">Instagram</a> hesabı üzerinden testler paylaşıyor.1 Aralık’taki testte “Merdivenler” konusu ele alındı.</p><p><strong>Merdivenler Testi</strong></p><p>1) Birbirinden farklı kotlarda bulunan iki yüzeyi eğimli ya da dik basamaklar yardımıyla birbirine bağlayarak katlar arasındaki hareketi sağlayan yapı elemanı nedir?</p><p>a) Asansör<br>b) Kapı<br><strong>c) Merdiven</strong></p><p>2) Roma’nın en turistik yerlerinden olan meydan ve kiliseyi birbirine bağlayan İspanyol Merdivenleri’nin tasarımcısı kimdir?</p><p><strong>a) Frances de Santics</strong><br>b) Giuseppe Piermarini<br>c) Luigi Vanvitelli</p><p>3) 9. yüzyılda köy halkının su ihtiyacını gidermek için 33 metre derinliğe kurulan ve 3500 merdiveni olan Chand Baori hangi ülkededir?</p><p><strong>a) Hindistan</strong><br>b) Pakistan<br>c) Bangladeş</p><p>4) DNA sarmalına çok benzeyen, biri aşağı inerken diğeri yukarı giden, insanların birbirleriyle karşılaşmayacağı şekilde şekilde tasarlanan Vatikan müzesindeki merdivenin adı nedir?</p><p><strong>a) Momo Merdivenleri</strong><br>b) Bramente Merdivenleri<br>c) Santorini Merdivenleri</p><p>5) Girişi veya çıkışı olmayan, birbirine bağlı iki merdivenden oluşan ve kendi içinde sonsuz bir döngü oluşturan “Umschreibung” adlı merdiven hangi tasarımcının eseridir?</p><p>a) Neri Oxman<br>b) Ai Weiwei<br><strong>c) Olafur Eliasson</strong></p><p>6) Abraham Kamondo’nun Avusturya Lisesi’nde okuyan torunları için yaptırdığı merdivenler hangi ilçededir?</p><p><strong>a) Beyoğlu</strong><br>b) Fatih<br>c) Üsküdar</p><p><strong>Konu İle İlgili Kaynak Önerileri</strong></p><p>1. Düşey Sirkülasyon Araçları Merdivenler — Abdullah Sarı<br>2. Staircases: The Architecture of Ascent — Oscar Tusquets, Martine Diot, Adelaide de Savray ve Jerome Colgnard<br>3. Detail in Contemporary Staircase Design — Paul Barton</p><p>Ayrıca Londra Tasarım Festivali kapsamında Escher’den ilham alınarak tasarlanan The Endless Stairs enstalasyonunun anlatıldığı videoyu <a href="https://iskele.co/video/the-endless-stairs/">iskele.co</a>’dan izleyebilirsiniz.</p><p><strong>Merdiven Tasarım Örnekleri</strong></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/838/0*Ij4P9RsYss_M2ESW.jpg" /></figure><p><strong>Görsel Kaynakları</strong></p><p><a href="https://www.dezeen.com/2020/11/09/tadao-ando-he-art-museum-china-photography/">He Art Museum — Tadao Ando</a><br><a href="https://www.dezeen.com/2019/04/03/shanghai-grand-opera-house-snohetta-architecture-china/">Shanghai Grand Opera House — Snohetta</a><br><a href="https://www.dezeen.com/2019/09/27/stone-27-benjamin-langholz-burning-man-black-rock-city-nevada/">Stone 27 — Benjamin Langholz</a><br><a href="https://www.archdaily.com/887779/15-fantastic-photos-of-stunning-staircases">SDM Apartment — Arquitectura en Movimiento Workshop</a><br><a href="https://www.dezeen.com/2020/04/03/stairway-house-interiors-tokyo-architecture-nendo/">Stairway House — Nendo</a><br><a href="https://www.archdaily.com/241092/philip-morris-mimari-studio?ad_source=search&amp;ad_medium=search_result_projects">Philip Morris — mimaristudio</a><br><a href="https://www.dezeen.com/2018/12/04/mad-fenix-warehouse-viewpoint-rotterdam-architecture/">Fenix Warehouse — MAD</a><br><a href="https://www.archdaily.com/891417/yemeksepeti-park-erginoglu-and-calislar-architects?ad_medium=office_landing&amp;ad_name=article">Yemeksepeti Park — Erginoğlu &amp; Çalışlar Mimarlık</a><br><a href="https://www.dezeen.com/2019/11/01/house-ashiya-kazunori-fujimoto-architects-associates-concrete-spiral-staircase-hyogo-japan/">House in Ashiya — Kazunori Fujimoto Architect &amp; Associates</a><br><a href="https://sarachanedusleri.wordpress.com/yapilar-1unkapani-degirmeni/">İstanbul Manifaturacılar Çarşısı — Doğan Tekeli &amp; Sami Sisa</a><br><a href="https://www.archdaily.com/887779/15-fantastic-photos-of-stunning-staircases">Twisting Wooden Staircase Prototype — ACME</a><br><a href="https://divisare.com/projects/308176-oscar-niemeyer-gonzalo-viramonte-palacio-do-itamaraty-1970">Itamaraty Palace — Oscar Niemeyer</a><br><a href="https://www.exca.eu/wall-projects/city-hall/">London City Hall — Foster + Partners</a><br><a href="https://www.archdaily.com/887779/15-fantastic-photos-of-stunning-staircases">Wieden+Kennedy NY — WORKac</a><br><a href="https://www.dezeen.com/2020/08/12/off-white-miami-design-district-flagship-virgil-abloh-amo/?li_source=LI&amp;li_medium=bottom_block_1">Off-White Store — Virgil Abloh &amp; AMO</a><br><a href="https://www.dezeen.com/2020/08/21/dal-pian-orange-staircase-sao-paulo-natura-office/">São Paulo Office Building — Dal Pian</a><br><a href="https://www.dezeen.com/2020/11/03/sukhothai-hotel-nerihu-interiors-shanghai/">The Sukhothai Hotel — Neri &amp; Hu</a><br><a href="https://www.dezeen.com/2018/07/19/harrods-fine-watches-department-rundell-associates-interiors/">Harrods Fine Watches — Rundell Associates</a></p><p><a href="https://turkiyetasarimvakfi.org/tr/blog/etiket/29-mimari">Mimari</a></p><img src="https://medium.com/_/stat?event=post.clientViewed&referrerSource=full_rss&postId=6c812b63523" width="1" height="1" alt=""><hr><p><a href="https://medium.com/iskele/merdivenler-6c812b63523">Merdivenler</a> was originally published in <a href="https://medium.com/iskele">iskele</a> on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.</p>]]></content:encoded>
        </item>
    </channel>
</rss>