Autobús’ten Żółw’a Kadar

Medium’da Daha Fazla Sayıda Avrupa Dilini Destekliyoruz


“a, alfabenin ilk harfi / yirmi beş tane daha var / chicago halk kütüphanesinde hepsi var/ çok ilginç bazı kombinasyonlarda

Medium merkezinde, ofisin tipografiyi kutlamaya ayırdığımız o köşesinde asılı bir poster var. John Rieben’ın 1966'da yaptığı tasarımın bir kopyası. Oraya özellikle astım çünkü iki güzel fikri ifade eden güzel bir poster: İnsanlığın bütün bilgisini ve duygularını temsil etmek için sadece birkaç harfi ele alması… ve bu birkaç harfle ilgilenmenin son derece önemli olması.

Güzel bir poster. Aynı zamanda fena halde kıt görüşlü. Çünkü daha çok ama çok harf var ve daha çok ama çok fazla alfabe var.


Alfabeler, farklı formlarda ve şekillerde gelir. İngilizceyle ilgili bildiğiniz, tüm dillerde geçerli sandığınız bir şey seçin; o şeyi yıkan bir iki dil çıkacaktır. Yirmi altı karakter mi? Bazı alfabelerde yüzlerce var. Sağdan sola yazmak mı? Soldan sağa, yukarıdan aşağıya giden veya arada bir yerlerde kalan diller var. Kelimeler arasında boşluk mu? İsteğe bağlı. Küçük i’nin büyük yazıldığında I olması gibi basit kurallar bile her zaman doğru değil, alfabelerin kendileri bile yazmanın tek yolu değil.

Bütün dilleri desteklemek çok ama çok zor. İmkansız olduğu bile söylenebilir. Medium’da bu konuda karışık işler yapıyorduk ve en büyük sorunumuz, — çoğu Avrupa’dan — İngilizceye yakın alfabeler kullanıp fazladan birkaç karakter ekleyen dillerdi.

Bu ekstra harfler çok iyi görünmüyordu:

Polonyaca, Letonca ve Hırvatça pangramlar

Bu dillerden hiçbirini bilmiyorsanız, İngilizcedeki karşılığı — örneğin Einstein kedilerden bahsettiğinde — buna benzer görünürdü:

Çok üzgünüm, Al

Acayip görünüyor, fidye mektubuna benzer bir durum. Yazınıza iyi bakıldığı hissini vermeyen bir durum.


Bu konuda, tipografi ile ilgili herhangi bir konuda aldığımızdan çok daha fazla geribildirim aldığımızı söylememe gerek yok.

Geribildirimlerin bazıları açıktı:

Bazıları eleştirici:

Bazıları ... kişisel:

Daha bir çok tepki vardı. Bazıları kızgın. Bazıları sabırsız. Bazıları… şaşırtıcı derecede dokunaklı. Hepsi anlayışla karşılanabilir.

Bu bizim için çetin bir teknik sorundu. Yıllardır dilinizi kusursuzca destekleyen birçok site gördüğünüzü düşündüğünüzde, tahmin edebileceğinizden çok daha zor bir sorun. İki arada bir derede kalmıştık. Birisi Medium’un bir platform olmasıydı — diğerlerini gözden çıkararak sadece bir dil için optimizasyon yapamazdık. İkincisi mi? Tipografiyi önemsememiz. Bu sorunun kolay çözümleri var — Times New Roman’a geçmek gibi — ama biz bunlarla ilgilenmiyorduk.


Neredeyse, Medium’a 1½ yıl önce katıldığımdan beri bu sorunu çözmeye çalışıyorum. Bu denediğimiz üçüncü veya dördüncü yaklaşım. Ama bugün nihayet, Medium’un Avrupa dilleri için düzgün tipografiyi desteklediğini duyurmaktan gurur duyuyorum.

Yapılacak daha çok iş var. Her zaman yapılacak iş olacak. Ama şu an itibariyle Azerice bir vecize, Hırvatça bir köşe yazısı, Estonca bir kompozisyon, Macarca bir vaaz, Maltaca bir anı, Norveç dilinde bir roman, Lehçe bir şiir, Slovence bir senaryo, İsveççe bir sone, Türkçe bir tez yazabilirsiniz, ya da ... Galce istediğinizi yazabilirsiniz.

Yazı yazdığınızda ve diğerleri bu yazıyı okurken, bir tarayıcı, iPhone veya Android uygulamamızdan hangisini kullanırsanız kullanın, bütün bu alfabelerde ve daha fazlasında yazınıza iyi davranmak için elimizden gelenin en iyisini yapacağız. Ben şahsen bu önemli olayı Türkçe daktilo ve çoçukluğumdaki televizyondaki eski bir saat hakkında birer yazı yazarak kutladım ve hatta Polonyaca yayınladığım ilk yazıyı hayata döndürerek.


Tam adım Marcin Kazimierz Stanisław Wichary diye yazılıyor. İsmimin arkasındaki hikaye en az onun kadar uzun, Polonya’daki monarşi, aile geleneğimiz ve Roman Katoliklerinin ergenliğe geçiş ritüeli arasında bir yerlerde.

Bugüne kadar tam adımı Medium’da doğru düzgün şekilde kullanmak mümkün değildi. Üçüncü adımda gizlenen o sıradışı harf — ł — ya mutasyona uğrayıp başka bir fontta ortaya çıkıyordu ya da yerini başka bir harf alıyordu, l (benzer görünüyor ama tamamen farklı telafuz ediliyor):

İsminizi düzgün yazamamak eğer teknolojinin büyük bir bölümünün de beraber büyüdüğü bir dille büyümüşseniz size bir sorun olarak bile gelmeyebilir. Ama birçok kişi için, ve benim için, bu büyük bir sorun sayılır.

Medium’u yazarlara ve onların yazılarına saygı duyan en iyi yer yapmak için çalışıyoruz. Çalışma arkadaşlarımın Medium’un vermesini istediğimiz hissi tanımlamaya, açıklayıcı kullanım hakkı desteği eklemeye veya insanların bizden beklediğinden çok daha önce, kötüye kullanımda bulunan kişileri engellemeyi getirmeye harcadıkları muhteşem gayret bana ilham verdi.

En büyük tipografik ve uluslararasılaşma sorunumuza gelen bugünkü çözüm, Medium’un yazılarınıza daha iyi saygı duymasına yaptığım küçük katkı.

En iyi dileklerimle,
Marcin Kazimierz Stanisław Wichary


Başta Luke Esterkyn, Nick Santos ve Joe Polastre olmak üzere Medium’da bunu destekleyen herkese teşekkürler. Geribildirim gönderen herkese teşekkürler. Bir sonraki zorlu iş ne? languages@medium.com’da bize anlatın.