Kennedy ve Lincoln arasındaki tarihi benzerlikler!

“Şimdi de başımıza sinema eleştirmeni mi kesildin” diye çemkirmeyin hemen… Herhalde eleştirmen olsam film vizyondan çıktıktan aylar sonra seyretmezdim. Sadece filmi izlerkenki hislerimin bir bölümünü paylaşmak istiyorum sizlerle. Daniel Day-Lewis’in Oscarlık oyununu, Spielberg’n yarattığı o müthiş atmosferi falan anlatacak değilim, izleyen görür bunları. Beni asıl büyüleyen Amerika’nın 16. Başkanı Lincoln’ün idealleri uğruna verdiği mücadele oldu. Amerika iç savaşından sonra bütün baskılara göğüs gererek insanlık tarihinin belki de en önemli olaylarından birine imza atarak köleliği kaldırmış, Afrikalılar kadar, kadınların da ülkede söz sahibi olmasını sağlamış Lincoln. Bugün söylemesi kolay gibi geliyor ama 1800’lü yılların Amerikasında bu müthiş cesur bir adımdı. Zaten onun bu özgürlük tutkusu ölümünü tetikledi, 1865 yılında bir suikast sonucu hayatını kaybetti.

Tarihin sayfaları arasında bir sıçrama yapıp 1960’lı yıllara gelelim. Amerikanın başında bu kez yine özgürlük taraftarı bir başkan John Fitzgerald Kennedy var. Ve yine zenciler ikinci sınıf vatandaş…. Lincoln’ün yüz yıl önce cesurca attığı adım sadece kağıtlarda ve resmi belgelerde kalmış. Afro Amerikalılar Malcolm X , Martin Luther King gibi liderlerinin arkasına takılmış yine yaşama savaşı veriyorlar. Ama bu kez yalnız değiller, Başkan Kennedy elinden geldiğince onlara destek veriyor; bu yüzden tutucu kesimin bütün öfkesini üzerine çekiyor. Sonuç malum… JFK, 22 Kasım 1963 günü hala üzerindeki esrar perdesi kalkmamış olan bir suikasta kurban gidiyor…

Farkındayım, buraya kadarı biraz tarih dersi gibi oldu ama asıl bomba şimdi geliyor. Lincoln ve Kennedy arasındaki benzerlikler acaba sadece zenci haklarına sahip çıkmaları ve suikast sonucu öldürülmeri miydi, yoksa…

Daha önce bir kez daha söz etmiştim Lincoln ve Kennedy’nin kader çizgilerinin nasıl acayip bir biçimde kesiştiğinden… Ama öylesine inanılmaz ve esrarengiz bağlar oluşmuş ki bu iki lider arasında; bir kez daha hatırlatmakta yarar var diye düşünüyorum. Aşağıda okuyacaklarınız tamamen tarihi gerçeklerdir. ‘Vay beee‘ demeniz için sizi onlarla başbaşa bırakıyorum…

***

Lincoln ABD’nin 16 ıncı Başkanıydı, Kennedy 35 inci… İlkinin seçildiği yıl 1846 ikincisinin ise 1946.. ( Hemen acele edip çemkirmeyin… Daha yeni başlıyoruz)

Lincoln 1860 yılında başkan oldu, Kennedy 1960 yılında…

Her iki başkanın eşlerinin, Beyaz Saray’da ikametleri sırasında düşükle biten hamilelikleri olmuş.

Lincoln ve Kennedy’nin isimleri yedişer harften oluşur ve her ikisi de insan hakları savunucusu olarak bilinir!

Veee can alıcı noktalara geliyoruz. Her iki Başkan da kafalarına sıkılan birer kurşunla öldürüldüler. Ve ikisinin de ölüm günü Cuma!

Tokat gibi bir gerçek daha ; Lincoln’ün sekreterinin soyadı Kennedy, Kennedy’nin ki de Lincoln.

Her iki başkan da Güneyli. Ve hatta onların yerine geçenler de Güneyli. Her iki başkanın yerine geçenlerin ilk ismi altışar harfli. Andrew ve Lyndon. Sıkı durun, her ikisinin de soyadı Johnson.

Bu kadarı olmaz diyorsanız devamı da var: Lincoln’ün yerine geçen Andrew Johnson 1808 doğumlu, Kennedy’nin yerine geçen Lyndon Johnson 1908…

Lincoln’ü öldüren John Wilkes Booth ile Kennedy’yi ortadan kaldıran Lee Harvey Oswald, üçer isimli ve üç ismin toplamı 15 harf.

Lincoln, Kennedy isimli bir tiyatroda öldürüldü, Kennedy ise markası Lincoln olan bir otomobilde. (Durun bitmedi, dahası da var)

Lincoln’un katili Booth, tiyatrodan kaçmaya çalıştı ve bir binada ele geçirildi, Kennedy’nin katili Oswald ise bir binadan kaçtı ve bir tiyatroda yakalandı.

Lincoln ve Kennedy’nin suikastçıları daha mahkemeye çıkmadan vurularak birer suikasta kurban gittiler…

Ve öldürücü darbeyi vuruyor kader! Lincoln öldürülmeden iki hafta önce Monroe Maryland’de tatildeydi, Kennedy öldürülmeden iki hafta önce Marilyn Monroe’nun kollarında…

***

‘Kader kağıtları karıştırır, biz sadece oynarız…’ demiştik ya yazının başında… Kennedy ve Lincoln hep aynı kağıtları mı oynadılar, yoksa ‘kağıtları dağıtan‘ evrenin bir oyunu mu bu?

7.13.13